İSTANBUL 234 KİLOMETRELİK SAHİL ŞERİDİ BOYUNCA DÜNYANIN ÖNEMLİ SU KENTLERİNDEN BİRİ...
BU NEDENLE "SİHİRLİ GAZETE" İLK SAYFASINI DENİZ HABERLERİNE AYIRMIŞ BULUNUYOR.

İSTANBUL 40 YIL ÖNCE
15 KASIM 1979'da INDEPENDENTA TANKER YANGINI 'nı yaşamıştı! Fotoğraf, video ve haber Sihirlitur.com Olaylar bölümünde... Lütfen Tıklayınız...

İSTANBUL'UN AĞIRLADIĞI
DEV GEMİLER
Lütfen Tıklayınız...

BOĞAZ'DAN KİMLER GELDİ
KİMLER GEÇTİ

İSTANBUL BOĞAZI'NDAN
GEMİ GEÇİŞİ
Lütfen Tıklayınız...


SİHİRLİTUR COM DA YENİ KONULAR

İKİ KITANIN ARASINDAN GEÇİŞ...

İki arada bir derede gibi...
İstanbul 2019 Kasım ayının sonuna gelmesine rağmen hala ılık durgun, dalgasız, fırtınasız günler geçirdi. Hava ısısı öylesine yüksek seyretti ki sabah saatlerinde özellikle Boğaz'da çoğu zaman sis oluştu. Deniz suyu ısısının yüksek oluşu balıkların göç zamanını bile etkiledi, su soğumadığı için Karadeniz'den Boğaz'a balık akını gerçekleşmedi. Şartlar ne olursa olsun rutin geçişleri aksatmayanlar ise transit gemiler oldu. Marmara'dan Karadeniz'e ve ters yönde geçişlerine devam ediyor, her iki taraftan da tek yön uygulamasıyla Boğaz'ı kullanan 200 metre üstü gemilere kılavuzlar ve Kıyı Emniyet Kurtarma Römorkörleri refakat ediyorlar.
Fotoğrafta Boğaz geçişini tamamlamak üzere olan bir gemi Avrupa yakasını süsleyen Sarayburnu ağaçları ile Asya Kıtası Haydarpaşa Limanı vinçleri arasından geçerek tam bu noktadan itibaren Marmara Denizi'ne açılıyor.

EMEKTAR PAŞABAHÇE ŞEHİR HATLARI VAPURU YENİDEN DOĞACAK

Emektar Paşabahçe Şehir Hatları vapuru ömrünün İkinci Baharı'na hazırlanıyor.
50 yıldan fazla süre boyunca İstanbullulara hizmet eden gönlünü sevgisini kazanan 67 yaşındaki Paşabahçe vapuru Emekliye ayrıldıktan sonra Beykoz Belediyesine hibe edilmiş, belediye binası karşısına kıyıya bağlanmış, nikah salanu amaölı kullanılmıştı. İç döşemeleri tamamen sökülen ŞH vapuru daha sonra 10 yıl boyunca kaderine terk edilmiş bakımsızlık nedeniyle oldukça harap duruma düşmüş, çürümüştü. Kasım ayında yeniden satışa çıkarılan vapur bu defa sosyal medyanın ısrarlı tutumu, kampanyaları ve vapuru vefakar İstanbulluların sahiplenmesi nedeniyle CHP li İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tarafından satın alındı. Estetik harikası vapur, yeni makinalarla donatılıp, restore edilip, yeniden sefere konarak İstanbulluların mutlu olması için İstanbul'u, Boğaz'ı süsleyecek.
1952 yılında İtalya’nın Toronto şehrinde savaş gemisi olarak yapılan tarihi vapur, 2. Dünya savaşı sona erince Türkiye’nin talebi üzerine İtalya’da bir gecede şehir hatları formuna çevrildi.
Güçlü motoru ve sağlam tekne yapısıyla İtalya'dan İstanbul'a 2,5 günde gelen 73,71 metre boyu, 13,17 metre eni ve 3,27 metre derinliğe sahip vapur, saatte 18 mil hız yapabiliyordu.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI 2019'da COŞKUYLA KUTLANDI...
Kutlamaların gece bölümünde Salacak önlerinde yapılan havai fişek gösterisi büyük hayranlık topladı.

Cumhuriyet Bayramı havai fişek gösterisi Üsküdar, Salacak açıklarında bu yıl muhteşem bir gösteri ile gerçekleşti.
On dakikalık gösteri çok renkli ve gösterişli geçti, her iki yakada meydanlara, evlerin, balkonlarına, çatılara çıkan İstanbulluların ve denizde bulunan tüm teknelerdekilerin sevinç çığlıkları, ıslıklar ve alkışlarıyla 21.30'da son buldu.

Gösteri önceki yıllarda yapılanlardan daha başarılıydı.
10 dakika süren gösteride patlama seslerine karışıp ne olduğu duyulmayan müzik kurgusu yoktu fakat gökyüzü çok zengin ışık gösterisine sahne oldu. Önceki yıllarda Boğaz Köprüsünde başlayan gösterilerde rüzgârla taşınan havai fişek dumanları Kızkulesine doğru gelirken ortalık bambardımana tutulmuş savaş alanı havasına dönüyordu, bu yıl daha bilinçli düzenlenen görsel estetiği yüksek gösteride havai fişekler sadece Kızkulesi açıklarından atıldı, bu sayede hava net kaldı, Boğaz’a duman oturmamış oldu.
Boğaz'dan transit gemi geçişine ara verilen gösteri boyunca Denizde seyir amaçlı konumlanmış 100'ü aşkın yolcu motoru renkli süsleriyle, yolcularıyla yer aldı, gösteri bitiminde vapurlar, tekneler gösteriyi düdükleriyle selamladılar.

DÖRT YIL SONRA BİR İLK, SARAYBURNU'NA TURİST GEMİSİ YANAŞTI
13 Ekim 2019 Pazar öğleden sonrası saatler 15.10'u gösterirken yıllar sonra ilk kez Tarihi Yarımada'nın önünden bir turist gemisi koya aşinaymış gibi kavisle dönüp Sarayburnu kıyısına yanaştı.

GÖZÜNAYDIN İSTANBUL
Yıllar sonra Sarayburnu Limanına İLK KEZ bir turist gemisi geldi ve saat 15.10'da römorkör refakatinde Kızkulesi önünden dönüşünü tamamlayan SEVEN SEAS VOYAGER adlı gemi, 2017'yılından bu yana inşaatı sürmekte olan Galataport limanı karşısına Sarayburnu'nun ucuna yanaştı.
ÇOK YAZIK OLDU KAYIP YILLARA
Geminin gelişi, "madem ki gemi yanaşabiliyordu niçin bunca yıl bu fırsat kullanılmadı" sorusunu da akla getirdi.
Dünyanın neresinde bu imkan var? Sarayburnu iskelesine yanaşıyorsun, geminden çıkıp yürüyerek, Gülhane Parkı içinden geçerek gelip Ayasofya'yı, Topkapı Sarayı'nı, Aya İrini Kilisesini geziyor, Kapalıçarşı'dan alış veriş yapıyor, Sultanahmet'i dolaşıp, Hipodrom Meydanını Dikilitaş'ı, Alman ÇeşmesiniYerebatan Sarnıcını, III. Ahmet Çeşmesini görüp yeniden yürüyerek gemine dönüyorsun. Bu şansı iyi kullanmak, kıymetini bilmek, idrak etmek gerek.


23 Ekim 2019'da bir başka turist gemisi olan 162m × 24metrelik CELESTYAL CRYSTAL Sarayburnu Limanına yanaştı.

16 Eylül Pazartesi NEW VISION BOĞAZ'I İKİ GÖZ İKİ ÇEŞME GEÇTİ

Boğaz geçişinde bazı büyük gemilerin demir localarından su aktığı görülüyor. Nedenlerini, duayyen denizcilerle konuştuk, Gemi Makinisti Ali Giresunlu ve Kaptan Tevhit Günal'dan aydınlatıcı bilgiler aldık.
Köprü üstünden makine kontrol odasına telefon açılıyor Güverteye deniz suyu ve Demir işi için baş ırgata elektrik istenir. Demir için 2. kaptan reis ve usra gemici baş üstünde hazır olup, telsizle köprü üstünden gelen talimatla işi yaparlar. Makine dairesinden deniz suyu tulumbasıyla güverteye su basılıyor. Güvertede deniz suyu ihtiyaca göre kullanılıyor, iş bitince haber veriliyor ve tulumba stop edilip baş ırgatın şalteri kapatılıyor. Gemilerde, özellikle de tankerlerde manevralarda, boğaz, kanal geçişlerinde emniyet olarak yangın deniz suyu pompası çalıştırılarak, yangın devrelerine su veriliyor, demir locasından akan su, pompa çalıştığı ve yangın vanaları kapalı olduğu için basınc artmasın diye emniyet itedbiri olarak açılıyor, aslında bu valf devamli açık tutuluyor. Basınç 7-9 bar arası olup genellikle ve ayrıca locadan akan su demir a?ırken, demir zincirini temizlemek için kullanılıyor. Gemi başüstünde 2. kaptan ve baş taraf ekipi gemiciler duruyor, köprüüstünden kaptanın talimatına göre hareket ediyorlar.

Her üç gemi fotoğrafında görüldüğü gibi üzerlerinde tulumları, başlarında kaskları ile demir görevlilieri iş başında.

COSCO SHİPPİNG SEINE KONTEYNIRI'NIN İSTANBUL BOĞAZ'I ÇIKIŞI


Cosco Shipping Seine Kavaklar önüne geldiği zaman artık Boğaz geçişini bitirmişti, burası aynı zamanda Karadeniz'e ilk adımın atıldığı bölge olarak kendisine refakat eden Kıyı Emniyeti Kurtarma römorkörü ile vedalaşma yeriydi.
Üçüncü köprü'nün altından geçtiği zaman Karadeniz'de yüzmeye başlarken geminin arkasından bakanlar, üç futbol sahası uzunluğunda aynı zamanda İstanbul'un en uzun 261 metrelik gökdelenenin den daha devasa gemi için seyir dışında yapılacak bir şeylerin olmadığını fark ederek anın tadını soğuk içecekler ve kavakların küçük ama lezzetli midye tavalarını yiyerek çıkarttılar.


KARŞIDAN GÖRMEK...!

Hayatında ilk defa gemi gören biri değilim ama nasıl anlatsam neye benzetsem asla yetmiyor, hissettiklerimi ifade etmekte eksik kalıyorum.
Gemiler “SHE” olarak görülürmüş diye okumuştum o gözle bakınca ve tam karşısına geçip her noktasını scener gibi taramaya başladığınızda gemiye adeta büyüleniyorsunuz. Görme, duyma, koku alma duygularınız harekete geçiyor. Pür dikkat kesilip gemiye odaklanıyorsunuz. Görünüşte demir yığını koca bir kütle, kıçında bir pervane yardımıyla size doğru geliyor.
İstanbul Boğazı’nın en keskin dönüş burunlarından biri olan ve gemilerin sahile en yakın geçtiği, derinliğin en fazla olduğu Kandilli Burnundayım. Üst akıntı küçük dalgacıklar halinde sürekli olarak Karadeniz’e, benden karşı tarafa doğru dalgacıklar halinde koşuşturma içindeler. Bu yön giden için avantaj, gelen gemi için engel teşkil eder halde.
Tüm mürettebat yola çıktıkları andan itibaren şartlar ne olursa olsun gemiyi ileri götürme azim ve çabasında.
İlla ki bir şeye benzetmek gerekirse bir yürüme bandı düşünün, yavaş yürüme hızında normal yürüyüşünüzü yaparsınız, biraz hızlandırınca adımlarınız karışır, yalpalamaya başlar, sendelersiniz ya ona benziyor.
Uzun menzilde akıntıya karşı geminin başı ayrı kıçı ayrı oynuyor gibi oluyor, düz yolda, gölde yol alır gibi değil, koca gövde kendi üzerine gelen milyarlarca bilyeler üzerinde akıyormuş gibi oluyor. Dümeni sabit tutsalar bile gemi akıntının etkisiyle kıpır kıpır, yılan gibi iskele sancak salınıyor, dahası fingirder gibi görünüyor. Yaklaştıkça büyüyor, gözünüze sığmaz oluyor, işte o zaman denizi size daha yakın karıştırıyor, kokusunu daha yoğun hissediyorsunuz, makine dairesinin rezonansı gemiyi kaplıyor, bu titreşim denize karışıp sizi de içine alıyor, bütünleşiyorsunuz, gemi başını çevirip geçmeye başlıyor, bu defa boyunu posunu yandan görüyorsunuz. Hani gemiler “SHE” idi diyorsunuz bu nasıl "SHE" diye soruyorsunuz. Hafızanızda canlanıyor bazı topuklarına basa basa yürürken yeri göğü inleten, apartman gibi kadınlar vardır ya hah işte onlardan biri herhalde diye kendinize cevap buluyorsunuz. Deniz kokulu parfümünün baş döndürücü etkisinde kalıp hayallerinizle dümen suyuna kapılarak arkasından öylece baka kalıyorsunuz.


Amma da abartılı yazı denebilir, oysa hiç de değil geminin burnuna bakınız nasıl da denizi aşağıdan yukarı kaldırmış.


Akıntının gücü adına
Her gün gece gündüz demeden gemilerden yüzlercesi geçiyor, hepsi aynı tonajda değil elbet birçoğu 300 metreden ya birkaç metre eksik ya da fazla. Fakat akıntı yüzyıllardır aynı hızda aynı güçte aralıksız devam ediyor.
Hani taş olsa aşınır dereler ya o hesap. Boğaz'ın da her iki yakası etkileniyor, beton da olsa kaya da olsa aşınıyor, üstte yer yer çökmeler oluşabiliyor. İşte bunlardan bir tanesi Kandilli burnu Edip Bey yalısı önünde ki platformun altı dalgaların, akıntının karşı konulmaz gücüyle öyle bir oyulmuş ki üstü çökmüş. Yanı başına da bir tekne çarpmış, o da hasarlı iz bırakmış. Bazen denize karışan çesetler bulunamıyor ya işte bu oyuklara girip takılabiliyor, ters kambur oyuk içinde kalabiliyor ve asla görünemiyor.

PRUVANIZ NETA OLSUN...

İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayan 29.9 km uzunluğunda Dünyanın en tehlikeli su yollarından biri olarak biliniyor. Boğaz'ın uzunluğu boyunca çeşitli dar ve kıvrımlı bir yapısı olduğu için olası makine arızası ve güvenlik tedbiri olarak 200 metre üstü gemilere Kıyı Emniyeti Kurtarma römorkörü eşlik ediyor.
Boğaz'ın iki yakasının birbirine en yaklaştığı nokta Anadoluhisarı ile Rumelihisarı arasında mesafe 698 metre olup en geniş yeri Rumelifeneri ile Anadolu feneri arası olan 3600 metrelik aralık, Karadeniz kapısı olarak gemilerin Boğaz çıkışı ve girişi yaptığı yer römorkörlerle buluşma ve ayrılma noktası "Pruvanız neta olsun" denilen yer sayılıyor.
Karadeniz'e çıkmakta olan gemiler Boğaz geçirmiş olmanın verdiği rahatlıkla derin bir oh çekerek Yoros Kalesini sancak tarafında bırakıp 3. ve son köprünün altından geçerek Karadeniz'e açılıyorlar.

Her iki yakada yer alan Kavaklar balık lokantaları, kafeler, çay bahçeleri parklar, Yoros Kalesi, Yuşa Tepesi, Poyrazlar Rumelifeneri, Anadolufeneri, Şile Feneri çevresi Boğaz'ın Karadeniz kapısında en güzel seyir noktalarını oluşturuyorlar.

İSTİNYE'DEN ÇUBUKLU'YA İSTANBUL BOĞAZ'INI PRATİK GEÇİŞ


İstinye Çubuklu arasında sefer yapan araba vapurları köprü trafiğine girmekten kaçınanlar için büyük kolaylık ve zamandan tasarruf sağlıyor. Şimdilik 20 dakikada bir kalkan vapurlar dolduğu zaman sefer saatini beklemeden hareket ediyorlar.
Yaklaşık beş dakika süren geçiş, transit gemilerin geçişine rastlarsa bir iki dakika uzayabiliyor.
Turnikeden geçerken gişeye gidiş ve geliş için ayrı ücret ödenen araba vapuru geçişini tercih edenler kısa süreli de olsa araçları dinlenirken kendileri de Boğaz havası alıp seyir zevki yaşıyorlar.

Araç geçişi 12.00 TL, motosiklet 6.00 TL, minibüs 18.00 TL, otobüs 36.00 TL, yolcu 2.60 TL, öğrenci 1.25 TL.

AKŞAM NE OLDU “EMONA”, SENİ ANİDEN ROTANDAN ÇEVİREN NE?
11 Eylül Çarşamba akşamı. Ne oldu da düz giderken, tam da Salacak Deniz Trafik Kulesi önünde, akıntının tam ortasında "U" dönüşü yapıldı?
Yıllardır bu noktada Galata Rıhtımına yanaşma amaçlı olan turist gemilerinde görmeye aşina olduğumuz bu dönüş, diğer gemilerde pek de öyle sık karşılaştığımız bir dönüş değildi. “Emona” trafik kulesi önüne akıntıya karşı çabalayarak gelmişti, birden etrafında seyretmekte olan yolcu motorlarına "tornistana kalkıyorum" der gibi üç kısa düdük çaldı, kısa ara yeniden üç düdük, dar alanda kavisli dümen suyu belirmeye başlayınca bu ani kararlı dönüş merak uyandırmış tahminler yürütülmeye başlamıştı.
İlk akla gelen makine arızası olsa da gemi dönüş sonrası hızlandı. Bu defa telsiz ya da telefon ile talimat almış olabileceği, gereği icabı rota değiştirmiş olabilir ihtimali belirdi. “Emona” dönüşünü tamamlayıp arkadan yol almakta olan gemileri etkilemeden Sarayburnu açıklarında seyrini aksi istikamette sürdürdü.


İstanbul Boğaz geçişleri gemi yoğunluğu nedeniyle güvenlik amaçlı tek yönde ve genellikle konvoy halinde yapılıyor. Önde gidenin ne zaman ne yapacağı kesin belli olmuyor, aniden dönebiliyor, durabiliyor, dümen, makine arızasında da olabiliyor, olası problemde geminin burnu doğrultusunu kaybettikten sonra toparlaması akıntı sularda çok zorlaşıyor, normal pozisyona gelebilmesi için geniş alan ihtiyacı doğuyor. Onun için iki gemi arası mesafeli olmasına, arkadan gelen geminin önüne başıboş mayın gibi karşısında bulmamasına gayret gösteriliyor.
Boğaz geçiş kurallarına göre geçiş yapan geminin süratli 4 mil altına düştüyse sektör tarafından rotası geri çevrilmiş olabiliyor. Uyulması gererken hız limitleri Maksimum 15 mil ila Minimum 4 mil aralığında olması gerekiyor. Gemi Boğaz’a girişten önce seyir hızı 4 milin altına düşerse riskli geçiş sayılıyor ve acil römorklar ve pilot yardımı gerekiyor. 
Hatta ödemesi farklı, Liman Başkanlığı müsaadesi gibi hususlar da bulunuyor. Boğaz’da meydana gelen kuvvetli akıntı (orkoz) 4,5 knots oluyor. Geminin max. manevra sürati 7,8 knots olursa, yönetmelik gereği, gemi Boğaz’a alınmıyor.

