|
|
|
|
NAMLI
GURME
İsterseniz hafta sonu güzel mükellef bir kahvaltı, isterseniz
hafta içi bir öğlen yemeği, canınız ne çekerse memleket
hasretiyle özlediğiniz ne çeşni varsa Namlı’da bulabiliyorsunuz.
İstanbul’un oldukça merkezi bir yerinde hizmet veren
Namlı Karaköy, kat otoparkı altında çift cepheli restoran
ve şarküteri bölümleriyle Avrupa Kıtası sahilinde bulunuyor.
Gn. Md Engin Mepa’nın işletmesi karşısında Tarihi Yarımada,
Galata Rıhtımı yer alırken, Namlı denize 50 adımlık
mesafede bir başka lezzet denizinde ağırlıyor konukları.
Peynirler, zeytinler, soğuk et mamulleri, turşular,
mezeler, sıcak soğuk çeşitler ballar, reçeller, üstüne
üstlük sakız reçeli de var Sakız Adası’ndan ithal edilen.
Kahvaltılık almaya geldiyseniz siparişleriniz özel ambalajlarda
hazırlanıyor, peyniriniz yiyip bitene kadar buzdolabında
kuruyup suyu tadı kaçmasın diye bölünüp ayrı ayrı vakumlanıyor,
zeytinler kutulanıyor.
Yemek veya kahvaltı için geldiyseniz çeşit bolluğu yaşanan
zengin büfeden beğendiklerinizi tabağınıza koydurup,
gramajlandırıp kasada ödüyor, masanıza kurulup yemeğe
başlıyorsunuz. Kasa kalabalıksa yemek sonrasında ödeme
yapılabiliyor. Alış veriş de yemek de keyifli oluyor.
Nezih ortamda yediklerinizin tadına varıyorsunuz.
Ne var şöyle bir bakalım.
Her gün 70 çeşit meze çeşidi içinde seçim yapma imkânının
yanı sıra zeytinyağlılar, sarmalar, dolmalar, sandviçler,
köfteler, sıcaklar, yumurtalı çeşitler, tatlılar için
öğlen yemeğine gelenler saat 11.30 sularında meze büfesi
önünde sıralanıyorlar.
Kayseri’den getirilen sucuklar, pastırmalar, ya da Bodrum’dan,
Hatay’dan kırma zeytinler, Gemlik’ten, Edremit’ten getirilen
yeşil zeytinler veya sızma zeytinyağı içinde tarhun
otu, kuru domatesle birlikte al beni diyen siyah zeytinler.
Gelibolu, Mihaliç, Ezine, Edirne, Kars, Van, Urfa, Hatay
nerede ne tür peynir varsa sıralanmış alıcısını bekliyor.
Gravyer, Fransız, otlu, keçi peyniri, hellim peyniri,
teneke veya deriden Erzincan, İzmir tulum, Şanlı Urfa
topak, Van otlu, Çerkez’i, islisi Türkiye’nin neresinde
ne peyniri yapılıyorsa hepsi sergileniyor. Bal çeşitleri,
reçel çeşitleri de petekler, kavanozlar içinde renkleriyle
görünüşleriyle renk cümbüşüne renk katıyorlar. Reçellerden
bahsetmişken pek bilinmeyen bir reçel çeşidi var son
derece lezzetli Hatay’dan, yiyenlerin kestane reçeli
sandığı bu çeşit aslında patates reçeli. Kahvaltıda
sunulan ekmekler, poğaçalar Namlı’nın kendi ustalarının
marifetlerinden.
Yazı boyunca reklam gibi olmasın diye çok uğraştım ama
sahanda sucuklu, pastırmalı yumurta, zeytinyağlı çeşit
tabağı, deniz ürünleri çeşitlerini, turşuları, çikolataları
nasıl yazıp anlatırsanız anlatın hepsi aynı amaca hizmet
ediyor. Bir hafta sonu sevdiğinizle cam kenarı bir masada
sevdiğiniz lezzetlerle hoşça vakit geçirmek için Namlı
iyi bir seçenek olabilir. Afiyet Olsun.
Namlı Gurme Karaköy Rıhtım Caddesi Kat otoparkı
altı Tel no: 0(212) 293 68 80 - 83
|
|
|
|
|
|
Baylan Pastanesi
Kadıköy
Çarşısı içinde bulunan ve mazisi bir hayli eskiye dayanan
pastane Avrupa Yakası Karaköy’den Kadıköy’e taşınmış.
