|
Balık
Yemekleri
Türkiye'deki ünlü restoranların usta aşçıları tarafından hazırlanan
Balık yemekleri, balık tarifleri, balık pişirme şekilleri,
balık seçmenin püf noktaları, hangi balığın hangi mevsimde
daha lezzetli olduğu, balık yakalama usüllerinin balığın lezzetine
etkisi gib bir çok detay sunuluyor.
Asma Yaprağında Sardalye Izgara, Papalina Tava
Ege Denizi Ayvalık, Çanakkale, Gelibolu’da çokca görünen
bu leziz balığın tam mevsimi Haziran ayı sonlarında başlayıp
Ağustos ayına dek sürüyor. Sardalya yavrusuna Ayvalık ve Cunda
Adası’nda Papalina deniyor, Edremit Körfezinde bulunuyor ve
unlanıp yağda kızartılan papalina tavaya Ege otlu sofraların
vazgeçilmezi olarak Temmuz ayında sıkça rastlanıyor. Gelibolu
başta olmak üzere Altınoluk, Altınova, Bozcaada, Çanakkale
sardalye balıklarını ya olduğu gibi denizden çıktığı gibi
odun ömürü üzerinde ızgara yapıyor, içini pullu derisini yerken
temizliyor, ya da içini temizleyip, pullarını sıyırıp, yıkayıp,
yağladıktan sonra ızgaraya koyup pişiriliyor.
Bir de sardalyenin asma yaprağına sarılarak pişirim şekli
var. Bu yöntemde sardalyenin yağlandığı, lezzetlendiği zamana
rastlayan aylarda asma yaprakları da gelişmiş oluyor. Sapını
kestiğimiz her bir yaprağa, temizlenmiş bir sardalyeyi dolma
sarar gibi sarıp, ızgaraya koyuyoruz. Burada balık direk ateşi
görmeden, yanmadan yavaş yavaş kendi yağı ile pişerken, asma
yaprağının kokusunu bünyesine transfer ediyor. Pişen sardalyeler
yaprağını açılarak yeniyor.
Sardalye Kuş
Sardalyelerin teker teker pulları sıyılıyor, kafa ve orta
kılçık kuyrukla beraber çekip etten ayılarak çıkarılıyor.
Balıktan geriye sadece fileto et kalıyor, bunu yaprak şeklinde
açıp, içine küçük doğranmış domates, kıyılmış maydanoz, soğan,
rende kaşar, kekik, koyup diğer fileto balığı yine yaprak
olarak bu harcın üzerine kapatıyor, bu şekilde önlü arkalı
çevirerek ızgarada veya fırında, kapaklı sahan içinde ocak
üstünde pişiriyoruz. İki üç tanesi doyurucu olabiliyor. Zahmetsiz
yeme şekliyle, tadıyla beğeniliyor.
Kalkan Buğulama
Buğulama
pişirim şeklini her balığa uygulayabilirsiniz
Erkek kalkan balıkları dişi kalkan balıklarına göre daha etli
olur, örneğin 4 kiloluk erkek kalkandan 3 kilo net et çıkabilir.
Dişi kalkan balığında havyarlı bölüm olduğu için, bu boşluk
et miktarını azaltır ve 3 kilo balıkta, et 2 kilodur. Bu nedenle
balık seçiminde erkek kalkan tercih edilir. Buğulama yapılacak
balık 1,5 parmak kalınlığında kesilir, tepsiye dizilir. Kalkan
parçalarını örtecek kadar üzerine su konur. Yarım limon sıkılır,
iki çorba kaşığı zeytinyağı, 5-6 diş sarımsak, bir adet defneyaprağı
bütün olarak konulup bir bardak beyaz sofra şarabı ilave edilir.
Fırında veya üzeri kapatılarak ocakta pişirilir. Pişirme miktarı
su oranına göre ayarlanırsa da yaklaşık 25 dakika olabilir.