Erken kalkan yol alır deyip gün doğmadan girdi Boğaz'a!

"Sabah gün ağarırken ilk sen geçersin" dediklerinde hazırlıklara başlamışlardı, etraf zifir karanlık, İstanbul Boğazı ‘nın son gece ışıkları uzakta yıldız gibi parlıyordu. Adalar Yalova arası açıklarda makinelere hareket komutu verilmiş olmalı ki daha güneş doğmadan 06.30’da usul usul girdiler uyuyan Boğaz’ın ütülenmiş gibi görünen durgun sularına.
Güneş onları Boğaziçi Köprüsü yaklaşımında yakaladı, rotasını aydınlatırken “MAERSK KIMI” 20 sene boyunca kim bilir kaçıncı seferini yaptı, kaç kez Boğaz'ı geçti, kaç kez, kaç tane konteynırı nereden yükledi, nerelere boşalttı.


MAERSK KIMI
Bayrak: Netherlands [NL] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 80942 Detveyt: 88669 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.9m × 42.8m Yapım Yılı: 1998.

MARLİN SHANGA

MARLIN SHANGHA
11 Eylül Çarşamba sabahının Karadeniz yolcusu küt burunlu, görkemli gövdeli Marlin Shanga, yolu gün ışığında tamamlamak üzere Boğaz'ı erken geçti. Bayrak: Singapore [SG] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 82305 Detveyt: 149999 t Tam Boy x Tam Genişlik: 275m × 48m Yapım Yılı: 2019.

Akıl küpü gibi konteynır geminin gidişine akıl sır ermiyor

COSCO SHİPPİNG PANAMA, adlı konteynır gemisi akıl küpü gibi yüklediği sihirli kutularla Marmara Denizi sularına
07 Eylül Cumartesi, 08.30 civarında giriş yaptı.
Bir direkte, Türk Bayrağı diğer direkte, gemiye kılavuz aldığını gösteren kırmızı beyaz flama, arkada ise Garipçe açıklarından itibaren bulunduğu Marmara Bölgesi alanında kendisine Boğaz geçişi boyunca kendisine tedbir amaçlı eşlik eden Kurtarma Römorkörü refakatinde rüzgârsız, sıcak, nemli, güneşli, durgun hava da ki dümdüz denizde dev yüzer kütle, beton gibi kımıldamadan seyrini sürdürdü.

"Gemilerin Podyumu İstanbul Boğazı, her gün servet taşıyan sayısız dev tankerlere de ev sahipliği yapıyor"


Denizlerin tecrübeli tanker kaptanları genelde tanker kaptanlığının çok zevkli olduğunu, kaptanın denizde olduğunu fark edip yaşadığı gemi türleri olarak belirtiyorlar. Tankerlerde gerekli kurallar uygulanıp, tedbirler alındıktan sonra güvenli seyahat mümkün olabiliyor. Güverte üzerinde birbirine yakın, aynı renk taşıyan borular karışık gibi görünse de hepsinin farklı görevi bulunuyor. İskele taraftan gelen ana devre sahil bağlantısını, diğer devreler ise tanklar arasındaki bağlantıyı sağlıyor. Tahmil-tahliye ve iştirak boruları. Borular görevlerinin kolay ayırt edilebilmesi için belli aralıklarla veya tamamen farklı renklerde işaretlenmiş oluyor. Boruların üzerindeki platformlar boyuna da enine de olabiliyor. Onlara da kedi köprüsü (cat walk) deniyor. Doldurma ve boşaltma. Tank havalandırma ayrı bir devre kullanılırken borularda stim (ısıtma) tankerin taşıyacağı akışkan yükün cinsine göre devre tamamlanıyor.
Büyük devreler cargo devreleri ve ufak devreler tatlı su deniz suyu foil doil hyrd oil steam hava vb gibi devreler olup, bütün devreler sancak iskele manifold mahallinde buluşuyor, yükleme boşaltma yakıt ikmali vb gibi operasyonlar için kullanılıyor. İskeleden gelen büyük devre, makine dairesinden gelen tanklara Inert gaz devresi, diğerleri cargo, su, stim, hava, hyd, kondense vs. devreleri. Sancak-İskele vasatta da yükün tahmil, tahliye devre ve manifoldları var.

İstanbul Boğazı'n da bu defa da bir babadalyalı gemi!


Uzaktan bakınca iğneli beşik, Hint fakirinin çivili yatağı, çocukların çivili maç tahtasını anımsatır gibi bir hali var. Fakat gerçekte işlevi çok başka, 4 craneli, 5 ambarlı bulk/log carrier MV 21 Mayıs ismine ve özelliklerine sahip. Genelde kütük, tomruk ve orman ürünleri taşıyor. Vinçleri ve ambar kapakları güçlü olan bu tip gemilerde güvertede ki dikmeler (stanchions) de güverte istifi için gerekli sayılıyor. Babadalya da denilen dikmeler tomruk ve kereste istifinde dayanak vazifesi görüyorlar.
DVADESETPRVI MAJ Bayrak: Montenegro [ME], AIS Gemi tipleri: Cargo, Brüt Tonaj (GRT): 22456, Detveyt: 34987 t, Tam Boy x Tam Genişlik: 179.9m × 28.4m, Yapım Yılı: 2012. 09 Eylül Pazartesi akşamı 17.50 sularında Marmara Denizine geçerek yoluna devam etti.
Denizciler gemileri "SHE" olarak görüyor ve sahipleniyorlar, yıllarını bir başka deyişle 60 senesini denizlere vermiş olan duayyen kaptanlardan Halit Tuncay Alpman'ın duası ile biz de gemiye "Kırmızı gülüm benim, tanrıının eli üzerinden eksilmesin, pruvan neta, rüzgarın kıçtan olsun bebeğim" diyoruz.

"Gemilerden dökülen her su kirli olmuyor"


Denizlerin temizliğine gelecek için azami dikkat gösteriliyor, uydu takibi yaparak sintine basan olursa ağır cezalar uygulanıyor. gemi geçişleri de dışardan gözlem altında tutuluyor. Bununla beraber gemilerden denize her akan suyun kirli olması da gerekmiyor. Bu nedenle konuya bilinçli yaklaşılırsa endişe edilecek bir durum görünmüyor.
Fotoğrafta geminin kıç tarafından akışı görünen sular, makine dairesi deniz suyu çıkışı. Gemi makineleri ve jeneratörlerin radyatörü bulunmuyor o yüzden ceket suyu yağlama yağı cooler denilen kapalı boru tipi ünitelerde soğutuluyor. Örneğin borular içinde coolere giren yağ bakır boruların içinden geçen deniz suyuna kendi sıcaklığını bırakıyor ve tekrar devridaim oluyor, ısıyı üzerine alan deniz suyu pompayla dışarı basılıyor.
Ayrıca ana makine hava girişi de aynı şekilde soğutuluyor. Deniz suyu sıcaklığı yükseldikçe makine dairesinde hararetler de biraz artıyor. Temiz, pompa denizden suyu emer, devrelerde dolaştırıp tekrar denize basıyor.

"Gemilerin baş düşmanı pas"

Gemiler baş düşmanı pas, nemin, suyun, tuzun bir arada bulunduğu ortamda yaşam mücadelesi veren saç tekneler etkilenmeyi en aza indirmek için sürekli bakıma muhtaç kalıyorlar. Periyodik zamanlarda tersaneye havuza çekilen gemilerde çelik konstrüksiyonun pası temizlendikten sonra mutlaka astar boya vurulup, sonra ara kat ve son kat boyaya geçiliyor. Macun satıhlardaki kaynak gerilmelerinden doğan deformasyonları düzeltmek için yatlarda mutlaka kullanılırken, gemilerde ise spesifikasyonda belirtilmediyse genellikle kullanılmıyor.

29 Ağustos akşamı Boğaz'dan bu defa Semi submersible (batar çıkar)
Yük alıp boşaltan XIANG RUI KOU isimli
gemi geçti


XIANG RUI KOU. Bayrak: China [CN] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 35568 Detveyt: 48293 t Tam Boy x Tam Genişlik: 216.7m × 43m Yapım Yılı: 2011
S
ubmergible, yüksek balast kapasitesi ve uygun dizaynı ile ağır ve özel proje yüklerini, tekneleri, sondaj kulelerini, platformları vs vs.. taşıyabilen ilginç gemiler, olup balast tanklarına su alarak batıp yükün altına girdikten sonra hızla pompaları devreye sokarak suyu boşaltıp yükselen bu gemiler, günümüzde büyük kapasitede taşınmazları taşıyabiliyorlar. 29 Ağustos akşamı 19.00 sularında Güney kuzey yönünde hareketle Boğaz'dan geçiş yaptı.


"29 Ağustos Perşembe sabahı Boğaz Petrol Platformu SCARABEO 9 'un geçişi için transit gemilere kapandı"


NENE HATUN eskortluğunda, Kıyı Emniyet, KURTARMA 5, 7, 11, 12 Römorkörleri eşliğinde Petrol Platformu SCARABEO 9 Marmara'dan Boğaz geçişi için saat 08.00 sularında giriş pozisyonu alındı. italyan Saipem sirketinin petrol platformu İtalyanca (Bok Böcegi) anlamı taşıyor. Bayrak: Bahamas [BS], AIS Gemi tipleri: Other, Brüt Tonaj (GRT): 36863, Detveyt: 23965 t, Tam Boy x Tam Genişlik: 115m × 78m Yapım Yılı: 2011 olan SCRABEO 9'un Boğaz geçişi Kurtarma römorkörlerinin refakatinde, iki köşeden çekiş ile yapıldı. Son derece uygun havada ve ağır seyir hızıyla yapılan geçişte, 08.00'de Boğaz'a Salıpazarı önlerine doğru geniş bir kavis alarak giren ekip 09.30'da ancak Kabataş önlerine gelebildi, bu hesaba, bu hıza göre, geçiş gün boyu devam etmesi muhtemel görünüyor. Deniz Trafik olağanüstü gayretle gece geçiş bekleyen gemilere yol vermiş, bekleme yapan gemi sayısını her iki Boğaz girişinde de en aza indirmişti. Petrol platformunun geçiş süresi boyunca, dolaysıyla yine gemi birikimi kaçınılmaz olacaktır...


Böyle yanaşacak olduktan sonra projeye ne gerek vardı?

Kabataş İskelesi
Vapurların iskeleye yanaşma düzenine bakınca üzülüyor insan, yıl olmuş 2019, mühendislerinin yaratıcılık, modern kavram mevfumu, kapasitesi bu mu diye merak uyanıyor. Sonucu, görüntüsü bu olacak bir tasarım için mühendis olmanın gerekliliği tartışılır hale geliyor. Her vapur bir şekilde bununu sokmuş yanaşmış. Projeye göre yolcu terminali yapılınca çatısı martı kanadı gibi olacaktı. Belli bir vapur standartı olmayan, kimi yolcuyu karnından kimi burnundan indirip bindiren şehir hatları vapurlarının iskeleye bu yanaşma düzeni, görenlere proje martı olsa ne olur dedirtiyor.

İstanbul çıkışlı gemi turları başlıyor!
Yurt dışı turlarının lider markası Prontotour, merakla beklenen İstanbul çıkışlı gemi turlarının satışını başlattığını açıkladı. İlk sefer 23 Ekim"de

Kamuoyunda Galataport olarak bilinen Salıpazarı Liman Projesi tüm hızıyla sürerken kruvaziyerlerin 2019 Ekim ayı ile birlikte yeniden İstanbul'a gelmeye başlayacağını belirten Prontotour Cruise Departman Müdürü Bahadır Şaf, "Bildiğiniz üzere 2016 yılından 2019 Haziran ayına kadar gemiler İstanbul'a uğramıyordu ancak bu yıl Ramazan Bayramı'nda gelen ilk kruvaziyer ile İstanbul gemi firmalarının rotalarına yeniden eklenmiş oldu.
Bununla birlikte liman projesi de tüm hızıyla ilerlemekte. Düzenli olarak 2019 Ekim ayından itibaren Vizesiz Yunan Adaları programı yapılmaya başlanacak ve 2020-21 sezonu ile birlikte İstanbul neredeyse tüm gemi firmalarının rotalarına eklenmiş olacak.
Biz de herkesin sabırsızlıkla beklediği İstanbul çıkışlı Yunan Adaları programlarının satişlarını başlattık" dedi. Prontotour'un da satışına başladığı Vizesiz Yunan Adaları Turları, her şey dahil konsepti ile hizmet verecek olup Celestyal Cristal gemisi ile İstanbul'dan hareketle yapılacak. Çanakkale, Volos, Girit, Santorini, Mikanos, Atina (Pire)'ye uğrayarak turunu yine İstanbul'da tamamlayacak...

Boğaz'a oturan hafif siste deniz bulut gibi oldu...

Ağustos ayının yarılandığı bu dönemde İstanbul bir kaç gündür sıcak, bazen sert eser rüzgârlı, her zaman nemli havanın hüküm sürdüğü günleri geride bırakıp bu defa dolunaylı gecenin sabahına Boğaz'a oturan hafif sisli bir güne uyandı. Kızkulesi, Haydarpaşa, Üsküdar bir başka göründü bu sabah, okyanus kenarında bir yerleşime dev dalgalar yükselmiş ya da evler bilinen pamuk helvaya karışmış gibiydi.
Denize oturmuş siste yol alan gemiler ise pastanın kremasını kesen bıçak gibi göründüler. Yaklaşmakta olan ve kanala Marmara kapısından girme pozisyonunu sürdüren gemiler, denizde yüzen oyuncak kayık, ceviz kabuğunu andırırken belki de mevsimin ilk palamutlarını olta ile tutmakta olan teknelere "kaçın önümden" dercesine düdüklerini çaldılar. Gemiler, tekneler, çakarıyla göz kırpan Kızkulesi ile Boğaz, bulutların üzerinde adeta rüya ülkesi havasına büründü.

"Good Morning Captain Welcome to İstanbul Bosphorus"

19 Ağustos 2019 Bayram geçmişti, hava günlerdir nemli, gökyüzü yağmur yüklü, sinirler yorgun biraz da gergindi. İstanbul henüz güne uyanamamıştı, Güneş bile tam doğmamıştı. TV dizisinden ismine aşina olduğumuz dokuz yaşında ki “BONONZA” 06.00 sularında Boğaz giri pozisyonu almış, yanına Kurtarma 7 yaklaşmıştı ve muhtemelen "Good Morning Captain welcome to İstanbul Bosphorus" dedi ve ekledi "Boğaz geçişinize ben eşlik edeceğim buyurun". Başladılar birlikte kaymağı bozulmamış Silivri tepsi yoğurdu gibi duran durgun, dalgasız denizde usul usul ilerlemeye...

Her tarafı manika olsa yayılan kokular dayanılmaz oluyor

Canlı hayvan taşıyan gemiler farklı tasarımlar içeriyor. Genellikle güverte üstü "mantar manika" denilen havalandırma bacalarıyla dolu oluyor. Her ne kadar hayvanların hava alabilmesi için bir takım önlemler alınmış olsa da hayvan naklinde kullanılan gemilerin yanında hiç bir gemi yan yana bulunmak istemiyor. Hayvan atıkları ve telef olanlar gerek sefer sırasında gerekse limanda dayanılmaz kokular yayıyor. Konu üzerine titizlikle eğilme gerektiren, hayvan ve insan sağlığı açısından fevkalade ciddiyet ve önem taşıyor. Detayları ve seferde çekilmiş videoları hayvanların durumunu seyretmeye ne yürek, ne beyin ne vicdan dayanmıyor. Konu hakkında görüş belirtenler hayvanların yetiştirildiği ülkede kesilip frigo gemilerde taşınmasının sağlık şartlarına daha uygun olacağı görüşünü benimsiyorlar...

MADERİA Boğaz'ın ortasından sessiz ve derinden geçti

22 Ağustos 2019 saat 19.00'da Kuzey Güney gelen MADEİRA adlı gemi kayıtlarda kargo gemisi olarak görülüyor. Kargo ya da konteynır gemilerinin güverteleri genellikle konteynır dolu oluyor ve deniz seviyesinden oldukça yüksek seyrediyorlar. Oysa bu gemi hem dolu görünüyor hem güverte üstü boş. Bu nasıl olabiliyor, yoksa ambarlarda demir cevherimi taşıyor sorusunu akla getirdi. Tecrübeli denizciler "Capesize'lar Karadeniz'de Rusya veya Ukrayna'dan demir cevheri ile kalkıyor. Limanda 14-15 m. ye kadar yükleyip kalan yükü açıkta max.draftına kadar tamamlayıp seferine başlıyor. Bundan 10-15 sene öncesine kadar Karadeniz limanlarında bu tonajda bir gemiyi yükleyecek imkan yoktu. Gemiler Karadeniz limanlarındaki tahliye sonrası boş olarak Atlantik'e çıkarlardı"derken bir başka uzak yol kaptanı Bulk Carrier - Dökmeci gemi, güvertede kreyn yok çünkü büyük tonajlı olduğu için kendi yükünü boşaltması çok zaman alır bu yüzden liman vinçleri bu işi yapar" şeklinde görüş belirtiyorlar. Oldukça ağır ve durması güç olan yüklü gemi güvenlik açısından Boğazın ortasından ağır seyir hızıyla Kurtarma römorkörü eşliğinde geçti.

KUZEYE BALAST, GÜNEYE YÜKLÜ GEÇENLER!
İstanbul Boğazı’n dan geçen yük gemilerinin bir çoğu Çanakkale’den giriş yaptıktan sonra Marmara Denizi seyri sırasında ambarları yıkıyor olmalılar ki Boğaz’a girişlerinde ambar kapaklarını aralayarak veya yarım açarak boş ambarların kurumalarını sağlıyorlar.


Aynı gemiler bu şekilde Boğaz çıkışında kapakları kapayıp yükleme yapacakları limanlara doğru devam ediliyorlar.
Ne var ki konunun uzmanı olan tecrübeli kaptanlar, yük gemilerinde yarım açılmış ambar kapakları ile seyre devam etmenin doğru olmadığını ve büyük risk oluşturduğunu görüşünü savunuyorlar.

