|
|
Auto
Show 2010'da sergilenen otomobiller ziyaretcileri hayran
bıraktı
CNR Expo Fuar Merkezi’nde düzenlenen
13. Uluslar arası İstanbul Otomobil Fuarı Auto Show’a
otomotiv sektörünün en büyük firmaları katıldı.
Bu yıl 650 bin ziyaretçinin gezdiği İstanbul Auto Show,
dünyanın en büyük otomobil fuarları arasında gösteriliyor.
Yeşilköy Hava Limanı karşısında CNR Expo’da, 120 bin
m2 alanda, iki yılda bir gerçekleştirilen Auto Show'a
200'ün üzerinde firma hazır bulundu. Bunlar arasında
Porsche, Ferrari, Maserati, Bentley, Citroen, Subaru,
Infiniti, BMW, Land Rover, Aston Martin, Mini, Rolls
Royce, Chevrolet, Kia, Lamborghini, Seat, Audi, Geely,
VW, Ford, Opel, Honda, Hyundai, Renault, Dacia, Mazda,
Mercedes-Smart, Chery, Nissan, Jaguar, Peugeot, Suzuki,
Ssangyong, Mitsubishi, Alfa Romeo, Fiat, Lancia, Lexus,
Toyota, Proton, Volvo ve Skoda da yer aldılar.
Auto Show’un açılışı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatiline
gelmesi nedeniyle, fuarda tam bir bayram havası yaşandı.
Ziyaretçilerin büyük ilgi gösterdiği fuar alanına girişte
ve araç park etmede yine yoğunluktan doğan sorunlar
yaşandı. Çocuk izleyicilerin fuarı lunaparka çevirmesi,
her otomobile binip fotoğraf çekme, çektirme istekleri,
fuara katılan otomobiller kadar standlarda görevli bayan
modellerin meraklı izleyicileri ile fuar alanı zaman
zaman panayır alanına döndü. Otomobil stantları arasında
Porsche ve Lambroghini, gerek otomobil, gerekse tanıtım
modellerinin güzellikleri, kıyafetleriyle dikkatleri
üzerlerine çekmeyi başardılar. |
|
ÇİZGİ
ROMAN KAHRAMANLARI YENİDEN CANLANDI
Çocukluğunuza dönmek, hayalinizde yaşattığınız kahramanlarla
yeniden buluşmak istermisiniz?
O halde buluşma için Kadıköy İskele Karşısı Büyülü Rüzgâr
çizgi roman galerisine uğramanız yeterli olacaktır.
Kimini arkadaşlarımızdan okumak için ödünç aldığımız,
kimine harçlık yetiştiremediğimiz, kimini diğer kahramanlarla
değiş tokuş yaparak tedarik ettiğimiz çizgi roman kahramanları
birinci sayıdan son sayıya dek raflarda meraklılarını
bekliyor. Meraklılar
kim derseniz yedi yaşından yetmiş yedi yaşına kadar
her meslekten içinde ki çocuğu yaşatan alıcılar, yani
doktor, rektör, mühendis, avukatlar, ders kitabının
arasına romanları koyup okumaya alışmış öğrenciler.
Bunların arasında delikanlılar da var, beyaz atlı prensin
kendisini almaya geleceği günü bekleyen genç kızlarda
var. Birçok meraklı kaçırdığı eski sayılara kavuşmanın
heyecanını yeniden yaşamak, bazısı günün yorgunluğunu
unutmak, streslerini bir kenara bırakmak, üzüntülerinden
sıyrılmak amacıyla iş çıkışı, bir cild alıp evlerinin
yolunu öyle tutabiliyorlar. Üstelik Büyülü Rüzgâr’da
yeni sayının çıkmasını beklemek, sabırsızlanmaya gerek
kalmıyor. Maceraların tekmili birden hazır, kronolojik
sıralamaya göre dizilmiş olarak, hiç açılmamış tertemiz
sayfalarla karşınızda oluyorlar. Galeri sahibi İlyas
Erkul, özellikle Tommiks, Teksas, Zagor, Mr. No, Martin
Mister (Atlantis), Ken Parler (Alaska), Tex gibi kahramanların
eski sayıları bire bir orijinallerinden oluştuğunu belirtiyor.
Red Kit sayıları YKB yayınlarından devam ederken, Ten
Ten sayıları İnkılap yayınları olarak yeniden basımlarıyla
okurla buluşuyor.