Balığın tadına varmak adına buğulamanın orijinal pişirim şekli
böyle, fakat arzu edilirse çeşitlendirme yapılabiliyor. Yarım
baş soğan doğranabilir. 1,5 kabuğu soyulmuş domates, iki tane
taze soğan doğranabilir, yarım havuç, dilimlenmiş patates,
tane karabiber, pul biber eklenebilir. Ocaktan almadan üç
dakika önce yeni kıyılmış maydanoz yaprakları serpilebilir.
Rengi kaçmadan servise sunulur.
Limonun veya şarap miktarının ölçüsü fazla kaçmış acımtırak
olmuş ise içine bir veya iki adet kesme şeker atılarak hafifçe
tatlandırılarak eski tadı bulunur. Arzuya göre bir kaşık tereyağı
ilavesi buğulama balığa lezzet kazandıracaktır.
Pişirim sonunda elde edilecek sarı renkli su, hem besleyici
hem de leziz olacaktır.
(Rahmi Karagöz’ün tarifi olan Kalkan Buğulamayı Kerpe Karagöz
Restoranda yiyebilirsiniz).
Beyaz Buğulama
Levrek,
kırlangıç, karagöz gibi balık çeşitlerinden sütlü, limonlu,
sebzeli salçasız olarak özel terbiye edilmiş sosla hazırlanan
malzeme beyaz buğulama adıyla servise sunuluyor..
Balık buğulama yapmanın püf noktaları
Buğulama türü pişirilmiş balıklar hem vitamin ve besleyicilik
değerlerini kaybetmez, hem kızartma gibi mideyi yormaz. Balık
buğulamalarına defneyaprağı kullanılabileceği gibi dövülmüş
damla sakızı buğulamaya özel tat ve koku kazandıracaktır.
Dikkat edilmesi gereken miktarları ölçüyü kaçırmadan ayarlamalı
içine konan hiçbir baharat, yaprak, beyaz şarap, tatlandırıcı
yemeğe egemen olup diğer malzemenin tadının alınmasına mani
olmamalıdır.
Özellikle bazı restoranlar elde kalan balıklar için konuklarına
buğulama tavsiye ederler. Buğulamada bayat balığın kokusunu
maydanoz, kereviz yaprakları gibi baskın kokularla absorbe
etmeye çalışabilirler.
Kılıç Şiş
Yılın
büyük bölümünde yenebilen gerçek kılıç balığının tadı kolay
kolay unutulmuyor. Izgarada, odun közünde pişen balıklarının
tadı için pişirim kuralları iyi tatbik edilirse tadına doyum
olmuyor. Izgara için hazırlan ateşi yakmak için asla yanmayı
kolaylaştıracak mazot, gaz benzeri maddeler kullanılmıyor.
Zira ateş ısındıkça çıkan kokular balığın bünyesine sineceği,
balığın gaz kokacağı unutulmamalıdır. Izgara yapılacak balık
için çam odunu yakılan fırınında ateşin şiddeti geçtikten
sonra şişlere dizilen defneyaprağı, domates, biber, kılıç
balığı parçaları köz üzerine konuyor.
Bu arada balıklara ağır ateşte pişirilirken üzerine yöreye
has, yemeklere özel bir lezzet kazandıran sızma zeytinyağı
sürülüyor. Kızgın ateş üzerine ara sıra damlayan yağdan çıkan
duman ve kokular balığın etine hafifçe siniyor, işte bu noktada
ızgara balığınız tarifi güç bir lezzet kazanıyor.
(Bodrum Mazı Taş Aile Pansiyon’da yiyebilirsiniz).
Kırlangıç Balığı Kılçıksız Şiş
Ayıklanan balıklar, hazırlanan sosa yatırılıyor, domates,
defneyaprağı, sarımsak, limon ile beraber şişlere dizilerek
pişiriliyor.
İskorpit Şiş
İskorpit çarpan balık türlerinden olup, tutması ve ayıklanması
hüner istiyor.
Kılçıksız iskorpit balığı parçaları sosta dinlendirilip, defneyaprağı,
sivri biber, domates limon ile şişe diziliyor.
