|
Mezeler,
salatalar bölümünde Sihirlitur.com ziyaretcilerine şifalı
olduğu kadar, midevi, bunun yanı sıra lezzetli, farklı tatlara
sahip, değişik salata ve mezeler tarif edecek, yapılışlarını
anlatacağım. Bazılarıyla yeni tanışsanızda denemeye değer
lezzetteki otlarla yapılmış, salata ve mezelerin başka özelliklerine
de tanık olacaksınız.
Ekonomik fiyatlı otlarla, yumrularla hem çabuk ve zahmetsiz,
hem basit ve leziz olarak hazırlanan bu tür soğuk, sıcak mezeler,
rakı severlerin vazgeçemeyeceği çeşitlerden sayılıyor.
Yoğurtlu Kereviz
Çiğ kereviz yumruları alınıyor, kabukları soyulup çiğ olarak,
yeşil sapları ile birlikte kalın gözlü rende ile rendeleniyor.
Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülüyor, meze olarak sunuluyor
veya zeytinyağı, limon sosu ile bu defa yoğurtsuz yeniyor.
Rakı ile güzel bir uyum kazanıyor. Mideye, bağırsaklara iyi
geliyor, (Doğal viagra etkisi görülebiliyor)!
Dünyaca ünlü Çiçek Pasajı, Nevizade restoranlarının mönü lezzetine
lezzet katan Beyoğlu Balık pazarının ünlü "Titiz Manavı"
Bünyamin Bardak ve Güngör Tosun, göbek, kıvırcık, Yedikule
marul yapraklarının özel bahçelerde yetiştirildiğini, mevsim
dışı aranılan tüm sebze, meyve, otları mümkün olabildiğince
bulundurmaya çalıştıklarını belirtiyorlar.
Avokado Salatası
Avokado
meyvesinin sertini seçiyor dış kabuğunu soyup, içinde bulunan
çekirdekler temizleniyor. İri gözlü rendeden geçiriyor, göbek
salata üzerine serpiliyor, sos ilavesi ile yeniyor.
Diğer bir çeşit ise olgun avokado meyvesi soyulup çekirdekleri
temizlendikten sonra çatalla ezilip püre haline getiriliyor.
Bu püre doğranmış kivi + muz + çilek + bal ile karıştırıp
yeniyor!.
(Her iki türün de viagra tesiri gösterdiği belirtiliyor)
Aldığınız avakado sert ise iki üç gün buzdolabında bekletilirse
yenebilecek olgunluğa erişecektir. Kabuğu soyulan avakodoyu
küçük parçalara bölerek tabağa koyup üzerine limon zeytinyağı
döküp zeytinle, dereotu ile süsleyerek servise hazır hale
getirebilirsiniz.
Isırgan
Salatası
Taze ısırgan oto yaprakları beş dakika kadar süre su içinde
haşlanıyor. (Haşlanan, vitamin değeri yüksek su soğutulup
ayrıca içilebiliyor). Haşlanmış ısırgan yaprakları ince ince
kıyılıp üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek veya limon, zeytinyağı,
tuz ilavesiyle soğuk sade meze olarak yeniyor. Isırgan otu
ile tepsi veya kol böreği yapılabiliyor.
Enginar Salatası
Enginar başları kalın dış yapraklarından soyulup göbek kısmı
rendeden geçiriliyor. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek
çiğ olarak yeniyor. Karaciğer dostu enginarın pişirilmek yöntemiyle
yapılan zeytinyağlısı da asil yemeklerde sayılıyor.

Radika Salatası
Çiğ olarak ta yenebilen radika otları başta Giritliler ve
Egelilerin vazgeçilmez mezelerinden biri. Sıcak suda haşlanan
radikalar limon, has zeytinyağı ile hazırlanan sarımsaklı
sosla lezzetlendiriliyor, balıkla uyumlu.
Alabaş Turpu
Salatası yapılan alabaş turpu, söğüş olarak dilim dilim doğranıyor
veya içi pembe olan ve gaz yapmayan yumrusu rendelenip salata
olarak limon, zeytinyağı ile soslanıp yeniyor. Beyaz Çin turbu
da tercih edilebilir.
Yerelması Salatası
Yerelmalarının iri olanları seçilip kabukları soyuluyor. Dilimlenen
yerelmaları üzerine limon zeytinyağı dökülerek bir tür salata
yapılıyor.
Turp Otu
Salataya doğradığımız veya dış kabuğunu çizip, bütün olarak
bırakarak garnitür amaçlı salata tabağını renklendiğimiz turp
yumrularının yeşil yapraklarını, kısa süre haşlayarak sarımsak,
limon, zeytinyağı sosu ile iştah açıcı bir meze olarak yenebiliyor.
Kırmızı turbun yeşil yapraklarından haşlanarak turp otu mezesini
bir de mevsiminde doğada kendi halinde yetişen yabani turp
otundan yaparsanız, doğal olması ve daha geniş yapraklı, daha
sulu ve lezzetli olduğunu fark edecek siniz. Köklerinin dış
kabuğunu soyarak içinden çıkan gövde limonsuyu içine yatırıp
yenebilir.
Akdeniz
Salatası
Neşeli bir salata için çeşitli Akdeniz otları kullanılıyor.
Lolorosso, endivyen, palamut yaprağı, radikyo gibi yapraklar
yıkanıp karıştırılarak yaprak halinde veya doğranarak salata
yapılıyor.
Has zeytinyağı, limon arzuya göre sirke veya sirkede eritilmiş
hardal ile hazırlanmış sos dökülerek yeniyor.
Salatanızı taze fesleğen, nane, kır kekiği, zahter, dereotu,
maydanoz, reyhan gibi yapraklarla lezzetlendirebilirsiniz.
Beyaz Palamut İtalyan menşei tohumlardan ülkemizde yetiştirilen
yapraklar, kıvırcık marulu andırıyor.
Kırmızı Palamut mor kırmızı renkli yağlı yapraklar, yeşil
marul salatası içine karıştırıldığında
canlılık ve renk ve farklılık kazandırıyor.
Radikyo (Polorosso) görünüş olarak mor lahanayı andıran Radikyo
lahanaya göre daha gevşek yapraklardan oluşuyor. Tadında hafif
acılık hissedilen, baharlı ve mor beyaz yapraklara sahip.
Radikyo, rengi, tadı ile Akdeniz Salatasının demirbaşlarından
biri.
Lolorosso bir tür kırmızı yapraklı kıvırcık salata yaprağı,
değişik tadı, rengiyle farklılık yaratıyor.
Renkleri kara lahana gibi mor olmasına karşılık, haşlanmadan
salata yapılabilen bu yapraklar hem çiğ tüketildiği için vitamin
kaybı olmuyor, hem de çevresinde bulunan diğer yaprakları
ile boyamıyor.
Roka Salatası ve Tulum Peynirli Roka
Özellikle
balık ve deniz ürünleri ile uyum sağlayan ve balık tavaya
çok yakışan bu iştah açıcı, aroması yüksek salata yaprakları,
sade veya bol limon sıkılarak
bütün olarak tek başına yeniyor. Arzu edilirse gövde sapından
ayrılan yapraklar, sarımsaklı yoğurt ile karıştırılıp tadı
ön plana çıkan farklı bir meze elde edilebilir. Özenle gövde
sapları kırılmadan yıkanmış iri roka yaprakları üzerine havanda
dövülmüş sarımsak, limon, tuz ilave ederek acı roka salatası
yapmak, sofranızda ayrı bir iştah kabartan çeşit olabilir.
Rakı sofralarına meze olarak bir çeşit ilave etmek istersek,
yıkanıp ayıklanmış roka yapraklarını çukurca bir salata tabağına
doğruyarak koyuyor, üzerine ufalanmış İzmir teneke veya Erzincan
tulum peyniri serpiştiriyoruz. Yanına birkaç dilim pancar
turşusu, birkaç yeşil ve siyah zeytinle süsleyip, bu karışıma
bir kaşık da kapari turşusu ve limonlu sos ilave ettik mi
zengin çeşitli peynirli roka salatamız hazır oluyor.
Tere ve Kuzukulağı Salatası
Benzer türden olan Tere ve Kuzukulağı, rokaya göre yaprakları
biraz daha açık renkli, gövde boyu daha kısa ve tadı daha
ekşimsi olup, iştah açıcı olarak roka gibi yenebiliyor. Özellikle
balık ve deniz ürünleri ile uyum sağlayan, bu iştah açıcı,
aroması yüksek salata yaprakları sade veya bol limon sıkılarak
ayrı bir tabakta bütün olarak tek başına yeniyor. Kullanılacak
sos damak zevkinize kalmış. İsterseniz sirke içinde eritilmiş
hardallı, zeytinyağlı, limonlu, zencefilli bir sosla yapraklara
ayrı lezzetler katabilirsiniz. 
Deniz Börülcesi
Deniz börülcesi kendinden tuzlu olduğu için tuz koymadan yedi
dakika suda haşlanıyor. Sudan çıkartıp süzülüyor, etli ince
yapraklar elle sıyrılıptabağa konuyor.
Haşlanmış deniz börülcesi üzerine çentilmiş veya dövülmüş
sarımsak, zeytinyağı limon, sosu dökülüyor. Deniz börülcesinin
yeşil rengini kaybetmemek için haşlarken üzerine kapak kapatılmamalı
ve haşlama sonrasında suyunu süzüp içine buz koymak, soğuk
suda bekletmek veya buzdolabına koymak yeşilliği muhafaza
etmek için yeterli olacaktır.
Ayrıca yenecek miktar soslanmalı, kalan börülce sossuz, sade
haliyle buzdolabına konmalıdır. Domates soslu börülcede rendelenmiş
domates püresi içine sos konuyor.
Yaz aylarında Ege meze sofraların vazgeçilmezlerinden olarak
seviliyor.

Taze Tarla Börülcesi
Yapımı kolay, göze hoş gelen körpe bir iştah açıcı meze taze
börülce.
Ege mutfağının vazgeçilmez çeşitlerinden biri olan, dalından
henüz koparılmış börülceleri köy pazarlarından alıp pişirmek
bile ayrı zevk sayılabilir. Foça, Ayvalık, Cunda Adası, Alaçatı,
Tire, Milas, Bodrum gibi pazarlarına çuvallarla getirilip
tüketilen bu leziz zeytinyağlı meze çeşidini yapmak için börülceleri
bakla ayıklar gibi ortadan bölüp kılçıklarından sıyırıyor
ve tuzlu suda yumuşayana dek haşlıyoruz.
Yeşil rengini kaybetmeden soğutuyor, üzerine ayrılmaz üçlü
limon, sızma zeytinyağı, çentilmiş sarımsaktan oluşan sosumuzu
döküp yemeye hazır hale getiriyoruz.

Kurutulmuş Tarla Domatesi
Ege Bölgesi başta Akhisar, Gölmarmara olmak üzere birçok yerde
mevsiminde olgunlaşan tarla domatesleri ortasından bölünüp
tarlalara serilen yaygılara diziliyor ve kızgın güneş altında
doğal olarak kurutuluyor. Genellikle yurt dışına ihraç edilen
kuru domatesleri gerek yemeklerde gerekse meze olarak tüketmek
üzere iç piyasada da bulmak mümkün. Turfanda veya sera domateslerine
göre daha lezzetli olan kuru domatesleri yemeden önce 10–15
dakika kadar ılık suda bekletiyorsunuz. Yumuşayan ve biraz
da şişen kuru domatesler üzerine limon, zeytinyağı, dövülmüş
sarımsak ile oluşturduğunuz sosu dökerek leziz bir meze yapabilirsiniz.
Zeytinlerinize sızma zeytinyağıyla beraber karıştırabilirsiniz.
Taze
Kekik Otu ve Zahter
Aroması son derece yüksek olan ve sap üzerine dizili ana gövden
ayırarak serptiğiniz minik ve yeşil kekik veya zahter yaprakları,
salatanıza roka, tere, marul ile birlikte bol maydanoz, körpe
semizotu yaprakları, kuzukulağı, taze nane, reyhan otu, fesleğen
yaprakları ile uyumlu, size ferahlık veren bol vitaminli,
midevi salata iştah açıcı olacaktır. Ege bölgesinde teze kekik
otu turşusu yapılarak iştah açıcı olarak da tüketiliyor. Dağların
çeşitli yüksekliklerinde farklı kekikler yetişiyor, bunlardan
kiminin yaprağı geniş olduğu için çay gibi demleniyor, kimi
ızgara et için kullanılıyor. Kekik yapraklarını kurutup çay
gibi demledikten sonra demlenen soğutulmuş kekik çayını süzüp,
yoğurtla iyice karıştırıp, buzdolabında bir gün bekletirseniz,
nefis tadıyla, içinde kekik yaprağı görünmeyen bembeyaz rengiyle
kekikli ayran elde edebilirsiniz.

Rezene Otu Salatası (Arap Saçı)
Rezene otu, vitamin değeri yüksek, kendiliğinden yetişen,
çabuk büyüyen, dereotunun biraz daha dolgun ve gelişmişi,
salkım saçak görünümlü, Ege Bölgesinin bir ot çeşidi. Aslında
Girit Adasında iyi bilinen ve sevilen otun diğer otlardan
farkı, haşlamaya başladığınız zaman etrafa yoğun bir anason
kokusunun egemen olması. Çorbasından zeytinyağlı kavurmasına,
yumurtalısından, fırında peynirlisine, rezene çayına, soğanla
kavrularak kuzu etlisi, tavuklusu, balıklısı bile yapılıyor.
Mevsimsel, midevi bir ot olup, Kasım ayı sonrası Mayıs ayına
dek pazarlarda görülse de, marketlerde poşet içinde diğer
sera ürünleri gibi her daim bulunabiliyor. Bir demet rezeneyi
yıkayıp bir süre sirkeli suda
beklettikten sonra, önce geç pişen saplarını, bir çay kaşığı
tuz atılmış kaynayan suda haşlamaya başlıyoruz, daha sonra
yapraklı kısımlar eklenerek beraberce 3-4 dakika haşlanıyor.
Yeşil rengini kaybetmemesi için soğuk suya çıkarıyor, suyunu
süzüp, istenilen uzunlukta doğranıyor. Bekletildikçe lezzet
kazanan ve bünyesi sosu emme özelliğe sahip bu ota, derin
bir kapta zeytinyağı, limon, çentilmiş sarımsak ilaveli sos
dökülerek yeniyor. Sosla beraber bekletilen salatalar ve mezelerde
pörsüme, renk kararması olacağı için sos, salata yeneceği
zaman ilave ediliyor. Hamburger içine, turşu kurarken kavanoza
farklı tat için rezene yaprakları da konuyor.
Domates Salatalık Söğüş
Söğüş için ideal olan Çanakkale domatesleri ince olan domates
bıçağı ile kabuğu soyulup dilimleniyor. Salatalık söğüş için
badem denilen ve Çengelköy olarak tanınan salatalıklar kabuğu
soyulmadan yeniyor. Daha iri olan salatalıklardan yapılacak
söğüşlerde kabuğu kart olacağı için
soyulup dilimleniyor. Salatalık dilimlerinin daha büyük görünmesi
istenirse 45 derece açıyla dilimlenebilir. Garnitür olarak
kullanılacaksa, salatalığı uzunlamasına dört beş yerden boyuna
bıcakla "V" biçiminde yiv açılırsa dilimlendiği
zaman dişli çark görünümünde dilimler elde edilebilir.
Kaya Koruğu
Bahar aylarında Doğu, Güneydoğu dağ ve yaylalarında yetişen
kaya koruğu bitkisine Akdeniz'de de rastlanıyor. Pilavı, haşlaması,
kavurması, çorbası ve turşusu yapılan kaya koruğu otunun turşusu,
bilhassa iştah açıcı olarak sofralarda yerini alınıp yıl boyu
tüketilme imkanı buluyor. Balıkla uyumu ile Akdeniz balık
lokantalarının mönülerinde sık rastlanıyor.
Son yıllarda bir çok lokanta mönülerinde kaya koruğuna yer
veriyorlar.
Karnabahar
Salatası
Karnabahar çiçekleri haşlanıp limon zeytinyağı birlikteliği
ile soğuk meze olarak yenebildiği gibi, sararmamış kar beyazı
körpe karnabaharlar salata üzerine bölünüp, küçük filizler
halinde serpilerek yenebiliyor.
Kaynayan suya bir bardak süt döküp, karnabaharın bölünmüş
çiçeklerini haşlıyoruz. Yanına gerek göze hoş görünmesi, gerekse
tabakta renk armonisi, lezzet kazandırmayı sağlaması bakımından
kübik kesilmiş veya ince dikine doğranmış haşlanmış havuçlar,
kırmızı biberleri üzerine ince kıyım dereotu yaprakları soğumaya
bırakılmış karnıbaharlarla karıştırıyor,
zeytin, nane, limon suyu, zeytinyağı sosu, üzerinde döküp
sunuyoruz.
Patates Salatası
Bir
kap içinde suyu kaynatıyor, içine patatesleri atıyoruz. Bir
süre sonra patateslere çatal sokarak pişip pişmediğini kontrol
ediyoruz. Patatesler yeteri kadar yumuşamış ise ocaktan indirdiğimiz
patatesleri soğuduktan sonra kabuklarını soyuyor, küçük parçalar
halinde doğruyoruz. Salata tabağına koyduğumuz doğranmış patatesler
üzerine has zeytinyağı, limon, tuz ilavesiyle hazırlanmış
sosu yedirerek döküyoruz. Arzu edilirse patates salatamız
üzerine taze soğan doğrayabilir veya dilimlenip, halka haline
getirilmiş kuru soğan ile dereotu, mevsimine göre nane, fesleğen
yaprakları ve siyah zeytin ile süsleyebiliriz. Soyduğumuz
domatesin kabuğunu iç içe sarıp, kabuktan yaptığımız gül goncası
ile salatamızı süsleyebiliriz. Her yemekle yenebilen patates
salatamız, bilhassa balıkla uyum sağlayacak, taze patatesle
yapılanı daha da lezzetli olacaktır.

