Hazırlayan: Haluk Özözlü
MISIR ÇARŞISI
İstanbul Eminönü’nde bulunan tarihi çarşıda yok yok, size ne lazım?
Mısır Çarşısı’nın çehresi günden güne değişiyor. Bir zamanlar baharatçıların, aktarların, ilaç ve kimyevi madde satan dükkânların bolca bulunduğu çarşı, turistlerin yoğun ilgisi nedeniyle değişim göstererek ürün çeşitliliği artırıp, adeta Beyazıt’ta bulunan Kapalıçarşı’nın küçük bir modeli konumuna büründü. Baharatçılar azalırken, turistik eşya dükkânları ve kuyumcuların sayıları artış gösterdi.

Özellikle Rüstem Paşa ve Yeni Cami ziyaretinde bulunan tur gruplarına zaman tanınıp Mısır Çarşısında alış veriş imkânı sağlanınca, yabancı turistlerin ilgisi ve talepleri doğrultusunda çarşı dükkânları kabuk değiştirdi.
Yerli yabancı herkesin vazgeçilmez duraklarından biri haline gelen çarşıda gezimize başlıyoruz.
Mısır Çarşısı’na genel bakışta dikkati çekenleri öncelikle şöyle bir sıralayalım.
Çarşı, 04. Nisan. 2009 tarihinden bu yana Pazar günü de dâhil olmak üzere her gün açık. Yaz aylarında sabah 08.00 de açılan dükkânlar akşam 19.30’a kadar kışın, 19.00’a kadar hizmet veriyor. Pazar günü açılış 09,30’da yapılıyor.
Çarşı esnafı turiste alışık, tezgâhtar ve satıcıların birçoğu Alman, İtalyan, İngiliz, Rus, Japon, Arap olsun turistlerle anlaşabilecek kadar yabancı lisan konuşabiliyor, tavsiyelerde bulunabiliyor, yardımcı oluyorlar.
İstediğiniz gibi rahatça dolaşabiliyor, fotoğraf çekiyor, kameranızı kullanabiliyorsunuz. Satış yapmak için ısrarla rahatsız eden yok, bununla beraber bazen turistlere lokum, şekerleme gibi ikramlarda bulunan satış görevlileri de sıkça rastlanıyor.
Mısır Çarşısı’nda sadece İstanbul değil Anadolu’nun birçok yerinden getirilmiş objelerden de bulmak mümkün oluyor.


Kapılar
Çarşının çeşitli yönlere açılan altı kapısı bulunuyor. Kapılarda güvenlik görevlileri dışarıdan gelenlerin, kimini gözle, kimini detektörle duruma göre kontrol ediyorlar.
“L” biçimli inşa edilen Mısır Çarşısında Eminönü Kapısı aynı zamanda balıkçıların çokluğundan dolayı Balık Pazarı Kapısı olarak yerleşmiş. Ketenciler Kapısı Tahtakale Kapısı olarak da anılıyor. Bir başka kapı Hasırcılar Kapısı’nın bir ismi de Tahmis Kapısı. Mahmutpaşa tarafına bakan kapı Çiçek Pazarı Kapısı deniyor zira eski dönemlerde çiçekçiler bugünkü Yeni cami tarafında değil Çarşının Mahmutpaşa tarafında faaliyet gösterirlermiş. Yeni Cami kapısına Avlu Kapı’da dendiği oluyor. Bir de Haseki veya Bahçekapı var. Bunlarda Eminönü gibi çarşı’nın en işlek kapılarından sayılıyor.
Çarşının zemini asfalt kaplı, tavanlar oldukça yüksek ve kemerli. Çarşı içi az sayıda pencerelerden gelen ışık huzmeleri ve dükkânlardan yayılan suni ışıkla aydınlanıyor. Dış duvarlar sıvasız, pencere üstleri dekoratif görünüşlü tuğla kırmızı, taş yapının çatılarda bulunan zarif havalandırma bacaları, dükkânların tavanlarını oluşturan küçük kubbeler göz okşuyor. Bu arada Çarşı dükkânları zemin çarşı katı ve üst kat olmak üzere üç katlı olarak inşa edilmiş. Dükkân sahipleri üst katları ofis zemin katları depo veya galeri olarak değerlendirmişler. Dükkânların toplam sayısı 94 olup, köşelerde ve girişlerde yapılan eklemelerle çarşı 100 satış dükkânına kavuşmuş. Bunun haricinde Hasırcılar tarafında ise 17 dükkân oluşmuş.