Şişte balık yaparken kullanılan ya metal çubuk şişler ya da
ağaç çöp şişler oluyor. Ağaç çubuk şişlerin bir farkı sıcağı
görünce ısınan şişler içinden bir koku salıyor olmaları. Bu
koku nasıl çöp şiş yaparken saz çubuktan çıyorsa, sakız ağacı
çöpü kullanılırsa da balık veya karidese hoş bir koku sinmesini
sağlıyor.
Tuzda Balık
Her türlü balık için tuzda pişirim şekli uygulanabilir. Genellikle
büyük balık seçilmesi uygun olur, özellikle levrek, sinarit,
kefal, fangri gibi balıklar tercih edilir.
Tuzda balık pişirmek için sofrada kullanmadığımız iri taneli
tuz alınır ve su, yumurtanın akı ile karıştırılarak balığımızı
kaplayacağımız tuz hamur hazırlanır. Burada kullanılan yumurtaların
akı, balığın lezzetine etkisi olmadığı gibi sadece suyla karıştırdığımız
tuzu tutması ve hamur haline gelmesi içindir. Hazırladığımız
bu hamuru balığı pişireceğiz tepsimize seriyor, içi temizlenmiş,
yıkanmış balığı üzerine koyuyor, sonrada hiç hava almayacak
biçimde tuz hamurla kaplıyoruz. Artık balık fırına girmek
için hazırdır. Kızgın fırında balığın büyüklüğüne göre süre
değişmekle beraber, orta boy bir balık için yarım saat gibi
bir süre balığın pişmesi için yeterli olur. Fırından çıkarılan
balık üzerindeki tuz ısının etkisiyle sertleşmiştir. Çekiç
yardımıyla bu tuz kalıp kırılıp balık içinden çıkarılarak
servis yapılır. Tuzda pişmiş balık etrafındaki tuzdan etkilenmez,
gerekiyorsa balık tuz ekerek yenir. (Cunda Adası başta olmak
üzere deniz ürünü üzerine çalışan restoranlarda yiyebilirsiniz).
Akkız
(Şevketi Bostan) Otlu Fener Balığı
Otun özelliği tatlı bir ot oluşu, kırsal alanda toplanıyor.
Beyaz etli balıklarlardan uygun olanı ile sote yapılıyor.
Arzuya göre krema ilave edilirken içine kapari ve mantar konuyor.
Fener balığını seçiyor, ayıklayıp, kuşbaşı parçalar halinde
doğruyoruz. Tencereye zeytinyağı, doğranmış soğan koyup kavuruyoruz.
Ayvalık bölgesinde akkız otu olarak bilinen şevketi bostan
otunun köklerinden ayrılmış kısmı yıkanıp, fener balığı ile
birlikte kavrulmuş soğanlı tencere içine konuluyor, üzerine
yarım bardak su, yarım bardak süt ilave ediliyor. Yaklaşık
30-40 dakika pişen yemeği ocaktan indirmeye yakın konserve
mantar, karabiber, tuz ilavesiyle sıcak servis ediliyor.
Akkız otu Ekim-Mayıs aylarında bulunabildiği için yemeği de
bu süre içinde yapmak mümkün oluyor.
(Süleyman Serpen ustanın spasilitesini Ayvalık Cunda Adası
Deniz Restoranda yiyebilirsiniz).
Dil Balığı Kavurma
Dil balığının kılçığı alınıyor derisi yüzülüyor. Kuşbaşı olarak
kesilen balıklar et sote gibi bölündükten sonra tavaya konuyor
ve üzerine bolca tereyağı, bir miktar tuz, karabiber, kırmızıbiber,
bir iki diş soyulmuş sarımsak ilave ediliyor ve balıklar kendi
suyu ile 10 dakikada pişiyor.
Bembeyaz etli dil balıkları, hafif, hazmı kolay oluşları ile
akşam yemeklerinde ilk tercihler arasında yer alıyor.
Aynı pişirim şekli ile dil balığı yerine fener balığı da iyi
sonuç veriyor.