Patates Piyazı
Patates salatası yapımında olduğu dibi haşlanmış patatesler
içine çatal girecek kıvama, yumuşaklığa gelince pişmiş olduğunu
anlıyor ve ocaktan indirip kabuklarını soyarak küçük parçalara
bölüyoruz. Patates piyazının olmazsa olmazlarının başında
piyaz doğranmış soğan geliyor. Soğanlar arzu edilirse halka
olarak da bırakılabilir. İnce kıyılmış maydanoz, dereotu,
kırmızı pul biber, zeytinyağı, limon sos ilavesi ile tamamlanan
patates piyazı, haşlanmış yumurta, zeytin taneleri ile süslenebilir.
Bilhassa tatil köyleri mutfaklarında hazırlanıp açık büfelerde
sıkça sunulan Alman Usulü Patates Salatasında, farklı olarak
ince olarak dilinip tavada kızartılmış şpek (salam) karıştırılıyor.
Ekşili
Biber
Klasik meze türlerinden farklı bir meze çeşidi arayanlar için
ekşili biber, kısa sürede hazırlanışı, pratik yapımı ve mevsiminde
ekonomik maliyeti ile rakı sofralarına renk katan mayhoş bir
meze türü. Genellikle yeşil sivri biber alırken sorulan acı
mı tatlı mı sorusuna, satıcı müşteriyi kaçırmamak için karışık
dese de, biberler genelde yenmeyecek kadar acı çıkar. Acı
sevmeyen ve alışık olmayanlar için bilmeden yenen acı biberler,
damak ve dili yakarak diğer mezelerden, içeceklerden tat almanızı
imkansız hale getirebilir. Atmaya kıyamadığınız sert ve acı
yeşil sivri biberleri hafifçe haşlayıp, süzdükten sonra, üzerine
sızma zeytinyağı, çentilmiş sarımsak ve limon suyundan daha
çok yakışacak olan bol sirke döküp, biberleri bu sosta bekleterek,
acısını azaltarak, iştah açan, mayhoş bir meze çeşidi hazırlayabilirsiniz.
Tabakta yer işgal etmemesi için biber sap ve tohumları çıkarılmalıdır.
Fava
Rakı sofralarının vazgeçilmezlerinden biri olan fava,
çiğneme gerektirmeyen, dağılmadan, akmadan, damlamadan yeme
kolaylığı, kendine özgü lezzeti, beyaz peynir, kavun, domates
söğüş, patlıcan salatası, haydari gibi mezelerle ve deniz
ürünlerine olan uyumu, kolay yapımı, ekonomik maliyeti ile
tercih ediliyor. Kuru bakladan yapılan fava için kuru baklaları
yıkayıp, bir gece önce soğuk suda bekletiyoruz. Baklalar biraz
yumuşadıktan sonra zeytinyağında doğranmış soğan ile birlikte
dört beş dakika kavuruluyor, sonra suda 30-35 dakika haşlanıyor.
Pişirim sırasında çatalla veya çırpma teli ile karıştırıyor
ve baklaları püre gibi iyice eziyoruz. Bütün mesele haşlanmış
favayı çırpılmış koyu yoğurt kıvamını tutturabilmek. Hafif
çukur tabaklara sıcakken konulunca, kabın şeklini alarak soğuduğunda
baklava biçiminde bıçakla kesilecek hale geliyor. Üzerine
sızma zeytinyağı, biraz limon gezdirilebilir. Dilim kesilmiş
kuru soğanlardan halka halka yapıp konulabilir, siyah zeytin,
bir kaç yaprak dereotu veya maydanoz ile favanızı servise
hazır hale getirebilirsiniz. Zeytinyağlı yemek pişirimlerinde
olduğu gibi bir kaşık şeker eklemek, favayı havuç, soğan,
sarımsak beraberinde kaynatarak tadımlık farklı çeşniler edinebilirler.
Fasulye
Piyaz
Piyaz ilk etapda ızgara köfteyi çağrıştırıp köftenin yanında
vazgeçilmez olarak anılsa da, meyhanelerin rakı sofralarının
önde gelen mezelerinden biri olarak rağbet görür. Piyaz için
gaz yapmayan çabuk pişen, kolay sindirilen kaliteli fasulye
seçilir. Bir gece öncesinden fasulyeleri suda bekletmekle
taneler yumuşayıp, şişerek çabuk pişecek ve akabinde hazmı
kolaylaştıracaktır. Haşlanan fasulyeleri süzüp bir derin kaba
koyuyor, üzerine doğranmış terçihen beyaz soğan, bolca kıyılmış
maydanoz, yeşil sivri biber serpiyor, sızma zeyinyağı, sirke,
tuz karışımı sosu ilave edip, fasulyelerin heryerinin sosla
teması için iyice karıştırıyoruz. Piyaz üzerine haşlanmış
yumurtaları dilimleyebilir, bir kaç siyah zeytinle süsleyebilir,
kırmızı pul biber serpebilir, sofrada ki mezeler arasında
domates söğüş, çoban salata yoksa piyaz tabağını domatez dilimleriyle
renklendirebiliriz.
Zeytinyağlı
Barbunya Pilaki
Genellikle rakının boş mideye yapacağı tahibatı azaltmak,
alkolün kana karışmasını geciktirmek amacıyla içki öncesinde
zeytinyağlı birkaç meze yemek tercih edilir. Zeytinyağlı barbunya
pilaki lezzeti ve diğer mezelerle uyumlu olup, sosu ile birlikte
limon sıkıp ılık veya soğuk olarak tüketilir. Barbunya gerekiyorsa
ayıklanıyor, on iki saat soğuk suda bekleterek yumuşaması
sağlanıyor, sonra pişinceye dek haşlıyor. Kabukları soyulmuş,
kübik kesilmiş, önce daha geç pişen havucu, sonra patatesleri
de ayrıca haşlayarak malzemenin eşit sertlikte olmasını sağlıyoruz.
Bir kapta soyulmuş soğanlar, doğranıp zeytinyağında hafifce
kavruluyor. Kavurma işlemi sırasında ciğ yeşil sivri biberleri
önce tadıyor, acı değilse doğruyor, bu karışıma domates, bir
iki diş bütün olarak sarımsak ilave ediyoruz, bir çay kaşığı
toz şeker, yeterince su, zeytinyağı, tuz koyuyor, hep beraber
suyunu çekene dek pişiriyoruz. Soğuduktan sonra, ılık da olabilir
maydanoz ve tranş kesilmiş limonla sunuyoruz.
Zeytinyağlı
Taze fasulye
Fasulye, su, zeytinyağı, soğan, domates, şeker, tuz gereken
malzemeler. Fasulye seçerken yeşil, kılçıksız, körpe, yüzeylerinin
lekesiz, boylarının küçük ve taze olmasına dikkat etmeliyiz.
Fasulyeleri ayıklarken iki başını kesiyor, pişerken yemek
suyunun içine iyice nüfuz etmesini, lezzetlenmesini, iyi pişmesini
sağlamak için uzunlamasına ortadan diliyoruz. Fasulyeler kılçıklıysa
ikiye veya üçe bölüp kılçıkları sıyırıyoruz. Tencerenin içine
zeytinyağı koyup, içine doğranmış soğanları, biraz tuz atarak
pembeleşinceye dek kavuruyor, doğranmış tarla domatesleri
ilavesiyle kavurmaya iki dakika daha devam ediyor ve fasulyelerimizi
tencereye ekliyor, karıştırılıyor, akabinde fasulyeler sararmaya
başlayınca üzerine bir miktar su, iki çay kaşığı toz şeker
koyup, tencere kapağını kapatarak 20-30 dakika arası pişiriyoruz.
Tüm zeytinyağlıların yapımında olduğu gibi, yemek soğuyana
kadar tencere kapağını açmıyoruz. Soğuyunca zeytinyağlı taze
fasulyemizi servis tabağına koyuyor, üzerine bir kaç yaprak
kıyılmış maydanozla süslüyoruz. Arzu edilirse malzemeye pişirme
sırasında çintilmiş sarımsak, tohumları çıkarılmış yeşil sivri
biber doğranabilir, domates yeteri kadar olgun değilse ve
de zeytinyağlı yemeklerde salça kullanımından kaçınılsa da,
yemek suyu renk kazansın diye, az miktar salça eklenebilir.
Humus
Besleyici özellikli baklagillerden biri olan nohutun
hazmı biraz zor ve gaz yapıcı olduğu için en az 12 saat öncesinden
su içine bırakılarak yumuşaması, şişmesi sağlanır. Suyu dökülüp
yeni koyduğumuz su içinde iyiçe haşlanan nohutların kabukları
teker teker kolayca çıkarılır. Kabukları çıkmış nohutları
eğer hergün yüzlerce sipariş alan ticari bir mutfakta değil
de, ev mutfağında yapıyorsak blenderden geçirmek yerine, nohutlar
az miktar olacağı için çatalla ezebiliriz. Ezilmiş nohut püresi
içine havanda döğülmüş sarımsak, bir miktar tuz ve limon suyu
koyup karıştırdıktan sonra, bu karışıma azar azar, yedirerek
zeytinyağı ve tahin ilave ediyoruz. Arzuya göre sevilen baharatlardan
pul biber, kimyon, sumakla humusumuz lezzetlendirilebilir.
Kıvamı tutturmak için karışıma az miktar su eklenebilir, maydanoz,
nane, fesleyen yaprağı ile süsleyip yenebilir. Bir akşam yemeğinde
mezelerimiz arasında fasulye piyaz, barbunya pilaki, börülce,
fava gibi çeşitler varsa, buna bir de humus eklemek, midenin
içeceklerle şişerek hazım yapmasını zorlayabilir. Güneydoğu
illeri ve Arap ülkelerinde daha çok tüketilen bu baharlı meze
yapıldıktan sonra yenmeli bir sonraki güne kadar bekletilmemelidir.
Turşu
Mezeleri
Turşu çeşitlerinden oluşan mezelerinin başında kornişon
ve çengel salatalık, yeşil sivri biber, göbek lahana, olmakla
beraber, fasulye, kelek, karnıbahar, patlıcan, sarımsak, erik,
pancar, havuç, acur, kabak, şalgam, mısır, soğan. Bunlara
lahana sarma, patlıcan sarma, domates dolma, biber dolmayı
da eklerseniz, acılı veya acısız turşu, iştahınıza iştah katmaya
yetecektir. Küçük seçme patlıcanlara, lahana ve kerevizler
kıyılarak içine sarımsak acı biber ilave ediliyor. Karnı yarılan
patlıcanların içine doldurulup kereviz sapıyla sarılıyor.
Sirke içine basılan patlıcanların üzerine ağırlık konup 10
gün beklenirse turşu hazır oluyor. Bunların dışında bir de
körpe bamyalardan yapılan bamya turşusu var ki, yedikçe yeme
arzusu uyandırıyor. Tuzlu turşu sevmeyenler incir çekirdeğinde
tatlandırılmış tatlı turşuları tercih edebilirler.

Lahana Turşusu Mezesi
İşte size evde yapabileceğiniz, ticari olmayan, iştah açıcı
özellikli, lahana göbeğinden özel bir meze çeşidi.
Turşucudan satın aldığınız göbek lahana turşusunu ince ince
kıyıyoruz. Üzerine zeytinyağı, limon sosu dökülüp, toz kırmızıbiber
ve kekik serpilerek servis ediliyor. Kıyılmış lahana turşusu
üzerine sarımsaklı yoğurt, acı biber sosu veya pul biber döküp
içki mezesi olarak da hazırlayabilirsiniz. Lahana yerine pancar
turşusu da kullanılabilir.
Rakı severler bu meze çeşitleri ile iştahlarına iştah katabilirler.
Lahana Salatası
Lahananın
damarsız iç yapraklarından ince ince kıyarak sade bir lahana
salatası yapabilir, üzerine sirke veya limon kullanarak zeytinyağlı
bir sos dökerek yiyebilirsiniz. Sosunuza farklı tatlar katmak
isterseniz sirke içine bir çay kaşığı hardalı erittikten sonra
zeytinyağı, tuz ve sevdiğiniz baharatları karıştırabilirsiniz.
Hafif haşlanmış kara lahanadan da bol sirkeli iştah açıcı
bir salata yapılabilir. Kara lahananın bırakacağı mor renkli
suyun diğer çeşitleri boyamaması için tabağa tek başına konulmalıdır.
Havuç Rende Salatası
Kabukları soyulan havuçlar, ince gözlü rendeden geçirilir.
Bol limonlu iştah açıcı ve besleyici özellikli salatanızı
bir kaç adet siyah zeytin veya domates, salatalık, turp gibi
garnitürlerle ile süsleyebilirsiniz.
Kabak
Salatası
Orta boy kabaklardan seçilip, sap kısmı kesilerek hafifçe
haşlanıyor. Haşlanmış kabaklar arzuya göre rendeden geçirilebilir
veya ince dilimler halinde, suyu süzülüp tabağa konabilir.
Üzerine sarımsaklı yoğurt, nane, ince gözlü rende ceviz, dereotu,
kırmızıbiber karışımı sos dökülüp, zeytinlerle süslenerek
servise sunulabilir. Yoğurt istenmiyorsa dereotu, nane yaprakları,
taze soğan, kibrit şeklinde kesilmiş ince havuç dilimleri
üzerine zeytinyağı, limon sosu ilave edilebilir. Kabak salatası,
haşlanmış kabakları püre haline getirerek veya küp küp kesip
zeytinyağında tavada kızartma pişirim şekliyle de denenebilir.
Hafif bir sebze türü olan kabak, dereotu ile son derece uyumlu,
garnitürlerde kullanıldığı haliyle, tadını kaybetmemesi için
az pişirilmesi tavsiye edilir, çiğ olarak da denenebilir.
Kaşık
Salatası
Yaz mevsiminin güneşinde nar gibi kızarmış tarla domateslerinden
alınıp satırla ince ince doğranıyor, bu doğrama sırasına salatalık,
yeşil sivri biber, soğan da katılıyor. Salatanın lezzetine
lezzet katan unsurların başında kullandığımız domatesin doğrama
sırasında ortaya çıkan suyu olduğu kadar, içine ilave edeceğimiz,
bilhassa Hatay’da imal edilmiş ekşi narlardan yapılma nar
ekşisi oluyor.
Yenebilecek kadar kırmızı pul biber ve maydanoz ilavesi ile
hazırladığımız sosun içinde yüzen bu salata ismini aldığı
kaşıkla yenildiği için Kaşık Salatası, yöreye göre Gâvur Dağı
Salatası olarak da anılıyor.
Kaşık salatasının kaşıkla yenmesinin nedeni, özenle hazırlanan
nar ekşili sosun, salatanın suyu ile salatayla beraber yenilmesi.
MAYONEZ (Rus Salatası)
Meze
sofralarının vazgeçilmez çeşitlerinden biri de ana maddesi
mayonez olan Amerikan, Rus salatasıdır. Mayonez yapımı zaman
alan zahmetli olsa da leziz bir meze çeşidi olarak seviliyor.
Yumurtalar test edilip kırılır akı, sarısı kabukta ayrılır,
sarılar bir güzelce çırpılır. Bütün mesele yumurtaya damla
damla dökülerek yedirilen kaliteli sızma zeytinyağındadır.
Tahta kaşık saat yelkovanı yönünde eşit hızda, eşit çapta
dairesel hareketlerle döndürülür, bu dönüşlerde zeytinyağı
tabağın kenarına damlatılmaya devam edilir, karıştırma sırasında
durulmaz, bekleme yapılmaz, aksi takdirde yapılan kesiliverir,
parça parça olur. Zeytinyağı damlattıkça yumurta beyazlaşarak
renginden kaybeder, malzeme şişer, krema ağza layık olur,
kesafet artarsa, kaşık hareketleri zorlaşırsa hafif limon
suyu eklenebilir. Mayonez yaklaşık bir saatlik uğraş sonunda
ekmeğe sürülüp, yenecek kıvama gelir. Ondan sonra içine konacak
kübik kesilmiş haşlanmış patatesler, bezelye taneleri, minik
kübik havuçlar, kübik kesilmiş kornişon salatalık turşusu
taneleri karıştırılıp harmanlanır. Hazırlanmış olan bu mayonezli
salata, içki öncesi yenilince önce midenin iç duvarlarını
iyice bir muhasara eder, sıvanır ve midenin alkolü emmesine
bir ölçüde rötar yaptırır ve mideyi alkolün tahribatından
da korur. Sonuçta mayonez denilen meze, çiğ tüketilen yumurta,
haliyle taze olması önem kazanıyor.
Tüm bu zahmetleri göze alamayanlar için hazır satılanlar mayonezlerden
bir kavanoz alıp garnilerle karıştırarak yapmak pratik olabilir.
Malzemeler içinde eser miktarda toz hardal konabilir.
Çabuk Mayonez tarifi: Bir su bardağı sıvı yağ, bir yumurta,
yarım limon suyu, biraz tuz, bir çay kaşığı hardal, bir tutam
karabiber. Hepsini dar ve uzun bir kaba koyup, el blendırıyla
birkaç kez çırpın. Hazırlanmış olan mayonez içine de hazır
bezelye havuç patates, kornişon garnilerini kavanozdan ilave
edin, mayonez salatanız hazır afiyet olsun. Aman karıştırmayalım,
el blendrı uzun saplı, ucu huniye benzer tip olanı kullanılıyor,
mikser ya da kek çırpma teliyle değil. El blendırının ölçekli,
mika büyük su bardağı şeklinde bir kabı içine konulan malzeme
2-3 kez el blendırı ile karıştırılınca mayonez kıvamını bulacaktır.
Acılı Ezme
Acılı
ezmede kullanılacak çeşitler domates, sivribiber, kuru soğan,
sarımsak, acıbiber, domates salçası, nar ekşisi, pulbiber,nane,sumak,
maydanoz, limon, zeytinyağı, tuz dan oluşuyor. Yapımında önce
domatezlerin kabuğunu soyuyor, su bırakan kısımları çekirdekli
kısmı çıkartılıp, etli çeperi ince ince doğruyoruz. Tohumları
çıkarılmış yeşil sivri biberleri, kabuğu soyulmuş soğanları,
bir iki diş sarımsağı olabildiğince ince kıyıyoruz. Bu karışıma
yine ince doğradığımız maydanoz, nane yapraklarını, birer
kaşık acı biber, domates salçaları ve baharatları ilave edilip
karıştırıyor, dinlendirip suyu süzüldükten sonra servis edilir
hale getiriyoruz. Burada dikkat edilmesi gereken bu tür mezelerin
diğer yeneceklerle uyumlu olmasıdır. Ayrıca ağızdaki asit
oranını artıracaktır. İçinde hararet yapıcı acı biber salçası,
pul biber, soğan, sarımsak olduğu için hem mideyi, hem karaciğeri
hazım sırasında zorlayacak, bir sonraki gün vücutta yorgunluğa
sebep olacaktır. Soframızda bu tür acılı bir meze varsa, bunun
yanında biberli gavur dağı salatası, turşu, çiğ köfte, çemen
gibi çeşitler yerine daha hafif, otlarla yapılan zeytinyağlılar,
salatalar tercih edilmesi uygun olur.
Patlıcan Ezme
Meze
çeşitleri içinde damakta tat bırakan, leziz bir meze olan
patlıcan ezme için odun közünde veya fırında çok büyük ve
tohumlu olmayan patlıcanları fırınlıyoruz. Soğuduktan sonra
saplarını ve dış kabuklarını itina ile yanmış kabuk siyah
parçalar kalmayıncaya dek kesip çıkartıyor, sadece etli kısımlarını
tabağa yatırıyoruz. Ezme için bir miktar süzülmüş yoğurt içine
havanda dövülmüş bir iki diş sarımsağı, tuz, karabiber, arzu
edilirse zencefil tozu veya rendesi ile karıştırıyoruz. Burada
yoğurt patlıcan ezmenin rengini beyaza yakın açarken, kıvamın
homojenliğine yardımcı oluyor. Sızma zeytinyağı ile kaşıkla
bir güzel karıştırıp çukur olmayan servis tabağında buzdolabında
dinlendiriyoruz. Yöresel özelliklere göre içine kıyılmış ceviz,
karabiber, kimyon konabiliyor, rakıyla uyumlu oluşu, çataldan
düşmeyen, damlamayan et ve deniz ürünlü sofralarda sevilen
bir meze çeşidi olarak, bilhassa patlıcan mevsiminde tercih
ediliyor.
Patlıcan
Salatası
İdeali fazla tohumlu olmayan seçtiğimiz patlıcanları odun
ateşinde veya fırında, ocak üstünde de közleyebiliriz. Yeterince
pişip yumuşadığına inandığımız patlıcanları ocaktan indirip,
elle tutulabilir hale gelince dış kabuklarını soyuyor, tabak
içinde doğruyoruz. Üzerine sızma zeytinyağı dökerek yiyebileceğimiz
gibi, çatal yardımıyla eziyor, içine bir kaşık kadar yoğurt,
bir diş dövülmüş sarımsak, tuz ilave ederek bulamaç haline
gelene dek karıştırıyoruz. Uygun meze tabağına koyuyor, çatalla
yüzeysel dalga şekli veriyor, birkaç siyah zeytinle sunuyoruz.
Közleme çeşitleri arasında bir de patlıcan ve şalvar biber
ile yapılan közleme bulunuyor. Közlenmiş patlıcanın kabukları,
biberin dış zarı soyuluyor. Tabak içinde birlikte ince ince
doğranıyor, bu karışıma kıyılmış çiğ soğan ilave edilip karıştırılıyor.
Tuz, zeytinyağı, limon sosu dökülüp yeniyor.