Kitap fiyatlarına yansıtılan indirimler cazibeyi artırırken,
% 20 lerden % 40’a varan ıskontolar yapılıyor. 244 sayfalık,
10.-TL lik bir Teksas romanını altı TL’ye alabiliyorsunuz.
İlyas Erkul, çizgi romanlar arasında en çok Zagor, Tex,
Tommiks satıldığını, cizgi roman kahramanlarının resimlerini
barındıran kitap ayıraçlarından sonra, kahramanlarının
biblolarını da yakında sunacaklarını belirtiyor. Büyülü
Rüzgâr’da % 50 indirimli II. El romanlarda bulunuyor.
Büyülü Rüzgar
Tel: 0216 345 14 06 |
 |
 |
|
Concertmania
|
BON
JOVI, WHITESNAKE, IRON MAIDEN, DEEP PURPLE, JUDAST
PRIEST, IAN ANDERSON, JETHRO TULL,
OZZY OSBOURNE, METALLICA, SLAYER, MEGADETH, ANTHRAX,
MANOWAR, ACCEPT, RAMMSTEIN
KONSER VİDEOLARI
İÇİN TIKLAYINIZ
http://arzuozozlu.blogspot.com/
|
|
|
OZZY
BOĞAZ'I KÖPÜRTTÜ!
OZZY
OSBOURNE VE GRUBU KURUÇEŞME ARENA'DA HAFIZALARDAN
SİLİNMEYECEK MUHTEŞEM BİR KONSER VERDİ.
|
Rock
müziğinin efsane gruplarından Black Sabbat'ın yeri
dolmaz solisti Ozzy
Osbourne BKM organizasyonu ile 30.Eylül. 2010'da ilk
kez ülkemize gelerek İstanbul Kuruçeşme Arena'da unutulmaz
bir konser verdi.
Temmuz ayında piyasaya sunulan "Let Me Hear You
Scream and Let It Dıe" albümü tanıtımı kapsamında
turneye çıkan Ozzy Osbourne ve grubu, İstanbul konserinde
16 parça seslendirdi. Let Me Hear You Scream,
Mr Crowley, War Pigs, Shot in the dark, İron man,
Crayz train, Mama I'm coming home, Paronoid
gibi parçalara seyircilerin de eşlik ettiği konserde,
Ozzy Osbourne'nin ilerlemiş yaşına rağmen sergilediği
üstün sahne performansı izleyenleri hayran bıraktı.
Konseri ön sırada izleyenlere ve basın mensuplarına
köpük tabancası ile köpük sıkan Ozzy Osbourne ve dört
kişilik grubu konser sonunda "Sizi seviyoruz"
diyerek seyirciyi selamlayıp veda ettiler.

(Rock gruplarının İstanbul
konserlerinden videolu parçalar için lütfen alttaki
linki tıklayınız)
|
|
W.A.S.P İSTANBUL'DAN
İKİNCİ KEZ GEÇTİ
Heavy
metal dünyasının önemli gruplarından biri olan W.A.S.P,
19 Kasım 2009 perşembe gecesi İstanbul'da metal müziği
sevenlerin karşısında çıktı.
1982 yılında kurulan dört kişilik Amerikalı metal grubunun
limitleri zorlayan konseri merak ve heyecanla beklenmesine
rağmen konserde, ülkemizde yaşanmakta olan ekonomik
kriz, domuz gribi, işsizlik ve karamsar tablonun etkileri
nedeniyle yeteri kadar seyirci toplanamadı. Parçalanmış
gırtlaktan çıkan canhıraş sesle söylenen melodiler,
baskın gitar soloları, ilginç kostümleri ve bir o kadar
da dehşet veren sahne gösterisi ile dikkat çeken grubun
sert metal müziğinin yanısıra, duygusal baladları da
beğenildi. Maçka Küçük Çiftlik Park
sahnesinde performans sergileyen
W.A.S.P.grubunun konseriTürk rock seyircisini büyük
ölçüde etkiledi.
W.A.S.P
Konser Kayıtları için
TIKLAYINIZ
|
|

İstanbul
bu defa FAITH NO MORE ile sallandı!