Şekerlerle süslü vitrinlerin ortasında yer alan kapıdan
giriyor, sağ tarafta kasa ve mutfak penceresini sol
tarafta pasta, çikolata, şeker vitrinlerini bırakıp
ilerliyorsunuz. Bahçe kısmına doğru devam eden koridorun
her iki tarafında iki kişilik masalar, sandalyeler dizili.
Geniş salon üstü tente ile kapalı, etrafta çeşitli salon
bitkileri var.
Sıcak içecekler, kahveler en önemlisi hemen hemen hiçbir
yerde bulamayacağınız nostaljik özellikli pastalar yiyebiliyorsunuz.
1950-60 yıllarının gözde pastası “ADİSEBABA”yı o yıllarda
Beyoğlu Markiz pastanesinde yiyenler 40-50 yıl sonra
Baylan’da bulabiliyorlar. İçinde turunç kabuğu reçel
olan buzlu pasta damakta enfes bir tat bırakıyor. Arzu
edenler melon şapka gibi görünüşlü üzeri çikolata kaplı
pastanın bütününü de paketletip alabiliyorlar. “PİRAMİT”
pasta yine nostaljik özellikli pasta çeşitlerinden.
Fakat iddialı lezzetlerden biri olan “KUP” tadı ifade
etmekte güçlük çekilen nefasette, yiyenleri mutlu etmeye
yetecek lezzet barındırıyor. Meyve, öğütülmüş fındık,
karamalize şeker, krokat, dondurma üzerine bir de kremaya
batırılmış bisküvi ile ayaklı kadehte servis ediliyor.
Şuruplu tadına doyum olmuyor. Masadan kalkarken adisyonu
alıyor, çıkışta kasaya ödeme yapıyor, arzu ederseniz
servis elemanına tip bıkıyorsunuz. İki KUP için ödeyeceğiniz
ücret 20 TL nin içinde oluyor. Özel aracınızla geldiyseniz
Akmar Pasajı çevresinde kapalı araç parkına veya sahil
yolu üzerinde akaryakıt istasyonu arkasında otoparklara
araç bırakabilirsiniz. Bir saate kadar 5 TL. Diğer seçenek
Eminönü, Karaköy’den şehir hatları gemileri ile Kadıköy
iskelesine gelmek veya Eminönü – Kadıköy motorlarını
kullanmak.
Pastane çıkışı Baylan pastanesinin bir üst paralelinde
köşe başında bulunan Beyaz Fırından poğaçalar, paskalya
çöreği, ekmek, lokma almak, sokak üzerine kurulu lokantalarda
oturmak, kumda pişirilen yoğun kokulu Türk kahvesinden
içmek, balıkçılar, manavlar arasından geçerek Akmar
Pasajına dek keyifli bir yürüyüş gezi yapabilirsiniz.
Baylan Pastanesi Muvakkithane Caddesi No: 19 Tel:
0(216) 346 63 50 |
|
|
|
 |
KANLICA YOĞURTCUSU
Kanlıca
vapur iskelesi bitişliğinde bulunan yoğurtçu kapalı
ve açık oturma bölümleri ile hizmet veriyor. Kapalı
kısımda cam kenarında 7 masa yer alıyor bu masalarda
oturanlar Boğaza ve Rumeli Hisarına doğru geniş bir
panoramayı seyrederken denize 1,5 metre mesafede oturma
imkânı buluyorlar. Boğazdan geçiş yapan gemiler, turist
taşıyan yolcu motorları, şehir hatları gemileri, yatlar,
tekneleri seyrederek vakit hiç anlamadan hoşça geçiyor.
Derinlikli salon iki kademeden oluşuyor, kare masalar
koyu renk, vinleks kaplı süngerli sandalyelere oturanlar
sade, pudra şekerli veya reçelli bardak yoğurt yiyebiliyorlar.