Yoğurtlu Semizotu
Yıkanıp ayıklanmış körpe semizotu yaprakları doğranıp limon
ilavesiyle çiğ olarak salata gibi yenebildiği gibi, kıvamında
sarımsaklı yoğurt ile karıştırılarak rakı mezesi olarak leziz
ve hafif bir çeşit elde edilebiliyor.
Eğer sofranızda çacık, yoğurtlu kızartma gibi mezeler varsa,
bu defa semizotu yapraklarını toprak kokusunun gitmesi ve
temizlenmesi için bol suda iyice yıkayıp saplarından ayırdıktan
sonra domates rendesi ile elde edeceğiniz domates püresini,
sirke veya limon suyu, zeytinyağı, tuz, arzuya göre çentilmiş
bir iki diş sarımsak sosu dökerek farklı olarak yoğurtsuz
domates soslu, salata türü bir meze yapabilirsiniz.
Cacık
Rakı sofralarının vazgeçilmezi olan cacık hiç şüphe yok ki
lezzetini kullanılan yoğurt ve salatalıktan alıyor.
Bu nedenle fazla tatlı olmayan kıvamı yerinde bir miktar kaymaksız
yoğurt içine kabukları soyulmuş kokusuyla ve lezzetiyle taze,
körpe salatalıklar doğranıyor. Arzu edenler, salatalıkları
doğrama yerine rendeden de geçirebilir. Kıvamın koyu olmasını
istemeyenler az miktar su ilavesiyle katı yoğurdu kaşıklık
duruma getirebilir. Sarımsak tercihi olanlar ince ince çentilmiş
bir iki diş sarımsak ilave edebilirler. Arzu edenler cacık
üzerine has zeytinyağı gezdirebilir, kıyılmış dereotu serpebilir.
Dereotu yerine nane, kekik tercih edilebilir. Izgara et, köfte,
pilav cacık doyumsuz olur.
Haydari
Akdeniz
mutfağı meze çeşitlerinden olan haydarinin ana maddesi süzme
yoğurt, yoğurdumuz ne denli lezzetli olursa mezemize de bu
lezzet yansıyacaktır. Ev mutfağı için belirli miktar yapıyorsak
normal yoğurdu temiz bir tülbent içinde asıp bekleterek suyunun
süzülmesi sağlanabilir. Kıvamlı yoğut içine bir miktar labne
peyniri, ince kıyım dereotu, kuru nane, Çinden ithal edilen
yerine havanda döğülmüş yerli Taşköprü sarımsağı, az miktar
tuz, yoğurt tam yağlıysa az miktar sızma zeytinyağı karıştırılp
düz bir tabağa konarak buzdolabında dinlendirildikten sonra
servise hazır hale getiriliyor. İçine buz atmak yerine soğutulmuş
rakıyla uyum sağlayan bu meze çeşidi kebab ızgaralarla birlikte
tüketiliyor. Soframızda yoğurtlu semizotu salatası, çacık,
yoğurtlu patlıcan veya balık, deniz ürünleri meze çeşitleri
varsa, haydariyi o öğünde erteliyoruz.
Yoğurtlu
Kereviz
Çerkez tavuğunu andırdığı için yalancı Çerkez tavuğu da denilen
meze çeşidi, çiğ sebzeden pişirmeden yapıldığı için vitamin,
mineral değerini kaybetmemiş oluyor. Kerevizlerin dış kabukları
soyuluyor, yıkanıp rendeleniyor. Rendelenmiş kereviz süzülmüş,
sarımsaklı yoğurt ile homojen dağılım elde edilene dek tuz
atıp harmanlanıyor. Çekilmiş ceviz içi bu karışıma ekleniyor.
Arzuya göre üzeri kırmızı pul biberle veya yağda eritilmiş
pul biberle ya da sade olarak servis ediliyor. Meze tabağında
yoğurdun su bırakmaması için ya süzme yoğurt kullanılmalı
ya da yoğurt tülbent içinde bekletilip suyunu saldıktan sonra
karışıma dâhil edilmeli. Rendelenmiş kerevizin kararmaması
için ya limonlu suda bekletmeli ya yoğurt içine rendelemelinip,
hemen yoğurtla karıştırılmalı. Aroması yoğun olan kereviz,
yoğurt katkısıyla zayıflasa da, süslemede kullanılacak maydanoz
eki, mezeyi daha da hafifletici kılar.
Zeytinyağlı
Enginar
Sofraların en asil zeytinyağlı yemeği olan enginar nefaseti
kadar karaciğere faydası ile dikkatleri üzerine çeken ziyafet,
balo, prestijli davetlerde sofralarının vazgeçilmezi sayılıyor.
Son yıllarda enginar tohumları Kıbrıs’da yetiştirilerek mevsimin
ilk ürünleri alınmaya başladı. Bahar yaklaştıkça Adana, Mersin,
sonrasında sakız enginarı denen küçük taçlı çeşidiyle İzmir-Çeşme,
Şifne, Alaçatı çevresinde yetiştirilen enginarlar, İstanbul
Bayrampaşa aynı adıyla bilinen ve Yalova, Bursa başta olmak
üzere İstanbul dışında üretilenlerle bollanıyor. Balıkla pişiriliyor,
yoğurtla beraber mezesi yapılıyor, rendelenip salata gibi
çiğ olarak şifa niyetine yeniyor ama en makbulü ve lezzetlisi
zeytinyağlı meze çeşidi olanı. Prestijli bir açılış yemeğinde
(antre) olarak da sunuluyor. Enginarlar, konserve olarak veya
kabukları soyulmuş, kararmaması için limonlu suda, torba içinde
marketlerden tedarik edilebiliyor.
Çiğ
olarak ayıklanmadan kabuklu alınıyorsa, dış yapraklar taçın
ortasından kesililerek, göbekte bulunan mor renkli sakal tabir
edilen tüylerden temizlenir. Bu işlemi yaparken parmakların
boyanmasına karşı eldiven giyilebilir. Pişirme sırasında doğranmış
soğan, küçük ve az miktarda, tavla zarı büyüklüğünde küpler
halinde kesilmiş havuç, patates ve bezelye ile bir kesme şeker,
az miktarda tuz, zeytinyağı, limon suyu ilave edilerek 20
dakika kapağı kapalı şekilde tabanı düz bir kapta pişirilir,
soğuk veya ılık olarak yenir.
Not: Enginarlar havuç ve patatesten çabuk piştiği için bu
garnitürleri önceden bir kaç dakika haşlayarak yemeğe dâhil
olma halinde tüm malzemenin pişirme sürelerini eşitlemiş oluruz.
Zeytinyağlı enginar yanında en güzel uyum sağlayan içecek
ise fazla tatlı olmayan beyaz şarap olabilir. Körpe enginarların
taç kısmına yakın saplarının dış kabuğunu soyarak kalan gövdelerden
çubuklar halinde çiğ olarak limon ve tuz döküp çıtır çıtır
yenebilir.
Sultaniye Mezesi
Baharın
müjdecisi sultaniye, Nisan 15’i ile Mayıs 15’ine dek ömrü
olan zümrüt yeşili rengi, narin kabukları, körpe lezzetiyle,
az bilinen, çok özlenen bir bezelye türü olarak tüketiliyor.
Bezelye yemeği gibi etli, kıymalısı da yapılıyor ama biz çabucak
pişen körpe sultaniyenin zeytinyağlı mezesini yapıyoruz. Sultaniyeler
ortalarından kırılarak kılçıkları varsa ayıklanıyor. Ayıklanan
ve içinde az sayıda bezelye taneleri olan sultaniyeler tencerede
haşlanıyor. Haşlama sırasında dinçliklerini kaybederek lapa
gibi olmaması için arasıra kontrol edilmelidir. Pişen sultaniyelerin
açık yeşil rengini korumak için brokoli, deniz börülcesi ve
otlara yaptığımız şoklamayı uyguluyor, buzlu soğuk suyun içine
atıp bekletiyoruz. 10-15 dakika sonra süzüyor, meze tabağına
ayırdığımız yenecek miktarın üzerine sızma zeytinyağı, limon
suyu, çentilmiş bir iki diş sarımsak ve tuz ilaveli sosumuzu
karıştırıp döküyoruz. İştah açıcı bu meze çeşidi ferahlık
veren nefasetiyle seviliyor.
Zeytinyağlı Yoğurt Soslu Taze Bakla
Baklaların
herbirinin iki ucunu bıçakla kesiyor, iki parmağımızla ortadan
kırarak iki parçayı aksi yönlerde aşağı yukarı sıyırır gibi
çekerek kılçıklarını çıkarıyoruz. Bol suda yıkayıp süzdükten
sonra bir kap içinde tuz ve limon suyu ilavesiyle iyice karıştırıyoruz.
Tencereye doğranmış taze soğanla beraber koyduğumuz baklaların
üzerine iki bardak su, bir bardak zeytinyağı döküp, bir çay
veya tatlı kaşığı toz şeker ilavesiyle, tencere kapağı kapalı
olarak pişmeye bırakıyoruz. Baklanın pişirimi sırasında mutlaka
dereotu ilave ediliyor. Fakat nane, dereotu gibi narin yapraklar
yüksek ısıda bakladan önce pişip karardıkları, biz ise yeşil
görünmelerini istediğimiz için dereotunu ocaktan inmeye yakın
bir sürede baklaya ilave edebiliriz. Soğuduktan sonra baklamızı
bir başka tabakta sarımsak, tuz ilavesiyle çırpılarak hazırlanmış
yoğurt sosumuzla servis edebiliriz.
Kısır
Köftelik
bulgur, ılık su, biber salçası, domates salçası, zeytinyağı,
limon suyu, tuz, kırmızı pul biber, karabiber, nar ekşisi,
salatalık turşusu, domates, salatalı, yeşil sivri biber, taze
soğan, maydanoz, dereotu. Kısırlık Bulguru koyduğumuz derin
kaba üzerini örtünceye kadar ılık su ilave ediyor, tuz serpip,
kapağını kapatıyoruz. On dakika bekleyip açıyor, suyunu çekip
şişmiş olan bulguru tahta kaşıkla karıştırıyor, derin kabın
içine salçaları, zeytinyağı, limon suyu, baharatları, nar
ekşisini bulgurla beraber harmanlıyoruz. Domates, biber, taze
soğan, salatalık turşusu, maydanoz, dereotu küçük küçük doğrandıktan
sonra, bulgura ilave edip karıştırıyoruz. Servis tabağına
alınan kısır marul yapraklarıyla süslenerek yenmeye hazır
hale getirilebilir.
İç Bakla
İlkbaharın
öncüleri sultaniye, bezelye, taze bakla sonrası çıkan yeşil
iç baklalar ayıklanıp, yıkanıp, süzüldükten sonra kenara alınıyor.
Kuru soğan yemeklik doğranıp, tencereye konuyor, şeker, tuz
ve zeytinyağı ilaveli malzemeyi karıştırıp, kısık ateşte bir
müddet soğanlar pembeleşinceye kadar kavruluyor. Sonra tencereye
baklalar konuyor, bir miktar su ilave edip, baklalar yumuşayana
kadar 15-20 dakika süren pişirmeye devam ediliyor. Kararmamaları
için pişirim süresinin sonuna yakın kıyılmış dereotunu da
ekleyip, birkaç dakika sonra ocaktan indiriliyor. Baklalar
kapağı kapalı kapta soğuduktan sonra çırpılmış sarımsaklı
yoğurt sosu ile servise sunuluyor. Arzuya göre, zeytinyağlılarda
pek tercih edilmemesine rağmen kaşık ucuyla salça konabilir,
un ilave edilebilir, pişirme sırasında sarımsak eklenebilir.
Kuru baklalar için bir gece önceden suda bekletme uygulanır.
Dışı sert olan baklaların kabukları çıkarılıp baklanın içi
yumuşak etli kısmı yeniyor. Kabuklu veya kabuksuz pişirilen
baklaların her bir tanesi üzerine çizik atmak pişmelerini
kolaylaştırıyor. Ege’nin faydalı, mineral zengini bir bakliyat
çeşidi olan iç bakla mezesi lezzeti ile de seviliyor, zeytinyağlı
enginar ile de yapılabiliyor.
Brokoli
Yerken şifa saçan, vitamin değeri hayli yüksek, antioksidan
değerler içeren, bağışıklık sistemini güçlendiren sebze çeşitlerinden
biri olan brokolinin etli yemeğinden çorbasına, salatasından
suflesine, makarnasına, köftesine dek birçok çeşidi yapılıyor,
pizzada, soslarda kullanılıyor. Yapımı en kolay çeşidi ise
sıcak suda sekiz on dakika haşlıyor, Ocaktan indirdikten sonra
yeşil rengini kaybetmemesi için suyunu süzüp içine buz atarak
veya hemen buzdolabına koyup soğutuyoruz. Zeytinyağı, limon,
çentilmiş sarımsak sosuyla birlikte sunduğumuz meze şekline
arzu edilirse brokoli filizleri arasına küp kesilmiş haşlanmış
havuç, haşlanmış bezelye taneleri ilave edilerek çeşitlendirilebilir.
Zeytinyağlı Kereviz
Kereviz,
soğan, havuç, bezelye, patates, zeytinyağı, su, tuz, şeker,
dereotu kulanacağımız malzemeler. Kerevizlerin dış kabuğunu
suyuluyor, orta boşluğu oyuluyor, yaprakları ayıklanıyor.
Dilimlenmiş veya parçalara bölünmüş kerevizler, kararmaması
için limonlu ve unlu su içine atarak beklemeye alınıyor. Yemeği
pişireceğimiz tencere veya kabı ateşe koyup, içine zeytinyağı
döküyor, sonra da bir fiske tuzu ekleyip, pembeleşinceye kadar
doğranmış soğanlarla birlikte kavruluyor. Sıra, bu karışımın
içine bezelye, küpler halinde doğranmış patates, havuçtan
oluşan garnitur malzemesini koymaya geliyor. Tekrar karıştırdığımız
malzemeye bu defa limonlu unlu suda beklemeye alınan kerevizler
süzülüp, tencereye konuyor, az miktarda tuz ve şeker ilave
ediliyor. Son olarak ya iki portakalın suyunu ya da yarım
portakal suyu ve bir bardak sade normal su katılan tencereyi
bir taşım kaynatıyor, devamında 20 dakika kısık ateşte kerevizler
yumuşayana kadar pişiriliyor. Soğuduktan sonra yapılacak servis
öncesinde kerevizler, dereotu veya maydanoz yaprakları ile
süsleniyor. Kerevizleri doğramak yerine dilimlemeyi tercih
edenler, garnitürleri orta boşluğa doldurarak daha dekoratif
bir servis tabağı hazırlayabilirler. Arzu edenler malzemelerine
limon dilimi, kabuğu soyulmuş arpacık soğanı katabilirler.
Zeytinyağlı Pırasa
Kullanılacak
malzemeler kuru soğan, havuç, zeytinyağı, pırasa, iki kesme
şeker, tuz, su arzu edilirse çorba kaşığı pirinç. Pırasaların
varsa sararmış olanlarından üst kabuklarını çıkartıyor ve
yıkıyoruz. Özellikle pırasanın yeşil yaprakları aralarını
özenle yıkayıp arada kalan varsa toprakları temizlemek gerekiyor.
Pırasaları ikişer santim aralıkla verev olarak doğruyoruz.
Yıkanıp, bıçakla kabukları sıyırarak dilimlenmiş havuçları
hazırlıyoruz. Soyulmuş soğanı küçük küçük doğruyoruz. Pişirme
tenceresi içine iki çorba kaşığı zeytinyağı koyup soğanları
dört-beş dakika çeviriyoruz, havuçları ilave edip beş dakika
karıştırıyoruz. Pembeleşen soğan ve havuç beraberine hazırlanmış
pırasaları ekliyor, pırasa hizasına kadar su koyarak orta
ateşte kaynatıyoruz. 15 dakika sonra, tuz, şeker ekleyerek
kapağı kapalı biçimde suyu çekene kadar, yaklaşık beş dakika
sonra ocaktan indiriyor, kapağı aralık bırakarak soğumaya
bırakıyoruz. Servis tabağına aldığımız zeytinyağlı pırasayı
Limon dilimiyle süsleyerek servis ediyoruz. Pirinç eklemek
isteyenler yıkanmış pirinci ocaktan indirmeden 15 dakika önce
pırasa üzerine serperek pişirebilirler.
İmam Bayıldı
İmam
Bayıldı için gerekli malzeme orta boy patlıcan, zeytinyağı,
orta boy kuru soğan, domates, yeşil sivri biber, sarımsak,
bir miktar su, bir tatlı kaşığı toz şeker, bir tatlı kaşığı
akbiber. Patlıcanların yeşil yapraklı baş kısmını ayıklıyor
ve bir iki santim bırakacak şekilde sapını kesiyoruz. Orta
kısmının kabuğunu soyup, uzunlamasına dikey olarak bıçakla
yarık açıyor, üzerine hafifçe tuz serpip bekletiyoruz. Bir
kap içine yağ koyup, yağ ısınınca içine birkaç diş doğranmış
sarımsak atıp pembeleştiriliyor, daha sonra doğranmış soğanı
koyarak kavuruyoruz. Soyulmuş ve ince doğranmış domatesleri
ilave edip hepsini karıştırıyor, bu karışıma su, tuz, şeker
ve akbiberi ekleyip onbeş dakika pişiriyor ocaktan indiriyoruz.
Tuzda beklemeye aldığımız patlıcanları tekrar soğuk suyla
yıkadıktan sonra fritözde kızartıyoruz. Yarık kısmı bize bakacak
şekilde tepsiye diziyor, patlıcanların yarık karın kısmını
hazırladığımız iç malzemeyle dolduruyor, üzerine yarım domates
dilimi, yeşil biber koyup, sos ilavesi ile birlikte fırında
on beş dakika pişiriyor, soğuduktan sonra maydonoz serperek
yiyoruz.
Kabak Bayıldı
Mideyi
yormayan hafif bir zeytinyağlı çeşit olan kabak bayıldı için,
orta boy sakız kabağı, kuru soğan, domates, yeşil biber, sarımsak,
zeytinyağı, tuz, şeker, maydanoz veya kabak yemeklerine daha
uyumlu dereotu kullanılıyor. Kabakların baş sap kısmını kesiliyor,
orta dış kabukları hafifçe kazınıyor, ortadan uzunlamasına
diliniyor. Her bir yarım kabağın orta kısmı malzeme koyabilmek
için kaşık yardımıyla oyularak havuz yapılıyor.
Oyulan kabaklar yıkanıp süzülüyor. Pişirme kabı içinde doğranmış
soğanlar zeytinyağı ilavesiyle pembeleşene kadar kavruluyor,
içine kabukları soyulmuş küp doğranmış domates kıyılmış sarımsaklar,
yeşil biber, tuz, şeker ilave edilip kavurma işlemi tamamlanınca
düz zeminli pişirme kabına dizilen kabakların karnına kavrulan
iç malzemeden alacağı miktar konuyor. Üzerine bir miktar zeytinyağı
ve su ilave edip kısık ateşte yarım saat pişiriliyor. Kararmaması
için ocaktan indirmeye beş dakika kala dereotu ekleniyor.
Ilık veya soğuk olarak yeniyor.
Patlıcan
Biber Kızartması
Biber, patlıcan kızartmalarını yaparken yıkadığımız sebzeleri
iyice kurulamalı, tavadan etrafa yağ sıçramasının bu şekilde
önüne geçilmelidir. Ayrıca çarliston veya şalvar biberleri
kızartma tavasına atmadan önce çatalla bir kaç yerinden delinmesi
faydalı olacaktır. Patlıcanları kızartmadan önce tuzlu suda
bekletmeli, dış kabuğunu birer santim aralık bırakarak soymalı,
sonra uzunlamasına veya çapraz olarak eninden dilimlemeli.
Karışık kızartmalara uzun veya ince şeritler halinde kesilmiş
havuç da ilave edebilirsiniz. Karışık kızartmaların yanına
sos olarak, çırpılmış arzu edilirse içine dövülmüş sarımsak
karıştırılmış yoğurt servis edilebilir. Veya tavada iki kaşık
zeytinyağı içine, kabuğu soyularak doğranmış domatese sarımsak
karışımıyla hazırlananacak sosu, kızartmalar üzerine dökerek,
sıcak veya soğuk domates soslu yenebilir.
Şakşuka
Ege
ve Akdeniz sofralarının vazgeçilmez mezelerinden biri olan
şakşukanın yoğurtlu ve domates soslu iki çeşidi yapılıyor.
Her ikisinde de ana malzeme içinde patlıcan, çarliston biber,
kabak, patates, domates, sarımsak, zeytinyağı, tuz bulunuyor.
Patlıcanların kabuklarını soyup acı suyunu bırakması için
20 dakika tuzlu suda bekletip sonra küp biçiminde doğruyor,
kızartma tavasında kızartıyoruz. Kızartma sırasında patlıcanlar
bünyesine yağ çekeceği için tavadan iyice süzüp alıyor, kağıt
havlu üzerine bırakarak fazla yağını emilmesini sağlıyoruz.
Patates, kabak, biberleri de doğrayıp, pişme süreleri farklı
olduğu için ayrı ayrı kızartıyoruz. Soyulmuş domatesleri rendeleyip
veya doğrayıp yağ ilavesi ve sarımsakla pişirerek sosu yapıyor,
kızartılmış malzeme üzerine döküyoruz. Soğuk olarak maydonozla
süsleyip servis ediyoruz. Pişirim aşamasında karabiber, pulbiber,
salça, toz şeker, soğan gibi ek malzemeler ilave edilebilir.
Mantar Pilaki
Pişirimi
ve kullanılan malzemeleri fasulye pilakiye benzeyen mantar
pilaki için, kültür mantarı, soğan, sarımsak, kırmızıbiber,
yeşil sivri biber, havuç, patates, domates, zeytinyağı, şeker,
tuz kullanılıyor.
Mantarlara göre daha geç pişen patates ve havuç kübik şekilde
küçük olarak doğranıyor, domates, biber ve arpacık soğan veya
kuru soğan ince ince kıyılıyor. Zeytinyağını tencere koyuyor,
soğanları pembeleştiriyor, sonra biber, patates, havuç, sarımsakları
koyuyor, en son mantarları küçük ise bütün olarak, büyükse
dört parçaya bölerek, baharatlar ilavesiyle pişiririliyor.
Taze mantarlar ve domates su bırakacağı için zeytinyağı ile
birlikte yarım saatte, kısık ateşte, ağzı kapalı kapta suyunu
çekerek pişecek. Hazır olan mantar pilaki kendi halinde soğumaya
bırakılıp, birkaç yaprak maydanoz, limon koyarak soğuk servis
edilebilir.
Pancar Mezesi ve Salatası
Dört
beş adet kırmızı pancarın yapraklarını ayırıp yıkıyoruz. Saplarını
doğruyor, pancar yumrularının dış kabuklarını soyuyoruz. Derin
kap içine bir çorba kaşığı sirke, bir tatlı kaşığı toz şeker,
az miktar tuz ile su koyuyor, pancar ve sapları hep birlikte
haşlıyoruz. Sirke, karides, pavurya haşlamasında olduğu gibi
pancarda da hem pişmeyi kolaylaştırıyor, hem pancarın koyu
bordo renk vermesini sağlıyor. 45 dakika civarında haşlayıp,
yumruları çatal batırarak içinin pişip pişmediğini kontrol
ettikten sonra yumuşamış olan pancarları ocaktan indirip,
arzuya göre meze yapacaksak dilimliyoruz, kâse içine koyup
suyu ile birlikte komposto gibi tüketeceksek daha küçük parçalarda
doğruyoruz. Her iki türde de servise çıkarmadan önce üzerine
sirke, havanda dövülmüş sarımsak, sızma zeytinyağı sosu gezdirip,
sosun pancar dilimleri içine nüfuz etmesi için makul süre
buzdolabında dinlendirip sunuyoruz. Pancar renk bırakan bir
yumru türü olduğu için etrafındaki diğer salata malzemesine
kendi rengini bulaştıracaktır. Bu nedenle salataya karıştırılırken
dilimlenmiş pancarlar iyice süzülmeli veya en uygunu tek başına
servis edilmelidir. Turşusu da yapılan pancar, rakıyla uyumludur
ama deniz ürünleri yanında yakışık almaz.
Çerkez Tavuğu
Tavukla
yapılan az sayıda mezelerin içinde en tanınmışı olan Çerkez
Tavuğu için temizlenmiş ütülenmiş, yıkanıp yumuşayana dek
tuz ilaveli suda haşlanmış tavuğu, deri ve kemiklerinden ayırıyor,
göğüs kısmı beyaz etleri lif lif hale getiriliyor. Kabuk kısmı
çıkarılmış bayat ekmek içi ufalanıyor, kuru cevizler havanda
dövülüyor, sarımsak çentiliyor veya rendeleniyor, üçü beraber
karıştırılıyor. Elde edilen bu karışımın içine lif haline
getirilmiş tavuk etlerini ilave edilerek tekrar karıştırılıyor.
Meze olarak tüketilecekse çok sulu olmamasına dikkat etmek
gerekiyor, kıvama getirmek için tavuğun haşlama suyundan az
miktar ekleniyor. Üzerine kırmızıbiber serpiliyor. Çerkez
Tavuğu mezesinin lezzetini tavuk, ceviz, sarımsak koordinasyonu
teşkil edeceği için, kullanım miktarları, hiç birinin tat
ve koku bakımından tek başına egemen olması gerekiyor.
Zeytinyağlı
Karışık Dolmalar
Zeytinyağlı yaprak sarma, zeytinyağlı lahana sarma, kabak
çiçeği dolması, biber, patlıcan, kabak, domates, soğan hatta
patates içi bile oyularak, doldurulup dolma yapılabilir.
Ordöv tabaklarının vazgeçilmezlerinden biri olan dolmaların
yapımında kullanılacak malzemenin pişme süresi ve sıkışıklığı
büyük önem taşır.
Çok pişmiş pirinçler dolmayı aşırı yumuşak, çok doldurulmuş
dolma harcı, dolmaların hamur gibi olmasına neden olarak lezetini
etkileyecektir.
Biber ve patlıcan dolmalarında kullanılan biberlerin düzgün
ve küçük olması içinin daha çabuk pişmesini sağlayacaktır.
Herhangi bir dolma yapımında iç malzeme artarsa bu malzemeyi
domates, soğan, patates, biber gibi sebzelerin üst kısmını
kapak olarak kesip orta bölümünü oyduktan sonra, iç malzemeyi
doldurup, üzerlerine kesilen kapakları kapalı pişirerek leziz
dolma çeşitleri yapılabilir. Lahana yaprağı kullanılacaksa
dolmalık lahana seçiminde göbeğin yumuşak olaması lahana yapraklarının
ince olması tercih edilir. Adana Pozantı, Niğde Bor lahanaları
makbul sayılıyor.
Zeytinyağlı Yaprak Sarma
Dolmalarda özellikle seçilen pirinç, kuş üzümü, çam fıstığı,
zeytinyağı, soğan, nane, tarçın, keşme şeker, lezzeti artırıcı
unsurların başında geliyor. Salamura yaprakların tuzu gitmesi
için suda bırakmalı, tencere dibinin tutmaması için zemine
yaprak serip, dolmaları dizdikten sonra üzerine önce bir kapak
sonra da tencerin kapağını kapatmalı.
Özellikle yaprak sarmayı asma yaprağının genç filizlerinden
yapıyoruz. Hatta taze yaprakları topladıktan sonra hafifçe
haşlayıp muhafaza içinde derin dondurucuda saklayarak ihtiyaç
anında, mevsim ilerlemesine rağmen aynı tazelik ve körpelikte
yaprak kullanma imkanı olabiliyor.
Diğer mevsim dışı zamanlarda salamura edilmiş yaprak kullanabiliriz.
Zeytinyağlı
Lahana Dolması
Zeytinyağlı Lahana Dolması için yumuşak bir lahana seçilmeli
lahanayı göbeğine bastırınca içeri doğru esnemeli. Lahana
yapraklarının kalın damarlı olmayanlar 7-8 dakika hafifçe
haşlanıp her birine yaprağın büyüklüğüne göre iç malzeme koyup
özenle sarılmalı. Dolmalar büyük olursa pirinç şişer hamur
olur. Parmak boyunda olması normaldir. Tencerenin dibine birkaç
adet yaprak koymak ateşe ilk muhatap olacak tabana yakın dolmaları
yanmaktan koruyacaktır. Dolmalar tencereye dizildikten sonra
üzerine zeytinyağı gezdirip en üste bir tabak kapatılmalı
sonrada tencere kapağı kapatılmalı. Tencere içine konan 1,5
– iki bardak su çekene kadar çok harlı olmayan ocakta pişen
dolmalar, kendi halinde soğuduktan sonra tabağa dizilmeli.
Lahana dolmasının güzel olması için iç malzemeye konacak olan
kaliteli pirincin yanı sıra dolmalık fıstık, kuş üzümü, soğan,
tarçın ve yapılacak miktara göre iki üç adet kesme şeker lezzet
katacaktır. Arzu göre dilim limon kesip dolmaların üzerine
koymak tadına tat katar.
Zeytinyağlı
Patlıcan Dolması
Patlıcan dolmasını diğer dolmalardan ayıran özellik, iç harcı
koymak için oyulan patlıcanlardan çıkan göbek kısmı önce suya
atılıyor, süzülüp küçük küpler halinde doğranarak, yağlı tavada
hafifçe kızartıldıktan ve soğutulduktan sonra iç malzemeye
karıştırılıyor. Bu uygulama patlıcan dolması yerken daha yoğun
patlıcan tadı almayı sağlıyor. Patlıcanları tencereye dizmeden
önce taban kısmına diğer dolmalarda yapıldığı gibi sebze sermek,
tencere dibinin tutmasını, ateşe yakın olan dolmaların aşırı
pişmelerini önleyecektir. Yağ, su, tuz ilavesi ile orta hararette
45 dakika pişirilen patlıcan dolmaları, kendi halinde soğuduktan
sonra yenebilir. Dolma harcı, dolma yapımı sırasında hazırlamalı,
önceden hazırlanıp bekletilmiş iç malzemede bulunan pirinç
şişerek dolmanın lapa veya kuruyup sert olmasına neden olabilir.
Kabak
Çiçeği Dolması
Güneş doğmadan açan kabak çiçekleri sabahın erken saatlerinde
toplanmalıdır. Çiçeklerin dişi olanları kabak olduğu için
erkek çiçekler seçilmeli. İnce çeperli çiçek yaprakları yırtılıp
parçalanmaması için nazikçe çiçeğin göbeğinde ki tohumlar
temizlenip, iç içe koyarak dolma yapmak üzere bırakılmalı.
Dolmanın iç harçı pirinç, kıyılmış kuru veya taze soğan, arzuya
göre dolmalık çamfıstık, kuş üzümü, nane yaprağı veya maydanoz,
dereotu, karabiber, tuz ve zeytinyağı ile hazırlanmalı. Kabak
çiçeği dolması yapraklarının ince olması, iç malzemeyle beraber
kolayca pişip, hafif, hazmı kolay, küçük olup, çiçek yeme
zevkini vermesi nedeniyle yaz aylarında rakı sofralarının
sevilen sürprizlerinden sayılabilir. Kabak çiçekleri Ayvalık,
Foça, Çeşme, Tire, Milas, Bodrum, Marmaris, Finike ve çevre
köy pazarlarında bulunup, buralarda ki restoran mönülerinde
sıkça rastlanıyor.
Çiroz
Salatası
Ateşte közlenerek parçalara ayrılan kurutulmuş çiroz balıkları
sirkede 15 dakika kadar bekletiliyor. Yeneceği zaman sirkede
beklemiş çirozlar süzülüp, yenecek miktar tabağa konuyor,
üzerine hakiki zeytinyağı, sirke gezdirilip doğranmış dereotu
serperek yeniyor.
çirozları közleme sırasında etrafa yayılan yoğun kokudan çekinenler
hazırlanmış paket çirozlardan alabilirler. Makbul olanı nesli
hayli tükenmiş olan uskumrudan yapılan çirozlardır. Mevsimine
göre kolyos, istavrit balıklarından da ciroz yapılıyor. Hazırlanan
çirozlar içine zeytinyağı konulmuş bir kavanoz içinde buzdolabında
makul süre saklanabilir.
Lakerda
11.
ayda Marmara, Karadeniz’de tutulan toriklerden yapılıyor.
Bu aylarda hava deniz soğuduğu için balık kendini korumak
için yağlanıyor, yağlı balıktan yapılan lakerda bu nedenle
lezzetli oluyor.
11. ayda ihtiyaç kadar alınan mevsim balığı torikler buzhanede
– 67 C derecede stok ediliyor.
Eldeki lakerda bittikçe lakerda yapılıp satılıyor. Toriğin
yapım süresi 15 gün, 7 gün tuzda, 7 gün salamura da kalıyor.
Lakerda kırmızı soğanla yerken yanında içilen rakıyla bütünlük
ve uyum sağlıyor.
Önce bir rakı yudumu alanlar, sonra dilimlenmiş lakerda lokması
yiyerek hem rakının sertliğini gideriyor, hem lakerdanın tadına
varıyorlar.
Meze sofralarının en kaliteli, en pahalı mezelerinden sayılıyor.
Maydonozlu
Pavurya
Kaynayan suya pavuryalar canlı olarak atılır. (Canlı olmayan
pavuryalar pişirilmez, zehirleme yapabilir). Kaynama suyuna
bir çorba kaşığı sirke dökülmelidir. Sirke, krideslerin haşlanmasında
olduğu gibi, pavuryaların da pişmesini kolaylaştırır, daha
yumuşak olur. Deniz salyangozu veya ahtapot pişirim şekillerinde
şarap da konabilir. Bir süre kapağı kapalı kapta 10-15 dakika
kadar haşlanan pavuryalar soğumaya bırakılır, daha sonra madalyonları
kırılarak yenir. Pavuryanın gövdesinde kıkırdak doku arasında
bulunan kısımlar da çıkartılması zahmetli olmasına rağmen
limon sıkılarak yenmeye hazır hale gelir.
Pavurya, krides gibi olmayıp kollesrole etkili olmadığı belirtiliyor.
Ayrıca, Muğla Dalyan Mevkiinde bulunan mavi yengeç türü ızgarada
pişirilerek
de yeniyor.
Füme Somon
Göbek marul üzerine füme edilmiş (dumanda pişirilmiş) füme
somon dilimleri konuyor, bir kaç adet kapari ilave ediliyor
Tarama
Sofraların
vazgeçilmez mezelerinden birisi de tarama yapılışı ise biraz
zahmetli sayılabilir. 100 gram kadar tarama alıp içine bir
dilim kuru ekmeğin içini ovalanıyor. Bu karışıma çiçek yağı
yavaş yavaş dökülerek kaşıkla karıştırılıp, yediriliyor. Karıştırma
sonrası miktar büyüyerek artıyor. Karışım içine yarım limonun
suyu yine karıştırılarak yediriliyor.