Mike Bordin, Roddy Bottum, Bill Gould, Jon
Hudson and Mike Patton'dan kurulu Faith No More
İstanbul konserinde seyircileri takım elbise ile
selamlayıp, Türk bayrağı ile veda ettiler…
Modern Rock müziğinin önemli gruplarından biri
olan Faith No More, 12 Ağustos 2009 gecesi Maçka
Küçük Çiftlik Parkta verdiği muhteşem konserle
İstanbullu müzik severlere unutulmaz bir gece
yaşattı.
Dağılmalarının ardından hayranlarını üzüntüye
boğan ve tekrar bir araya gelen, bir çoklarının
müzikal kimliğini bulmasına ön ayak olan
Faith No More, “The Second Coming Tour”
kapsamında ilk kez ülkemizi ziyaret edeceğine
dair söylentiler çıktığında, gerçek mi yoksa
asparagas mı diye konuşulurken, etkinliğin
kesinleşmesiyle geriye sayım başladı. Ve
işte konserdeyiz…
Kapı açılışı 18.00
Konserin alt grupları Nekropsi ve Kurban’dı.
İzleyicinin konser alanına yeni ulaşmakta
olduğu erken ve aydınlık saatlerde sahne
alan Nekropsi oldukça iyi olan performanslarına
rağmen fazla izleyici toplayamazken, Kurban
bir sonraki grup olma avantajı ve performansları
ile ortamı çarçabuk ısıtarak, nerede ve
niçin orada olunduğunu izleyicilere hatırlattı.
Kurban, kendilerinin de en sevdiği grup
olduğunu söyledikleri Faith No More’u izlemek
için sabırsızlandıklarını ve bir an evvel
kendi konserlerini bitirmek istediklerini
ifade ederek sahneden indiler.
|
 |
Faith No More sahnede
Uzunca bir aradan sonra saat tam 22.00 olmuştu
ki, kırmızı kadife perdeler arasından krem rengi
takım elbiseleriyle Faith No More üyeleri sahnede
belirdi. Coşku çığlıkları Maçka’dan Boğaz'a kadar
rüzgârla beraber çevreye yayıldı.
O anda sahne, seyircilerin yukarı uzanıp tempo
tutan ellerinden görünmez oldu.
Grubun solisti Mike Patton vokalinin ve sahne
performansının gücünü gösterip, vokalinin yanı
sıra, megafon başta olmak üzere kullandığı yardımcı
enstrümanlar ile ayrı bir hava yarattı. Mike Patton’ın
seyirci ile iletişimi oldukça iyiydi. Bir ara
Maçka’dan Teşvikiye’ye çıkan yolun kenarındaki
bir ağaca üzüm salkımı gibi yerleşmiş bir grup
bedavacı izleyiciyi de fark etmişti. Işık kontrol
masasını uyarıp, spot ışıklarını o tarafa yönlendirerek
ağaçtakilere dikkat çekerken, sıradaki parça olan
“Ashes to Ashes”ı ağaçdakilere ithaf etti. Parçanın
sözlerinde geçen I’ll see you dizeleri onlar içindi.
Neler çalındı söylendi
Reunited ile başlayan konserde, From Out Of Nowhere,
Land Of Sunshine, Caffeine, Evidence, Ashes To
Ashes, Last Cup Of Sorrow, Surprise! You're Dead,
Midlife Crisis, I Started A Joke, Easy, The Gentle
Art Of Making Enemies, Epic, King For A Day, Digging
A Grave, Be Aggressive, Just A Man eşliğinde zıplandı,
kafa sallandı, coşuldu, çığlıklar atıldı. Ardından
ilk biste Chariots Of Fire/Strip search ve ikinci
biste çalınan Midnight Cowboy ve Cuckoo For Caca
ile gece sona erdi.
Pek çok ülkede ki festivallerde büyük kalabalıklara
şarkı söyleyen grup için yaklaşık üç, dört bin
kişilik seyirci topluluğu ve konser alanı tatmin
edici olmuş mudur bilinmez ama, İstanbul seyircisi
için performans, tam anlamıyla doyurucu oldu.
Konseri takip edenler arasında Ogün Şanlısoy,
Melis Danişment, Janset gibi ünlüler de yer aldı.
