NAMLI GURME
İsterseniz hafta sonu güzel mükellef bir kahvaltı, isterseniz hafta içi bir öğlen yemeği, canınız ne çekerse memleket hasretiyle özlediğiniz ne çeşni varsa Namlı’da bulabiliyorsunuz.
İstanbul’un oldukça merkezi bir yerinde hizmet veren Namlı Karaköy, kat otoparkı altında çift cepheli restoran ve şarküteri bölümleriyle Avrupa Kıtası sahilinde bulunuyor. Gn. Md Engin Mepa’nın işletmesi karşısında Tarihi Yarımada, Galata Rıhtımı yer alırken, Namlı denize 50 adımlık mesafede bir başka lezzet denizinde ağırlıyor konukları.
Peynirler, zeytinler, soğuk et mamulleri, turşular, mezeler, sıcak soğuk çeşitler ballar, reçeller, üstüne üstlük sakız reçeli de var Sakız Adası’ndan ithal edilen. Kahvaltılık almaya geldiyseniz siparişleriniz özel ambalajlarda hazırlanıyor, peyniriniz yiyip bitene kadar buzdolabında kuruyup suyu tadı kaçmasın diye bölünüp ayrı ayrı vakumlanıyor, zeytinler kutulanıyor.
Yemek veya kahvaltı için geldiyseniz çeşit bolluğu yaşanan zengin büfeden beğendiklerinizi tabağınıza koydurup, gramajlandırıp kasada ödüyor, masanıza kurulup yemeğe başlıyorsunuz. Kasa kalabalıksa yemek sonrasında ödeme yapılabiliyor. Alış veriş de yemek de keyifli oluyor. Nezih ortamda yediklerinizin tadına varıyorsunuz.
Ne var şöyle bir bakalım.


Her gün 70 çeşit meze çeşidi içinde seçim yapma imkânının yanı sıra zeytinyağlılar, sarmalar, dolmalar, sandviçler, köfteler, sıcaklar, yumurtalı çeşitler, tatlılar için öğlen yemeğine gelenler saat 11.30 sularında meze büfesi önünde sıralanıyorlar.
Kayseri’den getirilen sucuklar, pastırmalar, ya da Bodrum’dan, Hatay’dan kırma zeytinler, Gemlik’ten, Edremit’ten getirilen yeşil zeytinler veya sızma zeytinyağı içinde tarhun otu, kuru domatesle birlikte al beni diyen siyah zeytinler. Gelibolu, Mihaliç, Ezine, Edirne, Kars, Van, Urfa, Hatay nerede ne tür peynir varsa sıralanmış alıcısını bekliyor. Gravyer, Fransız, otlu, keçi peyniri, hellim peyniri, teneke veya deriden Erzincan, İzmir tulum, Şanlı Urfa topak, Van otlu, Çerkez’i, islisi Türkiye’nin neresinde ne peyniri yapılıyorsa hepsi sergileniyor. Bal çeşitleri, reçel çeşitleri de petekler, kavanozlar içinde renkleriyle görünüşleriyle renk cümbüşüne renk katıyorlar. Reçellerden bahsetmişken pek bilinmeyen bir reçel çeşidi var son derece lezzetli Hatay’dan, yiyenlerin kestane reçeli sandığı bu çeşit aslında patates reçeli. Kahvaltıda sunulan ekmekler, poğaçalar Namlı’nın kendi ustalarının marifetlerinden.
Yazı boyunca reklam gibi olmasın diye çok uğraştım ama sahanda sucuklu, pastırmalı yumurta, zeytinyağlı çeşit tabağı, deniz ürünleri çeşitlerini, turşuları, çikolataları nasıl yazıp anlatırsanız anlatın hepsi aynı amaca hizmet ediyor. Bir hafta sonu sevdiğinizle cam kenarı bir masada sevdiğiniz lezzetlerle hoşça vakit geçirmek için Namlı iyi bir seçenek olabilir. Afiyet Olsun.
Namlı Gurme Karaköy Rıhtım Caddesi Kat otoparkı altı Tel no: 0(212) 293 68 80 - 83