Tuzlu Sardalye
Rakı sofrası deniz ürünü mezelerle hazırlanıyorsa lakerda,
çiroz, karides, midye gibi tuzlu sardalye’de sofranın vazgeçilmezlerinden
biri olarak yer alıyor. Çatal bıçak, tabak balıklanacağı için
mezelerin birbiriyle uyumlu olması tercih sebebi oluyor. Tuzlu
sardalyeyi temizlenip, hazırlanmış konserve olarak alabileceğimiz
gibi tuzlu olarak satın alıp kendimiz hazırlayabilir, hatta
konuya meraklıysak kendimiz çiğ balıktan tuza yatırarak salamura
bile yapabiliriz. Sardalye en çok Saroz, Gelibolu, Çanakkale,
Edremit Körfezinde tutulan Ege balık türü olup, en elverişli,
en leziz mevsimi ise balığın yağlanmaya başladığı Temmuz-Eylül
ayları oluyor. Hazır sardalye konserveleri başları çıkarılmış,
karın boşluğu temizlenmiş, zeytinyağı içinde sofraya servise
hazır halde satılırken, teneke kutularda açık olarak, istenilen
miktar tuzlu salamura halinde olan balıklardan da satın alınabilir.
Tuzlu sardalye balıkları tuzlarından, pullarından arındırılıp
derileri ve içi soğuk suyla yıkanıp, süzülüyor daha sonra
yenecek miktarda sardalyeler tabağa dizilip üzerine sızma
zeytinyağı, arzu edilirse limon veya sirke ilave ediliyor.
Yemek sırasında orta kılçık ve kuyruk bıçakla sıyrılarak yeniyor,
üç taneden fazlası hararet yaptığı için, yemek sonrası aşırı
su veya soda tüketilmesine neden oluyor.
Zeytinli
Hamsi
Zeytinli hamsi yapmak için salamura hamsi ve kokteyl zeytini
yeterli Salamura hamsilerden bir tanesini alınıyor, yeşil
kokteyl zeytininin geniş kenarına yerleştirip, rulo seklinde
özenle sarıp dağılmaması için kürdanla sabitleniyor. Arzu
edilirse zeytinli hamsi sarılmış kürdanlar, yarım kesilmiş
bir limon kabuğu üzerine batırılarak kokteyl için dekoratif
bir hava verilebilir. Meze tabağı içinde konulan zeytinli
hamsiler limon dilimiyle süslenerek tabakla sunulabilir. Zeytinlerin
çekirdeği çıkarılmış olduğu için çekirdeğin boşluğu kırmızıbiber
turşusu ile doldurulmuş olup, üzerine kılçıksız hamsi flato
sarılarak hazırlanan bu meze türü, yemesi kolay ve pratik
olması nedeniyle seviliyor ve bilhassa rakı ile beraberliği
uyumlu olması, rakının vazgeçilmez mezeleri arasında yer buluyor.
Alkolün mideye olan tahribatını ve alkolün midede daha geç
emilmesini sağlayan bu meze çeşidinin yağlı olması, tabakta
çekirdek kabuk, kılçık bırakmaması rakı severlerin zeytinli
hamsi tercihini artırıyor. Ayrıca hamsi filetosu, zeytin,
ayçiçeği yağı, sirke, tuz beraberinde salamura edilmiş zeytinli
hamsiler paketlenmiş servise hazır halde satışa sunuluyor.
2 ila 5 derece sıcaklıkta saklanması tavsiye ediliyor.