Konser alanında satılan Faith No More - The Second
Coming Tour T-shirt’leri bu muhteşem gecenin anısına
alınıp, saklanılacak en güzel hatıra oldu. Böylece
konserden sonra ellerde kalan tek şey (çekilen
fotoğraflar dışında) Biletix tarafından basılan
o ruhsuz, renksiz, fotoğraf ve tasarım fakiri
biletler olmadı. (Arzu Özözlü) |

|
|

İSTANBUL
O GECE "DERİN MOR"DU!

Rock Dünyasının önemli kilometre taşlarından olan
Deep Purple İstanbul Kuruçeşme Arena'da verdiği unutulmaz
konserde, çoşkusuyla geceyi derin mora boyadı!
I
love it and I need it
I bleed it yeah its a wild hurricane
Alright hold tight I am a highway star… ile
efsane grup 40.Yıldönümü turnesi kapsamında 3.kez
karşımıza çıktı.
Konserin setlisti beklenilen şekilde, Child In
Time, Burn gibi parçaların çalınmayacağını zaten
biliyor, bu yüzden hiç hayal kırıklığı yaşamıyoruz.
Tek içimizi burkan Ian Gillan’ın sesinden yitirdikleri.
Ama grubun diğer üyeleri bu durumu fazlasıyla
kompanse ediyor. Steve Morse hem muhteşem soloları,
hem de tüm pozitifliğiyle seyircinin kalbini fethediyor.
Bu da yetmiyor Don Airey klavyesi ile bir ara
Türk Marşı ve Katibim’i çalıyor ve ortam giderek
ısınıyor. Highway Star, Perfect Strangers, Sometimes
I Feel Like Screaming, Smoke On The Water, Fireball,
Wrong Man, Rapture of The Deep, Things I Never
Said, Space Truckin, Strange Kind of Woman, The
Battle Rages On
|
 |
adlı parçaları canlı dinleme şansını belki de son kez
yakaladığımız konserde bis sonrası, gecenin en yüksek
tempolu ve seyirciyi en çok coşturan parçalardan Black
Night ve Hush ile kapanış yapılıyor, Steve Morse ve
Roger Glover’ın penaları şanslı sahipleri ile buluşuyor.
Herkes ikinci bir bis umuduyla bekliyor ama naa na na
naa na na naa na na naa Hush Hush diyerek konser alanını
yavaşça terk ediyor, pek çok yöne gitmek üzere bekleyen
teknelerle hiç trafiğe takılmadan boğazın serinliğine
doğru hareket ediyoruz.
Grubun basçısı Roger Glover’ın da dediği gibi Türk seyircisinin
dünya’nın en iyi seyircisi olduğu görüşüne bu konser
ile katılmamak mümkün değildi. Her yaş grubundan izleyicinin
buluştuğu kalabalık konserde, 2 nesle bir arada sık
sık rastlamak mümkündü. Seyircinin dinamizmi ve coşkusu
yıllardır kulaklarımıza kazınan parçalarla beraber birleşerek
derin derin içimize işledi. (Fotoğraflar: Arzu
Özözlü)
|
|

|
JUDAS
PRIEST
13. Temmuz akşamı Kuruçeşme Arena'dan seslendi. "NABER
İSTANBUL... Your Priest is Back"
|
Rob
Halford'un üzerinde metalik cüppesi, elinde asası ve
asansör ile sahneye çıkışının ardından Turkcell Kuruçeşme
Arena'yı dolduran Priest severlerin, 30 yıllık özlem
çığlıkları esen rüzgar ile boğaza doğru yayıldı.
Geçen
yıllara rağmen Rob Halford sesinden ve sahne performansından
hiçbir şey yitirmediğini bizlere grubun ardarda seslendirdiği
hitleri ile kanıtladı. Breaking The Law, Hell Patrol,
Electric Eye, The Hammer And
The Anvil, Green Manalishi, Rock Hard Ride Free, Yo u've
Got Another Thing Coming, Metal Gods, Eat Me
Alive, Diamonds And Rust, Sinner, Angel, Hell Bent
For Leather, Painkiller, Devil's Child, Hell Bent For
Leather ile topluca kafa sallandı.