Baylan Pastanesi
Kadıköy Çarşısı içinde bulunan ve mazisi bir hayli eskiye dayanan pastane Avrupa Yakası Karaköy’den Kadıköy’e taşınmış. Şekerlerle süslü vitrinlerin ortasında yer alan kapıdan giriyor, sağ tarafta kasa ve mutfak penceresini sol tarafta pasta, çikolata, şeker vitrinlerini bırakıp ilerliyorsunuz. Bahçe kısmına doğru devam eden koridorun her iki tarafında iki kişilik masalar, sandalyeler dizili. Geniş salon üstü tente ile kapalı, etrafta çeşitli salon bitkileri var.
Sıcak içecekler, kahveler en önemlisi hemen hemen hiçbir yerde bulamayacağınız nostaljik özellikli pastalar yiyebiliyorsunuz. 1950-60 yıllarının gözde pastası “ADİSEBABA”yı o yıllarda Beyoğlu Markiz pastanesinde yiyenler 40-50 yıl sonra Baylan’da bulabiliyorlar. İçinde turunç kabuğu reçel olan buzlu pasta damakta enfes bir tat bırakıyor. Arzu edenler melon şapka gibi görünüşlü üzeri çikolata kaplı pastanın bütününü de paketletip alabiliyorlar. “PİRAMİT” pasta yine nostaljik özellikli pasta çeşitlerinden. Fakat iddialı lezzetlerden biri olan “KUP” tadı ifade etmekte güçlük çekilen nefasette, yiyenleri mutlu etmeye yetecek lezzet barındırıyor. Meyve, öğütülmüş fındık, karamalize şeker, krokat, dondurma üzerine bir de kremaya batırılmış bisküvi ile ayaklı kadehte servis ediliyor. Şuruplu tadına doyum olmuyor. Masadan kalkarken adisyonu alıyor, çıkışta kasaya ödeme yapıyor, arzu ederseniz servis elemanına tip bıkıyorsunuz. İki KUP için ödeyeceğiniz ücret 20 TL nin içinde oluyor. Özel aracınızla geldiyseniz Akmar Pasajı çevresinde kapalı araç parkına veya sahil yolu üzerinde akaryakıt istasyonu arkasında otoparklara araç bırakabilirsiniz. Bir saate kadar 5 TL. Diğer seçenek Eminönü, Karaköy’den şehir hatları gemileri ile Kadıköy iskelesine gelmek veya Eminönü – Kadıköy motorlarını kullanmak.
Pastane çıkışı Baylan pastanesinin bir üst paralelinde köşe başında bulunan Beyaz Fırından poğaçalar, paskalya çöreği, ekmek, lokma almak, sokak üzerine kurulu lokantalarda oturmak, kumda pişirilen yoğun kokulu Türk kahvesinden içmek, balıkçılar, manavlar arasından geçerek Akmar Pasajına dek keyifli bir yürüyüş gezi yapabilirsiniz. Baylan Pastanesi Muvakkithane Caddesi No: 19 Tel: 0(216) 346 63 50

KANLICA YOĞURTCUSU
Kanlıca vapur iskelesi bitişliğinde bulunan yoğurtçu kapalı ve açık oturma bölümleri ile hizmet veriyor. Kapalı kısımda cam kenarında 7 masa yer alıyor bu masalarda oturanlar Boğaza ve Rumeli Hisarına doğru geniş bir panoramayı seyrederken denize 1,5 metre mesafede oturma imkânı buluyorlar. Boğazdan geçiş yapan gemiler, turist taşıyan yolcu motorları, şehir hatları gemileri, yatlar, tekneleri seyrederek vakit hiç anlamadan hoşça geçiyor. Derinlikli salon iki kademeden oluşuyor, kare masalar koyu renk, vinleks kaplı süngerli sandalyelere oturanlar sade, pudra şekerli veya reçelli bardak yoğurt yiyebiliyorlar. Açık kısımda oturanlar, ahşap sandalyelerde oturup sigara içebiliyorlar. Ayrıca son zamanlarda sadece yoğurt değil yemek yeme imkânı da var. Karışık tost, patates kızartması, ızgara et, tavuk, kahvaltı yiyebilecekleriniz arasında ve tabii sıcak soğuk içecekler İki kişi patates tava, karışık tost, çay, yoğurt 20 TL civarında özel aracınızla geldiyseniz yol kenarına park ediyor, bir saate kadar 5 TL otopark ücreti ödüyorsunuz. Belediye otobüslerinin yanı sıra, deniz yoluyla gelenler Kanlıca iskelesinde inebilir, motor taşımacılığı Kanlıca’ya gelmek için bir başka seçenek olabilir.