Karides Meze
Bir kap içinde suyu kaynatıyoruz, kaynayan su içine bir tutam
tuz ve bir çorba kaşığı sirke koyuyoruz ve karidesleri içine
atıyor, makarna gibi 10–15 dakika haşlıyoruz. Haşlanan karideslerin
kafa kısımlarını kopartıyor, kuyruk kısımlarını sıkarak etin
kabuk içinden çıkmasını sağlayarak kabuklarını ayıklıyor,
tabağa diziyoruz. Limon zeytinyağı döktüğümüz karideslerin
üzerine maydanoz yaprakları ile servise sunuyoruz.
Kridesler iri veya Jumbo ise sırtlarını bıçakla yarıp bağırsağı
çıkarılmalıdır.
Sarımsaklı Karides
Karideslerin baş ve kuyruk kısımları kalmak üzere gövde üzerinde
sarılı kabukları soyuluyor. Tavaya
konan karideslerin üzerine zeytinyağı, beş altı diş sarımsak,
bir tutam pul biber ilave ediliyor.
Ocakta üç dört dakika ters yüz yaparak pişirilip servis yapılıyor.
Jumbo karideslerin kabukları yerken ayıklanıyor.
Karideslerle daha bir çok yemek çeşidi yapılabiliyor veya
yemeklere ilave
edilebiliyor. Deniz ürünleriyle pilav yaparken içine karides
de konuyor, Deniz ürünlü pizzada ve makarnada yine karides
kullanılıyor.
Kollestrolü olanların uzak durması ya da tadımlık yemesi gereken
bu leziz deniz canlısının üç boy büyüklükte olanları tezgahları
süslüyor.
Marmara Denizi Karabiga önlerinde çıkarılan küçük boy karidesler
yemek meze, pizzada kullanılırken, Akdeniz'de Mersin kıyılarında
elde edilen iri jumbo karidesleri ızgara karides, karides
şiş, tereyağlı karides yapılıyor.
Balık Sarma
Ekonomik
fiyatla bulunabilirse levrek veya fileto çıkarılmış olan iskorpit
balığından yapılan balık sarma için söğüş usulü doğranmış
kuru soğan, pirinç, rendelenmiş havuç, dereotu, karabiber,
tuz karışımı malzeme, dolma içi gibi hazırlanıyor. Fileto
balıklar haşlanıp kılçıkları çıkarılıyor, küçük parçalara
ayrıldıktan sonra malzemeyle karıştırılıyor. Bir tarafta pazı
yaprakları hafifçe haşlanıp, içine malzeme konulduktan sonra
yaprak sarma gibi sarılıyor.
Balık sarmalar bu defa tek sıra halinde tepsiye diziliyor
ve içine bir bardak su, limon ve zeytinyağı konulduktan sonra
üstü folyo kâğıdı veya kapakla kapatılıp 15-20 dakika pişiriliyor.
Soğumaya alınan balık sarmalar zeytinyağlı olduğu için soğuk
olarak yeniyor. Püf noktası yağ miktarının ölçülü olması ve
fazla pişirme durumunda, pirinçli iç malzemenin sarma içinde
aşırı yumuşak olması.
Midye
Dolma
Farklı tada sahip bu deniz ürünü dolmasını gönül rahatlığı
ile yemek için evde yapmak en sağlıklısı. Öncelikle dolma
yapımında kullanacağız midyeleri tazeliğine güvenerek bildiğiniz
bir yerden almak gerekiyor. Dolmalık midyelerin içine dolduracağımız
malzemenin sığabilmesi için iri olanlarını ayırıyor ve kabuk
üstlerini denizde birikmiş birikintilerden arınması için kazıyarak
temizliyoruz. Daha sonra temizlenmiş kabukları midye canlısı
kasılarak kapadığı için kapakları birbirinden tamamen ayırmadan
sakalından tutup, biraz da bıçak yardımıyla açmak gerekiyor.
Kabukların açılması için önce 10-15 dakika suda bırakıp, daha
sonra kaynamış suya atma yöntemi de kullanılabilir. Midye
kabukları birbirinden tamamen ayrılırsa malzemeyi koyduktan
sonra iplikle sarabilir, bu şekilde dağılmadan pişmesini sağlayabilirsiniz.
Hatta her zaman kabuklu midye bulamıyor veya kabukların dışını
kazımak istemiyorsanız, kabukları yıkayıp torba içinde saklayabilir,
temizlenmiş iç midye aldığınız zaman yine midye eti ile beraber
iç malzemeyi doldurup midye dolması yapabilirsiniz. Sonuçta
midye kabukları lezzetten ziyade pişirim ve görünümde ambalaj
görevi görüyor.
İç
malzemeyi pirinç, soğan, sarımsak, sıvı yağ, kuş üzümü, dolmalık
fıstık, kimyon, yenibahar, karabiber, tuz, arzuya göre kuru
nane veya dereotu yaprağı ve su malzemeleri oluşturuyor.
Midyeleri, içine hazırladığımız iç malzemeyi doldurmadan önce
içinde taş var mı diye elle yoklamak daha huzurlu yememizi
sağlayacaktır. Doğranmış soğanı sıvı yağda kavurduktan sonra,
bir diş sarımsak çentip, fıstıkları ekliyoruz. Dolmalık pirincimizi
yıkayıp süzdükten sonra ilave ediyoruz. Nane veya dereotu
ile baharatlarımızı da koyduktan sonra hafifçe karıştırarak
pişiriyoruz. Kavrulan malzemeye bir bardak su ve kuş üzümleri
ilavesi ile suyunu çekene kadar ateşte bırakıp sonrada ateşi
söndürüp demlenmesi için malzememizi beklemeye alıyoruz. Artık
malzemeyi kabuklu midyelerin içine doldurabiliriz. Tencereye
dizilen midyeler üzerine iki bardak su ilave ederek orta ateşte
yaklaşık 20 dakika kadar pişirip gönül rahatlığı ile yenebilecek
midye dolmalarımız hazır oluyor. Pişmiş midyeleri soğuduktan
sonra kabuğunu açıp, bir tanesini kaşık gibi kullanarak veya
çatal, bıçakla üzerine limon döküp yiyebiliriz.
Ahtapot
Salatası
İyice dövülüp yumuşatılmış ahtapotu düdüklü tencerede haşlıyoruz.
Daha kolay pişmesi için haşlama suyuna sirke veya beyaz şarap
ile limon koyuyoruz. İyice pişip yumuşayan ahtapotları ocaktan
indirip soğuk suya koyuyor, üzerindeki düğmeleri ayıklıyor
ve salata olmak üzere küçük parçalar halinde kesiyoruz.
Tabağa koyduktan sonra doğranmış ahtapotlara zeytinyağı, limon
sosu döküyoruz. Arzu edenler sosa dövülüp toz haline getirilmiş
damla sakızı ilave ederek sakızlı ahtapot salatası yapabilirler.
Damla sakızını dövüp un haline getirebilmek için sakız taneleri
bir müddet derin dondurucuda beklemeli, sakız bu şekilde sertleşip
dövülebilir kıvama gelebilmelidir.
Ahtapot
paça ise ahtapot ile yapılan bir başka meze çeşiti.
Kalamar
Dolması
Tercihen yerli kalamarların küçük olanları seçilmelidir.
Küçük kalamarlar daha yumuşak olup ayrıca yumuşatma işlemine
tabi tutmaya gerek göstermez ve daha kolay pişer.
İç malzeme olarak pirinç, kuş üzümü, Bergama yakınlarında
bulunan Kozak Yaylası’ndan getirilen çam fıstıkları ilaveli
baharatlı iç malzeme temizlenip yıkanmış olan kalamarlar içine
doldurulup malzemenin dökülmemesi için kalamarların ağzı kürdanla
bağlanıyor, tencerede has zeytinyağı ile dolma gibi pişiriliyor.
Karavide
Karavideler
canlı olarak içine sirke konulmuş suda 12-15 dakika arası
kaynatılıyor. (Kaynatmaya başlamadan önce karavidenin abdest
yerine kürdanla pamuk tıkanıyor).
Haşlanmış karavidenin daha sonra alt kabuğu ters çevrilip
paletleri açılıyor. Oynak yerinden kesip zarı alınıyor, beyaz
et görünüyor kuyruk kısmından kaldırılıp baş tarafa doğru
et çekiliyor, çıkarılıyor, suya tutularak yıkanıp temizleniyor.
Çıkan lop et yarım santim kalınlıkta dilim dilim kesilip içi
boşaltılan kabuğun üzerine diziliyor.
Limon, sarımsak zeytinyağı karışımı sos veya mayonezle beraber
servis edilmeden önce, marul yaprağı, salatalık dilimleri,
zeytin taneleri ile süsleme tamamlanıyor.
Ahtapot
Kapaçyo
Ambalaj içinde sıkıştırılıp dondurularak bir süre bekletilen
özel olarak hazırlanmış ahtapotlar daha sonra ambalajdan çıkarılıp,
döner yaprağı gibi ince ince kesiliyor, olgun fakat su bırakmayan,
kübik doğranmış domates parçacıkları diziliyor ve üzerine
roka, marul gibi mevsimin iştah açıcı salata yaprakları konuyor,
karabiber serpilerek yeniyor.
Ordövr veya ara yemek olarak hafifliği, besin değeri, lezzeti,
rakı veya beyaz şarapla olan uyumu ile tercih ediliyor, Alaçatı'da
rağbet görüyor.
Füme Balık Çeşitleri
Bazı balıklar ise dumanda tütsülenerek hazırlanır, soğuk tüketilir.
Füme balıkların besin değeri daha yüksektir. Askılara asılan
temizlenmiş balıkların bulunduğu ortamın zeminine talaş serilir
ve bu talaş için için yakılır, çıkan duman, ısı yardımıyla
balıketinin içine nüfuz ederek tütsülenme sağlanır. Günümüzde
neslinin tükenme riskine karşı avlanması yasak olan Mersin
balığından yapılan mersin füme (Smoked sturgeon) balık çeşitleri
içinde en makbulü sayılır. Krem renkli dilimlenmiş haliyle
balık pastırması olarak sunulan ve pastırmadan yüksek fiyatıyla
soğuk meze tabağının en kıymetlisidir. Somon, uskumru, turna,
sazan, palamut, alabalık gibi çeşitlerden da füme balık yapılır.
Soğuk Etler (Salam, Dil, Jambon, Beykın)
Salam,
jambon, beykın (domuz pastırması), gibi soğuk et çeşitleri,
soğuk büfelerin, ordövrlerin hazırlanmasında, soğuk mezeler
arasında önemli yer tutar. İmalat şekline göre farklılık gösteren
soğuk etler genellikle etin su, yağ ve katkılarla karışımı
sonucu macunsu kıvama getirilir, bazı çeşit salamlara şamfıstık
içi ilave edilir, bazılarına dil konarak dilli salam elde
edilir, fırınlanma sonrasında ambalajlanıp soğuk bölümde dinlenmeye
bırakılır. Dilimlenen salamda etin bir araya geliş izi gözlenmez.
Jambon yapımında ise kullanılacak et doğranıp tuz, baharat
katılarak harmanlanır, vakumlanarak ambalajlanır. Tüketim
şekline göre ince yaprak halinde dilimlenen soğuk etler, ordövrlerde,
sandviçlerde, salatalarda veya sade olarak yenir. Soğuk büfelerin
vazgeçilmezlerinden bir başkası da dil olup, yapımı kurutulma
usulüyle gerçekleşir, içine herhangi bir şey konmaz, sadece
dilimlenir, sandviç çeşitlerinde, ordövlerlerde kullanılır.
Günümüzde salam, sosis gibi soğuk etler, kanapelerde, kumru
da saçta pişirilerek, kumpir gibi yiyecek türlerine, mayonezle
hazırlanıyor, kapari, mısır taneleri, kornişon salatalık turşuları
yanına garni olarak ilave oluyor.
Fark Yaratan Tadlar ve Zeytin Salatası
Salata ve meze çeşitlerinde arzu ettiğiniz lezzetlendiricileri
ilave ederek farklı süslemeler, mezeye, salataya dekoratif
olduğu kadar, renk ve lezzet farklılığı kazandırabilecek salamuralar,
turşular ilave edebilirsiniz.
Arpacık
soğan turşuları, koçanlı minik mısırların yanısıra konservesini
her mevsim bulabileceğiniz haşlanmış mısır taneleri,
kapari, soya filizleri, kuşkonmaz, közlenmiş biber salamurası,
salamura zeytinler, salataya uygun peynirler olabilir.
Bunların dışında yağda bekletilmiş, yemelik, dolgun zeytinlerle
zeytin salatası yapılabilir.
Güneşte kurutulmuş domateslerden bir miktar alıyor, ılık suda
bekleterek yumuşamasını sağladıktan sonra ince olarak kıyıyor,
içine tarhun otu (zahter, kır kekiği de olabilir) sızma zeytinyağı
ile karıştırılıyor, bu karışımın fazlası olan siyah zeytinleri
kavanoz içinde bekleterek her zaman servise hazır, iştah açıcı
bir meze hazırlayabiliriz.
Kavun
Rakı sofralarının üç vazgeçilmezi beyaz peynir, domatez söğüş,
kavun özellikle rakı yudumu sonrasında boğazı rahatlatıp,
rakının acılığını, sertliğini yumuşatması bakımından kokusu,
tadı, diğer mezelere uyumuyla rağbet gören sofraların olmazsa
olmazıdır. Rakı sofrası kavunu yeterince olgun, yumuşak, kokulu,
sulu olmalıdır. Bir de seçilen kavun tatlıysa tadına doyum
olmaz. Kavun dilimi servisi yapacak olanlar dilimin kabuğunu
soyuktan ve çekirdeklerini çıkardıktan sonra, enine doğru
parmak kalınlığında kesilmeli, kesilen dilimlerin biri bir
santim ileri, biri geri dizerek servis tabağımızı süsleyebiliriz.
Arzu edenler parizyen kaşığını kavun içinde döndürerek top
top kavunlar, karpuzlar elde edebilir, bu kavun ve karpuz
toplarına kürdanlar batırıp, göze hoş gelen bir meyve tabağı
dekoruyla hem kendinizin hem davetlilerin gönlünü fethedebilirsiniz.
Baharatlar Salamuralar Makarnalı Salatalar
Bazı baharatlarların ilavesiyle yeni tatlar elde edebilirsiniz.
Soğuk makarnalarla çeşitli makarna salataları yapabilirsiniz.
Yoğut
ilavesiyle karalâhana çeşitleri, pancar turşuları, havuçlu
mezeler, karaturp rendesi, limon suyuna batırılmış kök filizler
dikine kesilmiş salatalık, havuçlar, bazen maydanoz, dereotu,
fesleğen, nane, reyhan otu, taze kır kekiği yaprakları, konserve
mısır taneleri, salamura veya ızgarada közlenmiş arpacık soğanları,
taze soğan, taze sarımsak, limon soslu göbek marul, söğüş
domates, badem söğüş, tek başına bile rakı sofranıza mevsimi
taşıyacak, renk, lezzet, çeşit zenginliği ile masanızı süsleyecek.
Kavun+rakı
ilavesine beyaz peynir+domates söğüş, bir de ızgara lüfer
balığı eklerseniz, hele ki sonbaharda Eylül sonrası yağlanan
lüferler, odun fırınından çıkmış çıtır ekmekle sofranıza lezzet
üstüne lezzet katacaktır.