Grubun
yeni albümü Nostradamus'dan sayılı parça çalınması ve
konserin yeni albüm tanıtım konseri olmayışı, grubu
ilk kez ülkemizde görmekte olan Türk hayranlarını fazlasıyla
mutlu etti. Rob Halford'un Hell Bent For Leather ile
sahneye motosiklet üzerinde çıkışı tüm seyircinin merak
ile beklediği ve "ohhh" dedirten anlardan biriydi. Senelerce
konser kayıtlarında izlediğimiz görüntülerdeki bu sahneyi
bizzat canlı yaşamak büyük bir şans… Konser alanında
pek çok konserde uygulanan fotoğraf çekme yasağının
olmayışı konserin en önemli ayrıntılarından biriydi.
A
Touch of Evil, Living After Midnight, Freewheel Burning,
Beyond The Realms of Death neden çalınmadı diye üzüntü
duyulmayacak performansta, 1,5 saat boyunca seyircinin
ilgisini bir saniye bile kaybettirmeyen Heavy Metalin
kurucularından Judas Priest, 13 Temmuz 2008 İstanbul
konseri senelerce konuşulacak, gelecek nesillere anlatılası
bir konser olarak takvimdeki yerini alacak...
(Yazı ve Fotoğraflar: Arzu Özözlü) |
|
 |
|
HEAVY
METAL DÜNYASININ DEVLERİNDEN SKID ROW'UN VOKALİSTİ J. SEBASTIAN
BACH YENİ GRUBU İLE VERDİĞİ İSTANBUL KONSERİNDE METALCİLERİ
DERİNDEN SARSTI.
|
|
|
"Komedi
Dükkanı 2010 yeni yayın dönemine STAR TV de başladı"
Komedi Dükkanı'nın yayın günleri Carşamba
20,00 - Cuma 23.00' de
Askerlik
görevi sonrası sevenleriyle buluşan Tolga Çevik zaten
gülmeye hazır olan izleyenleri, tavırları, mimikleri,
danslarıyla gülmekten kendinden geçiriyor.
2010 yılının ilk bölümlerinde heyecanlı olduğu gözlenen
sanatçının sergilediği show, sahne arkadaşı "Minik"
ve seyircilerden amatör katılımcılarla gerçekleşiyor.
Tolga Çevik'in sahnede zaman
zaman eskiye oranla daha çabuk
sinirlendiği, yönetmene itirazlarda bulunduğu, agrasif
tavırlara girdiği gözleniyor.
KOMEDİ DÜKKANI'nın tekrar bölümleri bile zevkle izleniyor...NI
Avrupa Yakası dizisinde ününü artıran, sevilen sanatçı
Tolga Çevik tarafından sahnelen programa, her hafta
katılan değişik misafir sanatçılar da renk kattılar.
Genellikle bilinen konuları esprili ve acemice sergileyen
Tolga Çevik saf bir oyuncuyu canlandırırken, yönetmenle
konuşmalarında oynadığı karakterin hiç de saf olmadığını
ispatlıyor.
Bu da size kapak olsun
Tolga Çevik kendisinden
yapılmasını istediği senaryo gereği isteklerine zekice
verdiği cevaplarla, yönetmenin
tarih, coğrafya, genel kültür ve konuşma aksanında ki
hatalarını, unutkanlığını
oyun içinde yüzüne vurarak, onu seyircinin önünde gülünç
duruma düşürmeyi de ihmal etmiyor. Yakaladığı her hatayı
cevapladıktan sonra “Bu da size kapak olsun”
veya “Kapağı buraya bırakıyorum” derken çokbilmiş
geçinen yönetmeni alaya alışıyla, salondaki izleyicinin
sempatisini kazanıp, kısa sürede kendi tarafına çekmeyi
sağlıyor. Kimi zaman kadın rolü, kimi zaman kovboy,
Tarzan, Turist Rehberi, Emlakçı, Kibritçi Kız, Kırmızı
Başlıklı Kız gibi masal kahramanı olan Tolga Çevik’in
sahnesine Zerrin Özer, Funda Arar, Ebru Cündübeyoğlu,
Ali Sunal, Tan Sağtürk gibi daha birçok sanatçı misafir
olarak katılıp, kısa bölümlerde kendisine eşlik ettilerse
de, zaman zaman acemiliklerinin veya provasızlığın kurbanı
olarak zor anlar yaşadılar.
Genellikle skeçlerde Muhittin ismini kullanan Tolga
Çevik, hatır sorarken “Ne yaptın”, anlamadığı
konularda “Neyyy”, "Niyeee" demesi,
nefsini korumak için gösterdiği tedirgin davranışlar,
büründüğü karakterler, renkli perukalı dekolte bayan
kıyafetleri, çapkınlık arzuları, abartılı dansları,
basit sahne dekoru mizah konusu oluyor.
