Lütfen Dikkat Buyurun!
Bu yazı iştah açıp, köfte yemeyi çağrıştırabilir veya hiç yoktan yere
köfte yeme arzusu uyandırabilir! Belki de “Köfte” konulu yazı dizisi
yapan ilk gazeteciydim. Hürriyet Gazetesi Yazı İşleri toplantısında doğan
bu fikir sonrası görev verilince, açık söyleyeyim ifrit olmuştum. Köfteden de
dizi mi olur? Yani bu kadar belgesel çalışma yap, bu kadar 80 öncesi çatışma,
olay fotoğrafı çek, tehlikelerin birine gir diğerinden çık, her gün olaylar arasında
iç içe koştur, sonra gel köfte dizisi yap, diye az söylenmedim. O yıllarda
ki (Temmuz 88) İstanbul’da hazırladığım çalışmam, dizi yazı olarak gazetede ikinci
sayfada, üstelik tam sayfa yayınlanmıştı. Aradan yıllar geçti, yurt gezilerimde
baktım ki her yörenin kendine has bir köftesi köftecisi meşhur, hatta köftesiyle
anılan Akçaabat, Tekirdağ, İnegöl, Tire, Salihli, Akhisar, Antalya, Adapazarı
gibi yerler var, araştırmamı derinleştirdim.Türkiye’de yapılan en sevilen
yemek sorulu bir ankette köfte en sevilen yemek olarak ilk sırada yer almış.
Yörelere göre değişik pişirim şekilleri, yapılış ve terkip formülleri, hep köfteleri
farklı kılmış. Bir de köfte çeşitleri var ki ne kadar saysak işin içinden çıkılacak
gibi değil, mutlaka unuttuğumuz, hatta duymadığımız olanları hep çıkacaktır.Ailece
köfteciye gitmenin hafta sonu veya günün her saatinde bir teklif, bir alternatif
olduğu günümüzde, bu uğurda bir şehirden diğerine gitmeyi, yüzlerce kilometre
yolun göze alındığına bakılırsa, artık köfte konusunu başından alıp genişleterek
sihirlitur.com’a koymak kaçınılmaz oldu. İşte size çeşitleriyle köfte dünyası ve önce isimleriyle çeşitler.
Tekirdağ Köftesi, İnegöl Köftesi, Akçaabat Köftesi, Odun Köftesi, Şiş Köfte, Akhisar
Köftesi gibi isimle anılanlar, bilinen türden ızgara usulü pişirilen çeşitlerden
bazıları. Evlerde yapılan kuru köftenin yanı sıra, ekmek içiyle beraber makinede
çekilen kasap köftesi de çok tüketilen çeşitler arasında sıralanıyor. Kimi
çeşitler ise Tire Kebabı, Adana Kebabı, Islama köfte gibi ya etin kıyılış şekli,
ya pişirim farklılığı, ya da yanında verilen garnitürlere göre farklılık kazananlardan.
Bir de yemek olarak sebzelerle, yumurta, bezelye, irmik, pirinç, bulgurla
beraber pişirilenler var. Ekşili Köfte, Dalyan Köfte, Rulo Köfte, İçli Köfte,
İzmir Köfte, Kadınbudu Köfte. Köfte çeşitleri sadece etten değil başka malzemelerle
de yapılıyor olması, çeşitlerin daha da zenginleşmesini sağlamış. Balık Köftesi,
Patates Köftesi, Havuç Köftesi, Hamburger Köftesi veya vegiteryanlar (etyemezler)
için hazırlanan sebzeli köfte gibi. Köfte hamurunu baharatla yoğurup çiğ köfte
yapmışız, çok sevilmiş. Top top haline getirip kokteyllerde kürdan batırıp mitite
köfte (kokteyl köftesi) olarak sunmuşuz, kaşar ilavesiyle yeni çeşitler kazanmışız.
Kalp şeklinde kalıplamış, Çiçek Köfte demişiz. İsmi duyulmamış, yörede, mahallede
ünlü olan sokak köftecilerine dadanmış, tükrük köftesinin lezzetini birbirimize
anlatmışsız. Kimi köfteciler köftesinden zincirler kurmuş, kimi mütevazı dükkânında
yıllardır şube açmadan çalışmış. Köfteli yemeklerin suyuna ekmek banmış, kimi
zaman kaşıklamış, ızgara köfteleri, ekmek arası, dürüm, sandviç yapmış, yufkaya
sarmış, pideyle, lavaşla yemişiz. Hardal, ketçap, biber sosu, mayonez sürüp, kekik,
kimyon katıp hep yemişiz, yiyoruz, yemeye de devam edeceğiz. Köfte öylesine
hayatımıza girmiş ki, öyle anlar olmuş işimize gelmeyen bir durumda “Ne kadar
köfte o kadar ekmek” diye bir cümle icat etmişsiz. Sürprizlerden bahsetmeden önce
“daha neler neler, maydanozlu köfteler” diyip karşı tarafı meraklandırmışız. Biraz
daha ileri gidip birbirimize “köftehor” bile demişiz. İlk akla gelen her
zaman ızgara köfte, cız bız köfte olmuş, oda hep iştah açmış, ağız sulandırmış.