Dil Balığı Sote
Dil balıkları ayıklanıp, kesiliyor, zeytinyağında kavruluyor.
Sarımsak, beyaz şarap ile birlikte pişerken balıklar bu sosu
emiyor, maydanoz ilavesiyle servis ediliyor.
Tereyağlı Dil Balığı
Dil balıklarını kızgın yağda kızarttıktan sonra üzerine, tereyağ
sürüyoruz, balığın sıcaklığı ile üzerinde eriyen tereyağını
balık eti bünyesine çekiyor ve tereyağının kokusu ve lezzet
ilavesiyle dil balığı bambaşka bir lezzzete bürünüyor.
Acılı
Izgara Balık
Çipura yavrusu (Lidaki) veya mırmır balığı seçiliyor. Tuz,
sarımsak, pul biber havanda birlikte dövülüp, ölçek olarak
her balık için bir kaşık has zeytinyağı ilave ediliyor. Bu
karışım içine temizlenen balıklar yatırılıp her tarafına bu
sos sürülüyor, bir saat bekletiliyor. Daha sonra kesinlikle
kömür ateşi ızgarada, hafif ateşte ağır ağır pişiriliyor.
Balıkların içinin iyice pişip etin bel kemiğinden kolayca
ayrılabilmesi için yavaş pişirim gerekiyor. Bunun içinde ateşin
yakma özelliğini azaltmak amacıyla kor üzerine biraz kum veya
kül serpiliyor. Balıklar temizlenirken etine tatlı su değmiyor,
lezzetinin kaçmaması renginin beyaza dönmemesi için deniz
suyunda yıkanması tercih ediliyor. (Eski Foça’da bulunan balık
restoranlarında yiyebilirsiniz).
Balık
Tava
Başta Amasra, Akçakoca olmak üzere Karadeniz kıyılarında ki
balık lokanta ve restoranlarında istavrit, hamsi, mezgit,
tekir, çinakop türü balıklar tavaya yan yana düzgün biçimde
diziliyor. Birçok restoran ısıya dayanıklı fındık yağı kullanıyor.
Balık tavada pişerken kızartma yağı azalta azalta tavadan
alınıyor. Tabağı tavaya kapatıp, ters-yüz ediyor ve tekrar
yağ konuyor. Balıklar tavadan yüzercesine, börek gibi çıkıyor
ve üstüne bir tabak kapak misali kapatılıp, çift tabakla servis
ediliyor. Altın sarısı renginde ki balıklar kızartılırken
önce mısır ununa bulanıyor.
Yağın içinde unun tortu yapmaması ve yağın kararmaması için,
balıkların üstüne yapışan unun fazlası iyice silkeleniyor.
Balık tavaya yapışmasın diye, bir önceki tavanın kızaran yağından
bir miktarını tavanın yeni yağına katılıyor. Her balık kızartılmasında
yeni yağ kullanılması, lezzet, görüntü, sağlık açısından tavsiye
ediliyor.
Kalkan Tava
Hiç
birimiz evde balık kızartırken derin tencere, derin tava kullanmayız,
üstelik bu kaba dört parmak yağ dökmeyiz, balıkları kızarttığımız
tava yağını bir sonraki kızartma için saklamayız. Fakat balık
lokantalarında süreklilik olduğu için derin yağda 5–6 kez
balık kızartılabiliyor. Yağın bünyesine karışan beyaz un,
mısır unu, tuz karışımı nedeniyle yağın koyu sarı bir renk
almasına neden olurken, balığa lezzet de katıyor. Balık eti
hafif ateşte yağ emdiği için, kızartmalarda harlı ateşe ve
yüksek ısıya dayanıklı Yudum, Olin veya fındık yağı gibi yağlar
kullanılıyor. Kalın çeperli tencere, tava içinde iyice ısınan
yağda, adeta yüzercesine kızaran balıklar, patates kızartır
gibi çıtır çıtır ses çıkartıyor. Üç dakika sonra yağ bir kere
karıştırıyor. Bu şekilde unun dibe oturması ve tencere dibinin
tutması önleniyor. Kızarmış balıklar, 7 dakikada sarımtırak
renge bürününce servise hazır hale geliyor.