İzleyicilerinde bazı bölümlerde gönüllü olarak oyun
içinde yer aldığı Komedi Dükkânı, doğaçlama olarak,
piyano ve piyanistin katkısıyla Cuma akşamlarını evinde
geçirenleri eğlendirmeye devam ediyor. Tekrarları da
zevkle izleniyor. |

 |
MORGEN
DENİZE UÇTU
Elita Filmcilik tarafından hazırlanmakta olan "Abim"
televizyon isimli filminin bir kısmı Muğla'nın Akyaka
sahil köyünde çekildi. Avrupa Yakasından tanıdığımız
Levent Üzümcü ve Mustafa Üstündağ gibi sanatçıların
rol aldığı yapım, 04 Aralık 2009'da ekranda izleyicilerle
buluşacak.
Akyaka Köyü Çınar Plajı yolunda senaryo gereği çam ağaçları
arasından ve hayli yüksekten Gökova'nın serin sularına
kıyamıyacağınız güzellikte bir araç yuvarlandı. Tüm
film ekibinin hazır bulunduğu ve detayların defalarca
gözden geçirildiği planda kırmızı renkli spor bir otomobil
olan İngiliz Morgen marka aracın denize atılması
için gerekli yerlerden izinler alındı. Kısa süre yol
fasılalarla araçlara kapatıldı ve yuvarlanma sonrası
enkazı geri çekmek üzere çekim alanında çekici vinç
hazır bekletildi. Filmde özürlü bir karakteri canlandıran
Mustafa Üstündağ otomobilin bagajında bulunan paraları
alıp kaçarken, öldüğü zannedilsin düşüncesiyle aracı
denize yuvarlayarak olaya kaza süsü vermeye çalışıyor. |
|
| |
Rolling
Stones İstanbul Konseri
Önce karanlık sonra duman, yavaş yavaş gitarına bakarak
ilerleyen adımlarla sahne önüne gelen Keith Richards...
|
|
|
Yazar
ELİF ŞAFAK ve Müzisyen
NİL KARAİBRAHİMGİL
İstanbul Modern’de düzenlenen
söyleşide hayranlarıyla buluştu
İstanbul
Modern Sanat Müzesinde gerçekleşen söyleşi de bir
araya gelen iki sanatçı Nil Karaibrahimgil ve Elif
şafak müzik ile edebiyat penceresinden hayata bakışlarını,
kadın olma hallerinden çocukluklarına uzanan dönemi,
İstanbul aşkından sanatçıların yaratım sürecinde yaşadıklarının
perde arkasını anlattılar.
Çoğunluğu genç ve kalabalık izleyici gurubu tarafından
ilgiyle izlenen söyleşi boyunca hayranlar sürekli
fotoğraf çekerken, Elif Şafak’ın romanlarını da imzalatmak
için beraberlerinde getirdikleri gözlendi.
Son kitabı ”Aşk” ile beğeni toplayan Elif Şafak kitaplarını
çocukları yattıktan sonra yazdığını, dünyaya bakışını
uzun ve şıklı soruların cevapları olarak yine uzun
cümlelerle ifade etti. Nil Karaibrahimgil ise cevapladığı
sorularda kıyafetleri nereden aldığından, besteleri
nasıl yazdığına dek, birçok merak edilen konulara
açıklık getirdi.
Kaldırımlar
koşu bandı, ben de müzik kutusu gibiyim
Kendisini müzik kutusuna benzeten güzel gözlü, şirin
yüzlü sanatçı, hayatı yaşarken başından geçenlerden
etkilendiğini, yeni bir eve taşınırken “Bir zilim
var” diyebildiğini, hiçbir yardımcı kullanmadan faks
makinesinden çıkar gibi bir şeylerin geldiği ve ne
yapacağını bilen bir kaleme dökülüp beste, melodi
olduğunu güler yüzüyle, tüm içtenliği ile anlattı.