Açık kısımda oturanlar, ahşap sandalyelerde oturup sigara
içebiliyorlar. Ayrıca son zamanlarda sadece yoğurt değil
yemek yeme imkânı da var. Karışık tost, patates kızartması,
ızgara et, tavuk, kahvaltı yiyebilecekleriniz arasında
ve tabii sıcak soğuk içecekler İki kişi patates tava,
karışık tost, çay, yoğurt 20 TL civarında özel aracınızla
geldiyseniz yol kenarına park ediyor, bir saate kadar
5 TL otopark ücreti ödüyorsunuz. Belediye otobüslerinin
yanı sıra, deniz yoluyla gelenler Kanlıca iskelesinde
inebilir, motor taşımacılığı Kanlıca’ya gelmek için
bir başka seçenek olabilir.
|
|
|
|
ÇORLULU ALİ PAŞA MEDRESESİ
Sultanahmet
ile Beyazıt Meydanı arasında uzanan Divanyolu Caddesi
raylı sistem, yaya ve araç geçişi nedeniyle oldukça
yoğun bir cadde olarak göze çarpıyor. Bu hat üzerinde
yer alan Çorlulu Ali Paşa Medresesi caddede yaşanan
tüm hareketliliğe, telaşa tezat zamanın ağır geçtiği,
huzurlu bir yer olarak rağbet görüyor.
İstanbul’un en eski kahvelerinden olan Çorlulu Ali Paşa
medresesine girişte, sağlı sollu kahveler yer alıyor.
Özellikle oturduğunuz yerden nargilelerin hazırlanışını
görebiliyorsunuz. Mevsimsel değişiklikler olsa da genellikle
nargile içilen salonlarının müdavimleri üniversitesi
öğrencileri, çevre esnafı, turistler ve emekliler.
Oldukça sakin olan ortamda ilk göze çarpanlar, nargileler
ve etrafa yayılan aromatik kokular ile kubbeli, kemerli
tavanlardan sarkan otantik dekoratif lambalar oluyor.
Kilim desenli kumaş kaplı rahat koltukları veya sandalyede
oturmayı tercih edebiliyorsunuz. Türk sanat müziği duyulan,
çay, kahve, nargile üçlüsünün birleştiği, açık ve kapalı
bölümlerde geç saatlere kadar oturma imkânı bulunuyor.
Çevrede, halı, kilim tamiri yapanlara da rastlanabiliyor.
Otontik hediyelik eşya mağazası hizmet veriyor. 2011
Mart ayı itibari ile bir nargile içimi için 12.00 TL
ödeniyor. |
|

ÇENGELKÖY ÇINARALTI'NDA BOĞAZ SEYRİ
Çengelköy sahilinde yer alan Çınaraltı kahvesi adını
da meydanda bulunan devasa büyüklükteki 800 yaşındaki
çınardan alıyor. Bulunduğu yerden oldukça mutlu görünen
çınar ağacının bir kolu, önceki yıllarda kendini taşıyamayarak
gövdeden kırılarak kopmuştu. Diğer dallar demir borularla
alttan desteklenince böylece ağacın güvenliği sağlanmış
oldu.
Mekânın boğaz manzarasına hâkim konumu içinde Boğaziçi
köprüsü de yer alıyor. Bayan konukların daha fazla rağbet
edip, vakit geçirdiği kahvenin açık ve kapalı kısımları
her daim dolu olmasına rağmen yer bulunuyor.
Çay, meyve çayları, kahve, ayran gibi içeceklerin yanı
sıra tost, midye tava da sipariş verebiliyorsunuz.
Sabahın erken saatlerinde çay bahçesinde demli çaylarını
yudumlayanlar, çınaraltı kahvesi çevresinde bulunan
çarşıdan bilhassa odun ateşinde pişmiş ekmek çıkaran
fırına da uğramayı ihmal etmiyorlar, tava ekmeği satın
alıyorlar. Çınaraltı kahvesinin tek dezavantajı sahil
bölümlerinde denizin renginin iç açıcı olmayışı!
Çengelköy sahil yoluna açılan sokakların içinde bazı
özel otoparklar araç sahiplerine hizmet veriyor.
|
|
|
|
KAPALIÇARŞI
GEZİSİ ve ŞARK KAHVESİ’NDE KAHVE MOLASI
Dünyanın en büyük alışveriş çarşısına Beyazıt’a gidiyor,
gezimizde Kapalıçarşı’nın ünlü Şark Kahvesinde bir yorgunluk
kahvesi için mola veriyoruz.
Çarşıya Cağaloğlu yönünden Nuruosmaniye kapısından giriyor,
armalı kapıdan geçiyoruz.