KÖFTELER KÖFTECİLER İstanbul Anadolu’nun bir özeti olduğu
için Türkiye’de ne köfte çeşidi varsa, neredeyse tamamını yapan yerler bulmak
mümkün olabiliyor. Beyoğlu, Nişantaşı, Bağdat Caddesi’nde hamburger köfte, İnegöl
köftesi bulunabilen yerler olurken, Sirkeci’de sessiz sedasız, yıllara meydan
okuyan Filibe köftecisi ve ününü her geçen gün artıran şubeler açan Sultanahmet
köftecisi ilk akla gelenler oluyor. Sultanahmet Köftecisi Köftecilere Sultanahmet
köftecisinden başlamamım nedeni hem işin püf noktasına yazının başında değinmek,
hem de buranın Türkiye’de en fazla köfte satılan yerlerden biri olması. İstanbul’un
turistik merkezi, tarih hazinesinin tam ortasında yer alması ve de köfte zincirini
teşkil eden şubelere sahip olması nedeniyle Sultanahmet Köftecisinin ünü yurt
dışına taşmış. Yerlilerin yanı sıra, turistlerde köftecinin baş müşterileri oluvermiş.
Ünlü köfteci özellikle köfte yapımında ete su değmemesine önemle dikkat çekiyor.
Ellerinle köfte yuvarlayanlar ellerine yapışmasın diye arada bir ellerini suya
batırmaları etin tüm lezzetini kaçırır diye ekliyor. Köfteye karabiber, kimyon
gibi baharatlar koymazlarmış, nedeni ise et kasaptan getirdikten sonra buzdolabında
en az bir gün dinlendirirlermiş. Bu bekleme süresince baharatla beraber bekleme
eti olumsuz etkilermiş. Taze etten köfte olmadığı gibi, kıymayı dana kolundan
çektirmek, gerdan, pirzolalık kısımlardan köftelik hazırlamak gerekirmiş. Kıymalar
et makinesine konup çekiliyor, makinenin ucuna takılı huniden köfte olarak aynı
biçim ve gramajda çıkıyor. Kısacası köfteler artık el değmeden fabrikasyon olarak
üretiliyor.İstanbul’un bir başka mutena semti Kadıköy yakası Bağdat Caddesinde
İnegöl köftesi yapan bir köfteci ise köftelik eti İnegöl’den soğutmalı araçlarla
getiriyor. Tekirdağ Köftesi Tekirdağ'da,
sadece köfte yemeğe bile gelen ziyaretçilere rastlanıyor. Kentin ünlü köftesini
yapan birçok köfteci olmasına rağmen kent merkezindeki en eski iki köfteci en
çok ilgi görüyor. Masanıza soğumaması için iki parti halinde gelen kabarık şiş
parmak köftelerin yanında verilen özel biber sosu, sivri biber turşusu, iştahınızı
açmaya yetiyor. Usta köfteciler Tekirdağ köftesinin bu denli ünlü ve lezzetli
olmasının formülünü söylemiyor, devlet sırrı gibi saklıyorlar. Buna rağmen yaptığım
diyaloglar sonucu, köfte malzemesinin büyük hacimde hazırlandığını, asla bir kilo
kıymayla aynı lezzette köfte yapmanın mümkün olmadığını, kıyma içine pirzola bölümü
kaburga etlerin kullanıldığını, eser miktarda sarımsak konulduğu ve iyice yoğrulup
kıvama gelen köftelerin dinlenmeye bırakıldığı öğrendim. Hatta köftelerin birazcıkta
ızgarada kabarmalarını sağlayan pişirim şekilleri uygulandığını ağızlarından zor
da olsa aldım. Zira bu formülü köfteciler aile mirası olarak görüyor ve babadan
oğula bırakıyorlar. Tekirdağ'da 1950'li yıllardan bu yana Özcanlar, Ali gibi
birçok köfteci olmasına rağmen, farklı lezzetler tatmak istiyorsanız, Tekirdağ'dan
Kumbağ yönüne çıkışta 3. trafik ışıklarında bulunan Sezen Market yanından "Bendiz
Köfte Salonu"nu ziyaret etmelisiniz.