ÇORLULU ALİ PAŞA MEDRESESİ
Sultanahmet ile Beyazıt Meydanı arasında uzanan Divanyolu Caddesi raylı sistem, yaya ve araç geçişi nedeniyle oldukça yoğun bir cadde olarak göze çarpıyor. Bu hat üzerinde yer alan Çorlulu Ali Paşa Medresesi caddede yaşanan tüm hareketliliğe, telaşa tezat zamanın ağır geçtiği, huzurlu bir yer olarak rağbet görüyor.
İstanbul’un en eski kahvelerinden olan Çorlulu Ali Paşa medresesine girişte, sağlı sollu kahveler yer alıyor.
Özellikle oturduğunuz yerden nargilelerin hazırlanışını görebiliyorsunuz. Mevsimsel değişiklikler olsa da genellikle nargile içilen salonlarının müdavimleri üniversitesi öğrencileri, çevre esnafı, turistler ve emekliler.
Oldukça sakin olan ortamda ilk göze çarpanlar, nargileler ve etrafa yayılan aromatik kokular ile kubbeli, kemerli tavanlardan sarkan otantik dekoratif lambalar oluyor. Kilim desenli kumaş kaplı rahat koltukları veya sandalyede oturmayı tercih edebiliyorsunuz. Türk sanat müziği duyulan, çay, kahve, nargile üçlüsünün birleştiği, açık ve kapalı bölümlerde geç saatlere kadar oturma imkânı bulunuyor. Çevrede, halı, kilim tamiri yapanlara da rastlanabiliyor.
Otontik hediyelik eşya mağazası hizmet veriyor. 2011 Mart ayı itibari ile bir nargile içimi için 12.00 TL ödeniyor.


ÇENGELKÖY ÇINARALTI'NDA BOĞAZ SEYRİ

Çengelköy sahilinde yer alan Çınaraltı kahvesi adını da meydanda bulunan devasa büyüklükteki 800 yaşındaki çınardan alıyor. Bulunduğu yerden oldukça mutlu görünen çınar ağacının bir kolu, önceki yıllarda kendini taşıyamayarak gövdeden kırılarak kopmuştu. Diğer dallar demir borularla alttan desteklenince böylece ağacın güvenliği sağlanmış oldu.
Mekânın boğaz manzarasına hâkim konumu içinde Boğaziçi köprüsü de yer alıyor. Bayan konukların daha fazla rağbet edip, vakit geçirdiği kahvenin açık ve kapalı kısımları her daim dolu olmasına rağmen yer bulunuyor.
Çay, meyve çayları, kahve, ayran gibi içeceklerin yanı sıra tost, midye tava da sipariş verebiliyorsunuz.
Sabahın erken saatlerinde çay bahçesinde demli çaylarını yudumlayanlar, çınaraltı kahvesi çevresinde bulunan çarşıdan bilhassa odun ateşinde pişmiş ekmek çıkaran fırına da uğramayı ihmal etmiyorlar, tava ekmeği satın alıyorlar. Çınaraltı kahvesinin tek dezavantajı sahil bölümlerinde denizin renginin iç açıcı olmayışı!
Çengelköy sahil yoluna açılan sokakların içinde bazı özel otoparklar araç sahiplerine hizmet veriyor.

