İ s t a n b u l

a n a s a y f a
e m i n ö n ü
s u l t a n a h m e t
b e y a z ı t
h a l i ç
k a r a k ö y
b e ş i k t a ş
b e y o ğ l u
b o ğ a z k a d ı k ö y
ü s k ü d a r n i ş a n t a ş ı
y e ş i l k ö y
e - m a i l











 
Eminönü, İstanbul'un en kalabalık ve merkezi durumunda. Boğaz hattı, Kadıköy, Adalar, Harem, Haliç'ten gelen vapurların yanı sıra, Sirkeci garına gelen banliyö trenlerinin yolcuları, Galata Köprüsü, Unkapanı ve sahil yolu yönünden gelen araçların kesiştiği noktada oluşuna eklenen hafif raylı sistem vagonlarının geçişiyle tam anlamıyla şehir arenası görünümünde...
 

 
Önce tarih hazinesinin tam ortasında bulunan, altı minaresiyle ünlü Sultanahmet camii. En güzel ışıklandırmaya sahip camii kompleksi etrafındaki değerle yerli yabancı turistler tarafından en çok ziyaret edilen eserlerin başında geliyor. Sultan I. Ahmet tarafından Sedefkar Mehmet Ağa' ya yaptırılan Sultanahmet cami, yedi yılda bitirilerek 1617' de ibadete açılmış...
 
 
Eminönü, Sultanahmet bölümleri ile Cağaloğlu'na kadar gelmiştik şimdi de oldukça farklı bir bölgeye Beyazıt ve çevresini geziyoruz, yolun deniz tarafında eğlence, Haliç'e bakan tarafında ziyaret yerleri ağır basıyor. Cağaloğlu'nda ilerleyip Türbe adıyla anılan ve tarihi türbelerin bulunduğu noktadan Aksaray , yönüne solumuza "Köprülü kütüphanesini", sağımıza Türk Basın Tarihine ışık tutan "Basın Müzesi"ni alarak ilerliyoruz... 

 
  
 Galata Köprüsünden başlayan Haliç gezimiz için, Eminönü Yeni camiyi solumuza Karaköy vapur iskelesini karşımıza alıyor Eyüp'e doğru yola çıkıyoruz...Dubalar üzerindeki asırlık köprünün sökülüp Haliç'in derinliklerine çekildiği dönem öncesi yanı başına kazıklar üzerine yapılan yeni Galata köprüsünden itibaren ilk karşımıza çıkan Mimar Sinan'ın eseri Rüstempaşa cami oluyor. 
 
 
Şehir arenasının bir ayağı Eminönü ise diğer ayağı da kuşkusuz Karaköy. Gezimize başlamadan önce kısa bir tanımlama gerek. Nasıl tahtacılar, sobacı, mangalcılar Tahtakale, kumaşçılar Sultanhamam, kitapçılar Cağaloğlu'nda toplanmış iseler, bankalar, hırdavatçılar, elektronikçiler de Karaköy'de toplanmış. İstisnalar yok mu derseniz var tabii hem de başka yerde olmayanlar bile burada.  


 
 
 
 Beyoğlu gezimize Taksim ve çevresinden başlayıp İstiklal Caddesine paralel ve ona açılan yan sokaklara da bakarak önce Taksim-Galatasaray, Balık Pazarı, Çiçek Pasajı sonra Galatasaray-Tünel etabıyla Yüksek Kaldırım’a doğru kapsamlı bir tura çıkacağız.
Bu tur boyunca alış veriş merkezlerine, yemek yiyebileceğimiz, vakit geçirebileceğimiz mekânlara, bilhassa pasajlara bakacağız.
 
 

 
  Futbol takımıyla bütünleşen sakinleri, ilçe sınırları içinde bulunan üç sarayı, yedi üniversitesi, müzeleri, camileri, boğazın yalılarıyla dolu sahili, parkları, bahçeleri, çeşmeleri ve daha neleriyle Asya ile Avrupa’nın buluşma noktası Beşiktaş! Beşiktaş öylesine dolu, öylesine gezilip görülecek yeri, mekânı, müzesi var ki öyle kolay kolay bitiremez, nerede nasıl vakit geçireceğinize bilemezsiniz. Dinlenmeyi, yeşili sevenlere Yıldız Parkı, müzeleri, sarayları, kasırları gezmeyi sevenlere tarihi yerler, eğlenceyi sevenlere sinemalar, tiyatro ve gösteri merkezleri, kafeler, restoranlar, meyhaneler, alış veriş merkezleri, çarşıları, galerileri eklerseniz ortaya çıkan çok renkli dünyasıyla Beşiktaş’a doyamazsınız.  
   
  
 Dünyanın en güzel kentlerinden biri olan ve İstanbul un en belirgin özelliği ile kenti farklı kılan boğazın, her iki yanına şehir hatları gemileri gibi uğrayarak bir geziye çıkıyoruz. Gezimizi boğazı gerdanlık gibi süsleyen Birinci Boğaziçi köprüsü altından başlayarak, Rumeli ve Anadolu Kavağına kadar uzanan güzergah üzerinde önemli uğrak noktalarına, semtlere simge olmuş lezzetlere değinerek sürdüreceğiz... 
    
 
 
Gezimizi Kadıköy Yakasını kapsayan oldukça geniş bir daire çizerek, Bostancı dan dönüp Üsküdar -Harem arasında noktalayacağız...
Anadolu yakasının en önemli bağlantı noktası olan Kadıköy'e Avrupa yakasından köprüler veya Beşiktaş, Kabataş, Eminönü, Sirkeci den vapurlar, motorlarla geçilir çoğu zaman bu geçişlere martılarında eşlik ettiği olur...
 


 
Yapım Aşamasında  
 
Taksim'den Harbiye, Teşvikiye, Nişantaşı, Osmanbey, Şişli, Mecidiyeköy üzerinden Etiler'e dek uzanan gezimize başlıyoruz. Bu güzergahın Taksim - Levent hattını yer altından metro ile on dakika gibi kısa bir sürede gitme imkanı var ama, biz yol üstünde her iki yakada ne var ne yok diye bakıp yürüyerek tamamlayacağız.
 
 
Sarayburnu’ndan başlayıp sahil yoluyla Beylikdüzü’ne doğru uzanacağız. Bu güzergâh üzerinde bulunan uğrak yerlerinde molalar vereceğiz. Nerelerde vakit geçirip, nerelerde gezer, nasıl eğlenir, yemek yer dinlenir, neler görür, nerelerde alış veriş yapabiliriz bunlara bakacağız. Gezimize tarihi yarımada’nın Sarayburnu ucunda ki Ahırkapı Deniz Fenerinden başlarsak sağımızda kentin surları, solumuzda Marmara Denizi yol boyunca bizi hiç yalnız bırakmayacak.