Ya tam ya hiç
Gemilerde ambar kapağı daima tam açılmalı, böylece daha emniyetli olur ve daha iyi havalandırma kurutma sağlanır. Ambar kapakları açma kapama işleri çok netamelidir, terslik olması halinde yaralanma hatta ölümle sonuçlanabilecek üzücü durumlar olabilir. Bu kapaklar tonlarca ağırlığı olan demir yığınlarıdır, ihmale gelmez. Özellikle yarım açılmış kapakların üzerine çıkmak ya da arasında altında iş yapmak ölümle dans etmeye benzer, bu tip pozisyonlarda gözler önünde birçok gemi mürettebatının arasında yaralanan hatta ölenler olmuştur. Bu nedenle denizcilik mesleği sanılanın aksine çok riskli bir iştir, her an dikkatli ve tetikte olmayı gerektirir.
Ambar kapağını düşürenler bu işin zahmetini iyi bilir. Eskiden zincirli olan bu kapaklar, langur langır, paldır küldür açılır kapanırdı. Gemi boşken şiddetle sarsılır, ses yapardı. Günümüzde her şey hidrolik sisteme döndü, ancak onun da kendine göre hassasiyetleri var çok dikkat etmek lazım. Uyulması gereken seyir kuralları kitapta yazılmasına rağmen, ancak uygulanınca daha emniyetli olduğu ve gemi göğsüne SAFETY FIRST yazmakla işin bitmediği belirtiliyor.


Balast suyu ne oluyor
Öte yandan konuya bir başka pencereden bakarsak bu defa bir başka risk ile karşılaşılıyor. Yük gemileri hep yukarı çıkarken açık kapakla gidiyor, Karadeniz'den inen geminin açık ambar kapağına rastlanılmıyor. Bundan şu mana çıkıyor, Çanakkaleyi geç, Marmara da ambarı yıkayıp, münasip yere balast suyunu bırak, Boğazı geçene dek kapakları açık tut kurutma işlemini tamamla, kapakları kapa, devam et.
Acaba böylemi diye görüş aldığımız uzmanlar ise, ”VTS sistemi Çanakkale Baba Burnu’n dan başlayıp, Karadeniz 20 kts. açığına kadar kameralı, görüntülü kontrolle en ince ayrıntı, sona kadar taranıyor. Bu sistemle artık çevre kirliliğine göz açtırılmıyor”, şeklinde görüş belirtiyorlar.
Buna rağmen görünüşe göre münasip bir yerde Denize basılan balast, ambarlarda taşınan her ne ise içinde bakteri mi var, kimyasal mı var ne bilmediğimiz için Marmara’da yaşayan canlı türleri, balık nesli için zararlı olabilir mi sorusunu da akla getiriyor.


Boğaz rüzgarlı ve güneşli olunca anlaşılacağı üzere gemide sefer sırasında ambar temizliği yapılmış, seyir halinde ambarı havalandırıp kurutuyorlar. Uzun süre "Çadır" konumunu sürdürmek hidrolik sistemi mavfederken, bazı gemilerin ambar kapakları tek terafa, bazılarında ise sancak-iskele tarafına açılıyor.

Marmara Denizi'nde ki deniz kirliliğinin önemli bir sebebi, gemilerin ballast ve ambar yıkama suları olduğu, Marmara'da ki göçmen olmayan deniz canlılarının bu sulardan zarar gördüğü endişeleri bir yana, buna ait bir araştırmanın olup olmadığı, iç denizlerde biyolojik hayatın kontrol ve korunması, konusunda ne yapıldığı cevap bekleyen sorular olduğu uzmanlarca diiendiriliyor. İlk yapılması gerekenin, Bozcaada ve Ege'den girişlerde, ideal bir kontrol istasyonu kurulması gerekliliği belirtiliyor.

Cenk Grup Otomobil Gemisi Cenk Car Körfez'den Karadeniz'e Gidiyor

750 Adet binek araç kapasiteli olan CENK CAR Derince'den veya Gölcük Otosan FORD Fabrikası Limanından yüklediği araçları düzenli seferlerle Ukrayna Liçevsky Limanına götürüp boş dönüyor.

Boğaz'ın ilginç topografisine akıntısına meydan okuyan yüzen kentler

İstanbul'un Pazar akşamı seyre elverişli pırıl pırıl bir havada, 17.30 Boğaz içine Marmara'dan giriş yapan CMA CGM VOLGA adlı konteynır yüklü gemi, üst akıntıya rüzgara rağmen bir saatten kısa sürede Boğaz yolculuğunu bitirip 18.30'dan önce Garipçe'yi çoktan geride bıraktı. Bayrak: Malta [MT], AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major), Brüt Tonaj (GRT): 95793 Detveyt: 113800 t, Tam Boy x Tam Genişlik: 299.95m × 48.2m, Yapım Yılı: 2015.

BOĞAZ'DA YÜZEN PLATFORMLAR, DUBALAR HELİKOPTER PİSTİ GİBİ!

04 Ağustos 2019 Pazar sabahı 07.15 sularında iki platform iki römorkör eşliğinde Karadeniz doğrultusunda kuzeye doğru geçiş yaptı. Platform ve dubalar tersaneden bitmeden çıkmış gemiler gibi baş ve kıç taraftan römorkör himayesinde ağır seyir hızıyla geçiyorlar, hız ve rota onlar için ayrı oluyor, geçiş boyunca Boğaz trafiği normal trafiğine devam ediyor. Uçak pistini andıran yüzer platformlar liman hizmetlerinde gemi yanaşmalarında, derinleşen kıyı bandında, sabit olmayan yüzer alan kazanımında kullanılıyor.


03 Temmuz'da Marmara yönü Sarayburnu mevkiinde azami sürtünmeyi azaltıp, kolay yol alabilmesi için burnu gemi gibi tasarlanmış bir duba. (Stan Pontoon)

01 TEMMUZ BOĞAZ'DA YAPILAN SU ŞÖLENİ HAYRANLIK UYANDIRDI KABOTAJ BAYRAMI KABATAŞ'DA DA GÖRKEMLİ TÖRENLE KUTLANDI


Her yıl 01 Temmuz'da yapılan törenlerde bu yıl da saat 10.00'dan itibaren Kabataş açıklarında bulunan Türk Donanmasına ait bir muhrip, üç römorkör ve törene katılan çeşitli tekneler saygı, anma, kutlama amaçlı düdüklerini çaldılar. Kısa süre sonra römorkörler su gösterisine başladı, rüzgârın da etkisiyle etrafa yayılan su zerrecikleri bugüne kadar hiç yapılmadığı kadar göz okşayan gösterileriyle izleyenlere etkileyici görüntüler yarattılar. Kabotaj Bayramı nedeniyle bayraklarla donatılan ŞH vapurları seferlerinü sürdürürken su gösterisi helikopter çekimiyle devam etti.


Römorkörlerin Boğaz'da ki su gösterisine Nene Hatun, Kurtarma 11 Kurtarma 7 ve Kıyı Emniyeti tekneleri katıldı.

İSTANBUL GÜN BATIMINDA UTANIP YÜZÜ KIZARIR GİBİ OLUYOR

İstanbul akşama yaklaşırken Güneş önce Avrupa yakasında sonra Üsküdar sırtlarında ki evlerin camlara vuran yansımasıyla kayboluyor ve artık 21 Haziran sonrası günler kısalıyor, Ortaköy ayağına yakın doğan güneş Galata Kulesi arkasından batarken kent, utanıp yüzü kızaran biri gibi bu manzarada bu renk oluşuyor, Üsküdar yamaçları adeta yangın yerine dönüyor, kızardıkça kızarıyor.
Karadeniz yönünde yol alan Türk bayraklı kargo gemisinin ismi ve özellikleri ise şöyle. KIRAN ASYA. Tam Boy x Tam Genişlik: 238.15 m × 32.24 m. Yapım Yılı: 2005 gemi rengiyle etrafa nr kadar da uyumlu görünüyor.

İSTANBUL BOĞAZ'IN DA YÜZEN OTOMOBİL TRAFİĞİ'DE YOĞUN!

Otomobil nakliyatına uygun inşa edilen kargo gemilerinden Neptune Okeanes yukarı Karadeniz yönünde 28 Haziran günü geçerken, ertesi gün 29 Haziran'da Mediterrenean Sea adlı gemi Marmara yönünde yol aldı. Kale gibi yüksek tırmanılması neredeyse imkansız gibi görünen gemilerin kaptan köprüleri burunda yer alan kübik yapıda inşa edilmiş kutu görünümlü olup, özellikle altı deniz mavisi üstü beyaz renkli olanları uzaktan çıplak gözle şeklen ayırt etmek zor.


Özel yakıt taşıyan tankerler özel soğutma sistemleriyle gidiyorlar.
29 Haziran geçişli MARLIN SICILY öğleden sonra Boğaz'ı bitirip pamuk bulutlarla kaplı, serin esintili havada Marmara denizine açıldı, Çanakkale yönünde ilerliyor. Rotası gereği Ege Denizini, Akdeniz’i geçip Fransa’ya yönelecek sonrada LE HAVRE limanına yanaşacak. Kaptan köprüsünün arkasında bulunan geniş gövde taşıdığı yakıtın uygun ısıda nakledilebilmesini sağlayan ısı sistemi, bir tür soğutucuymuş. Bayrak: Singapore [SG] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 82839 Detveyt: 149999 t Tam Boy x Tam Genişlik: 274m × 48m Yapım Yılı: 2019.

Yağmurda Boğaz'a giren, Maerks Kithira sanki bir uçak gemisi gibiydi.
20 Haziran Perşembe günü İstanbul'da yağmur dolu dizgin… YAĞMUR BEREKETTİR DERLER, kent güzelce yıkandı. “Kurtarma 12” takmış peşine MAERSK KITHIRA adlı konteynır gemisini, saat 10.15’de Marmara’dan girdiler Boğaz’a.
Bir santimin lafımı olur, biraz ısınca genleşir zaten. Geminin tam boyu 299.99 metre, 42.8 metre de eni var ve 2001’de inşa edilmiş... Üst güvertede ki konteynırları kaldır, kaptan köprüsünü de yana çevir, oldu sana uçak gemisi.
İnşa edilirken ileriyi düşünüp, belli ki ihtimalleri olasılık saymışlar, "Ne olur ne olmaz demişler Varyak gibi yapmışlar.

Denizde Yüzen Bir Ada, Bir Buz Dağı, Biraz da Çin Seddi Gibi Bir Gemi!

HOŞGELDİN HARALAMBOS
19 Haziran Çarşamba sabah uydu haritasından kimler bekliyor geçmek için diye bakanlar için “Bu da nasıl bir gemi ismi böyle” diye dikkat çeken orijinal isimli bir gemiydi.
Saat 15.30’da Üsküdar önlerinde Haralambos gemisiyle karşılaşanlar için inanın böylesi bir ilk oldu, sanki metrelerce uzanan, yukarıya tırmanılması imkansız gibi görünen bir kale duvarı, hatta Çin Seddi gibi görünüyordu.

Bayrak: Liberia [LR] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 94222 Detveyt: 179922 t Tam Boy x Tam Genişlik: 292m × 45.05m
Yapım Yılı: 2009.
Haralombos konteynırının pruva ve kıç tarafında römorkörlerin itebileceği destekli yerleri gösteren dört adet beyaz işaret yer alıyor.

BİR GARİP YOLCUYUM İSTANBUL BOĞAZINDA!

Sondaj Gemisi NOBLE GLOBETROTTER
Bayrak: Liberia [LR] AIS Gemi tipleri: Other Brüt Tonaj (GRT): 35676 Detveyt: 36634 t Tam Boy x Tam Genişlik: 189 m × 32.2m Yapım Yılı: 2012 18 Haziran günü 08.00 saatlerinde Kuzey Güney yönünde çok düşük hızla seyredip Marmara’ya ulaşan gemi Hız/Rota: 7.1kn / 182° durumunda geçiş yaptı.

DİLBAR, Boğaz'dan prenses gibi geçti, yat mı, gemi mi anlayamadık. Dünyanın en büyük hacimli Süper Yatı 156 metre uzunluğunda!


29 Mayıs akşam güneşi ufuk hattına yaklaşırken, yatay ışıklar dünya güzeli gelinlikli bir prensesi aydınlatıyordu.
Boğaz'dan gelmiş geçmiş yatların en güzellerinden olan "Dilbar" adlı yat gemi önce tasarımı, sonra süzülerek yol alışı ile seyredenlerde hayranlık uyandırdı.
Gemi bilgileri şöyle: Bayrak: Cayman Is [KY] AIS Gemi tipleri: Pleasure Craft Brüt Tonaj (GRT): 15500 Detveyt: 1230 t Tam Boy x Tam Genişlik: 156m × 24m Yapım Yılı: 2016.
263 milyon Dolar değerindeki Dilbar'ın sahibi Rusya'nın üçüncü zengini Alişer Burhanoviç Usmanov, Özbek asıllı bir Rus milyarder. Fildişi renkte inşa edilen eşsiz yatın ön ve kıç güvertesinde iki adet helikopter pisti bulunuyor.

Vapurlar eski, isimler yeni.
Vapurların isimlerini değiştirmek Türkiye Denizcilik İşletmelerinden beri süre gelen kötü bir gelenek haline geldi.
Bu duruma İDO ve şu an ki mevcut idare olan Şehir Hatları A.Ş.'de ayak uydurmuş görünüyor.
Eski adı Kalamış olan vapur, Prof.Dr. Alaeddin Yavaşça adı ile en son ismi değişen vapur olarak seferlerine devam ediyor. Vapuru tanıyan yolcular, "32 yıllık vapurun adını değiştirmek hangi mantığa sıgar" derken "Bostancı" isimli yılların vapurunada "Ahmet Hulusi Yıldırım" oldu.

GreenPeace'in Yelkenli Gemisi Rainbow Warrior Boğaz'ın konuğu oldu
Üsküdar Paşa Limanı Caddesi sahilinde Çiner Gemi Acentası önünde yanaşan ünlü gemiiki derek arasına çektiği “Güneş için omuz omuza” yazısı ile ilgi topladı. GreenPeace yetkilileri, Güneş Enerjisine dikkat çekerek geleceğe dönük yapılması gerekenlere şimdiden başlamak gerektiğine vurgu yaptı. Yelkenli Gemi, "Rainbow Warrior" Üsküdar Paşa Limanı'nda iki gün boyunca konuya merak duyanlarca ziyaret edildi.


BOĞAZ'DAN GEÇEN ÇEVRE DOSTU TANKER, TAŞIDIĞI GAZI KULLANIYOR
23 Mayıs sabahı 10.00 sularında Karadeniz'den gelip Boğaz'dan Marmara'ya geçerken dikine yükselen İstanbul'un Beşiktaş önlerinde fotoğraflanan çevre dostu tanker, 2019 inşa yılına sahip yepyeni bir gemi.


VERNADSKY PROSPECT
taşıdığı gaz ile gücünü sağlıyor. Bayrak: Liberia [LR] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 64909 Detveyt: 113310 t Tam Boy x Tam Genişlik: 249.99m × 44m Yapım Yılı: 2019


Özel yüke özel gemi
16 Mayıs sabahı Karadeniz yolcularından biri, belli ki liman yükü ağır ve taşımaya uygun özellikli gemi gerektiriyor. HANJIN PIONEER Bayrak: Korea [KR] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 11338 Detveyt: 12180 t Tam Boy x Tam Genişlik: 145.7m × 34m Yapım Yılı: 2011. Bu tip gemiler, gemiye uygun yük bulamadıkları için yükü indirdikten sonra 19 Mayıs sabahı Boğaz'dan Marmara'ya olduğu gibi dönüşleri çoğu zaman boş yapıyorlar.


Yolcu gemisi gibi görünse de aslında bir tür kargo gemisi
SEA AMAZON adlı gemi 12 Mayıs sabahı Kuzey'den Güney'e yol alan gemilerden biri. Gemi güvertesi kargo gemilerinde ki gibi konteynır, veya vinçlerle dolu olmasa da gemi az sayıda yolcu ile araç taşıyan bir Ro Ro gemisi sayılıyor. Bayrak: Malta [MT] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 5954 Detveyt: 4910 t Tam Boy x Tam Genişlik: 134.66m × 22.4m Yapım Yılı: 1995.
“Kargo Gemisi“ içinde yük taşıyan gemi demek olup, bu tip kargo gemilerine, taşıdıkları yüke göre, tanker, kuru yük gemisi, dökme yük gemisi, Ro-Ro (roll on roll off) veya konteyner gemileri gibi, alt isimler veriliyor.


BOĞAZ'DAN HÜZÜNLÜ GEÇİŞ...
1
8.30 sularında Kızkulesi açıklarından Marmara sularına doğru "Kurtarma 2" ve "Mehmetçik" römorkörleri refakatinde çekilen, yangın geçirmiş gemi yürekleri burktu...
Kerc Boğazı'nda, 21 Ocak günü Tanzanya bayraklı 'Maestro' ve 'Candy' adlı gemiler arasındaki yakıt transferi sırasında çıkan ölümlü yangına karışmıştı. Geminin baş ve kıç kısmında yazan ismi silinmiş ve uydu haritasında görülmesini sağlayan yer tespit cihası devre dışıydı.
Önden çekimi sağlayan ve arkada fren ile yönlendirme görevini yerine getiren römorkörlerin yedeğinde çekilen yangın geçirmiş tanker tipi gemi, Haydarpaşa açıklarından geçerken 1979 yılı Kasım ayında Yunan Evriali ile çarpışıp, infilak eden Romen "İndependenta tankerini anımsattı, yürükleri burktu.
Geminin geçişi, özellikle iskelelere yanaşıp yakıt transferi yapan gemiler için uyarı niteliğindeydi. Yangın geçiren gemi enkazı, 08 Temmuz ayı itibariyle Boğaz Harem İskelesi sahilinde bağlı bekliyor.




Enkaz haline dönen gemi, Kerc Boğazı'nda, 21 Ocak günü Tanzanya bayraklı 'Maestro' ve 'Candy' adlı gemiler arasındaki yakıt transferi sırasında çıkan ölümlü yangına karışmıştı. Canlarını kaybedenlerin aileleri haciz kararı aldırmış, gemi, Aliağa’ya hurdaya giderken boğazda tutuklanmıştı şimdi Mahkeme kararı bekleniyor.
(2019 Ağustos)

İstanbul Boğazı'n da geçiş üstünlüğü kimde?
İstanbul Boğazı'n da 19 Nisan günü ve oldukça yoğun bir deniz trafiği var. Turnikeye bağlanmış gibi transit gemiler birbiri arkasına geçiş yapıyorlar, bazıları trafik kulesiyle konuşup geçebilirsin izni aldıktan sonra yavaş seyirde olanları geçiyorlar. Muhtemelen bu tabloda görünen de o.
Kuzguncuk önleri üç gemi peşpeşeyken iki yavaş gideni üçüncü gemi geçmeye karar veriyor, hızını artırıyor, Boğaz'ın geniş yerinde Boğaz Köprüsüne gelmeden geçişini tamamlamak arzusunda. Akıntıya karşı hızını artırmışken artık ondan yavaşlaması beklenemez, paralel giden iki geminin birbirine olan yakınlığı az, üstelik iki geminin de transit geçiş üstünlüğü hakkı var, çapraz geçiş yapanların tümünün yol verip beklemeleri gerekiyor ama öyle olmuyor, Beşiktaş-Üsküdar seferini yapmakta olan yolcu vapuru, birbirini geçmekte olan iki geminin arasına beklemeden giriyor, birinin önünden diğerinin arkasından hız kesmeden çapraz geçişini tamamlıyor!.