Nil Karaibrahimgil dünyada her şeyin bir anda olup
bittiğini, dünyanın çok hızlı döndüğünü mesajların,
maillerin, telefon ve internetin arasında koşturmaca
içinde kaldığını, kaldırımların kendisine yürüme,
koşu bandı gibi göründüğünü söyledi. Anlatmak istediklerini
melodilerle ifade ettiğini belirten Karaibrahimgil,
gazete köşesi olarak hazırladığı yazılarını yakında
çıkacak bir kitapta toplayacağının müjdesini de verdi.
“Nil Kıyısında” isimli yeni albümü ile başarılarına
başarı katan genç sanatçı, kimleri örnek alıyorsunuz
sorusuna birçok kişi derken kısa yoldan Madonna gibi
olmayı hedeflediğini kahkaha atıp noktaladı.
18. Nisan da gerçekleşen söyleşi sonunda izleyiciler
sanatçılarla fotoğraf çektirebilmek için birbirleriyle
yarıştılar.
|
|
İYİ
Kİ DOĞDUN ARA USTA
Fotoğraf dünyasının ünlü ustası Ara Güler 15.08.2009'da
81. Doğum gününü İstanbul Beyoğlu'ndaki Fotoğrafevi'nde
düzenlenen sürpriz partide sevenleri ve basın görevlileri
ile kutladı.
Ara Güler'in Nezih Tavlaş tarafından kaleme alınan hayatının
anlatıldığı 343 sayfalık "Foto Muhabiri" adlı
kitabının tanıtım ve imza gününde kendisi için hazırlanan
tek mumlu doğum günü pastasını davetlilerin alkışları
arasında kesti. Ara Güler, pastasını yerken basın mensuplarına
poz verdi. Bu mutlu anda küçük bir çocuğun fotoğraf
çekmesi, davetliler tarafından sempatiyle karşılandı.
Duvarları süsleyen pek çok Ara Güler fotoğrafı arasında,
dikkati çeken bir başka fotoğraf ise Ara Güler'in pastası
üzerine yapılmış, aynı zamanda kitap kapağında da kullanılan
kendi fotoğrafıydı. (Fotoğraflar: Arzu Özözlü) |
|
MAYIS
RÜZGARI YELKENCİLERE YARADI
23 Mayıs Cumartesi günü boğazda gemiler durdu yelkenliler
yarıştı. Sabahın erken saatlerinde Dolmabahçe-Kabataş
önlerinde toplanan tekneler öğlen saatlerine kadar dar
alanda usta manevralarla start verileceği anı beklediler.
Topluca başlayan yarışta hava şartları yelkencilerden
yana olunca rüzgârla şişirilmiş, Majda, Efe Rakı, Komili,
Uno yazılı yelkenlerle hem hızlı bir yarış, hem de estetik
görüntüler ortaya çıktı. Bilhassa boğaz köprüsü ile
bütünleşen ve sayıları 70’i bulan tekneler, izleyenlere
zevkli anlar yaşadılar. Uluslar arası Yelken Federasyonu
(ISAF) takvimine göre ilk ve tek Türk yat yarışı olan
Shop&Miles Sailing Cup akşam saatlerinde sona ererken,
birinciliği Komet ekibi kazandı. Yarış sonrası düzenlenen
partide bir de mini defile sunuldu . |
|

KAHKAHA
ARABALARI YARIŞTI
Yarış tutkusu izleyenleri kahkahaya boğdu. Maçka Demokrasi
Parkı’ndan Küçük Çiftlik Parkına inen yolun trafiğe
kapatılmasıyla oluşturulan parkur İstanbullu yarış severlere
eğlenceli anlar yaşattı. 24 Mayıs Pazar günü öğlen saatlerinde
başlayan etkinliğin hafta sonu olması ve günler öncesinde
yapılan anonslarla duyurulması kalabalık bir topluluk
tarafından izlenmesini sağladı. Yarış, özellikle çocukların
büyük beğenisini kazandı, kamera tutkunları için de
renkli estanteneler çekme imkânı doğdu. Geçen yıl Caddebostan
sahilinde düzenlenen ve denize uçarak sonlanan yarışın
ikincisi olan “Soapbox Race” adlı yarışta el ve ev yapımı
özgün tasarımlarla yarışçılar 550 metre uzunluğunda
ki yokuşun başından kendilerini yolun akışına bıraktılar.