KAPALIÇARŞI GEZİSİ ve ŞARK KAHVESİ’NDE KAHVE MOLASI
Dünyanın en büyük alışveriş çarşısına Beyazıt’a gidiyor, gezimizde Kapalıçarşı’nın ünlü Şark Kahvesinde bir yorgunluk kahvesi için mola veriyoruz.
Çarşıya Cağaloğlu yönünden Nuruosmaniye kapısından giriyor, armalı kapıdan geçiyoruz.
Sağlı sollu yer alan kuyumcular, tünel gibi uzanan ana caddede sıralanıyor. Çarşının en geniş caddesinde sağımızda antikaların takılar satan dükkânlar bulunan Old Pazar’a ayrılan sokak, karşımızda bizi saflara götürecek Beyazıt yönünde çıkış bulunuyor. Bu yol üzerinde bir de çeşme yer alıyor. Buradan sağa kumaş, deri mamuller satan dükkânların çokça bulunduğu Örücüler Kapısı yönüne dönünce Fesçiler ile Yağlıkçılar Caddesini bağlayan köşe başında 49 numarada, 50 yıllık mazisiyle Şark Kahvesi ile karşılaşıyoruz.
Kapalıçarşı’ya her ülkeden gelen turistlerin uğrak noktalarından biri olan kahvenin iç duvarlarında semazen, efe, saltanat kayığı gibi çeşitli resimler, camlatılmış çerçeveli İstanbul fotoğrafları, çini tabaklar bulunuyor.
Masalara otantik dokumalar örtülmüş, sandalyeler ahşap, bakır semaver dekor olarak kullanılmış. Tavanda bir küçük pencereler ve vantilatör bulunuyor. Güneşli öğle saatlerinde tepeden gelen ışık huzmeleri fotoğraf severleri mutlu etmeye yetecek ışık efektleri sunuyor.
İsterseniz içerde nispeten sakin ortamda, isterseniz yaya trafiği bakımından oldukça işlek olan kahve önünde oturma imkânı bulabilir, ağır ateşte pişirilmiş köpüklü kahvenizi farklı bir ortamda yudumlayabilirsiniz.


EMİNÖNÜ’NDE BALIK-EKMEK KEYFİ
Belki Eminönü, belki Mısır Çarşısı turu yaptınız, Doğu Bank İş Hanında elektronik eşyalara baktınız, Hacı Bekir’e uğradınız, e oraya kadar gitmişken bir de Kuru Kahveci Mehmet efendi’den henüz kavrulup çekilmiş kahve aldınız, sıra geldi Eminönü balık ekmek keyfine. Alt geçitten geçerek sahil kesimine ulaştığınız yer Kadıköy-Üsküdar motor iskelesi ile Galata Köprüsü Eminönü ayağında kalan bölüm, yüzer teknelerde pişirilen balıkların yani balık ekmekçilerin mekânı. Kıyıya bağlı teknelerin önlerinde oturaklar ve alçak masalardan oluşan üstü tenteli açık hava lokantaları, zamanı dar olup ama Eminönü’nden balık ekmek yemeden gitmeyenleri ağırlıyor. Teknede kızartılan etrafa kokusu yayılan balıklardan ekmek arası yapıyor, arzu edenler arasına soğan koyup Haliç manzarası karşısında ister ayakta ister oturarak yiyorsunuz. Etrafta seyyar turşucular dolaşıyor. Balıkçıların ve turşucuların özenle dikilmiş parıltılı turistik kıyafetleri ortak noktaları olarak dikkat çekiyor, birçok kişi de satıcıların fotoğraflarını çekiyor. Yok, hayır Bir karış yükseklikte ki oturakta oturamam diyorsanız, bu defa Köprü altında hizmet veren lokantaları seçebilirsiniz. Ekonomik fiyat uygulanan Yaka Balık, Sembol Balık, Yıldızlar Restoran gibi lokantalarda oturuyor, köprü üstünden amatör balıkçıların denize sarkıtılan oltaların arasından, Eminönü vapur iskelesi ve Haliç girişine karşı ızgara veya tavada kızartılmış balıklarınızı yiyorsunuz.