Boğaz'ın Pazartesi öğle saatlerinin ilginç misafiri ZHEN HUA oldu.
İstanbul Boğazı'nın Marmara'dan Karadeniz yönünde geçiş yapan gemisi ilginç yapısıyla dikkat çekti.
Ön ve arkada olmak üzere Kıyı Emniyetine bağlı iki kılavuz römorkör eşliğinde 13.00 sıralarında Marmara girişini yapan gemi 13.25 sularında Boğaz Köprüsü altından ve köprünün orta yerinden hız kesmeden geçişine devam etti.


Üzerinde yatay ve dikey durumda bolca vinç bulunan gemi uzaktan Hintlilerin çivili yatağına benzer bir görüntü sergilese de gemi, gerçek anlamda limanlarda konteynır düzenlemesi için kullanılan vinçleri yük olarak taşıyan bir tür kargo gemisi olarak hizmet veriyor.
ZHEN HUA
Bayrak: St Vincent Grenadines [VC], AIS Gemi tipleri: Cargo, Brüt Tonaj (GRT): 28559, Detveyt: 30451 t, Tam Boy x Tam Genişlik: 229.75m × 32.26m, Yapım Yılı: 1984 (Sihirli Gazete haber girişi saat: 13.40)

24 Mart Pazar'ı İstanbul Boğazı 300 metrelik CMA CGM VOLGA'yı Marmara'ya yolcu etti
Boyu 299.95 metre, eni 48.2 metre olan CMA CGM VOLGA adlı Malta bayraklı, 2015 yapım yılına sahip konteynır gemisi, Karadeniz yönünden gelip, durgun güneşli bir bahar havasında Boğaz’ı süzülerek geçip, saat 09.30’da Marmara Denizi’ne ulaştı. Geminin ilk durağı ve rotası Ambarlı görünüyor.
İçi dışı konteynırlarla dolu olan yaklaşık 300 metrelik gemiye Boğaz geçişi boyunca kurtarma römorkörü eşlik etti.

22 Mart Cuma günü Karadeniz yönünde Boğaz'ı geçen FRONTIER WOYAGER
Boğaz'dan her gün yüzlerce, toplanda binlerce yukarı aşağı geçiş yapıyor. Hepsinin de kendine has özellikleri dikkat çekiyor. FRONTIER VOYAGER Bayrak: Panama [PA] AIS Gemi tipleri: Cargo Brüt Tonaj (GRT): 92379 Detveyt: 180737 t Tam Boy x Tam Genişlik: 291.9m × 45m Yapım Yılı: 2012 detayları taşıyor.
Gemide belirgin özellik ise yaşam mahallinin son derece küçük tutulup, rüzgarı göğüsleyecek ve kırlangıç tabir edilen kaptan köprüsünün geminin hızını kesmeyeyecek şekilde destekli ince ayaklar üzerinde dizayn edilmiş olması.


En ideal görünüm ve avantajlı olanı ise 23 Mart'ta geçen asma kırlangıçlı DELTA SPRİT tankerinde göründü.

18 Mart Pazartesi akşamı Boğaz'ı geçen 300 metrelik konteynır.
Pazartesi saat 17.00 yi biraz geçiyordu ki 600 parça gemiye sahip, içlerinde 400 metre ve üstü büyüklükte konteynırı da olan acentanın 300 metrelik bir gemisi iskele sancak tarafında iki römorkör eşliğinde sessizce geçip Karadeniz yönünde gitti. Geminin ismi MAERSK KYRENIA yapım yılı 2001, Bayrak: Hong Kong [HK] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 80609 Detveyt: 88669 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.99m × 42.8m.

18 Mart Pazartesi akşamı Boğaz'ı geçen 300 metreden beş santim eksik konteynır.
CMA CGM VOLGA Bayrak: Malta [MT] AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard A (Major) Brüt Tonaj (GRT): 95793 Detveyt: 113800 t Tam Boy x Tam Genişlik: 299.95m × 48.2m Yapım Yılı: 2015.

18 Mart pazartesi Boğaz geçişi yapan ZIM SHANGHAI 300 metre boyunda, 32.2 eninde
"Ne kadar dar, o kadar hızlı. Ne kadar geniş, o kadar dengeli" sözünü doğrularcasına 32 metre eninde ki gemi emsallerinden daha kısa sdürede Boğaz geçişini tamamladı.
Otomobil alırken ustalar güneşte kaportaya şöyle bir uzaktan bakarlar, araçta kaporta tamiri, çekiç darbesi varsa hemen güneşte belli olur, akşam güneşinde eğer o gözle bakılırsa, saç kaplama üzerinde gemi dalgalarda epey bir yıpranmış, yüzeyde gölgeler belirmiş.

15 Mart'ta bitmeden hizmete açılan Kabataş İskelesine vapurlar yanaşmaya başladı
Boğaz'dan Karadeniz yönünde geçmekte olan gemi SEAWAYS YOSEMITE Bayrak: Marshall Is [MH] AIS Gemi tipleri: Tanker Brüt Tonaj (GRT): 62775 Detveyt: 112969 t Tam Boy x Tam Genişlik: 250m × 44m Yapım Yılı: 2009.

15 Mart Cuma sabahı Yağmur bekleyen İstanbul'da her yer, her şey gri görünüyordu
Boğazlar'dan tankerler, konteynır, kargo, dökme yük, turist, özel amaçla inşa edilmiş gemilerinin yanısıra zaman zaman da savaş gemileri geçiş yapıyor. Bunlardan birisi de 619 bordo numarasıyla Rus donanmasına ait savaş gemisi. i 15 Mart saat 08.50'de Karadeniz yönünden Marmara'ya ağır seyir hızıyla geçiş yaptı.
Geminin burun kısmında üç yelekli, biri arka güvertede bir görevli dışında görünen kimse yoktu.

KAPTAN BU NE HAL BÖYLE, ARMATÖR GEMİSİNİ GÖRMÜYOR MU?
Bazen talepler artıyor işer öyle yoğunlaşıyor ki, geminin boyası sefer sonrasına kalabiliyor. Uzaktan bakınca tersaneden kaçmış, macunlu gibi görünen ama aslında gemilerde macun olmadığı için görünenin astar boyası olan ve Boğaz'ın gediklilerinden Yunan tankeri Arkadai Hellas, su seviyesi altı boyasız olarak sefere çıkmış.

KABATAŞ'TA BİR CUMARTESİ MİSAFİRİ, NENE HATUN ACİL MÜDAHALE GEMİSİ
24 Ekim 2014 tarihinde Yalova Altınova'da bulunan Sefine Tersanesi'nde törenle denize indirilen ve yüzer Acil Müdahale Gemisi NENE HATUN 45 kişilik 16 nat hızında.

T
ürk mühendis ve işçiler tarafından iki yılda inşa edilen Acil Durum Müdahale Gemisi "Nene Hatun" 87.80 metre uzunluğunda 18 metre genişliğinde 19,5 metre kalıp genişliğinde olup, azami Draft 7,40 m. 45 personel ve 20 kazazede taşıma kapasitesinde. Gemi tarafından her türlü hava koşulunda deniz üzerinde, Gemi Kurtarma, Çeki, Yangın Söndürme, Dalış Hizmetleri, Dinamik Konumlama (DP II) Hizmetleri, Kazazede Barındırma, Deniz Kirliliği Tespit ve Mücadele, Deniz Kirliliği Analiz, Helikopter Hizmetleri, Açık Deniz Kontrol ve Komuta, Stand-by bekleme gibi hizmetler veriliyor.
Gemi içerisinde, acil durumlarda kurtarılan kazazedelerin ya da Gemi personelinin acil bakım ve tedavilerinin yapılacağı 20 yatak kapasiteli bir hastane bulunuyor. Hastane Gemi içerisinde ana güverte kısmından rescue-zone'dan erişimi kolay bir lokasyon da oluşturuldu. Rescue Zone'dan ana güverteye açılan bağlantı koridorları ve kapılar sedye taşımaya uygun genişlikte yapıldı. Hastane içerisinde, Hastane Çağrı Sistemi, Lavabolar, Tıbbi Dolaplar, Banyo, Tuvalet-lavabo, 20 adet hasta yatağı, yetere sayıda sandalye, yatak sayısı kadar etajer, her yatağın başına çekilmiş sabit oksijen hattı, her yatak başında priz ve tedavi hizmetlerinde gerekli olan tüm ilaç ve tıbbi malzemeler bulunuyor. Bu gemi çevre kirliliğine karşı araştırma, 100 metreye kadar dalgıç hizmetleri verebilme özelliğine sahip vurguna karşı gerekli önlemlerin alınabileceği sistem odası olan bir gemi". Helikopter de bu gemiye inebiliyor.
Hiperbolik Oksijen ünitesi var.
Öte yandan 200 tonun üzerinde çekim gücü olan Nene Hatun, Dünyadaki 3 arama-kurtarma gemisinden birisi, yüksek bir mühendislik harikası gemi, Kutup bölgesine gidip araştırma yapabilecek kapasitede yapılıp eksiklerinden dolayı gidemeyen arama/kurtarma gemisi 4 Mart 2019 da bir süre Kabataş önlerinde bekleyip, Beylerbeyi tarafına geçti.

İHTİYACA GÖRE GEMİ İNŞA EDİLİYOR
Boğazlar'dan öylesine ilginç gemiler geliş gidiş yapıyorlar ki bu nasıl gemi dedirtiyor. Bazen konteynır, tanker, dökme, yük gemileri bazen de özel taşıyıcı platform gemiler hizmet veriyor. Yükün cinsine göre gemi parçaları bölüm bölüm inşa edilip platform taşıyıcılarla nakil işlemi yapılıyor, fabrika parçaları, ıslanmaya müsait aksamlar yine bu tip gemiler sayesinde taşınıyor. Geminin kaptan köprüsü, bacası, yaşam mahalli de ön bölümde toplanıyor.

05 Şubat 2019'da geçen COSCA SHIPPIN ne eksik ne fazla boyu tam ÜÇYÜZ Metre
Adalar açıklarında Odessa Limanına gitmek üzere Karadeniz'den Marmara'ya deniz trafik akış yönünün tersine dönmesini bekleyen COSCO SHIPPING/PANAMA adlı gemi, 11.00 sularında kendisine refakat eden römorkör eşliğinde Boğaz'dan geçiş yaptı. Bayrak: Marshall Is [MH], AIS Gemi tipleri: Cargo - Hazard B, Brüt Tonaj (GRT): 93702, Detveyt: 117366 t Tam Boy x Tam Genişlik: 300m × 48.25m, Yapım Yılı: 2016 özelliklerini taşıyan 300 metrelik konteynır gemisi geçişi sırasında Boğaz'da deniz trafiği normal seyrini sürdürdü.


Boğaz'da trafik özel durumlar haricinde gece gündüz demeden durmaksızın devam ediyor.
Marmara'da yoğunluk varsa öncelik aşağıdan yukarıya yani Karadeniz'e veriliyor, Karadeniz'de yükleme yapmış dolu gemiler mümkün olabildiğince bekletilmeden Marmara yönüne kıyı emniyet romörkörleri refakatinde sağlanıyor.

AHŞAP SÜRME İSKELEDEN, METAL HİDROLİK İSKELE KAPAĞINA

Şehir hatları vapurları iskeleye yanaşınca yolcunun bir tarafa toplanması veya denizin med-cezir olayları nedeniyle iskele vapur arasında farklı seviyede meyil oluşur, bu seviye farkı nedeniyle inişi binişi kolaylaştırmak için altlarında küçük rulman tekerlekler bulunan demir tırabzanlı ahşap sürgüler iskeleden gemiye sürülürdü.
Bu sürme sırasında vapurun bitimine gelen sabırsız yolcuların sürme iskelenin vapura verilişi sırasında ayağına çarptığı da, topuğu takılıp düşenlerin olduğu vuku bulan olaylar arasında yer alırdı.
Her şeye rağmen vapurun iskele seviyesinin çok altında kaldığı hallerde sürülen iskelenin meyili hatırı sayılır düzeye ulaşırdı.
Bu gibi durumlarda günümüz vapurlarında bile son sistemler, ihtiyaca cevap veremiyor.




Yeni yapılan vapurlarda artık bu uygulama yerine hidrolik kumandalı vapur yanaşınca araba vapurlarında olduğu gibi kapak iner kalkar sistem kullanılıyor. Bu sayede hem yolcu vapur yanaşmadan iskeleye sabırsızca atlamasının önüne geçiliyor hem de geçiş, tekerlekli valizler, çocuk pusetleri, bisikletler için düzgün zemin sağlanıyor.

KABATAŞ İSKELESİ MARTI PROJESİ'N DE MARTI'DAN VAZGEÇİLEREK 15 MART'TA İSKELE İNŞAATI BİTİRİLMEDEN HİZMETE GİRDİ.!


Yapımına 2016 yılı Ağustos ayında başlanan Kabataş İskelesi hızlı başlamış, ne var ki kısa süre sonra çalışmalar hızını kaybederek bekleme dönemine girmişti.
2018 yılı sonunda tekrar başlayan inşaatta martı projesinin kanatlarını oluşturacak olan yolcu salonu akaryakıt istasyonu yanında yapılarak yağmur ve kar yağışı altında çatısı örtüldü.
Bu arada devam etmekte olan Adalar seferlerine ilaveten Üsküdar, Kadıköy yolcu motoru seferleri de başlatıldı. Projenin orta bölümünü oluşturan büyük iskelenin yanaşma yerlerine lastik kaplama yapılırken iskele arka bölümde su olacak şekilde bırakılan alan kum dolduruldu.
Muhtemelen denizin med cezir olaylarında görülen yükselme hareketi ne bir tedbir olarak sahile duvar çekilme hazırlıklarına geçildi.
İstanbulluların pek beğenmediği, Boğazın güzelliğine yakıştıramadığı, ütü, düdüklü tencere, ufo benzemesi yaptıkları yeni model gemilerin iskeleye uyumsuz olduğu gözlendi. Özellikle yandan karın bölgesinden yolcu alıp veren klasik vapurlara oranla, burundan yolcu indirip bindiren yeni tip vapurların uzantı şeklinde ki iskeleye yanaşmada emanet durum sergiledi, dalgalı lodos havalarda süreli kalamayacağı belirgin şekilde görülebiliyor.!

ŞEHİR HATLARI VAPURLARININ YANAŞTIĞI İSKELE YOLCU SALONLARINDA Kİ DUVAR PANOLARI?
Kamuya açık olan ve yolcuların görmeleri için asılmış olan duvar resimlerinin fotoğraflarının çekimlerine her nedense iskele güvenlik görevlileri, BEŞİKTAŞ İSKELESİNDE "İskelede fotoğraf çekmek yasak" diyerek mani oluyorlar.
Yasağın makul ve mantıklı bir nedeni var mı?
Beşiktaş İskelesi gibi çinileri, ahşap oymaları, seramik panoları, mimarisi, tarihi geçmişi ile turistik değeri bulunan, kameralarla gözetim altında tutulan bir iskelede bu tip yasaklamaların ülke turizmine, turiste, sanata açık şekilde olumsuzluk yaratacağı, yetkililerin buna bir çare düşünmeleri gerekiyor. Ayrıca sanat eserinin önüne gişe koyup görüşü kapatmak da hoş değil.

BOĞAZİÇİ DOPDOLU
İstanbul Boğazı'nın en kritik noktalarından birisi de Arnavutköy Akıntı Burnu, burada gemi geçişleri büyük dikkat ve titizlik yapılıyor, sonrasında artık Marmara Denizi görünüyor ve kılavuzla, refakatçi römorkörle Sarayburnu açıklarında ayrılış gerçekleşiyor, gemiler ya Kumport, Körfeze, Tekirdağ Limanına ya da Çanakkale Boğazı'na yönelip, Ege'ye açılıyor.
Boğaz'ın riskleri yüzünden hiçbir kaptan etrafa bakarak seyir zevkine erişemiyor fakat geçtiği güzergâh üzerinde her iki yakada da birbirinden değerli eserler barındırıyor. Biz sadece fotoğrafta görünenlere bir bakacak olursa Boğaziçi Köprüsünün sol bacağından itibaren önce Anadolu yakasında olmak üzere en arka fonda mimarisiyle hayranlık uyandıran Kuleli Askeri Lisesi, Çengelköy, Beylerbeyi Sarayı, Kuzguncuk yalıları, camileriyle Üsküdar, Salacak, Harem, Haydarpaşa, Kadıköy ve İstanbul'un şaheser simgesi Kızkulesi kalıyor.
Avrupa yakasının da diğer yakadan aşağı kalır tarafı yok. Ortaköy Camisi, Çırağan Sarayı ile Ortaköy'ü aşıp Beşiktaş'a geliyoruz. Denizcilik okulu, Galatasaray Üniversitesi, Devlet Konuk Evi, oteller ile Beşiktaş İskelesi, Barbaros Hayrettin Paşa anıtı, Türbesi, Deniz Müzesi, Resim Heykel Müzesi, Dolmabahçe Sarayı, Dolmabahçe Saat Kulesi, Camisi omuz omuza yer alıyor.
Fotoğrafın diğer bölümünde kalanlarla Beşiktaş Arena Stadı, Kabataş'a ve Galataport açıklarından Galata Kulesi, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Ayasofya silueti ile Ahırkapı Fenerine veda ederek Sarayburnu geçiliyor.
Refakatçi römorkör eşliğinde yol alan gemi 300 metrelik bir konteynır gemisi olan "Maersk Klaıpeda" da Boğaz'ı geçen yüzlerce gemiden biri.

İSTANBUL'DA OCAK LODOSU İÇ HATLAR DENİZ TRAFİĞİNİ ETKİLEDİ

2019'un ilk haftasında başlayan aralıklı kar yağışı ile bir buçuk günlük sürede yüksek kesimlerin beyaza, deniz seviyesinde sadece çatıların beyaza büründüğü İstanbul'da hava lodosa dönmesiyle deniz seferlerinde aksamalar yaşandı. Özellikle küt burunlu önden yolcu alan vapurların sulara gömülmesi dikkat çekti.


Halic tersanesinde Halic'te çalismasi için yapılan teknelerin Bogaz hattina verilmesi ile lodos en çok onları etkiledi. Sirkeci seferi yapan araba vapurlarının da Boğaz geçişlerinde dalgaları yandan almamak için geniş kavisler cizmek zorunda kaldıkları görüldü.
Öte yandan Kadıköy seferi yapan ŞH vapurları dalgakıran içinde nispeten yol alırken, Boğaz'dan transit geçişlere refakat eden, eskortluk yapan römorkörler görevlerini aksatmadan Marmara Karadeniz arasında adeta mekik dokudular, birikime meydan vermeden canla başla çalıştılar.

2018'in son gününde İstanbul Boğazı'ndan Parça Parça Gemi Geçişi


Bünyesinde birçok lüks yolcu gemisi bulunan sahip firmanın 2020 yılında yolcu taşıması planlanan yapım aşamasındaki 'Büyülü Prenses' isimli gemi gövdesi, römorkörler yardımı ile ana gövdeye monte edileceği İtalya'nın Monfalcone Limanına götürülmek üzere Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na saat 14.00'de giriş yaptı.
Önü ve arkası kapalı gemi bölümünü Mehmetçik adlı römorkör ve sahil güvenlik botunun da eşlik ederken, Paraggi adlı römorkör zincirle çekerek Avrupa yakasına yakın seyri ile 31 Aralık 16.30’da Marmara’ya açıldı.