Bendiz Köfte "Vesile Bacı"nın yağsız süt danadan, özenle
seçilmiş etiyle formüle edilen köfteler içine özel bir usulle taze kaşar konuyor.
Tekirdağ'da bu formülü uygulayan tek köfteci Vesile Bacı, ayrıca sade köfteleri,
özel soslu yöre mantısı ve piyazı da beğeniliyor. Kızgın saç üzerinde üzerine
birkaç kez yağ dökülerek pişirilen köfteler çok leziz oluyor. Salata ve ayran
eşliğinde yemeğinizi yerken meydanın yoğun kalabalığından, trafiğinden uzak, deniz
manzaralı, restoran önünde otopark imkânı avantajları Bendiz'i cazip kılıyor.
Oturup yemek yerine sardırıp beraberinde götürmek isteyenler için odun ekmeği
arasına içi alınıp köfteler konuyor, içine biber, domates, beyaz soğan ilave edilip
içi alınan yuvarlak ekmeğe kapak yapılıyor. Beyaz’ın tiplemesinde ki “Hüsmen ağa”
misali gibi koca ekmek büyük iştahla yeniyor. Odun Köfte Salihli Kula arası var ki bu güzergâh
'Odun köftesiyle' nam salmış. Adım başı köfteci ama içlerinden biri rağbet görüyor.
Tüm araçlar orada park edip köfte molası veriyorlar. İzmir asfaltı üzeri
Salihli Yolu Sard antik kenti Sinagog'u biraz geçince, yol seviyesinin biraz altındaki
Değirmen Restoran'ın sahibi 30 yıllık köfteci Necati Soyu gür’e sordum. “Nedir
bu işin sırrı?' diye… Üşenmedi, çekinmedi, gezdirdi. Etin sıyrılışını, köfte oluşunu,
pişirilişini, hatta biberleri, domatesleri, kavunları sakladığı yerleri bir bir
gösterdi. “İsteyen gezer gönül rahatlığıyla yer” diyor. Sincanlıda ve Bozdağlar'da
kendi hayvanlarını yetiştiriyor. Hayvanları, ilk defa kekikli yaylada otlatıyor.
Kesime bir ay kala yağlanmaları için arpa, buğday yediriyor. Etin tamamını köfteye
kullanıyor, içine de hiçbir şey koymuyor. Et, kesimden sonra bir gün,
kemikten sıyrıldıktan sonra bir gün, kıyma olduktan sonra da bir gün bekletilip
kanın tamamen inmesi sağlanıyor. Şişlere dizilen köfte, meşe odunu közünde pişiyor.
İki tabak arasında soğumadan sofranıza getirilip yanınızda açılıyor, sonra da
“İlave ister misiniz” diye soruluyor ama ondan öncesi de var. Siz köfte dedikten
hemen sonra bir tabak kıyılmış maydanoz, soğan geliyor. Kimyon, kırmızıbiber,
tuz zaten sofrada. Sonra da közlenmiş bir bütün domates, közlenmiş üç-dört adet
etli kalın cidarlı şalvar biber. İsterseniz yanına koyun yoğurdu, cacık, ayran
söyleyin, hepsi de leziz. Kendi tarlasında doğal gübre ile yetiştirdiği domates
hormonsuz. Şalvar biber Alaşehir'den, kavun Balıkesir'den, sanki bal. Restoranın
kapalı ve fıskiyeli havuz çevresinde bahçeli bölümü var. Masalar örtüsüz, sandalyeler
plastik, servis hızlı, elemanlar saygılı, otoparkı da var, gelmeye de değiyor
yazılmayı da hak ediyor. İnegöl köftesinin farkı Bursa'dan İnegöl'e giderken
yolun her iki tarafında köfteciler var. Sağınızda yer alan iki katlı yeşil bina
"Orhan İnegöl Köftecisi". Önündeki otoparkta araç çokluğu hemen dikkat
çekiyor. Büyük salon tertemiz. Hiç koku-duman yok İnegöl köftecilerinin en genci
olan Orhan Çelik, 23 yıllık tecrübesi ile 50 yıllık geçmişe sahip İnegöl köftesinin
en iyisi için servis elemanları ile birlikte koşuşturuyor. İnegöl Köftesi'nin
özelliği; Bölgenin dana ve kuzularından imal edilmiş olması. Yüzde seksen oranında
dana, yüzde yirmi oranında kuzu etini karıştırıp yirmi dört saat dinlendiriyorlar.
