| |
DAMLA
SAKIZI (Sakız Tadı)
Ege'nin emsalsiz tadı ve aynı ismi taşıyan adasıyla anılan sakız
ağaç gövdesinden sızan reçinesi, son yıllarda yaygın kullanım
çeşitleriyle lezzetlere lezzet katıyor.
İzmir Çeşme Yarımadas'ının sekiz mil açığında bulunan Yunanistan’a
ait Sakız Adası'nda yetişen sakız ağaçları gövde damarlarına
çizilen kesiklerden dışarı sızan damlalar halinde akan sakızların
kuruduktan hemen sonra toplanmasıyla elde ediliyor. Ağaç gövdesinin
ne zaman neresinden çizileceğini iyi bilen sakız üreticileri,
ağaç kökü etrafını temizleyip, yere düşen sakız damlalarının
toprağa değerek lezzetinin değişmemesi için gerekli önlemi alıyorlar.
Sakız ağaçlarından sakız toplamak sabır ve dikkat isteyen bir
işlem gerektirdiği için toplama işini erkeklere nazaran daha
sabırlı olan kadınlar ve kiloları, boyları itibariyle küçük
çocuklar yapıyor.

Sakız toplamak bir çeşit aile ziraatı olup, her ağacın ilgili
bir çocuğu oluyor. Sabah erken saatlerde uyanan çocuklar güneş
doğmadan ve sakızların yumuşamasına neden olacak hava ısınmadan
seher vakti damlalar kıtır kıtırken ağaçlardan topluyorlar.
Çocuklar küçük oldukları için ağaçların ince gövdelerine tırmanabiliyor
sık dallar arasına rahatça uzanıp girebiliyor ve minik elleriyle
dallar arasında kalan en miik sakız damlalarını bile toplayabiliyorlar.
Büyükler ve hanımlar ise saçlarına yapıştığı için bu işi çocuklar
gibi yapamıyorlar.
Toplanan sakızlar temizlenip, karton ve metal kutular veya cam
kavanozlarla içinde dünyanın her yerine en meşhur damla sakızı
olarak ihraç ediliyor.
Sakız
ağacının yetiştirilmesi için ayrı bir yöntem kullanılıyor. Yetişkin
bir sakız ağacının yere yakın gövde dallarından uygun olanı
altına içi toprak dolu bir kova, varil konuyor ve ağaç dalı
ana ağaçtan kopartılmadan bu toprak içine daldırma usulü batırılıyor.
Dal burada kök salıp, filiz verip gelişme gösterince tek başına
yaşayacağına karar verilip ana gövdeden ayrılarak müstakil köklü
bir fide olarak büyüyeceği toprağa dikiliyor. Ülkemizde sakız
ağaçlarına en çok Çeşme Yarımadası’nda özellikte 200 ağaçlık
küçük bir sakız ağacı korusu bulunan Alaçatı’da rastlanıyor.
Yaprağını dökmediği ve etrafı kirletmediği için gerek koku,
gerekse estetik görünümü ile asil bir ağaç olan sakız ağaçlarını
birçok yazlık evin bahçesinde de görmek mümkün. Ilıman geçen
Ege ve Akdeniz iklimini, kireçtaşlı toprakları sevip, yetişen
sakız ağaçlarından ürün verenleri Sadece Sakız Adasının Güney
yamaçları ve Çeşme Yarımadasında yetişiyor. Nemsiz, bol rüzgârlı
sıcak hava, kireçli kırmızı topraklı zemin, düzenli yağış alan
ortam sakız ağacı yetiştiriciliği için ideal sayılıyor. Dileğimiz
bu şartlara sahip olan ticari üretim yapılmayan Çeşme yarımadasını
sakız ağaçları ile donatıp daha fazla ürün almak.
Sakızın
kullanıldığı yerler
Sakızın basit ve yaygın kullanım
şekli çiğnemekle oluyor. Ne kadar çiğnenirse çiğnensin tadı
kaçmayan damla sakızı hem ağızda bıraktığı tat hem de çene kaslarını
kuvvetlendirmesi, tükürük ifrazatının artırması, mideye iyi
gelmesi nedeniyle tercih ediliyor. Yedi sekiz tanesinin içi
görünen bir jelâtin kâğıda sarılarak satıldığı sakızların çiğnemede
yaratacağı zorluk düşünülerek paket içine bir küçük mum konur,
sakızla mum karışımı sakızı yumuşatır çiğnemeyi kolaylaştırması
amaçlanırdı. Sakızın ağız ısısıyla çiğnedikçe bir miktar yumuşayacağı
da unutulmamalı.