Konunun uzmanı olan denizciler, parça parça inşa edilip birleştirilen gemilerin son yıllarda çokça görüldüğünü, geminin omurgasını teşkil eden merkez tulani ve kaburgası diyebileceğimiz enine ve boyuna takviyelerle birlikte tüm kesit bir bütün olarak hesaplanıp, doğru yapılmış bir eklemenin hiç bir riski olmadığı şeklinde görüş belirtiliyorlar.

İSTANBUL BOĞAZI PETROL PLATFORMU GEÇİŞİ NEDENİYLE 27 ARALIK PERŞEMBE GÜNÜ TAM GÜN TRANSİT GEMİ GEÇİŞİNE KAPATILDI...


İstanbul Boğazı'ndan 5 bin 235 groston hacminde, 52.4 metre uzunluğunda Panama bayraklı 'GSP Saturn' adlı petrol platformu geçişi için Boğaz trafiği iki yönlü durduruldu.
Yağışız, rüzgarsız, dalgasız havada gerçekleşen geçişte, dört römorkörlü refakatçi grubun sabah 08.00'de Karadeniz’den kanala giriş yaptığı yolculukta 15.45 itibariyle BOĞAZİÇİ KÖPRÜSÜ altına gelindi. 17.30’da Platform geçişi rekor sayılabilecek bir sürede Kızkulesi açıklarında tamamlandı.
Sabah sekizde başlayan ve DOKUZ BUÇUK saatlik kürek hızından daha yavaş süren yolculuk boyunca Boğaz çift yönlü transit geçişlere gün boyunca kapalı tutuldu.
Kurtarma 3, Kurtarma 5, Kurtarma 7, Kıyı Emniyeti 8'in bulunduğu grup içinde bulunan ve platformun arkasında görev yapan iki Kurtaran römorkörünün motorsuz, dümensiz platformu rotasında ilerletmek için üstün caba sarfettiği, frenleme ve yönlendirme amaçlı platforma paralel duruşları dikkat çekti.

27 Aralık Günü Boğaz Trafiğinin kapalı olması nedeniyle 28 Cuma günü sıradaki tankerler birbiri arkasına geçmeye devam ettiler.


Petrol Platformu GSP Stürün'ün geçişi nedeniyle çift yönlü kapalı kalan Boğaz trafiği, bir sonraki gün birbiri arkasına geçen gemilere sahne oldu.
Saat 13.30 Marmara'dan Karadeniz yönünde Boğaz'a giren ALATAU 249.97 x 43.8 m boyu ile ham petrol tankeri.
Alatau tankerini RED MOON tankeri nizami aralıkla takip etti. Liberia bayraklı 2012 inşa tarihli gemi, 274x48 04m boyu ile boş olarak aynı yönde Boğaz'ı geçti.
Boğazdan geçen bir başka büyük tanker ise 15.00 sıralarında giriş yapan RIDGEBURY NICHOLAS A tankeri oldu. Tanker 277 x 50 metre 2007 yapım tarihli tanker de diğerleri gibi güneşli, dalgasız, rüzgarsız denizde yol aldılar.




Tankerler devamlı olarak Novorossiky’den ham petrolü yükleyip Trieste’de boşaltıyorlar, oradan da Avrupa’ya dağıtılıyor. Karadaki petrol boru hatları Trieste’den başladığı için taşımalar bu nedenle Trieste’ye yapılıyor.


Rıdgebury Nıcholas tankerine Kabataş önlerinde gelişini bekleyen Kurtarma 3 römorkörü Boğaz süresince refakat etti.

Karadeniz'den gelip Haydarpaşa Gümrük sahasına giren Sea Line gemisi farklı gövde yapısı ile dikkat çekti...
Gemi dengesiyle alakalı olarak, balast kapasitesini artırmaya yönelik gemiye sonradan eklenmiş olan çıkıntılar geminin dışında dışarı taşmalar bir tür modifiye olarak yer alıyor.

Dentur Avrasya Kabataş İskelesi Martı Projesinin bitmesini beklemedi
Kabataş Üsküdar yolcu hattında 06 Aralık 2018 Perşembe yolcu taşımacılığı başladı.

Önceleri araba vapurları, sonraları Şehir Hatları vapurları en son olarak da yolcu motorları ile yapılan Üsküdar Kabataş motor taşımacılığı Martı projesi inşaatı nedeniyle durdurulmuş, hat Beşiktaş üzerine kaydırılmıştı.
Aralık ayının ilk haftasında Dentur Avrasya işletmesi küçük yolcu botlarıyla yeniden başlayan seferler sabah 08.00'den akşam 20.00 saatleri arasında karşılıklı olarak sürekli yapılıyor.
(Hafta sonu Üsküdar'dan ilk sefer 08.15, Kabataş'tan ilk sefer 08.30'da başlıyor) Üsküdar'dan gelip tramvaya binecek yolcular için avantajlı görünüyor. Seferler nakit ödemeli yolcu için 5.00 TL, kart kullanan yolcular 2.60 TL, öğrenciler için yolcu bileti için 1.25 TL ücret ödeniyor. Seferler Adalar motor iskelesinden yapılıyor.
Öte yandan uzun bir süre inşasına ara verilen Kabataş İskelesinde motor iskelesine yakın akaryakıt istasyonu bitişiğine demir karkas üzerine kaplama ile yolcu salonu yapımı devam ediyor.

ACENTA BOTLARI
Demirde ve alargadaki gemilerin eli ayağı olan acente motorları, her derde deva, onca derde şifaoluyor.
Acente Botları gemilere kumanya ve malzeme taşıyor. Yoğun çalıştıkları için kendilerine bakmaya, boyamaya pek vakitleri de ne yazık ki olamıyor.
Bu motorlar, yaz kış, gece gündüz, lodos, keşişleme, fırtına demeden her türlü havada demirli gemilere ihtiyaç veya ulaşım sağlamak için hizmet veriyorlar. Bu tip tekneler harap ve bitap olabiliyor ama yaptığı iş çok önem taşıyor.
Demirde ve alargadaki gemilerin eli ayağı olan acente motorları, her derde deva, onca derde şifaolarak görülüyor. Bu tekneler denizciler acenta botlarını gemilerin eli ayağı olarak görüyorlar. Her tür işe koşup, ikmal, malzeme, personel taşıyorlar.
Karaköy Yüzer İskelede Fahri Korutürk ŞH vapuruna yanaşmış bulunan bu motor da işletmeye kiralık iskelelerdeki lastiklerin değişim işlerini ve sadece İskele usturmaçalarının ve ahşap işlerinin bakımını yapıyor.

Onlar bunu hep yapıyor
Kabataş Üsküdar Beşiktaş arası yolcu taşımacılığı yapan motorlar, transit gemilerin pervanesinin dibine kadar hız kesmeden gidip daha sonra dümen suyunun ve akıntının etkisiyle hedefledikleri noktanın çok uzağına savruluyorlar.


Özellikle pervaneden uzak durulması tabelayla belirtilen ve geçecek olanların en az 100 metre pervanenin uzağından geçmesi gerekiyor.
Bilhassa yolcu motorlarının yakın seyirleri sonucu Karadeniz'den Marmara'ya akan üst akıntı, sert esen rüzgarlar ve gitmekte olan geminin dümen suyunun itiş gücüyle açığa savrulan tekneler, daha sonra gitmek istedikleri hedef noktaları için daha fazla yakıt harcıyor, zaman kaybediyor, yolu uzatmış oluyorlar.
Ayrıca geminin arka tarafında seyir halinde ki diğer tekneler üzerine sürüklenme riski de her zaman bulunuyor. Yolcu motorlarının hızlarını 2. 3. 4. fotoğraflarda görüldüğü üzere transit geçiş üstünlüğü olan gemilerin geçişine göre ayarlamaları gerekiyor.

Haydi İstanbul VAPURUNU SEÇ!
2006 Nisan ayında istanbul Belediyesi tarafından yaptırılacak olan yeni Şehir Hatları vapurları için model konusunda halkın isteğine uygun olarak seçim yapmak için Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş tarafından kampanya başlatılmış, İnternet üzerinden, İstanbul Bülteni dergisi ve borşürler basılmıştı.



Sunulan sekiz ayrı modelin ortak özellikleri olarak vapur boylarının 59 , eni ise 11 metre, hızının 16 deniz mili, seyir emniyetinin maksimum seviyede olacağı, yolcu iniş çıkışların tam emniyetli , manevra kabiliyetinin mevcutların çok üstünde, iç dizaynları klasik, ferah ve konforlu olacağı ve son olarak sekiz ayrı model içinde en çok oyu alan geminin 2007 yılı içinde hizmete gireceği belirtilmişti.




Vapurlar inşa edildi, Beyoğlu, Fatih, Beykoz gibi isimlerle başta Boğaz hattı ile Kadıköy, Karaköy, Eminönü gibi diğer hatlarda hizmete girdiler. Ne var ki İstanbullulara ankette sorulan vapurların baca yapıları, direk yerleri hiç de sunulanlar gibi olmadığı görüldü.
Özellikle bacanın büyüklüğü ile iki direk arasında olması gereken mesafeyi tutturmak için iyice öne çekilen ön direk yer itibariyle daha önce hiç bir şehir hatları vapurunda görülmeyen yerde olması yadırgandı, mevcut gemilere oranla estetik kaybı, özellikle bacadan sonrası için "kısa kalmış" ifadesi ile vurgulandı.


Ender Görünen Deniz Olayı "Orkoz" 27.11.2018 Akşam saatlerinde başlayan Orkoz etkisi nedeniyle Boğaz Deniz Trafiği üç saat kadar geçişlere kapatıldı.


Özellikle İstanbul Boğazı'nda görülen, doğal olarak, kuzeyden güneye doğru olan akıntının, lodos nedeniyle güneyden kuzeye doğru yönelmesi sonucu oluşan akıntı türü olarak bilinen orkoz, gemi trafiğinin durmasına neden oldu.
Orkoz nedeniyle, Boğaz, akşam saatlerinden itibaren büyük gemi ve tankerlerin geçişine kapatıldı.
Yaklaşık 3 saat kapalı kalan Boğaz trafiği, saat 21.30'dan itibaren normale döndü ve Boğaz'ın Karadeniz girişinde beklemede kalan gemilere geçiş izni verildi.
ORKOZ NEDİR
İstanbul Boğazı'nda görülen, güçlü bir ters akıntı türü olan Orkozlar, başta lodos olmak üzere güneyden kuvvetli rüzgârların Marmara Denizi'nin sularını kuzeye yığmasından ötürü oluşuyor. Bu zamanlarda Boğaz'ın Marmara girişinde sular yarım metreye kadar yükseliyor.
Boğazı Marmara yönünde geçmek isteyen gemilerin yoğunluğu nedeniyle 28.11.2018 tarihi gün boyunca yukarıdan aşağıya gerçekleşirken hava şartları sert rüzgar ve dalgalı deniz olarak yağışla beraber etkisini sürdürüyor.


02 Aralık 2018 Pazar günü 16.30 Karadeniz yönünde Boğaz Köprüsü altından geçmekte olan Phıl Otimus adlı boş gemi ön demir yerinden ve arka sağ tarafından denize dökülen su neyin göstergesi olabilir, gemilerden dökülen her atık su pis mi dir? Sihirli Gazete, okurları için konuyu uzman denizcilere sorarak araştırdı.

Serkan Aydemir:
Gemide düz güverte olduğundan dolayı trimin etkisi ile kıç taraf frengi deliğinden çıkış yapıyor. Geminin yangın pompası devrede, zincirlikler basınç yaptığından dolayı sancak kıç taraftaki yangın hidrantı basınç düşürülmesi için açıldı ve sancak kıç frengi tapasıda güvertede oluşan suyu tahliye için açıldı.
Soğutma suyu o kadar kıç tarafta ve yüksekte olmaz. O çıkış frengi çıkışıdır.
Ege Dönmez: 
Overboard ballast çıkışı, yani ballast suyu değil, yardımcı soğutma suyu. Çıkışı kıça doğru iyi bakıldığında görüldüğü gibi ya da güverte deniz suyu açıktır. Boğaz geçişinde ırgatlar demir fundoya hazır iken deniz suyu soğutma ile ırgatlar devrededir. Ballast ile alakası yok. Dikkatli bakıldığı takdirde, iskele demir göz loçanın oradan deniz suyu çıkışı var. Gemiler boğaz ve dar kanal geçerken (risk faktörlerinin yoğun olduğu, seyirde özellik isteyen yerler) alması gereken bir takım önlemler vardır. Bunlardan bir tanesi de her iki demirin göz den fundoya hazır olmasıdır.
Olası bir makine veya dümen arızası yada insan hatası durumunda geminin üstündeki yolu, ivmeyi düşürebilmesi ve gemiyi durdurabilmek için gemi demirleri fundo edilerek sağlanır. Bu gemide geçiş öncesi önlem almış ve gerekli kontrollerini yaparak emniyetli seyir icra etmektedir.


Dünyanın en büyük inşaat gemisi ünvanlı dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" 22.11.2018 11.40 itibariyle İstanbul Boğazı geçişini Kaptan Ali Cömert kılavuzluğunda tamamlayıp Marmara'ya açıldı.

Geminin geçişi sırasında Boğaz deniz trafiği normal seyrini sürdürdüğü gözlenirken, Sirkeci, Harem seferini yapmakta olan araba vapuru, rotası üzerinde bulunan dev geminin transit geçiş hakkı kuralına uyarak arkasından dolaşıp yoluna devam etti. 2.5 mil seyir hızıyla rahat bir geçiş yapan geminin hafif pus ve yağmur yağışı, ılık esintili havada Anadolu yakası sahiline yakın seyrederek mükemmel bir organizasyonla problemsiz geçiş yaptı.
Kılavuz Ali Kaptan yönetiminde 10 römorkörün refakat ettiği dev gemi, Çanakkale Boğazı çıkışına dek iki gün önceden hazırlanan römorkör diziliş ve görev planı uygulaması gerçekleştirildi.

İSTANBUL BOĞAZ'I DENİZ TRAFİĞİ, İKİ GİDİŞ BİR GELİŞ!
30 Eylül 2018 Pazar, saat 14.52 Üsküdar Deniz Trafik Kulesi önü.

Deniz muhabiri veya kaptan, reis, balıkçı, denizci olmaya gerek yok, seyir halinde ki gemilerin tanker, dökme, kuru yük gemisi olması da hiç önemli değil. Elinizi vicdanınıza koyunuz, Üsküdar-Beşiktaş veya Beşiktaş-Kadıköy ya da Üsküdar-Karaköy seferi yapan yani Boğaz'ı dikine veya çapraz geçiyorsunuz, yolcu motoru da olabilir, şehir hatları vapuru da, özel yatta olabilir, denizin ortasındasınız, yolcunuz var, yok ve bu tabloyla karşılaştınız. Ne yaparsınız?


(Sihirli Gazete haber girişi 30 Eylül 2018).

Tuzla'da bir tersanede inşa edilen ve yerlilik oranı yüzde 90'ı aşan, 400 milyon liraya mal olan ORUÇ REİS Marmara'ya açıldı.
Boyu 86, genişliği 22 metre olan gemi, yakıt ve su depolarıyla erzak depoları tam dolu şekilde göreve çıktığında 35 gün boyunca denizde kalabiliyor. Ekonomik ömrü 30 yıl olan gemide, 28'i araştırmacı, 27'si gemi adamı olmak üzere
55 personel görev yapıyor.
Gemide değişik açılarda aktif 35 kamera bulunuyor. Açık denizlerde iki ve üç boyutlu derin sismik arama yapabilecek kapasitede sevk ve manevra sistemlerine sahip olan MTA Oruç Reis gemisiyle petrol ve doğalgaz araması yapılacak. Bunun yanı sıra geminin sağladığı verilerle, karada deniz altındaki devamlılıkları izlenmesi kapsamında kıta sahanlığı gibi stratejik öneme sahip bilimsel araştırmaların yapılması amaçlanıyor.


MTA ORUÇ REİS gemisi Haydarpaşa Rıhtımında.

Dünyanın en büyük inşaat ve dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit", geri döndü.
Rusya'nın 477 metre boyunda ve 124 metre genişliğindeki boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" 07.45 sularında Kızkulesi önlerine gelip, Marmara'dan Karadeniz'e doğru geçiş yaptı.
Dev geminin geçişi nedeniyle İstanbul Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı kendi gücüyle yol alan gemiye altı römorkör uzak refakatte bulundu.
Rüzgarsız, dalgasız, son derece elverişli bir havada ağır seyir süren dev geminin geçişine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait sahil güvenlik ve kurtarma gemileri de eşlik etti. Güney Kore'de inşa edilen gemi, dünyanın en geniş boru döşeme gemisi olarak tanınıyor.

Boğaz gezi tekneleri, disko topu gibi...
Dolmabahçe kalkışlı olup deniz trafiğinin oldukça fazla olduğu Boğaz'da gezi düzenleyen teknelerin bir iskele, bir sancak tarafında yeşil kırmızı iki lamba olması gerekir. Boğaz'da ki gezi tekneleri Arap yolcuları ile çıktıkları gezi turlarında ise abartılı renk ahenk ışıklı süsler, dikkat çekiyor.
Seyir halinde tekneleri gören kaptanlar, "Tam rezalet, böyle seyir olmaz. Dünyanın en tehlikeli boğazında.
Ne silyonu belli ne borda feneri
" diyerek görüş belirtiyorlar.
Boğaz'da geçişe tanık olanlarca bu tür bir arabesk gösterişin etrafa yaydıkları seslerle lunapark, pavyon benzetmesi de yaparken, "Göz alıyor, önü arkası belli değil, bunun denetimi yok mudur"? diyorlar.



Deniz taşımacılığında istiap haddine ne kadar uyuyoruz?
Vapurların üst raf veya dolaplarda şöyle bir tabela vardı "can yelekleri tavandadır, adedi şu kadardır" diye, o tabelalar veya yazılar hala var mıdır bilemiyorum. Dünya kadınlar Günü'nü Boğaz gezisiyle taçlandıranların Kabataş'tan hareketi.
Denetimsiz tamamen şansa bırakılmış bir deniz yolculuğu İstiap haddi denen bir kural var Yaz yolcu kış yolcu denen kişi sayısı liman Başkanlıklarınca tekne modeline göre belirtilmiş olmasına rağmen denetimsizlikler nedeniyle bazen kural ihlali yaşanabiliyor.
İhbarları değerlendiren Deniz Polisi karşılaştığı teknelerde yolcuyu saydırıp aşırı sayıda ise kaptana cezasını kesiyor, ehliyetine bir süre el koyuyor.