Karışık 1,5 porsiyonda acılı, kaşarlı, sade çeşidinden ikişer adet altı yassı
köfte bulunuyor. Acısı, kaşarı, yumuşaklığı, pişkinliği kıvamında. Köfteler kıyılmış
beyaz soğan ve maydanozlu garnitürle on dakikada sofranıza geliyorlar. Kesmezse
ilave alabiliyorsunuz; Şişe takıp getiriyorlar. Izgara etleri porsiyon olarak
isteyebilirsiniz. Sofraya önceden gelen piyaz, köfteler pişene dek hem oyalıyor
hem de iştahınızı ve sabırsızlığınızı frenliyor. Patates tava altın sarısına dönen
renkte kızarmış. Hepsi bir boy ve sımsıcak. Şıra da var. Ankara, İstanbul, Bursa,
Eskişehirli köfte meraklıları yüzünden hafta sonu salonda yer yok yazın ise "her
gün yer yok!.." Neyse ki geniş bahçe var. Adapazarı Islama Köftesi Adapazarı deyince ilk akla
gelen ıslama köfte. Izgarada pişirilen köftelerin yanına en az köfteler kadar
lezzetli olup tek başına bile yenebilecek ekmekler veriliyor. Özel olarak
hazırlanmış soslu kemik suyuna banıp, ısıtılarak yumuşatılan bu ekmek dilimleri
ile yenen köftelerin tadına doyum olunmuyor. Ünlü Kazım Paşa Köftecisi Adapazarı
çarşı merkezindeki yeni yerinde faaliyetine devam ediyor. Akhisar’da Köfteci Ramiz Akhisar çıkışı yol bölünmüş
yol olduğu için İzmir yönünden gelenler Köfteci Ramiz'i geçtikten sonra 150 metre
ilerde ki kavşaktan dönüp gelmeleri gerekiyor. Gelmelerine de değiyor. İsteyenler
açık bölümde araçlarına bakarak, isteyenler kapalı klimalı salonda serin serin
oturup kısa sürede gelen, kesilmiş ince pide üstü son derece leziz kıvamında pişmiş
köfteleri büyük iştahla yiyebiliyorlar. Bir de zengin salata bar var. 50
çeşit ürünle hazırlanmış kâselerden istediklerinizi tabağın alabildiği kadar dolduruyorsunuz.
Üzerine bir kaç sivri biber turşusu, yanına biraz piyaz, bir iki taze soğan, roka,
taze kekik otu, semizotu, taze nane yaprakları, kurutulmuş domates ve tazesi,
karalâhana, salatalık... Karasonya Köyü'nde özel olarak organik tarımla yetiştirilen
otlar, salata yaprakları hem taze hem lezzetli ve de körpe. Birçok yeni aromalarla
tanışma fırsatı bulacağınız bu salata barı kaçırılmaması gerekenlerden. Köftenin
bir porsiyonu bitince eminim kendinize yarım porsiyon daha köfte ilave söyleyeceksiniz,
yanında ayranla nefis bir yolculuk molası olacaktır. Tire Kebabı Tire Kebabı 100 yılı aşkın geçmişe sahip:
Bu kebap türünde küçük ince uzun köfteler şeklinde şişe sarılan kıymalar, kömür
ızgarada pişirilip bekletiliyor. İçinde tereyağı olan iki tane tava var, birine
pişirilen köfteler konuyor, diğerine kabuğu soyulmuş, doğranmış domateslerle sos
yapılıyor. Tabağa konan köfteler üzerine tereyağlı domates sosu dökülüp,
arzu edilirse yoğurt ilavesiyle servis yapılıyor. Tadı İskender'e benzeyen Tire
kebabı, ızgara, tava, tereyağı, domatesin mükemmel karışımı, ağır, kuvvetli ve
çok lezzetli ifadesiyle tanımlanabilir. Üç kilo inek sütüne, bir kilo koyun sütü
karıştırılarak yapılan yoğurt lezzeti tamamlıyor. Tire Meydanı Hacıoğlu Kebap
salonu Şiş Köfte Antalya kent içinde dönerciler
çarşısı ve kentin çeşitli yerlerinde hizmet veren şiş köfte salonları gerek yerli
halkın, esnafın, gerekse turistlerin ilgi odağı oluyor. Çevreye iştah açıcı kokular
salan şiş köftelerin sırrı, Toros Dağları eteklerinde beslenen dana ve keçilerin
etlerinden kaynaklanıyor. Belirli yüzdelerde karıştırılan dana ve keçi etlerinden
zırhta çekilmiş kıymalar şişlere diziliyor, kömür ateşinde kıvamında pişirilip,
yağlı ince pideler üzerinde servis ediliyor. Arzu edenler şiş köftelerin yanında
piyaz ve salata yemeyi de ihmal etmiyorlar.