Sakız
Reçeli
Özellikle sakız kullanılarak yapılan reçel, kavanozlar halinde
satılıyor. Reçel niyetine kahvaltı sofralarında tüketildiği
gibi, sakız reçelini muhallebiye karıştırmak da mümkün oluyor.
Çeşme kafeleri Türk kahvesi yanında getirdikleri bir bardak
suyun içine bir kaşık sakız reçeli koyarak kahve sonrası bu
reçeli tadanlara ve sakızlı suyu içenlerin damaklarında bir
başka hoşluk yaratıyorlar. Sakız reçelini Çeşmede bulunan Çeşmeli’de,
Alaçatı İmren Pastanesinde, İstanbul Karaköy Namlı Şarküteri'de
bulmak mümkün oluyor.
Sakız
Aromalı Su
İçme suyuna konduğunda bile hoş bir rayiha kazandırıyor. Eskilerin
suya tat ve koku vermesi için sürahiye, su şişesine damla sakızı
attığı biliniyor. Su içinde bir süre bekletilen sakız, kokusunu
suya transfer ediyor, içim zevkini artırıyor.
Sakızlı Muhallebi
Kendisinden sonra gelen kelimenin önüne geçip onu niteleyecek
kadar güçlü olan sakızın bir diğer kullanım şekli sakız muhallebi
oluyor. Sütlü tatlılar içinde ahenkli olağanüstü uyum sağlayan
sakız, homojen dağılımıyla egemen lezzet olup, yine damakta
uzun süre kalıcı tadıyla muhallebiye nefaset kazandırıyor. Soğutucunun
derin dondurucu bölümünde kısa süre bekletilen sakız taneleri,
daha sonra çıkartılıp iyice dövülerek bu şekilde ufalanıp un
haline getirilebiliyor. Bu yolla sakızın etkisini artırıp daha
homojen yayılımı sağlanıyor.

Sakızlı
Dondurma
Damla
sakızının en yaygın ve bilinen kullanım yiyeceklerin başında
sakızlı dondurma geliyor. Yapım sırasında sütlü malzemeye karıştırılan
sakız tanecikleri dondurmayla müthiş bir uyum sağlayarak dondurmaya
bambaşka ferahlatıcı, damakta uzun süre kalıcı bir tat sağlıyor.
Sakızlı dondurmadan bahsetmişken Türkiye genelinde en iyi dondurmacı
yazmadan geçmek olmaz. Çeşme sahilinde bulunan Dondurmacının
sakızlı dondurmasını Çeşme’ye gelip de yemeyen neredeyse yok
gibidir.
İstanbul’da oturanlar Yeşilköy’de Giritli Mustafa’da yıl boyunca
sakızlı dondurma yiyebilir veya paket yaptırabilir. Yazın Altınoluk
iskele karşısında, kışın Ankara Sıhhiye’de bulunan Vardar Pastanesi
dondurma çeşitleri ve bilhassa sakızlı dondurmasıyla haklı şöhrete
sahip. Yazın mevsiminin olmazsa olmazı Ayvalık Cunda Adası’nda
faaliyet gösteren dondurmacı Saki, sakızlı dondurmasını kornette,
külahta, helva içinde yiyebileceğiniz gibi ada lokması yanında
sakızlı dondurma yemenin tadına doyum olmuyor. Son bir seçenek
daha Gökçeada Zeytinli Köyü’nde bulunan Barba Hiristo’nun yeri
sakızlı dondurması bir gün, bir yaz değil, tadı yıllarca ağızda
kalacak türden sakızlı dondurma yapıyor.
Sakız
Soslu Balık Buğulama
Levrek,
çipura başta olmak üzere beyaz etli deniz balıklarının buğulama
şekli hafifliği, hazım kolaylığı, pişirim stiliyle kaybolmayan
besin değeri, yavaş yemeye imkân vermesi gibi özellikleriyle
tercih ediliyor. Balık buğulamalara defneyaprağı, tane karabiber,
domates, yeşilbiber, maydanoz, soğan ve limon dilimi de konabilir,
patates, havuç ta. Hatta pişirim sonunda sosa ilave edilecek
bir kadeh beyaz şarap, balık buğulama sosuna baş döndürücü bir
koku, lezzet, asalet, zenginlik katar. Egeli aşçılar balık soslarına
egemen olan baharatların, yaprakların miktarını azaltarak sakız
tanecikleri katıp, balığın etine, sosuna bu aromanın sinmesini
sağlayarak yeni lezzetlerle tanışma imkânı yaratıyorlar.