Karaköy'ün yeni akıllı iskelesi, eski yerine, lodosda batan eski iskelede olduğu gibi iki köşesinden zincirlerle karaya bağlandı
Karaköy'de bulunan Kadıköy-Haydarpaşa seferlerini yapan şehir hatları gemilerinin kullandığı Karaköy Yüzer İskele şiddetli bir lodosta batması önlenemişti. Tuzla tersanesinde yenisi yapılan, iç donanımı Haliç tersanesinde gerçekleştirilen iskele. Haziran ayı başında Karaköy'de ki eski yerine kalın zincirlerle bağlandı.
81 metre boyunda, 27,6 metre genişliğinde, yedi buçuk metrelik yüksekliğe sahip, iki bin ton ağırlığında ki çelik İskelenin kara ile bağlantısı arasında yaklaşık 50 cm lik bir kod farkı bulunuyor.
Temmuz ayında yolcuların hizmetine giren ve Akıllı İskele olarak tanımlanan, karaya zincirle bağlı yüzer İskele, deniz yüzeyindeki çöpleri çevresinde biriktirmeye başladığı da görülüyor.

Yapımına Ağustos 2016 da başlanan ve metro ile entegre olması tasarlanan inşaat çalışmaları güzergah üzerinde muhtemelen Dolmabahçe Sarayı çevresinde tarihi eserlerle karşılaşılması üzerine anıtlar kuruluna bırakılarak beklemeye geçildi. Projenin belirsiz geçikmeye neden olacağı belirtildi. İskeleye adını veren Kabataş'ın yavru martıları n yavruları da uçmaya başladı!

İnşaat ve dev boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit", İstanbul Boğaz'ın dan geçti.
Rusya'dan Türkiye'ye direkt doğalgaz akışını sağlayacak Türk Akımı gaz boru hattı inşaatında çalışan 477 metre boyunda ve 124 metre genişliğindeki boru döşeme gemisi "Pioneering Spirit" İstanbul Boğazı'ndan geçti.
Dev geminin geçişi nedeniyle İstanbul Boğazı transit gemi geçişlerine kapatıldı.
Güneşli hafif puslu ve rüzgarlı bir havada yol alan gemi saat 02 Mayıs 2018 saat 05.30 sıralarında Karadeniz'den İstanbul Boğazı'na girdi. 13.05 Beylerbeyi Sarayı önlerine gelen gemi, 13.30 sularında Kızkulesi açıklarından Marmara Denizine açıldı. Yolculuk süresinde iki arkada, biri Nene Hatun adlı olmak üzere üç römorkör önde refakat etti.
Kendi motor gücüyle yol alan geminin Boğaz'ın üst akıntısı hızıyla ağır seyrettiği gözlendi. Dev geminin geçişine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait sahil güvenlik ve kurtarma gemileri eşlik etti. Güney Kore'de inşa edilen gemi, dünyanın en geniş boru döşeme gemisi olarak tanınıyor. (Haber girişi 13.40)

FLAŞ Haber: 07 Nisan Cumartesi 2018 saat 15.25
Boğaz'ın tarihi yapılarından
Hekimpaşa Yalısına gemi çarptı

Ana makinası stop ederek güpe gündüz yalıya çarpan gemi, 225 metre boyunda arpa yüklü "Vitaspirit" adlı dökme yük gemisi. Malta bandıralı gemi, Karadeniz'den Marmara yönüne geçiş yaparken Fatih Köprüsü altında dümen gücünü kaybederek 300 yıllık Hekimbaşı Salih Efendi Yalısına çarpması sonucu yalıda büyük hasar oluştu
Hekimpaşa Yalısı FSM köprüsü Anadolu ayağı altında bulunuyor, arkasında ki yamaç ise sık bitki örtüsü ile kaplı. Çarpan gemi LPG tankeri olsaydı, patlama neticesinde korulukta yangın çıksaydı, facia olabilirdi.
NE SİS VARDI
NE DE BİR FIRTINA


Güpe Gündüz Milyonda bir rastlanan olay gerçekleşt, makinalar stop etti.
Çarpışmanın hemen öncesindeki basına yansıyan ürkütücü telsiz konuşmaları.

Kıyı Emniyeti:
Demirleyebilirsiniz. Tamam.
Kurtarma 3: Harun Kaptan, Tam yol geliyorum üzerinize.
Klavuz Kaptan: Sancak demiri funda edeceğim, kaptan etmiyor.
Bütün sorumluluk bende diyor.
Kıyı Emniyeti: Harun kaptan dümen dinliyor mu şu anda?
Kılavuz Kaptan: Dümen dinlemiyor.
Sahile oldukça yaklaştık.
Çarpacak gemi büyük bir ihtimalle.
Sancak demiri iki kilit tutmaya çalışıyorum. Kıç sahile yaslasın diye.
Kıyı Emniyeti: Kurtarma 3, şu an tam yolda mısınız?
Kurtarma3: Doğrudur tam yolda ilerliyorum.
Klavuz Kaptan: Makine tam yol verdi ama mümkün değil kurtaramayız.
Sahile çarpacağız.
Kıyı Emniyeti: Harun Kaptan dümen dinlemiyor anlaşıldı, demir atamıyor musunuz?
Klavuz Kaptan: Kaptana iki kere söyledim atmadı.
Şimdi sancak demiri atıyoruz.
Kıyı Emniyeti: Tamam bir an önce atın. Emergency dümen de mi çalışmıyor?
Alamıyor musunuz dümeni sancağa?
Klavuz Kaptan:
Şu anda hiçbir şey çalışmıyor, tam yol yalıya doğru gidiyoruz. Çok sert bir şekilde çarpacağız...
Kaza anı ve sonrası fotoğrafları mynet.com sitesine aittir.






BOĞAZ YALILARI, GEMİ KAZALARINDA DAHA AĞIR HASAR GÖRÜYOR
Yeni dev gemiler eskisine oranla daha iyi ve hızlı gidebilmesi için burunları "Bulb" olarak ifade edilen uzantılarla inşa ediliyor. Bulb gemiye hız kazandırmak için olup, seyir sırasında suyu kabartıyor, sular bulb üstünden aşağıya inerken bulbun altına dolananarak su geminin kafasını yukarıya doğru kaldırıyor ve sürtünme azalıp hızı artıyor.
Halk arasında buzkıran sanılan, aslında olmayan bulblu gemiler üzerindeki dalga tepesi ile pruvadaki dalga çukuru birbirlerini sönümleyerek düz bir hâle gelir ve böylece dalga direncinde azaltma olarak geminin hızı artıyor.
Bulb olan gemiler, burnunda demir yerinin altında bulb olduğunu ifade eden işaret taşıyorlar. Bulb, yunuslama ve kafa sallama hareketinin hıza ve strese olan negatif etkisini azaltıyor. Gemi bakımından faydalı olan bulb, ne var ki çarpma ile sonuçlanan olası yalı kazalarında bıraktığı hasar daha büyük oluyor. Bulp olmayan gemilerde çarpma sadece gemi burnu ile sınırlı kalırken, su seviyesi altında ki bulp direk evin temeline girerek yapıyı da yukarı kaldırıp geriye itiyor.

Hekimpaşa Yalısına kafadan giren Vitaspirit adlı dev gemi, burnu ile üst katları yıkarken bulb ile temeline zarar verdi.
Dev gemilerin önünde bulunan "Bulb" bazen sekiz metre uzunluğuna kadar erişiyor.
Kılıç balığının burnunda uzanan kılıç gibi burun hizasını geçer boyutta ki "Bulb" su dolan haznesi içinde bir veya üç ön pervane olabiliyor. Pervanenin var olduğu da geminin her iki yanında işaretle belirtiliyor.
Yalıya giren gemi burnuyla üst katları yıkarken, bulb ile temeli oyup geri itiyor. Hekimpaşa Yalısında görüldüğü üzere bulb temele kamyon girmiş gibi oyuk açıp tornistanla geri çekildi, dipte bıraktığı hasar görülmedi.
İki geminin çarpışması halinde ise bulb tarafından geminin su seviyesi altında çarpma ile açılan delik yara alan geminin kısa sürede batmasına neden oluyor.
Uzman deniz adamları bu durumda çarpan geminin tornistan yerine bulb kısmını çarptığı yerden çıkarmadan sahile dek yaralı gemiyi aynı pozisyonda yavaş yavaş itmesini sağlık veriyorlar.



Literatüre göre, "bulb" ilk olarak Bremen (1929) ve Europa (1928) adlı yolcu gemilerinde uygulanmış. Çok yüksek, sanki balast tankları boş gibi görünen bu gemide ise bulb, gemiye hız kazandırma fonksiyonunu kaybetmiş.

İSTANBUL BOĞAZI'NIN GEMi GEÇİŞİNDE KRİTİK NOKTALARI... 
Arnavutköy Akıntı Burnu, Boğaz'ın en sert akıntılı, en sıkıntılı yeri olarak gösteriliyor. Fotoğrafta görünen kayıkların çekek yeri günümüzde kaldırılmış bulunuyor. Tekneyle Boğaz'a çıkılırken bu çekeklere çok yakın geçilir ama yinede akıntıyı geçemeyip karşı sahile Kandilli'ye vurdurulurdu. Orayı da geçemeyenler tekrar önceki sahile geri dönerlerdi.  Bir saat kadar uğraşmadan sonra ancak Bebek Koyuna girilebilirdi. Arnavutköy ve Kandilli akıntılarına karşı mücadeleden sonra, Rumelihisarı akıntısını da geçerken makine iyice hararet yapar, dinlendirme ihtiyacı belirir.

Boğaz'ın her dönüşü dev gemiler için tehlike arz ediyor
Karadeniz'e çıkarken Kızkulesi Kandilli umuryesi feneri. 
Marmara'ya inerken Büyükdere Körfezi.  Yeniköy burnu. 
Rumelihisarı Burnu. 
Arnavutköy Akıntı Burnu. 

Bilhassa dikkat kesilecek, önemli, kritik noktalar olduğu gösteriliyor. 
Kandilli'ye gidip iskelenin soluna doğru uzanan ve yalıların önünden geçen yaya yolundan bakılırsa, yukarı çıkan gemilerin sahile çok yakın geçişi gözlenebiliyor. 
Bununla beraber tecrübeli uzak yol kaptanları, Kanlıca Burnu'nun diğer burunlara göre pek tehlike arz etmediğini konusunda görüş belirtiyorlar.

VAPURLARDA DENİZ OTOBÜSLERİNDE FİLİKALARIN YERLERİNİ VE KULLANIMINI BİLİYORMUYUZ?
OLASI ACİL DURUMLARDA FİLİKA YERİ ARAMAMAK İÇİN ÖNCEDEN BİLİNMESİ GEREKEN YENİ FİLİKALAR.

Hızla değişen teknolojiden gemiler de nasibini alıyor, tasarımlar koşullara göre değişiyor.
Değişiklik gösteren unsurlar arasında ortaya farklı şekilde çıkanlardan biri de acil durumlarda son çare olarak yedekte bekletilen filikalar.


Günümüzde ilk bakışta filika yokmuş gibi görünen gemilerde aslında Life Raft olarak bilinen kapalı ve açık hali ile kullanıma hazır filikalara ilave olarak bulunduruluyor.
Gerek suya iniş şekilleri gerekse bulunuş şekilleriyle farklı konumda olan filikalar günümüzde otomatik olarak şişebilen özellikler barındırıyor.
Klasik filikaya benzemeyen görünümleriyle özel donanımlar halinde, yolcu taşıyan vapurlarda, deniz otobüslerinde yer alıyor.
Yük gemileri ve tankerlerde farklı iniş şekilleriyle deniz adamlarının "Allah kimseye kullanmayı mecbur ettirmesin" diye ifade ettikleri, gemiden denize kızaklar üzerinde kayarak inen okyanusta gece gündüz yardım beklemeye uygun filikalar, hazır bekletiliyor.
Bu değişim sonucu filikalar gibi konuyla görevli olan mürettebat arasında güverte yardımcıları, seyir yardımcıları, tüm donanımlar, yerini modern ekipmana bırakıyor, bunun sonucu olarak haliyle vapurların, gemilerin, siluet ve kabin görünümleri de değişiyor.
234 km sahil şeridi bulunan Su Şehri İstanbul'da özellikle vapurla yolculuk edenlerin konuyu hafızalarında olgunlaştırmaları, Boğaz'dan geçiş yapan ve Haydarpaşa Limanında ki gemileri incelemeleri yararlı görünüyor.

"YARIM PORSİYON GEMİ" İSTANBUL BOĞAZINDAN GEÇTİ
İstanbullular 15 Nisan 2018 Pazar sabahı 09.15 sularında Üsküdar önlerine gelen yaklaşık 150 metre gövdeli henüz bitmemiş yarım porsiyon bir gemi geçişine tanık oldular. Bordosunda RULL 6272 yazılı olası yolcu gemisi ön ve arkasında iki römorkör eşliğinde Marmara'ya açıldı.
Geminin bir başka tersanede inşa edilecek, muhtemelen diğer ön bölümüne ait olan parçaları üst güvertede taşıdığı gözlendi.

Hızla betonlaşan İstanbul'un simgesi Kızkulesi'nden batı ve doğu yönüne bakış...


İstanbul'un simgesi Kızkulesi'ne en iyisi Salacak sahilinden düz bakmak!.
Eğer Kızkulesi'nin adasına, kulenin seyir terasına, ayak basıp şöyle bir zevkle istanbul'u seyredeyim diyenler için en iyi bakış doğrultusu Sarayburnu'n dan başlayan Haliç girişine dek uzanan, Ahırkapı Feneri, Sultanahmet Camisi, Ayasofya, Topkapı Sarayı silueti içeren tarihi eserlerin sıralandığı Tarihi Yarımada'ya bakmak.
Eğer Avrupa yakasına bakacak olursanız kıyıda Dolmabahçe Sarayı, yanıbaşında TC. Başbakanlık Çalışma Ofisi, bunların ensesinde ve çevresinde ise ürkütücü kuleler yer alıyor.
Anadolu yakasına bakacak olursanız bu defa Harem gümrüklü saha dökme gemiler, konteynerleri, vinçleri görüyorsunuz.

Not: Fotoğrafların çekiliş tarihi 2018 Nisan bahar ayı olmasına rağmen, çevrede yeşil renk görülmediği için başlıklar yeşil yazılmıştır!.

ŞAKA GİBİ
10/MART/CUMARTESİ/2018 İstanbul Boğazı'nda ani ısınan hava nedeniyle yoğun sisin hüküm sürdüğü ve
saatlerin 13.05'i gösterdiği bir öğleden sonrası.
Arka arkaya çalan gemi düdükleri arasında Kabataş-Üsküdar mevkiinde sisin içinde hayalet gibi görünen, aksi yönlerden gelen iki büyük gemi, (muhtemelen tanker) tek yönlü deniz trafiğinin uygulandığı, dünyanın en tehlikeli su yollarından biri olan İstanbul Boğazı'nda hem de seyir trafiğini düzenleyen deniz trafik kulesi önünde geçiş yapıyor!...

AFFET BİZİ EMEKTAR "PAŞABAHÇE"
Beykoz girişinde 2010 yılından bu yana yatan "PAŞABAHÇE", Marmara sularında, Adalar hattı, Yalova'ya, ekspres seferler yapan, Fenerbahçe, Dolmabahçe gibi yol yapan gemilerimizden di. (Fahri Korutürk, Bahçekapı adlı gemilerimiz hariç). Geriye yaslanmış asil duruşlu, sülün gibi estetik görünüşlü, sessiz çalışan, lodostan en az etkilenen şehir hatları vapuru, 1952 yılı sonunda başladığı seferlerinde seyir halini, iskeleye yanaşmasını, ayrılışını seyretmek başlı başına bir zevk veren bir vapurdu.
73,84 metre boyu, 13.30 metre eni, 1700 yolcu kapasitesi ile Paşabahçe türünün en yaşlısı, 16,5 mil seyir hızıyla en hızlısı olup, İtalya tersanelerinde doğmuş olan Paşabahçe, sonunda emekliye ayrıldı, sakin bir köşeye çekildi, Beykoz Belediyesi sahiplendi, önceleri, müze olacağı söylendi, salonlarında kermesler düzenlendi.
Adalara gidenleri, onların yazlık eşyalarını, Bursa, Uludağ yolcusunu Yalova'ya, Yalova'dan adaların pazarlarına ürünleriyle gelen pazarcıları taşıyan sürat postası Paşabahçe, günümüzde 2018 yılı itibariyle kıçtankara bağlı olarak Beykoz Belediyesi binası önünden Boğazı seyrediyor. Akıbeti meçhul, harabeye dönmüş olan "Paşabahçe" vapuruna giriş yasak, kıyıdan bakanların paslanmış, çürümüş, azaları azalmış, bakımsız kalmış, öksüz bir yaşlı gibi kaderine terk edilmiş vapurun enkaza dönen halini görenler duygularını "Yakından bakınca içimiz sızlıyor" diye ifade ediyorlar!


MARTI PROJESİ KABATAŞ'A DEĞİL BEŞİKTAŞ'A UYGULANMALIYDI
Üsküdar'dan, Kadıköy'den Beşiktaş İskelesine inenler ya Bahçeşehir, Yıldız Teknik gibi üniversitelere ya Maslak Kampüsüne gidiyorlar. Boğaz hattı Ortaköy gibi yerler yine Üsküdar'dan gelen yolcuların ilk tercihleri oluyor. Çalışanlar ise Barbaros Bulvarı hattı üzerinde bulunan ofislere, Levent çevresine, sanayi sitesine, Atatürk Sanayi Sitesine ve fotoğrafta görünmeyen Maslak plazalarına gidiyorlar. Dolaysıyla Kabataş'a transfer istasyonu kurmak yerine Beşiktaş merkez üssü olmalıydı. Yapılmakta olan metro hattına yolcular Beşiktaş'tan da binebilirdi. Beyoğlu'na çıkmak için zaten Kadıköy'lü Karaköy'e geliyor, Yüksek Kaldırım'dan yürüyerek veya tünelle İstiklal'e ulaşıyor, Taksim'e bir vitrin sırasında gidip diğer vitrin sırasından dönüyor. Eğer yolcu Kadıköy'den gelip tarihi yarımadaya veya Yeşilköy, Esenler tarafına gidecekse ve tramvaya binmek isterse Kabataş'tan kalkan tramvay Karaköy, Eminönü, Sirkeci'den de geçiyor. Öte yandan Galataport liman inşaatı bitiminde Kabataş-Karaköy arasına gelecek turist otobüsleriyle araç trafiğinin bugünden daha fazla yoğunlaşması bekleniyor!

KADIKÖY'DE KURBAĞALIDERE KÖPRÜSÜ YENİLENİYOR....
Yetersiz kaldığı için kensel dönüşüm çerçevesinde 23 Aralık 2017'de araç trafiğine kapatılan köprünün yıkımı yapılırken, yayalar için dere üzerine kurulan yüzer dubalı yaya köprüsü hizmet veriyor.
Yapım süresi 90 gün olacağı belirtilen bir gidiş bir geliş trafik hattı olan köprünün Mart 2018'de yeni köprünün yapımı sona erdiğinde genişletilmiş haliyle iki gidiş iki geliş olarak kullanılacak, Fikirtepe Salı Pazarı bağlantısı rahatlamış olacak.