Kızartılmış kalkan balığının kafası da üzerine kekik serpip
servis ediliyor, lezzetine doyum olmuyor.
Balıklı bamya
önce soğanı kavuruyor, domatesleri rendeliyor, bir parça limon,
beyaz etli bütün balıklarla beraber yapılabiliyor. Balıkların
kılçığını alırsak daha da iyi olacağını söylüyor. Taze bamyalarla
beraber tencerede yarım bardak zeytinyağı, bir bardak su ilavesiyle
yarım saat pişirip servis ediliyor.
Mezgit Goujon
Yemeye doyamayacağınız bir başka lezzet. Taze kekik otu, sarımsak,
zeytinyağı sosuyla önceden marine edilmiş mezgit parçaları
un, galeta, fırın ekmek kırıntısı karışımında pane yapılıp
kızartılıyor.
Levrek balığından yapılan çöp şiş veya asma yaprağında levrek
bir başka tercih oluyor.
Tavada
alabalık (4 kişilik)
50 gr tereyağı veya margarini tavada eritiniz. Mısır veya
buğday ununa bulanmış balıkları tavaya diziniz. Balıkların
üzerini bir kapakla kapayıp orta ateşte 8-10 dakika kızartınız.
Daha sonra alt üst edip kapağı bir daha kapayınız ve 5 dakika
kızartınız. Yanına sirkeli salata tavsiye ediliyor. (Maşukiye
Alabalık Vadisi ve Sapanca Gölü kıyısı restoranlarında yiyebilirsiniz).
Alabalıklar sırt kısmından iki yana yaprak gibi açılarak daha
çabuk pişmesi sağlanırken, tereyağının, fırında yanan odun
kokusunun balığın etine siniyor, balıklar tabakta veya kiremitte
estetik ve dekoratif görünüm kazanıyor.
Kiremitte tereyağı ilavesiyle fırında pişirilen alabalıkların
bir avantajı da iyice ısınan kiremit geç soğuduğu için, balıkları
yavaş yavaş soğumadan ve tereyağının donmadan yeme imkanı
veriyor olması.
Alabalığın Püf Noktaları
· Alabalığın pişiriminin hiçbir çeşidinde limon kullanılmaz.
· Kılçığının azlığı ve karın boşluğunun küçüklüğü sebebi
ile eti boldur.
· En lezzetli tatlı su balığı olup derisi pulsuzdur.
· Temizlenmesi sırasında derinin kazınmamasına, kafasının
koparılmamasına ve şeklinin bozulmamasına özen gösterilmelidir.
· Alabalık temizleme ve pişirme sırasında koku yapmaz
ve koku bırakmaz.
· B-D vitaminleri ile iyot ve fosfor bakımından zengindir.
· Halk arasında doğadaki haliyle vahşi alabalık, göz
ülseri, kırık çıkık, siyatik ve kemik ağrılarına faydalı olduğu
bilinmektedir.
Lahos
Izgara
Derin su balıklarından olan Lahos Akdeniz'in en lezzetli balıklarından
biri olup ızgara, tava, buğulama olmak üzere her türlü pişirim
şekli makbul sayılıyor. Özellikle Gökova Körfezinde tutulan
Lahos balıkları etinin sıkı oluşuyla tercih ediliyor. Lahos
ızgara veya tava yapılmış balık yanında roka yaprağı, kırmızı
soğan, limon, zeytinyağı, sarımsak karışımı ile hazırlanmış
sos nefasetin artmasına yardımcı oluyor.
Barbunya Izgara
Barbunya Izgara, Fırında Tekir Tava, Bütün balıklar aynı denizden
çıkıyor ama hepsi farklı farklı lezzetteler, bunlar arasında
kırmızı balıkların Mercan, Barbunya, Tekirin lezzeti bir başka
güzel oluyor.