Filibe Köftecisi 1890 yılında Filibe’den
gelen Filibe Köftecisini şimdilerde 4. kuşak işletiyor. Köfteci saat 11.00 – 16.00
arası açık olup öğlen yemeği hizmeti veriyor. Müşterilerin çoğu çevre esnafı olmasına
rağmen yabancı turistlerin başta Alman ve İsrail’den gelenler olduğu gibi saat
11.00 uçağına verilip saat 14.00 de Almanya’dan siparişi teslim alanlar da oluyor.
70 yıldır muntazaman gelen müşteriler, köftenin nefasetinin hep aynı olduğunu
belirtiyorlar. 115 yılı geride bırakan, İstanbul Sirkeci’de bulunan tarihi köftecide
Giresunlu usta Ziver Köprübaşı ve İbrahim Yıldız yıllardır Balıkesir’de ki kasaplarından
aldıkları eti çekiyor, yoğuruyor, yuvarlıyor ve pişiriyorlar. Tüm bu işlemleri
yaparken mesleğin, işlerinin, dahası Filibe Köfteye unutulmaz tadı kazandıran
incelikleri sihirlitur okurları için şöyle açıklıyorlar. “Köftede sadece dana
eti kullanılıyor. Hayvan kesildikten sonra eti soğuk bölümde bir hafta bekler,
dinlenir. Dana etine koyun eti karıştırmayız koyun eti katılırsa pişince köfte
küçülür, dana eti ise kabarır. Hiçbir katkı maddesi kullanmayız sadece kıymaya
kimyon, soğan ve tuz koyarız. Malzeme elle yoğrulur kıvamını yoğuran anlar, her
gün aynı terkibi, aynı lezzeti tuttururuz. Pişirim şekli, ateşin kıvamı da önem
taşır. Kalan ateşi, gözü bir tarafa çekip üzerini külle örteriz, ertesi gün ocağa
yayar takviye eder canlandırırız. Ateş bir nevi demlenir pişirme kıvamına gelir,
üzerine koyduğumuz yumuşak demir ızgara pişirmeye hazır olunca pişirmeye başlarız.
Köfte kabarınca piştiğini anlarız, bu bir ölçüde pişti diğer tarafını çevir anlamı
taşır. Önce biz yeriz zira öğlen olunca saat dörde kadar bir daha yemek yiyecek
zamanı bulamayız”. Ustanın anlattıklarına ilave olarak, bir defada yaklaşık
20 kilo kıyma yoğrulduğunu, pişen köftelerin yanına yazın domates, biber, yılbaşı
sonrası biber turşusu koyup servis ettiklerini, piyazın da beğenildiğini dükkânın
dekorunun ise yıllardır aynı olduğunu da ben ekleyeyim.
Köfte Çeşitleri İskece köftesi. Mercimek köftesi.
Sulu/misket köftesi. Mücver köftesi. İskenderun köftesi. Bolu/Mengen
köftesi. Sucuk köftesi. Yayla köftesi. Fındık köftesi. Terbiyeli köfte. Saray
köftesi. Rosto köftesi. Satır köftesi. İslim köftesi, cız-bız köfte. Diyar köftesi.
Bandırma köftesi. Davutpaşa köftesi. Malhotalı köfte. Hasanpaşa köftesi, Harput
köftesi. Bitlis köftesi, yağlı yumurtalı köfte. Sarımsaklı bulgur köfte. Tavuk
dalyan köfte. Püreli köfte. Yalancı içli köfte. Kırşehir köftesi. Peynirli hindi
köftesi. Ispanaklı peynir köfte. Kütahya köftesi. Hırtlama köfte, Arnavut köftesi.
Analı-kızlı köfte. Çullu köfte. Fırında köfte. Tereyağlı kiremitte köfte. Hekehesendi
köfte. İrmik köftesi. Kırkağaç köftesi. Kudret topu köftesi. Tembel Fitnat köftesi.
Milas köftesi. Peynirli yassı pirinç köftesi. Pırasa köftesi. Portakal soslu köfte.
Sarımsaklı köfte. Saçaklı köfte. Sıkma köfte. Sütlü pirinç köftesi. Tavuk köftesi
Tencere köftesi, Yanya köftesi, Yoğurtlu köfte.Bunlara ilave olarak son yıllarda
sayıları hızla artan markalarla sunulan hazır köfteler var. Marketlerde dondurulmuş
olarak çeşitli isimlerle satılan bu köfteleri alanlar, zahmetsizce köfte arzularını
bir ölçüde karşılayabiliyorlar. |