HALİÇ'DE İŞLER YOLUNDA
İstanbul'un bugüne dek yapılmış en büyük projesi olan Haliç, eski belediye başkanlarından Bedreddin Dalan tarafından gerçekleştirilip hayata geçirilmişti. Haliç'e boşalan atıklar borularla arıtma istasyonuna aktarılmış, çevre düzeni sağlanmış, kokudan arındırılıp, seyirlik cazibe merkezi haline getirilmişti.
Proje gereği Sarıyer Çayırbaşı'ndan Kâğıthane Deresine döşenen boru hattı ile de Karadeniz'in binde 16 gibi tuz oranı düşük temiz deniz suyu ulaştırılmış, bu sayede Haliç ve Kağıthane Deresi'nin durgun suyunda sirkülasyon sağlanmıştı.
Kâğıthane Deresi kıyısında bulunan tarihi Sadabat Camii önünde yer alan çeşitli seviyede ki kademelerle akan suyun oksijen oranını da yükseltilerek Haliç'te canlı türlerine yaşama imkânı yaratılırken, su rengi de günden güne berraklaşıp, maviye büründü. Kartpostallara konu olan Sadaabat Cami çevresinde bulunan yeşil alan, kayıklar, güller, çiçekler, çevrede dolaşan martıları ile tarihte ki günleri aratmıyor, yatırımcılara gelecek vaat eetmiş görünüyor.!

KADIKÖY'DE RESTORASYON'A DEVAM EDİLİYOR....
Tedbirsizlik sonucu 28 Kasım 2010'da çıkan yangınla İstanbul'un simgesel tarihi yapılarından biri olan Haydarpaşa Tren Garı çatı katı, saat ve binanın iki kulesi geçiken müdahale sonucu büyük hasar görmüştü.
Bina cephesine ve kulelere kurulan iskelelerde
, 15 dakikada yanan çatının restorasyonuna ise geçen yedi yıllık süre boyunca ancak bu duruma gelebildi. Fotoğraflanma tarihi olan 27.07.2017 itibariyle restorasyona devam ediliyor.
Öte yandan Adalar seferlerinin yapıldığı Kadıköy Vapur İskelesi de yolcu salonunda kurulan iskeleler ve çatı çalışmaları ile yenilenip iyileştirilirken kesintisiz devam eden Kadıköy-Beşiktaş vapur seferleri de sürüyor.

BEŞ AYDA BU KADAR OLDU Her iki yapıda 27.12.2017 itibariyle restorasyona devam ediliyor.

Yangın geçiren Haydarpaşa Garı'nın sol kule çatı kaplaması bitirilerek iskelesi söküldü, garın önünde ki iskelede ise şehir hatları gemilerine mazot transferi yapılıyor!. Kadıköy-Beşiktaş vapur iskelesi restorasyonu bitiyori. Nisan 2018


20 Kasım 2010'da çıkan yangında beş dakika içinde çatısı yanan tarihi Haydarpaşa Garında 2019 Temmuz ayı itibariyle restorasyona devam ediliyor.

07/2017 İstanbul Galata Limanı'nda ki durum.
İki yıldır hiç bir turist gemisinin uğrayamadığı İstanbul Limanı Galataport Projesi çerçevesinde eski rıhtım binaları ve antrepoların yıkıldığı gözleniyor. Özellikle limanın simgesi sayılan yolcu salonu yıkımından geriye saadece saat kulesi kalmış.

12/2018 İstanbul Galata Limanı'nın durumu.
01/Mart/2019 İstanbul Galata Limanı'nın kuleli ana binası ve Denizcilik İşletmesi binasının durumu.

08/Temmuz/2019 İstanbul Galata Limanı'nın son durumu.

LİG ŞAMPİYONU BEŞİKTAŞ
O3 Haziran 2017 Cumartesi günü Kabataş tarihi günlerinden birini yaşadı sabahın erken saatlerinden itibaren stat çevresine gelen taraftarlar Beşiktaş stadı önünde Dolmabahçe Kabataş arasında toplanan çok sayıda tekne ile beraber meşaleler, havai fişekler, sloganlarla Beşiktaş'ın şampiyonluğunu kutladı.

Beşiktaş - Üsküdar Motor İskelelerine Dikkat...!


Kabataş İskelesi Martı projesi nedeniyle hiçbir önlem alınmadan Beşiktaş İskelesine nakledilen Kabataş - Üsküdar seferleri nedeniyle Beşiktaş İskelesi'nde yolcu yoğunluğu daha da arttı.

Gerek yolcu güvenliği gerekse insan itibarı gibi konular göz önüne alındığında, motorlara giren çıkan yolcular turnikelerde birbirine karışmış, engellilerin, yaşlıların zorlukla kullanabildiği iskeleler ve çevreleri gerçekten kördüğümden farksız hale gelmiş.

Durum Üsküdar İskelesi çevresinde de Beşiktaş İskelesi çevresinden faksız.
Yolcu motorlarından inen yolcular durakta bekleyenler, büfeler, gereksiz şehir mobilyaları, satıcılar, araç trafiği arasında sıkışmış. Karşıdan karşıya geçmekte bile zorlanan yayaların rahatı ve özellikle güvenliği için çok geç kalınmadan acilen önlem alınması kaçınılmaz görünüyor.


İDO dış hatlarında dev indirime gitti!
Pendik Yalova arası araç geçişi 39 TL'ye sabitledi...

Araç içi yolcu ücretini ise sadece 1 TL olarak belirledi. 1 Mart’tan itibaren geçerli olacak yeni fiyatlarla Pendik’ten Yalova’ya özel aracıyla seyahat eden 4 kişilik bir aile, körfezi sadece 42 TL’ye geçebilecek.
İDO ayrıca Yenikapı-Bursa, Yenikapı-Bandırma ve Yenikapı-Yalova hatlarında da araç fiyatlarında yüzde 20 indirim yaparak araç içi yolcu fiyatını sabitledi.


Misafirlerine her zaman keyifli, konforlu, güvenli ve avantajlı fiyatlarla yolculuk deneyimi yaşatan İDO, en sık tercih edilen dış hat hızlı feribot seferlerinde araç içi yolcu fiyatlarında sabit fiyat kampanyası başlattı.
İDO, Pendik-Yalova hattında araç fiyatını 39 TL’ye sabitlerken, araç içi yolcu ücretini sadece 1 TL olarak belirledi. Yeni fiyatlarla İstanbul Pendik’ten Yalova’ya, otomobil+4 kişi, 42 TL’ye gidebilecek. Bu sayede karayolu ile yaklaşık 2 saat süren ve minimum 60 TL’lik yakıta mal olan 135 kilometrelik Pendik-Yalova arası, İDO feribotu ile 45 dakikada, sadece 42 TL’ye aşılabilecek.
Misafirlerine yakıt tasarrufunun yanı sıra keyifli ve konforlu bir yolculuk deneyimi de yaşatan İDO, diğer dış hat hızlı feribot seferlerinde de dev indirim yaptı. İDO, Yenikapı hareketli Bursa, Bandırma ve Yalova feribotlarında araç fiyatını yüzde 20 aşağı çekti.
Aynı hatta araç içi yolcu fiyatı da en düşük fiyatlarla sabit hale getirildi.
Buna göre Yenikapı-Yalova feribotu ile araç geçişi 39 TL’den başlarken, araç içi yolcu 10 TL; Yenikapı Bandırma araç geçişi 119 TL’den başlarken, araç içi yolcu 25 TL; Yenikapı-Bursa araç geçişi 69 TL’den başlarken, araç içi yolcu 15 TL olacak. Yeni indirimli fiyatlar, 1 Mart 2017’den itibaren geçerli olacak.

İDO, 1 Ocak 2017 tarihinde, körfez geçişinde önemli bir hat olan Eskihisar-Topçular arasında da yüzde 25 indirim yapmış; araç geçişini tek yönde 45 TL’ye, gidiş-dönüşte ise 80 TL’ye düşürmüştü.

İDO YENİ YILA İNDİRİMLİ YENİ TARİFESİ İLE GİRDİ ...
Körfez Köprüsüyle başlayan rekabet yolcuya yaradı.

İDO’dan, Eskihisar – Topçcular hattında yüzde 25 indirim İDO’da, rotanızı değiştirecek indirimler başladı.
İDO, yeni yılda ilk avantajlı fiyat uygulamasını 1 Ocak 2017 itibariyle yüzde 25 indirimle Eskihisar – Topçular arasındaki geçişlerde yaptı.
Eskihisar – Topçular hattında otomobil ve binek araç tek yön ücreti 45 TL olarak belirlendi.
Aynı kategoride gidiş dönüş bilet tercih edildiğinde ise ücret 80 TL olarak uygulanıyor.


Her yıl milyonlarca misafirine trafikten uzak, keyifli seyahat deneyimleri yaşatan İDO, Eskihisar- Topçular seferlerine büyük indirimlerle devam ediyor. 1 Ocak 2017 tarihi itibariyle bu hatta araç tiplerine göre yeni fiyat listesi de aşağıdaki gibi belirlendi:

Araç Sınıfları Araç Tipleri Tek Yön Gidiş-Dönüş
1 Otomobil, Binek araç (Otomobil Ruhsatlı) 45 TL 80 TL
1+ Minivan (Kamyonet Ruhsatlı) 50 TL 90 TL
2 Jip, Arazi taşıtı, Minibüs, Midibüs (1-20 Yolcu), Kamyonet (>4.000 Kg) 55 TL 100 TL
2+ Kamyonet (<4.000 Kg), Kamyon (4.000 Kg ve üzeri), Midibüs (21 Yolcu ve üzeri) 70 TL 130 TL
3 Kamyon (3 Aks ve Üzeri) ve 2 Aks Otobüs 105 TL 190 TL
4 3 Aks Otobüs - 3 Aks Tır 105 TL 190 TL
5 Dorseli Çekiciler (4 Aks ve Üzeri) - 4 Aks Otobüs - Tır 160 TL 300 TL
6 Motosiklet 13 TL 20 TL İDO’nun kış tarifesi kapsamında biletlerinizi, www.ido.com.tr adresinden, İDO gişelerinden, 0850 222 44 36 no’lu İDO çağrı merkezinden, İDO acente noktalarından ya da cep telefonunuza yükleyeceğiniz İDO mobil uygulaması üzerinden satın alabilirsiniz.
İDO Harem - Sirkeci hattında misafirlerini bekliyor.
İDO, yoğun talep alan Harem - Sirkeci hattında sefer sayısını artırdı.
İDO, misafirlerinden gelen talepleri göz önünde bulundurarak Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazartesi-Cumartesi günleri önceden 07:00'da başlayan seferlerini
artık 05:30'da başlatıyor.
Bu sayede İDO, günlük mevcut sefer sayısına yaklaşık 6 sefer daha ekledi.
Deniz ulaşımının lider markası İDO, doldur boşalt sistemi ile çalışan Harem - Sirkeci araba vapuru hattında Pazar günleri ise her zaman olduğu gibi misafirlerine 07:00 - 21:30 saatleri arası hizmet vermeye devam ediyor.


İSTOÇ DENİZ TEMİZLİĞİ İÇİN SÜREKLİ İŞ BAŞINDA!
İstanbul 515 km lik sahil şeridiyle turistik ve önemli bir su şehri. Haliyle deniz hergün temizlenmek istiyor.
Bazı sahiller akıntıya kapalı olduğu için çöpleri biriktiriyor, bazı sahiller karadan dökülenlerle kirleniyor.
Gerek Boğaziçi sahilleri gerekse Haliç kıyıları Belediyenin İstaç tekneleri ile sürekli temizlenmeye çalışılıyor.
Temizlik aracı teknenin önünde bulunan iki kepçe birbirine yaklaştırılarak deniz seviyesinde yüzmekte olan çöpler bu şekilde toplanmaya çalışılırken, görevlilerce fileli balık kepçesiyle karadan da çöplere ulaşılmaya çalışılıyor.



Profesyonel ekip ve modern araçlarla, yaklaşık 5 milyon m² deniz yüzeyi alanını periyodik olarak temizlenmeye çalışılırken, şiddetli yağışlar sebebiyle dereler yoluyla taşınan yüzer atıkların deniz yüzeyine dağılmalarını bariyerler ile önlem alınmaya gayret ediliyor. Tüm sahil, iskele, ve yürüyüş bantlarının temizliğini plan çevresinde rutin olarak gerçekleştiriyor.
Yaz ayları boyunca İstanbul’un genelinde yaklaşık 4 milyon m² olan plaj alanını mobil temizlik ekipleri ve özel maksatlı plaj temizleme makinası ile temizliyor.
Ayrıca Deniz yaşamını ve eko sistemini olumsuz etkileyen katı atıkları profesyonel dalgıçlarlarla ve modern ekipmanlar, faaliyet gösteriyor.
Haliç, dere ağızları ve koy gibi noktalarda biriken ve suyun sığlaşmasına neden olan yıllık ortalama 170.000m³ dip çamurunu özel teçhizatlı temizlik araçlarıyla çıkarıp bu çamurun bertrafı sağlanıyor.

TRANSİT DEV GEMİLERE BU KADAR YAKLAŞMAYA GEREK VAR MI ?
Üst ve dip akıntılar, rüzgarlarla direk yol almanın pek te kolay olmadığı Boğaz'da ilk geçiş hakkı transit gemilerin olup, iki yaka arasında sefer yapan şehir hatları vapurları, feribotlar, yolcu motorları, deniz otobüsleri kurallara riyayet ederek geçiş hakkı kurallarını harfien yerine getiriyorlar.
Ne var ki denizde çatışma kuralları, transit geçiş yapan gemilere 100 metreden fazla yaklaşılmamasını da şart koşuyor. Buna uymayarak transit geçiş yapan dev tankerlere, dökme gemilere aşırı derecede yaklaşılıyor.
Bilhassa Üsküdar - Eminönü, Karaköy hatlarında sefer yapan yeni alınan şehir hatları vapurları ve Beşiktaş - Kadıköy seferleri yapmakta olan yolcu motorları zaman zaman yaklaştıkları geminin geçişinin hemen sonrası bitiminde dümen suyuna girdikleri sık sık görülüyor, akıntı nedeniyle aksi yönde rotadan uzaklaştıklarına rastlanıyor.

İDO'DA KLASİK OTOMOBİL RÜZGARI
İDO, İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği'nin İzmir'in 94. kurtuluşunu anma gezisine ev sahipliği yaptı.
Birbirinden dikkat çekici yaklaşık 36 klasik otomobil 8 Eylül Perşembe günü İDO Yenikapı - Bandırma seferini kullanarak İzmir'e hareket etti.
Bandırma'dan Akhisar'a ve sonrasında da İzmir'e geçen olan otomobiller İzmir'in Kurtuluşunu anma törenlerine katıldıktan sonra 10 Eylül Cumartesi İDO Bandırma – Yenikapı seferini kullanarak gezilerini noktaladılar.

KABATAŞ İSKELE DURAĞINDA BİR AĞAÇ DAHA KURUYARAK EKSİLDİ.
Beşiktaş Dolmabahçe boyunca sıralanmış tarihi çınarlar stadın önünde ara verip Kabataş set altına dek uzanıyordu.
2016 ilk baharına kadar yemyeşil olan çınarlardan biri diğerleriyle aynı şartlara muhatap iken birden bire garip şekilde kurudu. Belediye görevlileri önce kuruyan ağacı budama yoluyla dallarını kestiler, bir süre sonra sonra gövdesini ortadan ikiye böldüler, bir hafta sonra 12 Ağustos Perşembe öğlen saatlerinde ise iş makinesi ile kökünden çıkarttılar. Kuruma nedeni anlaşılamayan tarihi çınarlardan biri daha eksilirken, yerine genç bir çınar fidanı dikildi.


"Mavi Bayrak" mı Yoksa Kahverengi mi?
Dünyanın Gözbebeği İstanbul Boğazı'nda sözün bittiği yerlerdeyiz!.

Bazı fotoğraflar vardır altına hiç bir şey yazılmasa da kendi konuşur, işte bu da onlardan biri.
Yıl 2016 Ağustos ayı Dünyanın İncisi gözbebeği, fantastik şehir dediğimiz öve öve bitiremediğimiz İstanbul ve iki kıtayı ayıran doyumsuz güzellikte ki İstanbul Boğazı.
Beylerbeyi Camisi önünde ki durum ise içler acısı, bir tarafta denize boşalan kanal alt üst akıntılarla boğaza yayılırken, manzarayı seyretmeye hava almak için gelip oturan, çay içen yemek yiyen insanlar.
Sadece Beylerbeyi mi Çengelköy'e veya daha ileriye hatta karşı yakaya geçince boncuk mavisi denize karışan 364 gün kahverengi, kurban bayramında kesilen kurbanların kanı ile bir gün de kırmızı yıllar boyunca akan dereler, kanalizasyonlar, lağım kanalları.
Karadenizden geldi, Tuna Nehri atıkları kirletiyor gibi sebepler üretmek yerine ivedilikle boğaziçine akan lağım lkanalları yok edilmeli, temiz deniz mavi bayrak yüzülebilir demek yerine boğaza yayılan mikroplardan kurtarılmalıdır.
Lağım ağızında balık tutmak, midye çıkarmak veya kıyı boyunca çaybahçeleri, lüks restoranların yer aldığı turistik kentte, motorlarla, gemilerle kıyı kıyı gezerek açık hava müzesi turlarına çıkanlara bu rezalet gösterilmemelidir.

Sihirli Gazete, bu fotoğraflarla izleyicilerinin göz zevkini bozduğu için özür diler.

Şehir içinde hızlı, kolay deniz ulaşımı sunan TAXSEA seferleri başladı
İstanbul’ da yaşanan trafik sorununa yepyeni bir alternatif, dünyanın önde gelen yat markalarının distribütörlüklerinin yanısıra, brokerage, tekne imalatı ve teknik servis alanlarında 2004 yılından bu yana hizmet veren Concept Marine’den geldi. Türkiye’nin en yetkin ve deneyimli firmalarından Concept Marine’in yeni projesi Taxsea, İstanbul Boğazı ve Adalar hattında deniz taksi seferlerine başladı.
Arnavutköy’den Anadoluhisarı tam 5 dk.
Deniz ulaşımını hayatımıza dahil ederek zamanı verimli kullanmak ve trafik stresinden uzak ulaşım sağlamak misyonu ile yola çıkan proje kapsamında Taxsea, İstanbullulara şehir içi ulaşımda konforlu ve keyifli bir seçenek sunuyor. Taxsea 2 standart 3 VIP teknesiyle Boğaz ve Adalar hattında 10 kişiye kadar aktif ulaştırma hizmeti sunuyor.
Buna ek olarak program ve organizasyonlar için günlük, haftalık ve aylık kiralanabilecek teknelerle özel günleriniz için de hizmet veriliyor. Concept Marine kurucularından Haluk Gündoğdu, “Taxsea projemiz ile en iyi bildiğimiz iş olan deniz ulaşımında İstanbullulara konforlu şehir içi ulaşımı sağlıyoruz. Zamanın herşeyden daha önemli olduğu günümüzde tüm altyapı çalışmalarını güvenlik ve müşteri memnuniyeti üzerine kurguladığımız Taxsea projemiz, işimize duyduğumuz heyecanın en yeni halkasıdır” dedi.
Taxsea çağırmak için günün her saati iletişim telefonu: 444 9 093

İstanbullines Feribotlarıyla Yolculuğunuz Sorunsuz Geçecek...
Deniz taşımacılığının yenilikçi markası ‘İstanbullines’, Eskihisar-Tavşanlı (Yalova) hattını kullanacak yolcuları için feribot ringini arttırıyor. Hızlı, ekonomik, konforlu ve güvenli geçişleriyle bilinen İstanbullines, misafirlerini kuyruk çilesinden kurtararıyor.