Barbunya balığının yetişip beslendiği deniz altı meraları
lezzetinde etken oluyor, özelikle Foça bölgesi yerli kaya
barbunu makbul sayılıyor. Barbunyanın ızgarası, tekirin tavası
sevilenlerin başında gelirken, barbunyanın fırında yapımının
yanısıra değişik pişirim şekilleri de olabiliyor. Tekir ise
barbunyaya oranla biraz daha küçük ve ekonomik değerde oluşuyla
tava şekli tercih ediliyor. Daha küçük olanları uyruklarından
unla yapıştırılıp üç dört tanesi bir arada kızartılıp meze
gibi çıtır çıtır yenirken, çöp şiş yapar gibi gibi şişe takılıp
ızgarada ateşe gösterilen şekli de yapılıyor. Yağlı kağıt
içine domates, biber, maydanoz beraberinde hava almayacak
şekilde sarıp, yağlı kağıtın yanmaması için fırın tepsisi
içine az miktarda su koyup fırında pişiriyoruz. Lezzetinin
kaybolmaması için tüm pişirimlerde bilhassa tava yaparken
börek kızartır gibi yanmamasına dikkat ediyoruz. Et kılçıktan
yapışmadan ayrılıyorsa balık pişmiş demektir.
Izgara barbunya yaparken de ateşin sert olmamasına balıkların
ateşe yakın olmamasına dikkat ediyoruz böyle durumlarda balığın
dışı pişmiş gibi görünsede, içi çiğ kalabilir.
Fırında Kaya Barbun
Barbunları şekli bozulmadan küçük bir bıcakla içini itinayla
temizliyor, dersini zedelemeden pullarını sıyırıyor, tuzlu
su dolu bir kap içine koyup, kabı ileri geri sallıyarak yıkıyor,
kanın etten arınmasını sağlıyoruz. Balık narin bir yapıda
olduğu için yıkarken karnına parmak sokmak, tazyikli su altında
yıkamak, etinin yumuşayıp dağılmasına, dinçliğinin kaybına
neden oluyor. Soğanları halka halka kesiyor, küp biçiminde
doğradığımız domates ve yeşil biberler beraberinde bir kaç
diş ayıklanmış sarımsakla birlikte tepsiye seriyoruz. Şayet
seviyorsak balığın lezzetini geri planda bırakmayacak, aroması
yemeğe egemen olmayacak miktarda birkaç defne yaprağı da ilave
edebiliriz.
Tepsimize dizdiğimiz bu malzemenin üzerine balıkları koyuyor,
limon dilimleri yerleştiriyor veya limon suyu ile zeytinyağı
döküyoruz. Fırında 20-25 dakika kalan balıkların pişme süresine
beş dakika kala, bir kadeh beyaz şarap, bir kaç tane karabiber
ilave etmek lezzetinde ve etrafa yayılan kokuda baş döndürücü
bir fark yaratacaktır.
BALIK KONUSUNDA ÖNEMLİ BİLGİLER
Levrek,
Çipura, Karagöz, Mercan, Lahos, Kefal, Lüfer, Palamut,
Barbunya, Tekir, Trança, Akya, Mırmır
Balık alırken dikkat edilmesi gerekenler desem, derisinin parlaklığı,
rengi, balığın gözü, solungaçlarının kırmızısı dersiniz ama
bunlar yeterli değil, kimse de bu yazacaklarımdan söz etmez.
Balık nerede beslenmiş ve nasıl yakalanmıştır?