54 takımın yarıştığı 37 sinin bitiş çizgisini görebildiği
organizasyonda, banyo küvetinden, kola kutusuna, kameraya,
atık malzemelere kadar çeşitli materyaller kullanılarak
yaratılan araçların birçoğu saman balyaları ile oluşturulan
güvenlik bariyerlerine çarparak durabilirken sürücüler
samanlarla yakından tanıştılar! Yarış öncesi yapılan
motosiklet gösterisi ilgiyle izlendi. Fotoğraflar:
Arzu Özözlü
|
|

TEKRAR
BÖLÜMLERİYLE YİNE FOX TV EKRANLARINDA
GÜNDÜZ İNSAN GECE BEZ
BEBEK olan
“NANA” (Evrim Akın) şirin tavırları, çocuksu davranışları
ile iyilik meleği "Yüce Kulina" (Oya
Aydoğan) izleyicilerin sevgilisi oldular ve 101.
bölümde yayına son verdiler.
Yeni katılan kahramanlarla güçlenen dizi, yayınlanan
yeni bölümde Buzlar Gezegeni'nde donmuş olarak
bekleyen Nana'yı anahtar çocuk Yağmur'un kurtarmasıyla
yeni serüvenlere yelken açmıştı! Tekrar bölümleri
Fox TV de yayında

FOX TV de yayınlanan güçlü kadroya sahip Bez Bebek
dizisinde, yılların sinema sanatçısı Oya Aydoğan
rolünü başarıyla uyarlarken dizide ki ismiyle
“Yüce Kulina” çocuklara verdiği mesajlarla büyük
sempati kazanmıştı.
Oyuncaklar Ülkesi ile Dünya arasında mekik dokuyan
Kulina’nın okul müdürü aşkı ile ilişkisinin nereye
varacağı merak
konusu olmuştu. Başta “Makbuş” ve çocuk oyuncular
(Cicişler) olmak üzere dizide tüm karakter tiplemeleri
izleyicilerce sevilmişti. Bir türlü uslanmak bilmeyen,
ortalığı karıştırmayı zevk ve huy edinen “Joker”,
başına gelen tüm olumsuzluklara rağmen yaşadıklarından
ders almayı öğrenememişti.
Kendi kulvarında tek başına istikrarlı biçimde
yoluna devam eden Bez Bebek dizisi, masalsı senaryosu,
müziği, sihirli, komik ve bol renkli sahneleri,
oyuncu kadrosu ile günün yorgunluğunu unutturup,
beyinleri meşgul eden problemlerden temizlerken,
yaşlıları bile ekran başına toplayıp, çocukluk
günlerine götürmeyi başarmıştı.
Senaryonun güncelleşerek devam ettiği son derece
inandırıcı olan Bez Bebek dizisi, her geçen gün
artan izleyici kitlesi için hafta içi geçmiş bölümlerini
yayınlamaya devam etmiş, küçükler kadar büyüklerin
de tekrar bölümlerini bile ilgi ile izledikleri
görülmüştü.
Sezon finali hüzünlü bitti
2009'da 26. Haziran Perşembe akşamı sezon finali
yapan Bez bebek, son bölümde izleyiciyi hüzne
boğdu. Hain Joker önce yavaş yavaş dondurup sihir
gücünü yok ederek Kulinayı etkisiz hale getirdi,
sonra da Simge ile işbirliği yaparak Nana'ya içirdiği
iksirle Nana'yı uzayın boşluğuna gönderdi!
Yeni Mevsim Yeni hikayeler
Eylül ayında yeni mevsime merhaba tam kadro diyen
Bez Bebek yine gönüllerlerde taht kurmuş, uzay
boşluğundan Dünya'ya bir dizi macera yaşayıp geri
dönen Nana eski sempatisini yine devam ettirmişti.
Uzayda dev adamın haşlamak üzere kazana koyduğu
Joker'in, başına domates ve patlıcan ile yapılmış
kebap garnitürü taç espirisi ise unutulmayacaklar
arasına girmişti.
Ekim ayı bölümünde Bez Bebek Nana tam insana dönüşecekken
yaşanan aksilik yüzünden bez bebek olarak kaldı
ve ekran başındakileri iki göz iki çeşme ağlattı.
Yine de İnsan olma ümidini devam ettiren Nana'ya
bu defa tüm oyuncaklar ve Kulina yardım ettiler.
Sevilen Bez Bebek dizisi 101. bölüm sonunda yayınına
son verdi. |
 |
 |
|
|