Sakız ilaveli balık çorbasında, ahtapot salatası sosunda da
sakız koku ve lezzetini hissetmek mümkün olabiliyor.
Damla sakızının kullanım alanları sadece
bunlarla sınırlı değil.
Kuşbaşı et, arpacık soğanı, sarımsak, salça, zeytinyağı, sirke,
tuz, karabiber ile beraber pişirilen kuzu yahniye 3-4 parça
dövülmüş sakız karıştırarak sakızlı yahni de yapılabiliyor.
Sakız ilaveli soslarda, yemeklerin pişirilmesinde eriyip yerken
dişe yapışmaması için, dövülmüş damla sakızları küçük bir kese
içinde yemekle beraber pişirilirse bu uygulamayla sakız koku
ve tadının yemeğe sinmesi sağlanıyor.
Sakız ağacının dalları da pişirim türlerinde bir başka kullanım
seçeneği oluyor.
Nasıl ki İzmir Selçuk, Ortaklar yöresinde ki çöp kebaplarında,
sazlardan yapılan çöplere dizilen etlere, sıcağı ateşi görünce
sazlardan çıkıp yayılan, ete nüfuz eden, lezzet katan bir saz
kokusu varsa, sakız ağacı odununda da böyle bir özellik bulunuyor.
Sakız dallarından yapılan çubuklara dizilip pişirilen et, karides
veya balık ızgarada, ısınmış odundan şiş kebaplara geçen eser
miktarda sakız kokusu hissedilebiliyor. Metal şişte pişirilen
ette balıkta bu tadı bulmak mümkün olmuyor. Bununla beraber,
ızgarada kullanılan kömür veya odun közünün, şişlere sürülen
sızma yağın ateşe damlamasıyla geri dönen etkisi de büyük oluyor.
Roma döneminde yemeklerden sonra sofralarda sakız ağacından
yapılma kürdanların kullanıldığı biliniyor.
Bilhassa kahvaltılarda, yapımında hamuruna sakızın karıştırılmasıyla
elde edilen sakızlı ekmekler de hafiflik, ferahlık ve farklı
tat vermesi nedeniyle tercih ediliyor.
Sakız Rakısı
Doğrusunu
isterseniz rakıda bulunan anasonun yoğun kokusu, bazı kişilere,
hanımlara, sert gelebiliyor. Rakının acılığı ve kokusundan rahatsız
olanlar bu konuda çeşitli usuller geliştirmişler. Rakıyı sek
içenlerin yanı sıra, su, soda karıştıranlar, buz ilave edenler,
rakıyı soğutup buzsuz içenler kokuyu alması için bardağın içine
maydanoz yaprakları koyuyorlar. Acılığını alıp yumuşatsın diye
kışın elma, yazın karpuz koyanlara da rastlanıyor. Birde sakız
rakısını amatörce yapanlarda oluyor. Kalan yarım şişe rakının
içine dövülmüş birkaç sakız tanesi atıp ara sıra çalkalamak
suretiyle karıştırıp 10–15 gün beklemek suretiyle bu rakıyı
içenler anason kokusunun kaybolduğunu rakılarının sakız koktuğuna
beğeniyle tanık olacaklar. Günümüzde satılan 22 çeşit rakının
bir tanesi de İzmir sakız adıyla piyasada sakızlı rakı severlerle
buluşuyor. Sakızlı likör de likör çeşitleri arasında yer alıyor.


Sakızlı
Paskalya Çöreği
Yılsonuna doğru Noel yaklaştıkça pastanelerde paskalya çörekleri
daha bir ön plana çıkmaya kendilerini göstermeye başlıyor.
Yıl boyunca paskalya çöreği yapan pasta, kek, çörek fırınları,
bu defa paskalya çörekleri hamuruna sakız ilave ederek fırınlarda
kokusu dışarı taşan karşı konulmaz lezzette sakızlı paskalya
çöreklerini sunarlar. Ayrıca Cunda Adası Karadeniz fırınında
olduğu gibi sakızlı kurabiye yapanlara da rastlanıyor.
Sakızlı
Kurabiye
Alaçatı fırınlarında satış için ve tadımlık olarak iki büyüklükte
sakızlı kurabiye yapılıyor.
Özellikle 1941 yılından
bu yana Alaçatı’da dört kuşaktır sütlü tatlı imalatı yapan İmren
Han Helva Tatlı Evi damağınızda buram buram hissedeceğiniz sakızlı
mamulleri ile beğeni topluyor.