Sağlı sollu yer alan kuyumcular, tünel gibi uzanan ana
caddede sıralanıyor. Çarşının en geniş caddesinde sağımızda
antikaların takılar satan dükkânlar bulunan Old Pazar’a
ayrılan sokak, karşımızda bizi saflara götürecek Beyazıt
yönünde çıkış bulunuyor. Bu yol üzerinde bir de çeşme
yer alıyor. Buradan sağa kumaş, deri mamuller satan
dükkânların çokça bulunduğu Örücüler Kapısı yönüne dönünce
Fesçiler ile Yağlıkçılar Caddesini bağlayan köşe başında
49 numarada, 50 yıllık mazisiyle Şark Kahvesi ile karşılaşıyoruz.
Kapalıçarşı’ya her ülkeden gelen turistlerin uğrak noktalarından
biri olan kahvenin iç duvarlarında semazen, efe, saltanat
kayığı gibi çeşitli resimler, camlatılmış çerçeveli
İstanbul fotoğrafları, çini tabaklar bulunuyor.
Masalara otantik dokumalar örtülmüş, sandalyeler ahşap,
bakır semaver dekor olarak kullanılmış. Tavanda bir
küçük pencereler ve vantilatör bulunuyor. Güneşli öğle
saatlerinde tepeden gelen ışık huzmeleri fotoğraf severleri
mutlu etmeye yetecek ışık efektleri sunuyor.
İsterseniz içerde nispeten sakin ortamda, isterseniz
yaya trafiği bakımından oldukça işlek olan kahve önünde
oturma imkânı bulabilir, ağır ateşte pişirilmiş köpüklü
kahvenizi farklı bir ortamda yudumlayabilirsiniz.
|
|
|
|

EMİNÖNÜ’NDE
BALIK-EKMEK KEYFİ
Belki Eminönü, belki Mısır Çarşısı turu yaptınız, Doğu
Bank İş Hanında elektronik eşyalara baktınız, Hacı Bekir’e
uğradınız, e oraya kadar gitmişken bir de Kuru Kahveci
Mehmet efendi’den henüz kavrulup çekilmiş
kahve aldınız, sıra geldi Eminönü balık ekmek keyfine.
Alt geçitten geçerek sahil kesimine ulaştığınız yer
Kadıköy-Üsküdar motor iskelesi ile Galata Köprüsü Eminönü
ayağında kalan bölüm, yüzer teknelerde pişirilen balıkların
yani balık ekmekçilerin mekânı. Kıyıya bağlı teknelerin
önlerinde oturaklar ve alçak masalardan oluşan üstü
tenteli açık hava lokantaları, zamanı dar olup ama Eminönü’nden
balık ekmek yemeden gitmeyenleri ağırlıyor. Teknede
kızartılan etrafa kokusu yayılan balıklardan ekmek arası
yapıyor, arzu edenler arasına soğan koyup Haliç manzarası
karşısında ister ayakta ister oturarak yiyorsunuz. Etrafta
seyyar turşucular dolaşıyor. Balıkçıların ve turşucuların
özenle dikilmiş parıltılı turistik kıyafetleri ortak
noktaları olarak dikkat çekiyor, birçok kişi de satıcıların
fotoğraflarını çekiyor. Yok, hayır Bir karış yükseklikte
ki oturakta oturamam diyorsanız, bu defa Köprü altında
hizmet veren lokantaları seçebilirsiniz. Ekonomik fiyat
uygulanan Yaka Balık, Sembol Balık, Yıldızlar Restoran
gibi lokantalarda oturuyor, köprü üstünden amatör balıkçıların
denize sarkıtılan oltaların arasından, Eminönü vapur
iskelesi ve Haliç girişine karşı ızgara veya tavada
kızartılmış balıklarınızı yiyorsunuz. |
|

BEYLERBEYİ’NDE
BOĞAZ’A KARŞI MİDYE TAVA ZEVKİ
Üsküdar’dan otobüsle veya Avrupa yakasından vapurla
Beylerbeyi iskelesine gelince iskele çevresinde Boğaz
midyesi yiyebileceğiniz birçok midyeci ve restoranla
karşılaşıyorsunuz. Ana caddeden sahile inen iki sokak
kıyı kesiminde birleşiyor ve bu sokaklara dizili seçim
yapmakta kararsız kalacağınız çeşitli mekânlar hizmet
veriyor.