Zeytinyağlı soğuk, sıcak mezeler sadece bunlarla sınırlı değil
tabii. Zaman içinde usta aşçıların tarifleri ile Kuru börülce,
Ispanak kökü salatası, Radika salatası, Isırgan otu salatası,
Enginar salatası, Bürüksel lahana salatası, Yoğurtlu kereviz
mezesi, Kısır, Bulgur köfte, Peynirli patlıcan pane, Tuzlu
balık, Hamsi sarma, Midye Pilaki, İstiridye türleri, Deniz
kestanesi, İstakoz, Kerevit, Yumurtalı karnıbahar kızartması,
Kabak kızartması, Balık Böreği, Balık köftesi, Kağıtta
pastırma, Kiremitte peynir, Peynir kızartması, Çerkez tavuğu
mezesi, Mitite köfte, Mantarlı pilav, Kabak bayıldı, Mayonezli
salatalar, Çemen, Kırmızı biberli ezme peynir, Beyaz peynir,
Tulum peyniri, Kiremitte fırın peynir Salatalık salatası,
Domates salatası, Mercimek salatası, Mercimek ezmesi, Yumurta
salatası, Bezelye salatası, Peynir salatası, Bürüksel Lahana
Salatası, Zencefilli, köri baharatlı tavuk salatası, Tavuklu
karides salatası, Ton balığı salatası, Somon balığı salatası,
Balık salatası, Midye salatası, Sübye salatası, Karides kokteyl,
Yengeç kokteyl, Pirinçli salatalar, Makarnalı salatalar gibi
daha bir çok çeşit ve daha nice iştah açıcı çeşitler, yapılış
tarifleri ile birlikte, yapımda kullanılan bıçak, kaşık, kesici
çeşitleri sayfaya eklenecek.
|
ANA
YEMEK ÖNCESİ "ARA SICAKLAR"
|
Şimdi
de sihirlitur.com okuyucuları için çeşitli otlar, baharatlar,
yumrular, sebzeler, kurutulmuş veya dumanda pişirilmiş etler,
balıklar, deniz ürünleri ve çeşitli peynir çeşitleri ilavesiyle
yapılmış tadımlık ara sıcaklara bakıyoruz.
Kabak
Mücver
Kızartma olmasına rağmen hafif bir ara sıcak olarak olan
mücverin hazırlanmasında kabak, maydanoz, dereotu, taze soğan,
sarımsak, yumurta, beyaz peynir, un, pul biber, tuz kullanıyoruz.
Kabukları sıyrılmış, veya soyulmuş taze kabakları rendeliyor
ve suyunu avuç içinde hafifçe sıkıp bir kaba koyuyoruz. Taze
soğan maydanoz, biraz fazlası dereotu, soğanları ince kıyıp
rendelenmiş kabağa ekliyoruz. Arzuya göre bir iki diş kıyılmış
sarımsak, çatalın tersi ile ezilmiş bir miktar beyaz peynir,
tuz, baharat ve yumurtaları kırıp akı sarısı beraberce ilave
ediyoruz. Tüm malzemeyi karıştırırken, kıvamı tutturmak amacıyla
biraz un ekliyoruz. Kızgın yağlı tavaya, yağın içine birer
kaşık birbirine yapışmayacak şekilde mücver karışımını döküp
önlü arkalı kızartıyoruz. Narin bir sebze olan kabak ve beraberindeki
malzemenin hafifliğini göz önüne alarak, mücveri fazla yakmadan
hafif pembeleşince tavadan çıkartıp servise sunuyoruz. Sofrada
bulunan kızartmaların çeşit sayısına bakarak ona göre yoğurtlu,
zeytinyağlı meze yapım ve pişirim çeşitleriyle dengelemek
gerekir.
Patates
Köftesi
Haşlanmış patateslerimizin kabuklarını soyuyor ve çatalın
tersi ile püre haline gelene kadar eziyoruz. Rendenin ince
gözünde bir miktar kaşar peyniri rendeliyor, püre haline getirdiğimiz
patatesle karıştırıyor, bu karışıma arzuya göre bir fiske
karabiber, bir fiske kırmızıbiber, tuz ilave ederek malzemeyi
homojen biçimde tekrar karıştırıyoruz. Avuç içinde küçük toplar
haline getirdiğimiz patates köftelerimizi un içinde yuvarlayıp
her tarafını hafifçe una buladıktan sonra fazlasını silkeleyip,
yağ tavamızda pembeleşinceye kadar kızartıyor, üzerine birer
kürdan batırıp, bir tabak içinde ara sıcak olarak soframıza
sunuyoruz. Arzu ederseniz patates köftelerini tavada kızartmadan
önce tel şehriye üzerinde yuvarlayabilirsiniz. Haşlanmış patateslerden
balık veya et yemeğinin yanına dekoratif garnitür yapmak isterseniz,
soyulmuş patateslerin içine parizyen kaşığı sokuyor, tam küre
olacak şekilde çeviriyor, bu şekilde cevizden küçük, fındıktan
büyük patates topları elde ediyorsunuz. Arta kalan patateslerden
patates köftesi veya püre yapılabilir. Otel ve lüks restoranlarda
kullanılan ve dondurma kaşığına benzeyen yarım küre biçimli
Parizyen Kaşığını zengin marketlerden satın alabilirsiniz.
İçli
Köfte
İçli köftenin iç malzeme için soğan, kıyma, fıstık, ceviz,
baharat, iç köftenin hamuru için bulgur, su, yumurta, baharat,
olmak üzere iki aşamalı bir hazırlık yapmak gerekiyor. Yağsız
tavada dolmalık çam fıstıkları hafifçe kavuruyor, doğranmış
soğanları ekleyip sararıncaya kadar kavurmaya devam ederken,
kıyma ve kırmızıbiber, karabiber, yenibahar, tuz'dan oluşan
baharatlarla beraber 7-8 dakika daha kızartılan iç malzemeye,
çekilmiş ceviz karıştırılarak soğumaya bırakılıyor. İç malzemeyi
dolduracağımız dış hamur için ise derince bir kaba bulgur,
kırmızıbiber, karabiberler, tuzu ekleyip, üzerine sıcak su
dökerek karıştırılıyor. Bulgur tanelerinin suyu, buharı emerek
şişmesi için kabın ağzını hava almayacak şekilde sıkıca kapatarak
on dakika bekliyor, sonrasında iki adet yumurtayı çırparak
karıştırıp, hamur şekillenecek sertliğe erişinceye dek yoğruluyor.
Son aşamada, istenilen büyüklükte ele alınan hamur topaklarına,
avuç içinde içine parmak sokarak, iç malzemenin konacağı oyuklar
açılıyor ve yeteri kadar iç malzeme koyup, dış çeperi inceltilmiş,
konik hal almış hamur ile malzeme dışarı çıkmayacak şekilde
kapatılıyor. (Yapım sırasında hamur ele yapışırsa el veya
eldiven sık sık su ile ıslatılıyor). Derin kabın sıcak kızartma
yağında, kahverengileşinceye kadar kızartılan içli köfteler,
fazla yağının emilmesi için önce kâğıt havlu üzerine çıkartılıyor,
son olarak sıcak veya ılık, yanında limon veya yoğurt sosu
ile servise sunuluyor.
Kadınbudu
Köfte
Kadınbudu köfte yapımı için orta yağlı kıyma, kuru soğan,
pirinç, yumurta, yenibahar, kırmızıbiber, karabiber, un gerekli
malzemeler. Tencere içinde kaynayan tuzlu suya pirinci koyuyor,
on dakika yumuşayana kadar haşlayıp, sonra süzgeçte suyu süzülerek
beklemeye alınıyor. Tava içine kuru soğanı ince doğruyor kullanacağımız
kıymanın yarısı ile kavruluyor, akabinde yarım bardak su,
uygun miktar yenibahar, kimyon, kırmızıbiber, karabiber, tuz
ilaveli malzemeyi karıştırılıyor, soğumaya bırakılıyor. Yoğurma
kabına kavrulan kıymayı, geride kalan yarım çiğ kıymayı, haşlanmış
süzülmüş pirinci koyup. Üzerine bir yumurta kırılıyor, baharatları
ve bir tatlı kaşığı limon suyu ilave edip homojen hale gelene
dek köfte harcını yoğruluyor ve bir saat kadar buzdolabında
dinlendiriliyor. Köftelik harçtan ayrılan yumurta büyüklüğünde
parçaları avuç içinde önce yuvarlayıp sonra içinin pişmesi
için hafifçe yassılaştırılıyor. Kızarmaya hazır hale gelmiş
kadınbudu köfteler, normal una bulanıyor, sonra bir kâseye
bir yumurta kırılıp, az tuzla çırpılıyor, köfteler önce galeta
ununa ve çırpılmış yumurtadan geçirilip, kızgın yağda kızartılıyor.
Kızartılan köfter havlu kâğıtta yağ fazlası emdirilerek servis
tabağına alınıyor, yanında domates, yeşil sivri biber ve roka
yaprağı veya zeytinyağı içinde kıyılmış sarımsak, küp doğranmış
domates ile pişirilmiş sos beraberinde ılık olarak yeniyor.
İçkili meze sofralarında pirinçlerin midede içeceklerle şişeceği
için, az miktarda yemek uygun olur.
Havuç Köftesi
Havuçlar
yıkandıktan sonra yarısına kadar su dolu kapta yumuşayıncaya
kadar haşlanıyor, soğuyan havuçların kabuklarını sıyırıp çatalla
eziyor ve püre haline getiriyoruz. Bir başka kapta margarin
veya tereyağını eritip içine bir miktar un koyarak kısık ateşte
karartmadan çeviriyoruz. Ocaktan indirip ılık hale gelinceye
kadar bekliyor, havuç püresini, kıyılmış maydanoz, dereotu,
kimyon, karabiber, tuz ilavesine bir yumurta katarak karıştırıp
köfte hamurunu hazırlıyoruz. Hamurdan istediğimiz büyüklükte
lokmalar ayırıp, avucumuzda şekillendiriyor, una buluyor,
kızgın yağda kısa süre kızartıyoruz. Yağını süzerek çıkarttığımız
köftelerin üzerindeki fazla yağı çekmesi için önce kâğıt peçeteye
alıyor, sonra servis tabağına diziyoruz. Arzu edilirse kızarmış
köfteleri marul yaprakları üzerine koyabilir, havuç dilimi,
sarımsaklı yoğurtla süsleyebiliriz.
Çöp
Şiş
Çöp şiş, yol üzeri lezzetlerin veya yemek arası ara sıcak
tatların en gözdelerinden biri. Etin kesildikten sonra bir
gün bekletilerek dinlendirilmesi yumuşaklığı ve tadında büyük
rol oynuyor. Diğer etkenlerin başında ise yanan odun közünün
cinsi, şiş etlerinin dizildiği sazdan yapılma çubuklar geliyor.
Bu saz çubuklar ateşi görünce ısıdan doğan bir koku yayıyor
ve kokuyu bünyesine alan et özel tat kazanıyor. (Aynı etleri
sakız ağacı dallarından yapılan çöp çubuklara dizince, et,
balık tavuk, karideste bu defa sakız aroması seziliyor). Bir
kuyruk yağı ve devamına dizilen şişlik etler, kuyruk yağının
çıkardığı dumanla da bütünleşerek iştah açıyor, yemek arası
veya öncesi yenen dört beş çöp şişin, ızgara domates ve beyaz
soğanın tadı damakta kalıyor.
Ciğer
Tava
Üzerinde morluk, benek olmayan koyun ciğerini seçerek alıyoruz.
Üzerinde bulunan ince zarı keskin bıcak yardımıyla tamamen
soyuyoruz. Bir cm'lik şeritler halinde dilimlediğimiz ciğerleri
daha sonra enine küp biçiminde doğruyoruz. Kanın tamamen gitmesi
için doğranmış ciğerleri bol su altında iyice yıkıyoruz. Süzgeçte
bekletip suların süzülmesi sonrasında her tarafı unlanacak
biçimde ciğerleri altlı üstü un içinde karıştırıyoruz. Çiçek
yağına göre ateşe daha dayanıklı olup, geç yanan zeytinyağında
ciğer parçalarını üçer beşer unu silkeleyip atarak harlı ateşte
iki üç dakika kızartıyor, kızaranları kevgirle yağını süzerek
tavadan çıkarıyoruz. Tabağa aldığımız ciğerlerin yanına kıyılmış
ve maydanozla karıştırılmış soğan beraberinde servis
yapıyoruz. Arzuya göre pul biber, kekik, tuz serperek soğumadan
yeniyor.
Sosis ve Kokteyl Sosis
Genellikle fastfood türü yiyeceklerin sandviçlerin hazırlanmasında
ilk sırada yer alan sosis, etin su, yağ ve katkılarla karışımı
sonucu macunsu kıvama getirilip, ambalajlanması, fırınlanması
ile piyasaya veriliyor.
Sosis ya salça sosu içinde haşlanıyor, ya tavada, fritözde
yağ içinde kızartılıyor. Ara sıcak olarak kokteyllerde kürdanlara
batırılıp tüketildiği gibi, haşlanmış haliyle de patates kızartması,
ketçap, hardal beraberliğinin ayrılmaz parçası olarak rağbet
görüyor.
Sosisin et muamelesi gördüğü
kuru fasulye gibi yemeklere de konduğu oluyor.
Küçük boyutlu kokteyl sosislerini ortasına kadar yukardan
aşağı artı kesitinde kesip, yağlı tavada kızartılırsa hem
dilimler dışarı doğru yıldız gibi açılacak, hem de içine kızgın
yağ nüfuz ederek kısa sürede pişmesi sağlanacak. Kokteyl sosislerine
görsel çeşitlilik katmak için sosisler önce enine dilimlenir.
Soyulmuş patatesler kalın olmayacak şekilde dilimlendikten
sonra metal bir şişe kapağı ile bastırılarak dairesel patatesler
elde edilir, bir sosis, bir patates sırasıyla üç dört sosis,
patates kürdana dizilir ve bu şekilde kızartma tavasında kızartılır.
Dikkat edilmesi gereken sosislerin kızarma süresine uyum sağlaması
için patates dilimlerinin de ince olmasıdır. Cazip görünümlü
kürdana dizili patatesli sosis, pratik yeme şekliyle beğeni
toplayacaktır.

Sarımsaklı Kızarmış Ekmek
Sofraya oturan kişi iştahı artmış, acıkmış kişidir, bir an
evvel yemeğin, restoranda ise sipariş vermek ve verdiği siparişlerin
önüne gelmesini bekler, hatta gecikmelerde sabırsızlanır,
asabileşir.
Genellikle restoranlarda bunu telafi etmenin, yemek hazırlanana
kadar zaman kazanmanın en güzel yolu, sofradaki kişiyi oyalamak
için tulum peyniri, tereyağı, ekmek veya lavaş servisi yapmaktır.
Kimsenin hayır diyemiyeceği kızarmış ekmekler ise en güzelidir.
Deniz ürünü meze ve yemeklerle daha uyumludur. İnce kesilmiş
ekmek dilimleri üzerine tereyağı sürülür, rendelenmiş sarımsak
serilir, hafifçe kekik veya kırmızı biber serpilerek fırında
kısa süre kızartılır, soğumayı geciktirmek maksadıyla da.
üzerine peçete örtülerek servis edilir.

Karides Güveç
Küçük karideslerden alıyor, kabuklarını ayıklayıp, eğer varsa
sırt kısmını bıçakla yarıp bağırsağını çıkartıyoruz. Sahan
veya tava içine bir kaşık zeytinyağı, bir kaşık tereyağı,
bir veya iki adet, acı olmayan yeşilbiber, ince kesilmiş iki,
üç mantar ve karidesleri ilave ediyor, hafif ateşte çeviriyoruz.
Bir tatlı kaşığı domates salçası ile bir domatesi kabukları
soyulduktan sonra küp biçiminde doğrayıp kaba ekliyoruz. Üzerine
bir çay bardağı sıcak su, dört beş tane karabiber, kırmızıbiber,
tuz, maydanozla beraber ocakta üç dakika kalıyor. Yarı pişmiş
malzememizi bir veya iki kişilik güveç toprak kaplara boşaltıyor,
üzerine rende kaşar koyup, ısıtılmış fırında 10 dakika kadar
üzeri kızarınca pişiriyor, servis ediyoruz.
Arzuya göre pişirme sırasında bir fincan beyaz şarap konabilir.
Bu leziz güveci yemek olarak da sofranızda sunabilirsiniz.