BEYLERBEYİ’NDE BOĞAZ’A KARŞI MİDYE TAVA ZEVKİ
Üsküdar’dan otobüsle veya Avrupa yakasından vapurla Beylerbeyi iskelesine gelince iskele çevresinde Boğaz midyesi yiyebileceğiniz birçok midyeci ve restoranla karşılaşıyorsunuz. Ana caddeden sahile inen iki sokak kıyı kesiminde birleşiyor ve bu sokaklara dizili seçim yapmakta kararsız kalacağınız çeşitli mekânlar hizmet veriyor.
Ekonomik fiyatlı midye tava yemek için genellikle restoran yerine Beylerbeyi Camisi sokağında ki midyeciler tercih ediliyor. Cami karşısında ki midyecilerde midye tavanızı alkolsüz içeceklerle yiyebiliyorsunuz. Çubuklara dizili dört-beş midyeden oluşan midye tavalar masanıza geliyor. Arzuya göre tarator ilaveli tabakta veya ekmek arası sipariş istediğiniz sayıda kızartılıyor. Hamsi, istavrit, gümüş, çinakop tava gibi balıklardan da yeme imkânı bulunuyor.
Beylerbeyi Camisi önünde ki geniş platformda balık tutuluyor, kısa bir yürüyüş yapabilir, boğazı, köprüyü seyredebiliyorsunuz. Beylerbeyi camisi içi görülmeye değer güzellikler barındırıyor. Ayrıca kıyı boyunca dizili manzaralı çay bahçeleri, pastaneler, hediyelik turistik eşya dükkânları vakit geçirebileceğiniz yerler olabilir.
Çevrede özel araçla gelenler için oto-parklar hizmet veriyor.


HAMDİ RESTORAN
Eminönü turu sonrası nerede yemek yiyelim diye kararsızsanız işte size manzarası ve damak zevkine hitap eden çeşitleriyle Panoramik manzaralı Hamdi Restoran.
Yeni Cami yanında ki meydanda bulunan Hamdi Restoran'a girip asansörle beşinci kata çıkıyorsunuz. Kapalı alan 320 kişiyi ağarlayacak sayıda oturma kapasitesine sahip.
Ön çephe teras Haliç kıyıları, Galata Rıhtımı, Boğaziçi Köprüsüne uzanan panoramik görüş açısına sahip. Yoğun yemek saatleri dışında ön tarafa yakın bir masaya yerleştikten sonra siparişleri vermeye başlıyorsunuz. Hamdi Restoranın en tanınmış kebablarının başında fıstıklı Kebab geliyor. Bulgur pilavı, ızgara domates, pul biberli kıyılmış soğanla ve yanında sıcak pidelerle servis ediliyor.
Sebzeli Kebab, Birecik, Urfa, Domatesli, Beyti, Oruk, İskender, Döner, Yoğurtlu, Alinazik, Altı ezmeli, Patlıcan Kebabı ve Tavuk şiş, Kuzu şiş diğer seçeneklerden bazıları. Fındık lahmacun, İçli köfte, peynirli su böreği de çeşitler arasında yer alıyor. Sofranızı şakşuka, yoğurtlu semizotu, soslu mantar, patlıcan salata, yeşillik çeşitleri ile takviye edebilirsiniz. Ayrıca Baklava çeşitleri, kahve bu engin manzara seyrini tamamlayacaktır.
Yanınızda kamera getirdiyseniz ve hava net ise, öğlen saatlerinde ışığı arkanıza alıp bu güzel manzarayı çekebilirsiniz. Giriş katında ki baklavacıdan tatlı alabilirsiniz.
Hamdi Restaurant Tahmis Caddesi Kalçın Sokak No: 17 - Eminönü. Tel: 0 (212) 528 03 90


Her Cumartesi “Mehtaplı Geceler” Boğaz Gezileri Başladı
İDO tarafından düzenlenen gemi seferleri ile kişi başı 20.TL’ye altı saat boyunca boğaza gezi imkânı bulunuyor. 09 Ağustos tarihine dek devam edeceği belirtilen, Bostancı iskelesinden başlayacak "Mehtaplı Geceler" boğaz gezilerine katılanlar, 00.35’e dek gidiş dönüş yönünde vapur büfelerinden alınabilecek yiyeceklerle manzaraya karşı boğazın seyrine doyacaklar.

KALKIŞ DÖNÜŞ
10 Nisan - 13 Haziran tarihleri arasında, Kısa Boğaz Turu Hergün yapılacaktır.