Bir tezgâhta çinakop 16, diğerinde 12 bakarsınız ikisi de taze
görünüyor eee peki fark nerede diye düşünebilirsiniz, ekonomik
olana gider eliniz. Oysa balık dinamit balığı olabilir, ölen
balığın ödü kopmuş, etine sinmiş, su yüzeyine çıkınca toplanmıştır,
yersiniz ama eti bir tuhaf acı gelir. Deniz çipurası, deniz
levreği, deniz trançası, lâhosu veya çiftlikte suni yemle beslenmişi,
ithal edilmiş olanı fark edilir. Balığın yaşadığı denizin tuzluluk
oranı, doğal yemle beslendiği deniz meraları, meraların taş
ya da toprak zemini, deniz suyunun ısısı, mevsimi balık etinin
lezzetine etki eden faktörlerdir. Balıkçılar akşamdan ağı atmışlardır
balığın geçiş yollarına balık gece takılır ağa, bütün gece ağda
çırpınır, ölür, ahtapot gelir payını alır, palamut, lüfer gelir
yarısını yer, balıkçı da deniz uygunsa gider, ağları toplar.
Toplanan o balık ta ölü balıktır.
Balığın en makbul olanı sonardan tespit edilip, etrafını aniden
çevirip, yukarı canlı canlı saat 05-06 sularında çekilendir.
Niye derseniz o saate yakalanan balık, süratle balık haline
getirilir, satılır. O, günün balığıdır. Mezat 07-08 gibi bittikten
sonra tutulan balık, yarına kalır, üzerini kırık buzla hava
almayacak şekilde kapatıp, buzhaneye koyarlar, onun ismi dünkü
balık olur. Balıkçı balığı alır, o gün sattı sattı, satamadı
bir sonra ki güne kalır, üç günlük olur. Satamadığı kalan balığa
yeni aldığı balığı karıştırır, tepsilere dizer, yarım kilo tekir
alırsınız beş tane taze, beş tane üç günlük karışık gelir. Balıkçı
balığı yine satamaz ise bu defa meyhanelere verir, orada güzel
kafayla ortaya gelen istavrit, gümüş, tekir, papalina tavaya
kimse itiraz etmez. Meyhane, balığı aldığı balıkçıya “bak seni
balığını çöpe atmaktan kurtardım, parasını da altı ay çekle
öderim” der.
Hepsi böyledir demiyorum ama bazı restoranlarda, müşteri vitrinde
teşhir edilen balıklardan seçer, buna rağmen balık mutfakta
değiştirilip buz balığı servis edilir. Restoran yıl boyu balık
alır, turistik sezonda müşteri çoktur, sattığını satar satamadığını
buzlukta bekletir. Kötü değildi, yine de denizden yeni çıkmış,
deniz suyu ile yıkanmış, etine tatlı su değmemiş balık gibi
olmaz. Çiftlik balıkları ihtiyaç kadar çıkarılıp piyasaya sunulur,
genellikle tazedir, vahşi deniz çipurası ile çiftlik çipurasının
tadını hassas damaklar hemen anlar.
İyisi mi siz pahalı balık alıp, evde temiz yağla kendiniz yapın,
ya da denenmiş, güvenilir, bilindik yerleri seçin.
Not: Üst sağ fotoğrafta görüldüğü gibi bıçakla üzeri hafifçe
kesilerek çizilen balıklar, yağın ete nüfuz etmesiyle içine
kadar pişecek, ince kılçıklar kızgın yağın etkisiyle pişerken
yanarak eriyecek, yerken ağıza batmayacaktır.
Balık
Çorbası
Yarım kilo Kırlangıç balığı suda kaynatılıp pişirildikten sonra
kılçıklardan temizleniyor. Bir kap içine iki yumurta sarısı
iki limonun suyuyla çırpılıyor. Diğer tarafta bir çorba kaşığı
un, iki çorba kaşığı zeytinyağı ile tava içinde ayva sarısı
olana kadar un, yağ ateşte karıştırılıyor. Haşlanmış balığın
suyuna ağır ağır ilave edilen karışıma çırpılmış limon ve yumurtayı
da katıp temizlenmiş balıkla beraber kaynatırken içine bir demet
maydanoz kıyılıp 3 dakika daha karıştırılıyor. Sonra ateşten
indiriliyor. Arzu edenler için kaynarken içine doğranmış patates
ve havuç hatta balık havyarı da konulabiliyor.
Balık yemek çeşitleri devam edecek...
Hazırlayan:
Haluk Özözlü |