Ekonomik fiyatlı midye tava yemek için genellikle restoran
yerine Beylerbeyi Camisi sokağında ki midyeciler tercih
ediliyor. Cami karşısında ki midyecilerde midye tavanızı
alkolsüz içeceklerle yiyebiliyorsunuz. Çubuklara dizili
dört-beş midyeden oluşan midye tavalar masanıza geliyor.
Arzuya göre tarator ilaveli tabakta veya ekmek arası
sipariş istediğiniz sayıda kızartılıyor. Hamsi, istavrit,
gümüş, çinakop tava gibi balıklardan da yeme imkânı
bulunuyor.
Beylerbeyi Camisi önünde ki geniş platformda balık tutuluyor,
kısa bir yürüyüş yapabilir, boğazı, köprüyü seyredebiliyorsunuz.
Beylerbeyi camisi içi görülmeye değer güzellikler barındırıyor.
Ayrıca kıyı boyunca dizili manzaralı çay bahçeleri,
pastaneler, hediyelik turistik eşya dükkânları vakit
geçirebileceğiniz yerler olabilir.
Çevrede özel araçla gelenler için oto-parklar hizmet
veriyor.
|
|
|
|
HAMDİ RESTORAN
Eminönü
turu sonrası nerede yemek yiyelim diye kararsızsanız
işte size manzarası ve damak zevkine hitap eden çeşitleriyle
Panoramik manzaralı Hamdi Restoran.
Yeni Cami yanında ki meydanda bulunan Hamdi Restoran'a
girip asansörle beşinci kata çıkıyorsunuz. Kapalı alan
320 kişiyi ağarlayacak sayıda oturma kapasitesine sahip.
Ön çephe teras Haliç kıyıları, Galata Rıhtımı, Boğaziçi
Köprüsüne uzanan panoramik görüş açısına sahip. Yoğun
yemek saatleri dışında ön tarafa yakın bir masaya yerleştikten
sonra siparişleri vermeye başlıyorsunuz. Hamdi Restoranın
en tanınmış kebablarının başında fıstıklı Kebab geliyor.
Bulgur pilavı, ızgara domates, pul biberli kıyılmış
soğanla ve yanında sıcak pidelerle servis ediliyor.
Sebzeli Kebab, Birecik, Urfa, Domatesli, Beyti, Oruk,
İskender, Döner, Yoğurtlu, Alinazik, Altı ezmeli, Patlıcan
Kebabı ve Tavuk şiş, Kuzu şiş diğer seçeneklerden bazıları.
Fındık lahmacun, İçli köfte, peynirli su böreği de çeşitler
arasında yer alıyor. Sofranızı şakşuka, yoğurtlu semizotu,
soslu mantar, patlıcan salata, yeşillik çeşitleri ile
takviye edebilirsiniz. Ayrıca Baklava çeşitleri, kahve
bu engin manzara seyrini tamamlayacaktır.
Yanınızda kamera getirdiyseniz ve hava net ise, öğlen
saatlerinde ışığı arkanıza alıp bu güzel manzarayı çekebilirsiniz.
Giriş katında ki baklavacıdan tatlı alabilirsiniz.
Hamdi Restaurant Tahmis Caddesi Kalçın Sokak No:
17 - Eminönü. Tel: 0 (212) 528 03 90
|
|
|
|

Her Cumartesi
“Mehtaplı Geceler” Boğaz Gezileri Başladı
İDO tarafından düzenlenen gemi seferleri ile kişi başı
20.TL’ye altı saat boyunca boğaza gezi imkânı bulunuyor.
09 Ağustos tarihine dek devam edeceği belirtilen, Bostancı
iskelesinden başlayacak "Mehtaplı Geceler"
boğaz gezilerine katılanlar, 00.35’e dek gidiş dönüş
yönünde vapur büfelerinden alınabilecek yiyeceklerle
manzaraya karşı boğazın seyrine doyacaklar.
| KALKIŞ
|
DÖNÜŞ |
10
Nisan - 13 Haziran tarihleri arasında, Kısa
Boğaz Turu Hergün yapılacaktır.
11 Nisan - 13 Haziran tarihleri arasında, Uzun
Boğaz Turu günde iki sefer olarak yapılacaktır.
15 Mayıs'tan itibaren her Cumartesi Mehtap Gezisi
seferleri başlıyor.