Yaz aylarında, Eskihisar liman alanındaki araç park sahasını yenileyen İstanbullines, feribotlarını 24 saat çalıştırarak Eskihisar - Topçular hattının alternatif markası olmayı sürdürecek.
İstanbullines’ın, konforlu ve hızlı gemileri sayesinde Eskihisar-Topçular hattında alışılagelmiş 45 dakika süren uzun geçişler artık sadece 25 dakika sürüyor. Körfezi karadan dolaşmadan feribotla geçmek isteyen tüm misafirler için sıra bekletmeden, hızlı konforlu ve ekonomik bir seyahat seçeneği sunuluyor.
Otomobil için en uygun fiyatı, gidiş dönüş 100 TL ve kredi kartı ödeme seçeneği sadece İstanbullines'de uygulanıyor.


Şehir Hatlarına öncekilere hiç benzemeyen yeni tip gemiler katıldı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi için inşa edilen ŞH-Göksu, ŞH-Küçüksu ve ŞH-Durusu isimli 3 yeni gemi İstanbulluların hizmetine girdi.
Deniz ulaşımına yönelik yatırımları kapsamında Özata Tersaneleri’nde inşa ettirdiği modern, ve panoramik vapurlardan, şimdilik Üsküdar Eminönü arası hizmet veriyor. Double&ended tipi yolcu gemileri teknolojik imkanlarla donatıldı. Yeni gemilerin en önemli özelliği engelli yolcuların erişimini daha da kolaylaştırması. Yüksek manevrası, modern tekne yapısı, hızı, konforu ve iki yönlü hareket kabiliyetine sahip olacak yeni gemiler, mevcut yanaşma manevrasından farklı olarak önden ve arkadan çift yönlü yanaşabiliyor.
Gemiler kontrol kulesi gibi kaptan köşkü ile
gemiden çok iki katlı iskeleye benzetildi.





Fotoğrafın Anlattıkları
Biz 234 km sahili olan Dünyanın sayılı su kentlerinden biri olan İstanbul’da Boğaz’da etrafımızı seyrederek, kah fotoğraf çekerek, deniz havası en çokcası oksijen alarak, açıkta güneş görerek gitmek istiyoruz. İşte onun için klimalı koyu renk camlı salonlarda değil, açık bölümü tercih ediyoruz. Zaten bizim hayatımız dört duvar arasında evde, işte geçiyor biraz oksijen, biraz “D” vitamini alalım istiyoruz. Birazdan vapurdan inince zaten yerin dibine inip, yola güneşi görmeden, suni ışıkla metroda devam edeceğiz. Eğer çok değerli olan pahalı sınırlı zamanımızda “D” vitamini, oksijeni, alamazsak kemik hastalıkları ve başka problemler başlar, hastanelere gider yatakları işgal ederiz, sıkıntı yaşar erken göçeriz.
Diye düşünmüş olanlar vapurun klimalı salonuna hapsolmak yerine açık güvertede gitmeyi terçih ediyorlar.

Gemi burnunda bulunan açılır Baş Kapak uygulamasından vazgeçildi

Bir zamanlar baş kapaktan yolcu ve araç alan gemiler bu uygulamadan vazgeçtiler.
Baş kapaklardan su alıp batan bir kaç gemiden sonra kurallar değiştirilerek, bu tip baş kapaklar yerlerine açılmayacak şekilde solit edildi. Bu işlem sırasında kapak yerine kaynatılarak sabitlendi. Bandırma ve Tekirdağ feribotları gibi.



İSTANBUL BOĞAZI'NDA GEMİLERİN DENİZ TRAFİĞİ TEK Mİ ÇİFT Mİ.........?
Dünyanın en tehlikeli su geçiş yollarından biri olan İstanbul Boğazı deniz trafiğinde tek yönlü geçiş uygulanıyor.
Programa göre Marmara'dan Karadeniz'e, veya Karadeniz'den Marmara'ya geçiş yapacak gemiler kural gereği sıralarını bekliyor.
9 Mayıs Cumartesi akşam saatinde geçiş yönü Marmara'dan Karadeniz'e aralıksız akarken, önce iki savaş gemisi sonra da bir başka ticari gemi Stena Sealine Karadeniz yönünden gelişi sırasında, iki yaka arasında dikine sefer yapan şehir hatları gemileri, yolcu motorları seyir halindeyken çift yönlü kullanıldı.

Yapmayın Şunu... Gemiler kamyon değil ki frene basınca, tornistan yapınca oracıkta dursun!
Çapraz hatların en yoğun olduğu bölgede, birbirini geçen gemiler, Üsküdar-Sarayburnu arasında risk oluşturmaya devam ediyor. 25.Haziran.2011 Cumartesi öğleden sonrasında, Kabataş-Adalar ve Kadıköy-Karaköy-Eminönü arası çalışan yolcu motor ve şehir hatları seferleri ile Harem-Sirkeci araba vapurları, Haydarpaşa-Sirkeci vagon feribotları arasında kılavuz refakatıyla geçen tanker ve dökme gemi, tüm olabilirlikleri hiçe sayarcasına yollarına devam ettiler.

40 YIL ÖNCE 40 YIL SONRA İSTANBUL BOĞAZINDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK...
Dünyanın sayılı su yollarından biri olan İstanbul Boğazında tüzük kurallarına rağmen gemiler birbirlerini geçmeye devam ediyorlar. 19 Mayıs günü çekilen ve sağda yer alan bu fotoğrafta'da görüldüğü üzere Beylerbeyi dönemecinde gemiler birbirleriyle yan yana seyrediyorlar. Deniz trafiğini düzenlemek amacıyla yapılan kuleler'de olası bir çarpışma, dümen arızası, çapraz geçişte arada kalma riski oluşacak durumda bir tekne, turist motoru, şehir hatları gemisi için çaresiz kalacağı aşikar görünüyor. Her iki fotoğrafta da görüldüğü üzere aynı mevkide aynı hata tekrarlanıyor.

BALIK KALMADI DİYORUZ AMA...
İstanbul, Çatalca sahillerinden Silivri sahillerine, Ağva kıyılarından Eskihisar’a varıncaya kadar kilometrelerce kıyı şeridine sahip dünyanın en önemli su kentlerinden biri. Kıyılardan ve tekne ile yakın sahillerden yapılan olta balıkçılığı sayesinde her gün tonlarca balık yakalanıyor. Avlanan balık miktarı görünmeyen ve sayılmayan balıklar için gece gündüz avlanan amatör, yarı amatör balıkçı sayısına şöyle bir göz atarsak yaklaşık en az iki bin kişinin denize olta salladığı sanılıyor. Ve yine bir olta balıkçısının yaklaşık ortalama günde bir kilo balık tuttuğu var sayılırsa bu toplamda günde iki ton taze balık avlanması anlamına geliyor.
En yoğun balık tutulan yerlerin başında Boğaz kıyıları özellikle Arnavutköy-Bebek ilk sırada yer alıyor. Bu mevkiden daha fazla yoğunluk yaşanan bir başka mevkii ise Haliç ağzı özellikle Galata ve Unkapanı köprülerinin üstü olduğu görülüyor. Gündüz balık avcıların yerini gece vardiyasında çalışan balık avcıları alıyor ve köprülerin üstü gece gündüz ayrımı olmaksızın her daim balık avcılarıyla doluyor. Balıkçılar tuttukları balıkları hem kendi evlerine götürüyor hem de tuttukları yerde satıyorlar.
Kıyı balıkçılığını tekne ile yapanlar ise balığın hareket durumuna göre boğazın akıntılı suyolunda, adaların çevresinde, Kızkulesi açıklarında lüfer, çinakop, istavrit, kıraça başta olmak üzere kefalden, minekopa, eşkinaya, izmarite dek çeşitli balıklar tutuyorlar.
Yine bu bereketli deniz, balıkların yanısıra her gün yapılan dip taramalarla İstanbul'un midye ihtiyacını karşılıyor.

Hiç boş kalmayan Galata ve Unkapanı köprüleri üzerinde, günde bir kişi 10 kiloyu aşkın istavrit balığı tutabiliyor.
DİKKAT: Yeni yasaya göre, hobi olarak balık tutmak isteyenler, 20 TL ödeyerek Tarım Bakanlığı, il, ilçe müdürlüklerinden Amatör Balıkçı Belgesi almak zorundalar. 18-60 yaş arası amatör olta balıkçıları eğer izin belgesini, istendiğinde gösteremezlerse 200 TL ceza ödemek zorunda kalacakları belirtiliyor.

İstanbul'un Prens Adalarında sahiller iskele doldu.
Her işletmeye ayrı iskele.
İstanbul’un incileri Prens Adalarına ulaşım, önceki yıllarda sadece şehir hatları vapurlarının yanaştığı tek iskeleyle yapılırken son yıllarda yolcu taşımacığına Deniz otobüsleri, motor taşımacığı, deniz taksi gibi çeşitli araçlar da eklendi. Ne var ki her işletme farklı olduğu için deniz araçları da kendi iskelelerini yapıp kullanmaya başladılar.
Bunun sonucunda bilhassa Kınalıada, Burgazada gibi özelliğini, mimari dokusunu yıllarca korumuş, tarihi yalılara, köşklere, konaklara sahip adaların prestij ve referans sayılacak, yolcunun, turistin turistik adalar hakkında ilk intibaa edineceği dar alana sahip sahil şeridi, çeşitli iskelelerle estetiğini kaybedip bir karmaşa yaşanmasına neden oluyor. Kınalıada’da vapur adeta plajın içinde ki iskeleye yanaşırken iki katlı pembe terminalin ada mimari dokusuna uymayan yapısı, demir korkulukların boyanmasında uyumsuz renk seçimi göze çöp gibi batıyor.
Burgazada'da ise fayton parkı ile çocuk parkının yan yana olması yadırganırken, iskeleler, balıkçı barınağı ile uzanıp giden sahil bantı erişilmez duruma bürünüyor.

Büyükdere İskelesi beklediği ilgiye kavuştu
Öte yandan İstanbul Boğazının tarihi iskelerinden biri olan Büyükdere İskelesi Kazıklı Yol yapımı nedeniyle denizle bağlantısı kesilmiş, yolun deniz tarafına yeni yapılan iskele
nedeniyle hüviyetini kaybetmişti. Heykellerle süslü, Boğaz'ın en güzel yerlerinden biri olan Büyükdere'de ki iskelesi, restore edilerek kamunun kullanımına açık kültür hizmeti veren sanat galerisi, bir lokal ile içinde kafesi, restoranı bulunan bir işletme olarak işterlik kazandırıldı.




2016 Nisan ayı itibariyle emsalsiz güzellikte ki heykelli Büyükdere İskelesinde restorasyon çalışmaları nihayet bitti ve 2019'da iskelenin iki yanı otel, önü restoran ile kazıklı yolun ortasında etrafı çevrilmiş olarak yaşamına devam ediyor.


Yüzyıla yakın geçmişiyle Halas 71, sevdiklerini seçkin bir mekânda ağırlamak isteyenlerin adresi olacak.
Aralarında Türk ve yabancı pek çok devlet adamının da bulunduğu yolcularına yaz aylarında güney kıyılarında, kış aylarında da İstanbul’da hizmet veren Halas 71, hizmet kalitesiyle seçkin davetlerin adresi olmayı sürdürüyor.
Yüzyıla yakın bir geçmişe sahip Halas 71, misafirlerini farklı bir ortamda ağırlamak isteyenlerin ilk tercihleri arasında. Tarihi gemide maksimum 120 kişilik organizasyonlar gerçekleşirken, tüm detaylar davet sahibiyle birlikte planlanıyor. Kendine has ikram tarzı ile sofistike davetlere sahne olan Halas 71, yılbaşı özel partiler, davetlerde konuklara tarihi atmosferi soluyarak nostaljik ve unutulmaz bir gezi yaşatıyor.
İstanbul’un tarihi mekânlarının başında gelen Halas 71, 1914 yılında İskoçya’da inşa edildi. 1923 yılında Şirket-i Hayriye’ye geçtikten sonra kurtuluş anlamına gelen “Halas” adıyla 65 yıl boyunca Şehir Hatları’nda yolcu vapuru olarak hizmet verdi. 1984 yılında özel sektöre devredilen Halas, tamamen çağdaş donanımla restore edilerek lüks kabinli modern turistik bir gemi haline getirildi. 2008 yılında Caroline ve Mustafa Koç’un yönetime geçen Halas, 22 ay süren ikinci bir restorasyondan geçti. Davet mekânlarının yansıra 12 çift kişilik kabinlerinde 24 kişiye kadar konaklama yapılabilen gemi, yüzen bir butik olarak her türlü özel organizasyonlara ev sahipliği yapabiliyor.
 
 

İstanbul "HALİÇ METRO GEÇİŞ KÖPRÜSÜ" BEĞENİLMEDİ !

Haliç Metro Geçiş Köprüsü ortaya çıkarken, kentin silueti batıyor.
İnşaatına 2005 yılında başlanan ve 2013 yılı sonunda ise üzerinde seferlere yapılan köprü, bir çok mimar, kurum, kurulluş ve kentli tarafından olumsuz değerlendirildi.
460 metresi deniz üzerinde olmak üzere toplam uzunluğu 936 metrelik köprü, İstanbul Metrosu’nun aşamalarından biri olarak Haliç Metro Geçiş Köprüsü Hacıosman’dan metroya binen yolcular kesintisiz olarak Yenikapı aktarma istasyonuna ulaşacaktıracak. Buradan Marmaray bağlantısıyla, Kadıköy-Kartal, Bakırköy-Atatürk Havalimanı veya Bağcılar-Olimpiyatköyü-Başakşehir’e kısa sürede ulaşabilmesi hedefleniyor.
Portekiz’de imal ettirilerek üç seferde Haliç’e getirilen 51 parça kazık teknik hazırlıkların tamamlanmasından zemine çakılarak üst yol birleştirildi. 55 metre kule yüksekliğine sahip, 150 milyon Euro ihale bedeli olan, Tarihi Yarımada’nın siluetine olumsuz yönde büyük zarar verileceği görüşünün hakim olduğu köprü inşaatı, 2013 yılı Mart ayında birleşti.
Köprünün Süleymaniye Camii başta olmak üzere, şehir dokusuna uyumsuz görünüşü, Altın Boynuz Haliç panaromasını çirkinleştirdiği ve görünüşü, varlığı ile hem gereksiz hem demir yığınından farksız olduğu ileri sürülüyor.


Yıl sonunda hizmete girmesiyle, Marmarayla entrgre edilecek köprüden günde bir milyon yolcu taşınması planlanıyor.


Altın Boynuz'un İki Renkli "Fil Köprüsü"
Yıllardır kaderine terk edilmiş olan köprüsü şimdi iki renk.
Eski Belediye Başkanı Bedreddin Dalan tarafından dev bir hamle ile temizlenen Haliç'in derinliklerinde Alibeyköy semti sahilinde yer alan metal köprü elektrik kablolarını taşıyan battal bir durumda duruyordu. İstanbul'un en büyük projesi kapsamında temizlenerek ortaya çıkarılan Haliç kıyıları ve çevresi, iş yerleri, fabrika ve depolardan arındırıldıktan sonra köprü rahat bir ortama kavuşmuştu. Kıyı boyunca yürüyüş ve yeşil alanlanlar ayrılmış, parklar yapılmıştı. Günümüzde ise köprü iki renk boyanarak iki yaka arasında geçişi sağlıyor.
Fotoğraflar 1976 ve Nisan 2014 yıllarında çekilmiştir


İstanbul Boğazı'nda yapılan havai fişek gösterisi kutlamaları ilgiyle izlendi.
İstanbul Belediyesi tarafından düzenlenen ses, ışık, havai fişek gösterisi, ilginç ve etkileyiciydi. İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile Kızkulesi arasında kalan bölümde belirli aralıklarla konumlanmış platformlardan atılan havai fişekler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gecesini gündüze çevirdi. Ses ve ışık gösterisi ile Boğaziçi Köprüsünden başlayıp, 16 noktadan yapılan havai fişeklerle devam eden şölende, İstanbul semalarında kesişen güçlü lazer ışık huzmeleri, geceye ayrı bir renk kattı. Gösteride römorkörlerle çekilerek getirilen sallar üzerinde ateşleme sırasıyla dizilerek düzenek haline getirilmiş havai fişeklerin patlatılması, 19.45 başlayıp 15 dakika sürdü. Havai fişekler ayrı platformlardan aynı tür, aynı, renk, aynı modelde olanların, aynı anda havaya fırlatılması sonucu, gökyüzünde renk cümbüşü yarattı. 2007, 2008, 2009'da olduğu gibi İstanbullular gösteriyi manzaralı
seyir noktalarından, denizden hayranlıkla izleyip kameralarına çektiler. Patlayan havai fişek sesleri, Üsküdar-Harem-Salacak, Ortaköy-Kabataş-Cihangir çanağında yankılandı. Cumhuriyetin 87.yılı kutlamaları çerçevesinde Boğaz Köprüsü Kızkulesi arasında yapılan havai fişek gösterisinde 250 metre yüksekliğe çıkan havai fişeklerin yanı sıra Boğaziçi Köprüsünden 42 ateşleme sistemi ile 800 metre ateş şelalesi oluşturuldu. Havanın serin rüzgârlı olması fişeklerden yayılan dumanlar çabuk dağılmasına, gökyüzünün bulutlu olması ise yayılan ışıkların yansımasına ve daha aydınlık görüşe imkân verdi. 15 dakikalık gösterinin finalinde patladığı anda yıldız biçimi alan fişekler gökyüzüne estetik katarken finaldeki renk cümbüşü heyecan ve coşkuyu daha da artırdı.
2011 yılı Ekim ayında kaybedilen şehitlerimiz ve vuku bulan Van depremi nedeniyle 29. Ekim törenleri bu üzüntüler nedeniyle gerçekleştirilemedi, Meydanlar halkın kendi kutlamalarıyla doldu. Klip 2010 yılı kutlamaları kapsıyor.

Klibin Süresi: Altı Dakikadır



 


Ziyaretçi Sayısı


Yazı ve Fotoğraflar: Haluk Özözlü
Deniz Haberleri
Özel Haberler

Beyoğlu Muhabiri

Kent Haberleri

Alışveriş

Nereden Nereye

Müzik Kulübü
Posta Arabası
Kültür & Sanat
Magazin & Konser
Nokta Gezi

Mizah & Oyun

Kadın Modası
İstanbul Mekanları
Güncel