Sakızlı
un kurabiyesi yapan bir başka fırın ise yine Alaçatı’da faaliyet
gösteren Furun Kafe.
Sakızlı Frozen
Sakızlı Frozen Alaçatı Sailors Oteli barmeni İbrahim Arslan,
sihirlitur.com okurları için sakızlı bir serinletici tarifi
verdi. Kavun veya karpuz veya şeftali dilimleri buzla beraber
karıştırıcı içine konuyor. Bir çay kaşığı dövülmüş sakız ilave
edilip döndürülüyor. Buzlar meyve dilimleri ile karışıp adeta
kar gibi kıyılıyor, karışım süzülüp frappe bardağında servis
ediliyor. İçinizi ferahlatan sakız kokulu serinleticiyi yavaş
yavaş yudumluyorsunuz.

Sakızlı Tatlı
İmren
Han Helva Tatlı Evi, muhallebide pirinç unu ve sakız ilavesiyle
imal ederken, sakızlı tatlıda nişasta, un ve daha yoğun sakız
kullanıyor.
Sakızlı Pizza
Sakızın girdiği tek hamur paskalya çöreği değil. Çeşme’de faaliyet
gösteren restoranlardan biri de yaptığı deneme tutulup beğenilince
sayısız çeşidi olan pizza çeşitlerinin hamuruna sakız katarak
lezzetlendirmesiyle kendinden söz ettiriyor.
Sakızlı Kahve
Bu
kadar çeşit saydıktan sonra bütün bunların üstüne bir Türk kahvesi
iyi gider diyebilirsiniz.
2009 yılında iyice moda olan dilden dile dolaşan sakızlı kahve,
ilk önceleri kahve tiryakileri tarafından yadırgansa da, kahvenin
içimini hafifleştiren, kokusunu azaltan sakızlı kahvenin kısa
sürede alışıp müptelası oluverdiler. Artık kabul günlerinde
arkadaş toplantılarında sakızlı kahve aranır oldu.
Kahve Dünyası gibi bazı firmalar sakızlı kahveyi havası alınmış
paketlerde piyasaya sunarak, özel kolilerle taşınan, dostların
birbirine gönderip gönül aldıkları bir hediye haline gelmesini
de sağladılar.
Sakızlı kahvenin damakta hoş bir tat olarak kalması sevilmesine,
aranmasına neden olurken, bazı yerler sakızlı kahveleriyle ünlenip
ziyaret sebebi haline geldiler. Bunların başında Gökçeada’da
bulunan Madam Maria’nın dibek kahvesi ve çevresinde bulunan
diğer Panoya, Karatay, barba Hiristo gibi kafelerin sakızlı
Türk kahvesi yanında sakızlı dondurma, sakızlı muhallebiyi birlikte
sunmaları oluyor. Şimdi sakız tadı için Gökçeada’ya ya da Çeşme’ye
gidemeyiz, kahve Dünyası’ndan sakızlı kahve alamayız diyorsanız
kolayı var.
İstanbul Sirkeci'de bulunan Ali Muhittin Hacı Bekir’in bakır
kapaklı cam kavanozlar içinde bulunan akide şekeri çeşitlerinden,
gömlek cebi kadar küçük bir kese kâğıdına sakızlı akidelerden
satın alıp canınız çektikçe ağzınıza bir tane atabilirsiniz.
Şeker sevmiyorsanız sakızlı lokuma hayır diyemeyeceksiniz.
Eğer bulabilirseniz tüm yemeklerden sonra dişlerinizi de sakızlı
macunla fırçalamayı ihmal etmeyiniz.

Yalnız Dikkat
İstanbul Eminönü Mısır Çarşısı girişindeki aktarlarda gerçek
sakız alırken dikkat etmek gerekiyor. Hiç sakız tadı olmayan,
sakız benzeri kristalize taneleri sakız olarak satanlar olduğu
gibi, sakız esansı da oluyor.
Sakız macunlu su, sakızlı dondurma, sakızlı muhallebi, sakızlı
balık çorbası, sakız soslu balık buğulaması, sakızlı Türk kahvesi,
sakız reçeli, sakızlı paskalya çöreği, sakızlı kurabiye, sakız
rakısı, sakız likörü, sakızlı akide şekeri, sakızlı lokum, sakızlı
meyve kokteyl, sakızlı diş macunu derken, bir çırpıda birçok
çeşitle karşılaştık.
Her konunun hilesine kaçıldığı gibi hiç de ucuz olmayan ithal
malı tane damla sakızı yerine, aynı yiyeceklerde sakız esansı
kullananların var olduğunu unutmamak gerekiyor.
|
|