Tel: (0212) 444 44 36
|
| Bostancı
İskelesi: 18.10, |
Anadolu
Kavağı İskelesi:22.00 |
| Moda
İskelesi: 18.40 |
Rumeli
Kavağı İskelesi: 22.10 |
| E.Kadıköy
İskelesi: 18.50 |
Çengelköy
İskelesi: 22.45 |
| Eminönü
İskelesi: 19.15 |
Ortaköy
İskelesi: 22.55 |
| Üsküdar
İskelesi: 18.30 |
Beşiktaş
İskelesi: 23.05 |
| Beşiktaş
İskelesi. 19.40 |
Üsküdar
İskelesi: 23.15 |
| Ortaköy
İskelesi: 19.50 |
Eminönü
İskelesi: 23.30 |
| Çengelköy
İskelesi: 20.05 |
E.
Kadıköy İskelesi: 23.55 |
| Rumeli
Kavağı: 20.40 |
Moda
İskelesi: 00.05 |
| Anadolu
Kavağı: 20.50 |
Bostancı
İskelesi: 00.35 |
|
|
BUZDAN
DÜNYA ZİYARETCİLERİ BÜYÜLÜYOR
Avrupa'nın en büyük alışveriş merkezi olan Bayrambaşa
İstanbul Forum'da 23 Nisan 2010'da açılan MAGIC ICE
Buz Müzesi büyük ilgi görüyor. Yaz sıcağından kaçanlarla
dolup taşan Buz Müzesinde -5 derece yaşanan görsel şölen,
ziyaretcilere unutulmaz dakikalar yaşatıyor.
Türkiye gibi ılıman iklime sahip bir ülkede ilk
defa gerçekleştirilen ve dünyanın ikinci buz müzesi
olma özelliğine sahip MAGIC ICE'ta çeşitli geyik, ayı
gibi hayvan figürleriyle beraber 34 buzdan heykelin
yanısıra Viking evi, Viking gemisi, buz duvarlar bulunuyor.
20 milyon dolara mal olan ve dünyaca ünlü heykeltraşların
gece gündüz çalışarak 15 günde iç dekarasyonunu tamamladığı
Buz Müzesi'nde, bir kısmı yurt dışından getirlen 200
ton buz kullanılmış. En kaliteli buzların temin edildiği
Torne nehir buzları içinde hava kabarcığı barındırmayan,
heykellere bambaşka bir görünüm kazandırmış.
Ziyaretciler önce soğuk bölüme alınıp burada kısa süre
bekletilerek soğuğa intibak etmeleri sağlanıyor, daha
sonra -5 derecelik bölüm, ziyaretcilere dağıtılan eskimo
kıyafetleri ile geziliyor.
1400 m2 kapalı alanda, 365 gün kutup havasını yaşatacak
şekilde tasarlanan müze, Frigo Mekanik tarafından dışadaki
sıcaklık nem miktarı ne olursa olsun iç ısı -5 derecede,
nem oranı %50 de sabitlenerek buz heykellerin hasar
görmesi engellenmiş. Açılış konsepti olarak İskandinav
doğası ve Viking yaşamı üzerine kurulan buz müzesinde,
ziyaretcilere buz kalıbı olarak imal edilmiş bardaklarda
meyve suyu ikram ediliyor. Giriş ücreti için 65 yaş
üstü ve öğrenciler 15 TL, tam bilet alanlar 20 TL ödüyorlar.
Buz müzesine araçlarıyla gelenler Tem otoyolunu kullanarak
kuru gıda hali otogar yönünde ilerleyecekler. E-5 otoyolundan
Otogar çıkışını kullanarak Karteltepe-Yıldırım-Kocatepe
istikametinde yol alacaklar. Araç sahipleri için otopark
imkanı bulunuyor.
Otobüsle ulaşacaklar için Kartaltepe'den geçen (32)
Cevatpaşa-Eminönü, 32A Cevatpaşa-Beyazıt ve 32T Cevatpaşa-Taksim
numaralı IETT otobüslerini kullanabilirler.
Metro ile gelmek isteyenler, Havalimanı-Aksaray hattında
Forum İstanbul durağından alış veriş merkezine direk
giriş yapabilirler.
Buz Müzesi Ramazan süresince saat 23.00'e kadar gezilebiliyor.
Tel: 0(212) 443 13 50
Harita
için TIKLAYIN |
 |
KIZ
KULESİ
Çok Yakında... |
|
|
Haberlerin son çekilen fotoğrafları ve yeni gezi alternatifleri
çok yakında sayfada ki yerlerini alacaklar. |
|
|