Şişte Karides
Genellikle jumbo denilen iri karidesler seçiliyor. Bir
karides bir mantar şişe diziliyor. Izgarada pişiriliyor, çıkarıldıktan
sonra üzerine zeytinyağı, dövülmüş sarımsakla hazırlanan sos
dökülüp servis edilirken limon sıkılıp yeniyor. Bilhassa Çeşme
de bazı restoranlar karidesleri dizdikleri çubukları sakız
ağacından yapıyorlar. Sakız ağacı ateşin ısısı karşısında
hafif bir koku yayıyor, bu koku karideslere sinerek gizemli
bir hoş koku oluşuyor.
Tereyağlı Karides Tava
Karideslerden veya Jumbo tabir edilen iri karideslerden yapılan
tereyağlı karideslerin kabuklarını çiğ olarak soyuyoruz.
Karideslerin sırt kısmını bıcakla fazla zedelemeden yarıyor
ve bağırsağını çıkarıyoruz. Izgaraya veya yanmaz teflon tavaya
koyduğumuz yağ ile pembeleşinceye kadar kızartıyoruz. Kollestrol
miktarı yüksek olan bu besleyici deniz ürününü ölçülü miktar
yemek gerekiyor.
Safranlı Karides Böreği
Kaynayan suya bir çorba kaşığı sirke koyup içinde karidesleri
15 dakika haşlıyoruz. Haşlanıp, ayıklanmış karidesler, hafifçe
kavrulmuş soğan ve dereotu harcı içine bir miktar safran konuyor.
Bu karışım yufka içine muska böreği şeklinde sarılıyor. Yufka
ucu suya veya yumurtanın akına batırılıp yapışması sağlandıktan,
sonra kızgın yağda kızartılıyor.
Karides Mantı
Ayvalık Cunda Adası aşçısı süleyman Serpen'in buluşu olan
bu yemek 2010 yılının gözdelerinden sayılıyor.
Fırından, marketten alacağınız böreklik yufkayı 25-30 cm uzunluğunda
şeritler halinde sigara böreği yapar gibi kesiyoruz. Yarım
fincan sirke ilaveli, su dolu bir kap içinde 10 dakika kadar
haşladığımız küçük karidesleri sudan çıkarıp, soyuyor, üzerine
bir çorba kaşığı soya sosu döküp karıştırıyoruz. Soya sosu
bulanmış karidesleri, kestiğimiz yufka şeritleri içine sarıyor,
yufka ucunu yumurtanın akı ile yapıştırıyoruz.
Kızgın yağda kısa süre kızaranları çıkarıp, bu defa üzerine
çırpılmış sarımsaklı yoğurt döküp karides mantımızı servis
ediyoruz. Sigara böreği görünümlü olup, bir porsiyonda 15-20
tane sunulan karides mantı, Ayvalık Cunda Adası Deniz Restoranın
Ege mutfağının deneyimli ismi Süleyman Serpen’ın
mönüye yeni ilavesi.
Tarak
Bir deniz meyve çeşidi olarak anılan ve kumluk zeminde yaşayan
tarak, hem çiğ, hem de pişirilmiş olarak yenebiliyor.
Canlı olarak tüketilen tarakların, önce iki kabuğunu sıkıca
tutan kas bıçakla kesilerek içi açılıyor. Limon sıkılarak
çiğ yenen tarak eti, besleyici değerini kaybetmiyor.
Pişirip yemek isteyenler, kabukları açtıktan sonra etli kısımları
ters olarak yarım saat su içinde bekletirlerse, yıkandıktan
sonra hala varsa kalan kumun süzülmesini sağlayabilirler.
Daha
sonra etli tek kabuk, çanak biçiminde tepsiye diziliyor.
Üzerine az miktarda rende kaşar, çay kaşığının ucuyla tereyağı,
eser miktarda pul biber ilave ederek fırında 5-10 dakika pişirebilir,
sonrada sıcak meze olarak büyük bir lezzetle yiyebilirsiniz.
Fırından tepsiyi çıkartırken kabuk içinde oluşan yağlı suyun
dökülmemesine dikkat edilmelidir. Bu pişirim şeklinde midye
de kullanılabilir.
Midye Tava
İstanbul Boğazı'nın serin akıntılı temiz sulara sahip Karadeniz
girişinde ideal ortamı bulan küçük fakat lezzetli kavak midyeleri
en fazla rağbet görenleleri. Midye tuzlu suda büyüyüp serpilemediği
için az tuzlu Marmara, nispeten tuz oranı düşük Ege denizinden
sonra Akdenizde yaşayamıyor.
Midyelerin yoğun bulunduğu yerlerin başında Ayvalık yer alırken,
çiftlik midyeleri büyük ilgi görüyor.
Midyeler açıldıktan sonra, yerken dişin veya dolgunun kırılması
ihtimaline karşı, etli kısım elle yoklanarak, içinde inci,
taş olup olmadığı kontrol edilmeli varsa çıkarılmalı. Hatta
yıkandıktan sonra suyun içine ters kapatılarak bir müddet
bekletilerek içinde varsa kum zerreciklerinin ayrışması sağlanmalı.
Midyeler tava yapılacaksa biradan geçirilip una bulandıktan
sonra kızgın yağda kızartılmalı. Bazı yerlerde midyelerin
bazende balıkların bulandığı una karbonat koyarak kabarması,
daha büyük görünmesi sağlanıyor.
Sıcak midye tavalar, ceviz, ekmekiçi, sarımsak, yoğurt, arzuya
göre kıyılmış dereotu ilavesiyle hazırlanan tarator beraberinde
yenebilir.
(Önemli bir not: Özellikle demir iskelelerin paslı direklerine
tutunan bünyesinde demir oksit barındıran midyelerden uzak
durmak gerekiyor. Bu tür ortamlarda veya kirli atıklı sularda
yetişen midyeler zehirlenmeye neden olabiliyor).
Midye Sarma
Ayıklanmış çiğ midyeler yufkaya diziliyor rendelenmiş
kaşar, doğranmış mantar, dövülmüş sarımsak, baharatla hazırlanan
malzeme ile beraber sarılan yufka, börek şeklini alıyor. Yufkaya
yumurta sürülerek ızgarada önlü arkalı çevriliyor, üzerlerine
tereyağı sürülüp sıcak olarak servise sunuluyor.
Kalamar Tava
Bir
tür mürekkep bağlı olan kalamarlar içi özenle temizleniyor.
Kalamarın İçinde bulunan savunma amaçlı mürekkebin boyama
etkisi fazla olduğu için temizleme sırasında bilhassa dikkat
istiyor. (Balıkçıların kalamar temizleme sırasında biriktirdikleri
mürekkepler bazı İtalyan lokantaları ve meyhanelerin yemek
yapımında da kullanılıyor. Mürekkeple farklı renk ve tat elde
edilerek mavi makarna, pilav yapılıyor).
Kalamar tavamız için kalamarın içinde bulunan kaşık biçimli
kemiği de çıkarıldıktan sonra yıkıyor ve halka halka dilimliyoruz.
Bu halkaları bir kap içinde yaklaşık 15 dakika iri taneli
tuz ile ovuyoruz. Ovma işlemi ile kalamar dilimleri yumuşuyor.
Yenecek miktar ayrılıyor ve yıkayıp una buluyor, kızgın yağda
kızartıyoruz. Kızartma sırasında etrafa aşırı yağ sıçramasına
karşı tava çevresine veya üstüne gözenekli tel kapakla önlem
alınması gerekiyor. Yumuşatılmış kalamarın başka bir zaman
yenmek üzere kalan miktarı, poşete sarılarak derin dondurucuda
saklanabilir. Bekleyen kalamar dilimleri daha da lezzet kazanacaktır.

Kalamar Güveç
Kalamarları temizleyip, dilimliyoruz tuz, soda, limon ilavesiyle
yoğuruyoruz. 5-10 dakika sonra köpürmeye başlayınca yoğurma
işine son veriyor, kalamarları tavaya alıyoruz. Üzerine soyulmuş
domatesler konuyor, başka kapta bir havuç çiğ olarak rendelenip
sıkılarak suyu çıkartılıyor, tavaya konuyor. Bu su, sosta
kıvam sağlıyor, salça yerine geçiyor. Bir marul yaprağı tava
içine doğranıyor, üzerine tane karabiber, tereyağı, tuz, ilave
edilip pişmeye bırakılıyor. Beş dakika boyunca hiç karıştırılmadan
pişen malzeme sos koyulaşınca ocaktan alınıyor. Güveç tabağına
kalamarı koyup rendelenmiş kaşarı üzerine serpiyor, fırında
beş dakika daha pişirerek servise sunuluyor.

Kalamar Yumurtası
Pirinç, kuş üzümü, Bergama yakınlarında bulunan Kozak Yaylasından
getirilen çam fıstıkları ilaveli baharatlı iç malzeme kalamarlar
içine doldurulup tencerede has zeytinyağı ile dolma gibi pişiriliyor.
Kalamar Yumurtasından Güveç
Kalamar yumurtaları ince olarak kesiliyor, mantar, yeşilbiber
ince doğranıp birlikte hafifçe pişiriliyor, üzerine domates
ilave edilip değirmen karabiber, tuz, kaşar peyniri ile beraber
fırına veriliyor.
Taze olarak tüketilmesi gereken kalamar yumurtalarıyla yapılan
bu
pişirim şeklinin, tereyağı ile yapılan bir başka versiyonu
da bulunuyor.

Sardalye Kuş
Sardalye balıkları temizlenip orta kılçığı alınıyor, fileto
haline getiriliyor. Yaprak fileto haline getirilmiş olan iki
balığın içine, tohumları çıkarılıp ince doğranmış domates,
kıyılmış soğan, kıyılmış maydanoz, kekik, kaşar ile hazırlanan
malzeme ve arzuya göre sevilen baharatlardan eser miktarda
konup hafifçe bastırıldıktan sonra ızgara yapılıyor. Masanıza
sıcak servis edilen sardalye kuşlardan iki üç tanesi bile
ana yemek gibi doyurucu olabiliyor. Sardalyelerin havaların
ve deniz suyunun soğumasıyla yağlanmaya başlaması balıkların
lezzetini daha da artıyor.
Sardalye kuş yapacak olanlar balıkların temizlenmesine de
özen göstermeli balıklar üzerinde ki pullardan arındırılmalıdır.

Asma Yaprağında Sardalye Izgara
İçi ayıklanıp temizlendikten sonra İpek misali ince asma yapraklarına
sarılarak hazırlanan sardalye balıkları hafif yanan kömür
veya odun közünde kendi halinde, hiç bir katkıda bulunulmadan
ızgarada maşa yardımıyla çevrilerek önlü arkalı pişiriliyor.
Bu pişirim sırasında asma yapraklarının kokusu sardalye transfer
olurken balıkların yaprak içinde ısı karşısında yağı, kokusu
içinde kalarak balıklar özel lezzet kazanıyor, pulu ve orta
kılçığı yerken kolayca kendiliğinden çıkıyor. Haziran ayında
hem sardalye lezzetleniyor, hem de asma yaprakları mevsime
yetişmiş oluyor.
Ahtapot Güveç
Dört kişilik olarak hazırlanan güveç için çiğ ahtapotlar önce
dövülüp soyuluyor, sonra doğranıyor ve bir çömlek içine konuyor.
İçine bir litre su, bir çay bardağı sirke, bir limon doğranıyor,
beraberce haşlanıyor ve ahtapot suyunu çekiyor. Ahtapot üzerine
sebze olarak biber, domates, soğan, sarımsak iri olarak doğranıp
yarım saat daha pişiriliyor. Maydanoz serpilip 10 dakika daha
ateşte bekletiliyor, rende kaşarla servis ediliyor.
Ahtapot
Köftesi
Ahtapot önce kaynatılır ve bacaklarındaki düğmeleri temizlenir.
Kıyma makinesinde çekilip, maydanoz, kaşar peyniri, sarımsak,
dereotu, baharat, nişasta konup hazırlanan malzeme iyice yoğrulur,
köfte şekline getirilir. Daha sonra ahtapot köfteleri tavada
kızgın yağda kızartılarak servis yapılır.
Ahtapot Beğendi
Düdüklü tencerede, sirkeli suda haşladığımız ahtapotları düğmelerini
ayıklayıp küçük parçalar halinde doğruyoruz. Ocakta, fırında
veya közde közlediğimiz patlıcanların kabuklarını soyup ince
ince çatalla eziyoruz.
Bir kap içine koyduğumuz ezilmiş patlıcanlara biraz zeytinyağı,
biraz sarımsak karıştırıp ocak üzerinde çeviriyoruz. Patlıcanlı
kabın içine bu defa doğradığımız ahtapotları ilave ediyor,
bir fincan kadar kaynamış süt ekliyor, üzerine kaşar rendesi
serperek, ısıtılmış fırında beş on dakika kadar tutuyoruz.
Aynı pişirim şeklinde ahtapot yerine karides kullanırsak bu
defa yemeğin ismi Karides Beğendi oluyor.
Deniz Lokumu
Karides, ahtapot, pavurya içi kıyma makinesinde çekiliyor,
bu karışıma baharat ilave ediliyor, galeta ununda lokum şeklinde
biçimlendirilip kızartılıyor. (Lokumlar Afrodizyak özellikli
yiyecekler arasında gösteriliyor).
Kaşarlı
Kidonya
Tereyağı ilavesiyle fırında pişiyor sıcağın etkisiyle açılan
kidonya kabuklarına eser miktarda lezzetlendirici baharat
ilave ediliyor.
Akivadis (Beyaz şarap soslu)
Ayvalık boğazda yetiştirilen bir tür kabuklu deniz canlısı
olan akivadis de diğerleri gibi canlı olarak tüketiliyor.
Sarımsak, Beyaz şarap, has zeytinyağı, az tereyağı, maydanoz
yaprakları, hep birlikte tavada kendi suyu ile pişiriliyor.
Özel iştah açıcı deniz kokusu üzerinde hissedilir biçimde
sofranıza geliyor. Doymak yerine, kabuk içindeki etleri çıkartmak
için oyalanıyor, vakit geçirmek, yemek süresini uzatmak için
yavaş yavaş yeniyor. Şarap yerine viskili akivadis de yapılıyor,
viski, fiyata ekleniyor.
Deniz
Salyangozu
Sote Bir kap içinde haşlanan salyangoz kabuklarının içinden
çatalla çıkarılan deniz canlısı aynı ahtapot gibi çok sert
bir ete sahip olduğu için, haşlama sırasında suya bira, maden
suyu, sirke gibi eti yumuşatıcı katkılar ilave ediliyor. (Miktara
göre bir çorba kaşığı veya bir fincan olmak üzere Ahtapot
haşlanırken şarap, karides haşlanırken sirke konuyor). En
az bir saat haşlanarak kabuklarından çıkarılan etler, bu defa
dışında bulunan siyahlık zarlardan temizleniyor ve ince ince
kıyılıyor.
Arzuya ve zevke göre patates, domates, yeşilbiber, patlıcan,
soğan, sarımsak gibi sevilen sebzeler, tane karabiber, tuz,
pul biber ilave ediliyor. Kalorisi çok yüksek salyangoz yemeğinin
etkisi kazanılıyor. Yarım kiloluk salyangozdan 30 gram et
çıktığını belirten balıkçılar, görünümü güzel olmasa da, lezzeti
ve etkisi iyidir diyorlar.

Kiremitte veya Sahanda Tereyağlı Fırın Mantar
Kültür mantarları daha gönül rahatlığı ile yenebildiği için
tercih edilmeli.
Ne et, ne sebze sınıfına girmeyen, soslara, çorbaya, lezzet
katan ve sayısız yemek çeşidi yapılan mantarların güveç, mantar
şiş, yoğurtlu mantar mantısı, mantar kavurma, mantar tatlısı,
mantar kahvesi bile yapılıyor. Mantarları alıyor, yıkıyor
sonra sahana veya kiremite diziyoruz. Arzu edersek kiremite
domates dilimleri, yeşil biber ilavesi de yapabiliriz. Mantarların
içine kaşar peyniri rendesi, kaliteli tereyağı koyup, kırmızı
pul biber ekerek fırına sürüyoruz. Tereyağlı mantarlarımız
tadı, kokusu, görünüşü ve lezzetiyle damakta ve hafızada iz
bırakacak.
Mantarlı Çeşitler
Mantar
çorbası, mantarlı pilav, sebzeli mantar, salçalı mantar, mantarlı
pizza, mantarlı makarna sosunda, krep, pide, köfte, bonfile,
tavuk beraberinde, mantar sote, mantarlı omlet, mantar salatasında,
deniz ürünü buğulamalarda, kullanılan mantar, ızgarada, kiremitte,
güveçte, şişte, tencerede, sahanda, fırında, hamur içinde
pişirim usulleri ile değişik tatlar elde edilebiliyor. Garnitür
olarak tek başına yenebiliyor, tereyağlı kaşarlı biberlisi,
kremalısı, yoğurtlu mantısı bile yapılıyor. Böbrek, dil, ciğer
ile sunuluyor. Her bir çeşidi ara sıcak olarak tüketilebileceği
gibi, zeytinyağlı mantar pilakisinde olduğu üzere soğuk olarak
da yenebiliyor.
Burada amaç mantarın tadını alabilmek olmalı, ağız içindeki
asit oranını artıracak, midede yanma yapacak, tat alma duygusunu
köreltecek acı biberlerden, aşırı baharatlardan, turşulardan
meze ve içeceklere egemen olmayacak miktarda uyumlu kullanılmalıdır.