11 Nisan - 13 Haziran tarihleri arasında, Uzun Boğaz Turu günde iki sefer olarak yapılacaktır.

15 Mayıs'tan itibaren her Cumartesi Mehtap Gezisi seferleri başlıyor.

Tel: (0212) 444 44 36
Bostancı İskelesi: 18.10, Anadolu Kavağı İskelesi:22.00
Moda İskelesi: 18.40 Rumeli Kavağı İskelesi: 22.10
E.Kadıköy İskelesi: 18.50 Çengelköy İskelesi: 22.45
Eminönü İskelesi: 19.15 Ortaköy İskelesi: 22.55
Üsküdar İskelesi: 18.30 Beşiktaş İskelesi: 23.05
Beşiktaş İskelesi. 19.40 Üsküdar İskelesi: 23.15
Ortaköy İskelesi: 19.50 Eminönü İskelesi: 23.30
Çengelköy İskelesi: 20.05 E. Kadıköy İskelesi: 23.55
Rumeli Kavağı: 20.40 Moda İskelesi: 00.05
Anadolu Kavağı: 20.50 Bostancı İskelesi: 00.35


BUZDAN DÜNYA ZİYARETCİLERİ BÜYÜLÜYOR
Avrupa'nın en büyük alışveriş merkezi olan Bayrambaşa İstanbul Forum'da 23 Nisan 2010'da açılan MAGIC ICE Buz Müzesi büyük ilgi görüyor. Yaz sıcağından kaçanlarla dolup taşan Buz Müzesinde -5 derece yaşanan görsel şölen, ziyaretcilere unutulmaz dakikalar yaşatıyor.

Türkiye gibi ılıman iklime sahip bir ülkede ilk defa gerçekleştirilen ve dünyanın ikinci buz müzesi olma özelliğine sahip MAGIC ICE'ta çeşitli geyik, ayı gibi hayvan figürleriyle beraber 34 buzdan heykelin yanısıra Viking evi, Viking gemisi, buz duvarlar bulunuyor.
20 milyon dolara mal olan ve dünyaca ünlü heykeltraşların gece gündüz çalışarak 15 günde iç dekarasyonunu tamamladığı Buz Müzesi'nde, bir kısmı yurt dışından getirlen 200 ton buz kullanılmış. En kaliteli buzların temin edildiği Torne nehir buzları içinde hava kabarcığı barındırmayan, heykellere bambaşka bir görünüm kazandırmış.
Ziyaretciler önce soğuk bölüme alınıp burada kısa süre bekletilerek soğuğa intibak etmeleri sağlanıyor, daha sonra -5 derecelik bölüm, ziyaretcilere dağıtılan eskimo kıyafetleri ile geziliyor.
1400 m2 kapalı alanda, 365 gün kutup havasını yaşatacak şekilde tasarlanan müze, Frigo Mekanik tarafından dışadaki sıcaklık nem miktarı ne olursa olsun iç ısı -5 derecede, nem oranı %50 de sabitlenerek buz heykellerin hasar görmesi engellenmiş. Açılış konsepti olarak İskandinav doğası ve Viking yaşamı üzerine kurulan buz müzesinde, ziyaretcilere buz kalıbı olarak imal edilmiş bardaklarda meyve suyu ikram ediliyor. Giriş ücreti için 65 yaş üstü ve öğrenciler 15 TL, tam bilet alanlar 20 TL ödüyorlar. Buz müzesine araçlarıyla gelenler Tem otoyolunu kullanarak kuru gıda hali otogar yönünde ilerleyecekler. E-5 otoyolundan Otogar çıkışını kullanarak Karteltepe-Yıldırım-Kocatepe istikametinde yol alacaklar. Araç sahipleri için otopark imkanı bulunuyor.
Otobüsle ulaşacaklar için Kartaltepe'den geçen (32) Cevatpaşa-Eminönü, 32A Cevatpaşa-Beyazıt ve 32T Cevatpaşa-Taksim numaralı IETT otobüslerini kullanabilirler.
Metro ile gelmek isteyenler, Havalimanı-Aksaray hattında Forum İstanbul durağından alış veriş merkezine direk giriş yapabilirler.
Buz Müzesi Ramazan süresince saat 23.00'e kadar gezilebiliyor.
Tel: 0(212) 443 13 50
Harita için TIKLAYIN

KIZ KULESİ
Çok Yakında...

Haberlerin son çekilen fotoğrafları ve yeni gezi alternatifleri çok yakında sayfada ki yerlerini alacaklar.