Salçalı Mantar
Mantarlar sapları kesilip göbeklerle beraber sahana dizilir
zeytinyağı veya tereyağı birlikteliğinde üzerine domates salçası
dökülerek, yanına domates konarak, fırında veya ocak üzerinde
tuz serpilerek pişirilir.
Isı karşısında mantarlar su bırakacak, kısa süre sonra yenmeye
elverişli hale gelecektir. Arzuya göre sevilen baharatlar
ilave edilebilir. burada amaç mantarın tadını alabilmek olmalı
ağız içindeki asit oranını artıracak, midede yanma yapacak,
tat alma duygusunu köreltecek acı biberlerden, aşırı baharatlardan,
turşu çeşitlerinden meze sofrasına ve içeceklere egemen olmayacak
miktar uyumlu şekilde kullanılmalıdır.
Mantar Mantısı
Temizlenmiş,
taze kültür mantarları çok iriyse kesit şeklimde dilimleniyor,
küçük ise olduğu gibi veya ikiye, dörde bölerek sahana konuyor.
Bir kaşık tereyağı, tuz ilavesiyle ocakta beş dakika gibi
kısa süre çevrilerek kavruluyor. Isı karşısında suyunu salan
taze mantarlar, ocaktan indirilip, tereyağının soğuk tabakta
hemen donmaması için, ısıtılmış tabağa konuyor, üzerine sarımsaklı
çırpılmış bol yoğurt dökülüyor. Ayrı bir tava veya mantarı
kavurduğumuz kap içinde, ocak üzerinde bir kaşık tereyağında
kırmızıbiberi birlikte eritiyor, bu sıcak biberli sosu yoğurt
üzerine gezdiriyoruz. Arzu edilirse az miktar kekik de serpilebilir.
Kebap lezzetinde ki çabuk hazırlanabilen bu yemek doyurucu
olmasa da, mutluluk veren yemekler arasında sayılıyor.
Yumurtalı Karnabahar Kızartması
Yıkanmış karnabahar çiçekleri bölünmüş olarak kaynayan tuz
ilaveli suya konuyor.
On dakika kaynama süresi sonunda haşlanmış karnabahar çiçekleri
dağılmadan kevgirle sudan çıkartılıyor ve soğuk sudan geçirilerek
süzülüyor. Tuz ilaveli iki yumurta çırpıyor, yumuşamış olan
karnabahar çiçekleri zedelenmeden una bulanıp fazlası silkelenmiş
olarak yumurtadan geçirilip, kızgın yağda alt üst ederek kızartılıyor,
süzülerek kızartma kabından alınıp sıcak servis edilir, arzu
edilirse kızartılmış karnabahar çiçekleri yanında çırpılmış
sarımsaklı yoğurt sosu eklenebilir.
Peynirli
Sigara Böreği
Yufkaları sigara böreği olacak ölçülerde uzun ikizkenar üçgeni
biçiminde kesiyoruz. Bir kap içinde beyaz peyniri içine kıyılmış
maydanozla beraber karıştırıyoruz. Hazırladığımız bu malzemeden
bir miktar alıp yufkanın ortasına koyup rulo biçiminde sarıp,
son yufka katının ucunu ya çırpılmış yumurtaya, ya da sade
suya batırıp rulo haline gelen böreğin açılmaması için bu
şekilde yapışmasını sağlıyoruz, kızgın yağda kızartıyoruz.
Yağ yeteri kadar ısınmamış ise börek içine çok yağ çeker ağır
olur, Tavadan yağı süzülerek alınan börekler kağıt havlu üzerinde
bekletilip yağ fazlasının emilmesini sağlamak, yerken daha
hafif, elverişli bir hale gelmesini sağlayacaktır.
Sarılan sigara böreği yufkası üç dört turdan fazla olursa
börekler hamur olur
dışı yanar, içi yeteri kadar pişmez.
Avcı Böreği
Avcı Böreği vakti olmayanlar için yapımı pratik olan bir börek
çeşididir. Kuru soğan doğranıp, zeytinyağında tava içinde
kavruluyor, üzerine kıyma ilave edilip kavurmaya devam ediliyor.
Bu malzemeye ıslatılmış bulgur, az miktarda salça, çekilmiş
ceviz, karabiber, tuz, kekik, kırmızı pul biber gibi arzuya
göre sevilen baharatlar ekleniyor, karıştırılıp pişiriliyor,
karışıma ince kıyılmış maydanoz eklenerek börek harcı hazırlanıyor.
Bir kaba yumurta kırıp, süt ilavesi ile çırpılıyor.
Şerit halinde kesilmiş yufkaya tavada hazırlanan karışımdan
bir miktar koyup şerit yufka rulo halinde sarıyor, üzerine
yumurta sürüp kızgın yağda kızartılıyor. 
Sıcak olarak yenen börekler galeta unu ile pane yapılabilir.
Yapımı yörelere, ustalara göre değişen ve esnek bir konu olan
börek çeşitlerinde şerit kesilmiş yufka içine harç olarak
hazırladığınız malzemede, kıyma, av eti, peynir, sosis, patates
püresi, mantar, sucuk, tavuk mevsim otları kullanılabilir,
arzuya göre yumurta sürüp parlatılan böreklerin üzerine, çemen
otu, susam da serpilebilir..
Paçanga Böreği
Yufkayı üç dört parmak genişliğinde şerit halinde kesiyoruz.
Şeritlerin içine çemenleri ayıklanmış pastırma dilimleri çeşitli
büyüklükte parçalara ayırıyor, kaşar peyniri ilavesiyle üçgen
şekilde katlıyoruz.
Ucunu suya batırıp yapıştırarak bol kızgın yağlı derin tavada
kızartıyoruz.
Börekler,
yağ iyice kızmadan tava içine atılırsa börek yağı çeker ve
ağır olur, bu nedenle yağ yeterince kızgın olmalıdır.
Soğan Kızartması
İrice bir baş soğan alınıyor, kabukları soyulduktan sonra
dilim dilim kesiliyor. Bu dilimler parmaklar yardımıyla halka
halka ayrılıyor.
Çırpılmış yumurtadan geçirilip, una bulanarak pane yapılıyor.
Kızartma tavasında pembeleşinceye kadar kızartılıyor.
Her biri dairesel biçimiyle kalamar tavası halkaları görünümüne
bürünüyor, hafif tuz ekilip, ara sıcak gibi yeniyor.
Soğanın hararet yapabileceği düşünülerek miktarı midenin yanma
ve hararet yapmadan hazmedebileceği oranda ayarlanmalıdır.
Közde Arpacık Soğan
Yemeklere
lezzet veren, lezzeti kadar sağlık dostu olup cildi besleyen
soğanı bu defa tek başına közleyip meze yapıyoruz. Arpacık
soğanları kabuklarını soyup bütün olarak kuru fasulye nohut,
türlü, etli patates gibi yemeklere kullanıp tükettiğimiz gibi
bu defa kabuklarını soymadan ızgara közünde, küle gömerek
veya fırında tepsiye dizerek, közmatikte ocak üstünde ızgara
yapıyoruz. İçi yumuşayan soğanların dış kabuklarını soyduktan
sonra meze tabağına diziyor, üzerine tuz, sızma zeytinyağı
ve limon gezdirip servise ılık olarak sunuyoruz. Soğanlar
cücüğüne dek piştiği için 7-8 tane de yense hararet ve koku
yapmıyor, birlikte yenen diğer rakı mezeleri ile uyum sağlıyor.
Arzuya göre meze tabağına dekoratif açıdan renk vermesi için,
dilim domates, dereotu, zahter konabilir.
Yumurtalı Kabak Kızartması
Hafif, ekonomik bir yaz yemeği olan yumurtalı kabak yapımı
için sakız kabağı kabukları kabak sayacağı veya bıçakla şerit
olarak alınıyor.
Soyulmuş kabak çapraz olarak dilimleniyor. Tavaya konmuş zeytinyağı
içinde ince doğranmış soğanlar kavruluyor ve kabaklar, tuz,
karabiber ilavesiyle tavaya eklenip, beraberce kavurmaya devam
ediliyor.
Üzerine çırpılmış yumurta döküp üstü açık olarak pişirip servis
ediyoruz.
Bir başka kızartma şekli olan kabak kızartmada ise, soyulmuş
kabaklar, dilimlendikten veya şerit hale getirildikten sonra
una ve çırpılmış yumurtaya bulanıp, kızgın yağda kızartılıyor.
Maşa yardımıyla tavadan süzülerek alınan kabakların üzerine,
sarımsaklı yoğurt sos olarak dökülüyor veya tabağın yanına
veya sos kabında ayrı olarak konup servis ediliyor.

Papalina, Gümüş, Tekir, İstavrit Tava
Ayvalık, Edremit Körfezi gibi denizlerde yaşayan yöreye
has, bir tür sardalye yavrusuna benzeyen ama farklı karakterdeki
balık papalina, denizden tavaya çıtır çıtır yenen bir lezzet.
Gümüş balıklarının tavası ise bir başka lezzet. Karın boşluğu
hayli küçük olan gümüş balıkları temizlenmeden tavada kızartılıyor,
yerken temizleniyor. Sofrada uğraşmamak için temizlenip sonra
da kızartılabilir.
Kuyruklarından unla yapıştırılıp 3-4 tanesi tavada bir arada
kızartılıp çıtır çıtır yenen küçük tekir balıklarının, tadına
ise doyum olmuyor.
Restoran sofralarında ortaya söylenen ara sıcak balık bir
çeşit de istavrit veya Kıraça tava oluyor. (Son yıllarda bilhassa
Çeşme çevresinde metal şiş yerine sakız ağacı dalına geçirilip
ızgarada yapılan balık ilgi görüyor)
Balık Çorbası
Yarım
kilo Kırlangıç balığının içi temizleniyor, suda kaynatılıp
pişirildikten sonra kılçıklardan temizleniyor.
Bir kap içine iki yumurta sarısı iki limonun suyuyla çırpılıyor.
Diğer tarafta bir çorba kaşığı un, iki çorba kaşığı zeytinyağı
ile tava içinde ayva sarısı olana kadar un, yağ ateşte karıştırılıyor.
Haşlanmış balığın suyuna ağır ağır ilave edilen karışıma çırpılmış
limon ve yumurtayı da katıp temizlenmiş balıkla beraber kaynatırken
içine bir demet maydanoz kıyılıp 3 dakika daha karıştırılıyor.
Sonra ateşten indiriliyor.
Arzu edenler için balık çorbası kaynarken içine doğranmış
patates ve havuç hatta balık havyarı da konulabiliyor.
Uskumru Dolması
İşte size yapımı çok zahmetli
bir meze çeşidi olan Uskumru Dolması. Öncelikle ithal olmayan
yerli irice uskumru balığı seçiliyor, derisi bozulmadan, yırtılmadan
özenle bağırsakları, solungaçlarıyla içi boşaltılıyor ve yıkanıyor.
Kuyruktan tutup bel kemiğini kırdıktan sonra kuyruktan başa
doğru gövdeyi sıvazlayarak, ovalayarak balığın içini derinin
etten ayrılmasını sağlayarak, tulum gibi boşaltmak hüner ve
sabır istiyor. Balığın çıkan eti ayıklanıyor, kılçıkları çıkarılıyor,
fıstık, soğan, karabiber, maydanoz, tuz, bir tutam yenibahar
karışımından oluşan harcı ile beraber ayrıca pişirilip sonra
yeniden boşaltılmış balık derisinin içine solungaç kısmından
balığa dolduruluyor. Galeta ununa bulanıp tavaya atılarak
yağda kızartılıyor. Balık sofraya bütün olarak, formu bozulmadan
geldiği zaman, balıktan böylesine farklı bir lezzetle karşılaşmak
damak tadı sürprizi yaşatıyor. Bu solungaç tarafından doldurma
işi, dikişsiz ameliyat misali uskumru dolması yapmanın zahmetli
tarafı, bir de balığın karnını kesip doldurduktan sonra iplikle
dikip, kapatılan basit yapımı var.
Balık Kokoreç
Özel
çukur tabakta sunulan "Balık Kokoreç" bir başka ilgi gören
ara sıcak türü yemek çeşidi. Kokoreç yapar gibi balık eti
küçük parçalar halinde kıyılarak yapılıyor. Balık lezzeti
almasanız da yemeğe egemen olan kekik tadıyla kavrulmuş balıkla,
görsel ve tat olarak kokoreç yediğiniz izlenimine kapılıyorsunuz.
Soya Soslu Dil Balığı
Dil balığı pulu alınıp az miktarda haşlanıyor, kılçığı çıkarıldıktan
sonra zeytinyağı konuyor, soya sosu, biraz kekik dökülerek
hazırlanıyor.
Deniz Ürünü Krep
Avcı böreği gibi krep hazırlanıyor, mantar, soğan, ahtapot,
karides pişmiş olarak uyumlu baharatlarla karıştırılıp beraber
börek içine konup kızartılıyor.
Kremalı Mantar Çorbası
Mantar, un, süt, zeytinyağı, tereyağı, kırmızıbiber, karabiber,
nane, tuz, su kullanacağımız malzemeler. Mantarların yıkadıktan
sonra kuruluyor ve dış kabuğunu soyuyor küçük küçük doğruyoruz.
Çorba yapılacak kabımızın içine önce zeytinyağı ile tereyağını
koyuyor ve doğranmış mantarları ilave ediyoruz. Beş dakika
kadar orta hararetli ocak üzerinde kavrulan mantarlar beklemeye
alınıyor. Ayrı bir kapta bir kaşık zeytinyağı veya tereyağı
içinde erittikten sonra bir, buçuk kaşık un yağda hafif pembeleşene
kadar çeviriyor, karıştırarak bir bardak soğuk süt döküyoruz.
Arzu edilen kıvama göre iki veya üç bardak sıcak suyu ekliyoruz,
bir taşım kaynadıktan sonra, beklemekte olan mantar kabına
dökerek karıştırıyor, on dakika kadar pişiriliyor. Ocaktan
indirmeye yakın çorba içine karabiber, pul biber, toz nane
ilave ediliyor.
Sebze Çorbası
Soğuk
kış günlerinin sevilen vitamin değeri yüksek sebze çorbası
yapımı için kullanılacak malzemeler arasında kuru soğan, pırasa,
havuç, ıspanak kökü, karnabahar, kabak, yer elması, kereviz,
patates bir buçuk kaşık un, tuz, su bulunuyor. Çorba yapacağımız
derin kabın içine küçük doğradığımız soğanları koyup, bir
kaşık zeytinyağı, bir kaşık tereyağı içinde pembeleşinceye
kadar çeviriyoruz. Arzu edilirse bir kaşık domates suyu bir
miktar salça ilave ediliyor, üzerine kabın yarısına kadar
su koyarak bu karışımı kaynatıyoruz. Ayıklayıp iyice yıkadığımız
ve bir çorba kaşığına sığacak büyüklükte doğradığımız sebzeleri
kaynayan yemek suyu içine atıyoruz. Tat verilmesi istenirse
bir bardak tavuk veya et suyu konabilir. Yirmi dakika boyunca
orta ateşte pişen çorbamıza bir buçuk kaşık soğuk suda eritilmiş
unlu suyu karıştırarak ilave ediyor, iki dakika sonra çorba
hazır oluyor. İçilirken kırmızı pul biber, karabiber serpilebilir.
....... SOSLAR VE SOS YAPIMINDA KULLANILANLAR MALZEMELER .......
Sos Malzemeleri
Soslar, mayonez, ceviziçi, bal, tuz, zencefil, yoğurt,
akbiber, ince kıyım taze soğan, pul biber, elma, muz, peynir,
krema, toz şeker, limon suyu, toz anason, taze fesleğen, kıyılmış
veya rende domates, dereotu, tarhun otu, nane, maydanoz, hardal,
zeytinyağı, acı biber sosu (Tabasco), Worchester sos, ketçap,
salça, yeşil biber, yumurta akı, yumurta sarısı, kornişon
zeytin, limon suyu, limon kabuğu, üzüm sirkesi, soya sosu,
kapari, sarımsak püresi, portakal suyu, portakal kabuğu, Hindistan
Cevizi tozu, kemik suyu, şarap gibi malzemelerin karışımı
ile elde ediliyor.
Önemli olan sos yapımında hangi malzeme ile hangi malzemelerin
birlikteliği, uyumu, kıvamı ve kullanılacak miktardır.
Sos
Çeşitleri
Kumberland, Dereotu, Hardal, Aioli, Avokado, Limon, Ravigote,
Ballı nane, Sardalyeli Rokfor, Remulade, Tartar, Vinigret,
Thousand Island, Rus, Yayla, Domatesli hardal, Fesleğen, Anasonlu
tavuk, Rokfor, Soyalı mayonezli ceviz, Yoğurtlu karides sosu
gibi, daha birçok sos çeşidi bulunuyor. Bunlardan birçoğu
açık büfe veya salata sosu olarak kullanılırken, bazıları
dana panelerin yanında, bazıları tavuk, balık, patates, mantar
karışımı pişmiş salatalarda tüketiliyor. Karides, kalamar,
somon balığı gibi çeşitlere kullanılan soslarda ise limon
suyu, fesleğen, dereotu, hardal ve baharatlar ağır basıyor.
Marul Salatası Sosu
Klasik çiğ salata soslarından olup, limon suyu, sızma zeytinyağı,
tuz karışımına çentilmiş, dövülmüş, rendeden geçirilmiş sarımsak
ilaveli, bu sosu marul salatası başta olmak üzere, tere, roka,
kuzukulağı üzerine de dökebiliriz. Salatamıza limon yerine
sirke kullanabilir, arzuya göre sosun acı olması isteniyorsa
acı biber sosu tabasco ile sosa bir kaşık hardal eklenebilir.
Hardal limon ve zeytinyağında erimez, sadece sirke içinde
karıştırılırsa erir. Soslar içine kapari, haşlanmış mısır
taneleri, kıyılmış zeytin, kıyılmış fesleğen yaprakları, dereotu,
maydanoz, nane, rezene ilave edebiliriz. Sosa un haline getirilmiş
veya rendelenmiş Zencefil karıştırabilir, nar ekşisi, çeşnili
nar sirkesi, tarhun otlu beyaz şarap sirkesi koyabiliriz.
Limon sarımsak, zeytinyağ karışımı sosları deniz börülcesi,
brokoli, radika, hindibağ, turp otu ve benzeri otlarla yapılmış
salata ve mezelerde de kullanabiliriz.
Not: Deniz börülcesi kendinden tuzlu olduğu için pişirimi
ve sosunda tuz kullanılmaz.
Yoğurt Sosu
Kaymağı alınmış yoğurt sarımsak tuz ilavesi ile çırpılır.
Homojen kıvama gelmiş yoğurt sosunu, taze bakla, biber, kabak,
patlıcan kızartmalarında, etli dolmalarda, makarnada, mantıda,
bazı mantar yemeklerinde kullanılabilir.
Domates Sosu
Deniz börülcesine çok yakışan bir sos çeşidi olan domates
sosu için kabuğu soyulmuş, olgun bir domatesi rendeden geçiriyor,
püre haline getiriyoruz. Tuz, zeytinyağı, limon, sarımsak
ile karıştırıp deniz ve taze tarla börülcesi veya yeşil otlu
mezelerde kullanabiliriz.
Sarımsaklı
Domates Sosu
Kabak, patlıcan, biber, havuçtan oluşan kızartma çeşitlerine,
bir kaba koyup zeytinyağı ile beraber ocakta sarımsakla pişirerek
hazırladığımız domates sosu dökebiliriz.
Midye Tarator
Midye ve kalamar tava yanında tüketilen tarator, ekmek içi,
ceviz içi, yoğurt, süt, sarımsak, zeytinyağı ile yapılıyor.
Farklılık yaratmak isteyenler sosa kıyılmış dereotu karıştırabilirler.
Makarna Sosu
Fesleğenli, ıtır yapraklı, patlıcanlı, domatesli, kıymalı,
yoğurtlu, rende permasan peynirli, kıyılmış mantarlı soslar,
makarna üzerine çok yakışan soslardır. Bunları ocak üzerinde
pişirerek hazırlayıp, tabağa konan makarna üzerine dökebileceğimiz
gibi, önce yoğurt, sonra üzerine de tereyağlı, kırmızı biberli,
fesleğen, ıtır yapraklı kızgın sosu gezdirerek de kullanabiliriz.
Peynir
Çeşitleri, Yöresel Baharatlar ve kullanım yerleri sihirlitur.com/mezeler,
salatalar bölümünü süsleyecek konu başlıkları olarak yerlerini
alacaklar.
Hazırlayan:
Haluk Özözlü
|