Ne var, Ne Yok?
İsmi üstünde Mısır Çarşısı işlev olarak baharatçılar, aromatik, bitkisel ve uçucu yağlar, kimyevi maddeler, kurutulmuş bitkisel otların, satıldığı bir çarşı olarak tanınmış. Bunlara kuru yemişçiler eklenmiş ve yıllarca çarşı böyle gelmiş.
Ne var ki son yıllarda Et-Balık kurumu satış dükkanı kapanmış, sepet satan veya lokanta türü dükkânlar azalırken, Kapalı Çarşı’da görmeye alışagelen kuyumcular, turistik eşya dükkânlarının sayıları bir hayli artmış. Otantik görünüşlü renkli cam avizeler, ucu pon ponlu saray terlikleri, işlemeli turistik ve de folklorik kıyafetler, gümüş takılar, seramikler, çini tabaklar, aşurelikler, fincanlar, nargileler, dokumalar, süslü salon yastıkları, halı ve heybeler görünüşte daha bir hâkimiyet kurmuş. Tezgâhlar, vitrinler, tavanlara varıncaya kadar turistik eşyalarla doldurulurken etiketler yabancıların anlayacağı lisanda yazılmış. Kuru yemişçiler Şam’dan getirttikleri Şam tatlı ve şekerlemeleri, Özbekistan’dan, Hindistan’dan ithal ettikleri kuru üzümleri, fıstıkları sergilemişler. Baharatçılar adeta şifa dükkânları gibi işlev kazanmış. Uzun süre geçmeyip müzminleşen öksürüklere, Mısır Çarşısı’nın sahasında uzmanlaşmış aktarları tarafından hazırlanan karışımlar çare olmuş. İlaçlardan kaçınanlar, ıhlamur, zencefil, meyan kökü, papatya, adaçayı, tarçın ve elma kabuğu karışımlı bitki çayları ile şifa bulmaya devam ederken, radyoda, TV programlarında verilen formüller, karışımların terkibinde yer alıp, nadir bulunan, yağlar, kurutulmuş otlar, çiçekler, kökler, kabuklar buradan alınarak kiminin cildi için, kiminin saç dökülmesine çare olmuş. Gelenek günümüzde de tüm hızıyla devam ediyor.

Butikler, çantacılar, çeyiz dükkânları, havlu bornoz, oya işi, dokuma satanlar her daim gelinlik çağında ki genç kızların uğrak noktalarını oluşturuyor. Mısır Çarşısı’nda çeşit üzerine neredeyse sınır yok. Bayrak, flama, açık kolonya, esans, Devrek bastonu, naftalin, tesbih, bitki özlü şampuan, baklava, reçel, kısacası ne lazımsa bulabiliyorsunuz.
İsterseniz güvenli kına alın, isterseniz pastırma dilimletin. Sadece bunlar değil tabi. Mesela örnekleri çoğalmak gerekirse afrodizyak etkili kuvvet macunu, Mesir macunu da var, altını ıslatan çocuklar için Şehzade macunu da var. Baharatçılara girip de şöyle başınızı hafifçe yukarı kaldırdığınız zaman zaten üzerine dikkat çekici harflerle yazılı, ekseni etrafında dönen ipe asılı tabelalarda her derde deva kuvvet macunlarını okuyabiliyorsunuz. Bilhassa turistler kendi ülkelerinden daha ekonomik fiyatlarda buldukları safran, karabiber gibi birçok baharat çeşidini hatırı sayılır miktarda aldıkları gözlemleniyor. Baharatçı dükkânındaysanız başınızın üzerinde kuru bamyalar, kurutulmuş patlıcanlar, kırmızıbiberler, banyo süngerlerini öylesine kucak dolusu miktarlarda ipe dizilip asılmış ki, tavanı görmeniz zaten pek de mümkün olmuyor. Peynirciler'de şarküteri ürünlerinin yanısıra toz ve krem halinde acı hardal çeşitleri de bulunuyor.

Aromatik, Bitkisel ve Uçucu Yağlar
Mısır Çarşısında baharat ve yağlara yıllarını veren Mahmut Yıldırım Temiz Baharat adlı 43 nolu aktar dükkânında en çok aranan yağlar arasında susam, badem, ceviz, Hindistan cevizi, defneyaprağı, kekik, biberiye, kantaron, sarımsak, lavanta, kayısı çörekotu, mevsimine göre, kakao, nane yağlarının yer aldığını söylüyor. Genellikle 50 mg lık kapalı şişe ambalajlarda sunulan yağlar, 5 ila 14 TL arasında fiyatlanıyor. Bunların dışında Faslı kadınların güzellik sırrı olarak kullandıkları Argan Yağının şişesi 60 TL den satılıyor. Organik Argan Yağı sadece Fas’ın güney batısında ki Agadir Essaovina ve Taroudant bölgelerinde yetişen ve UNESCO tarafından koruma altına alınan Argan (Argania Spinosa) ağacının meyvesinden elde ediliyor. Bu yağın derideki yaşlanmayı önleyici, cildi besleyici, cilt kuruluğuna karşı çare ve tedavi edici özelliği nedeniyle yüzyıllardır Berberi Kavmi kadınlarının güzellik sırrı olduğu belirtiliyor.
Temiz Baharat Mısır Çarşısı no: 43. Tel no: 0212. 527 64 46

7 Dükkân Süprüntüsü.
Bir ilginç satışa sunulan mal daha var. İnanamadım tekrar tekrar sordum, teyit ettim, öyle yazıyorum. En çok satılan mallardan biri de nazar için kullanılan “Yedi Dükkân Süprüntüsü” imiş. Hay Allah bu da ne böyle derseniz, Mısır Çarşısı ürünleri arasında en çok aranan bir karışım da nazara karşı kullanılan bir tütsü çeşidi olan 7 Dükkân Süprüntüsü.
Küçik taneli, mavi renkli karışım bir tür nazarlık tütsüsü ve yıllardan bu yana gelen bir inanış.
Karışımda günlük ağacı sakızı, üzerlik tohumları, göztaşı parçacıkları, şap, çörekotu, kişniş, buhur bulunuyor.
Nazar olduğuna inananlar bu karışımdan bir miktar alıp ocakta teneke üzerinde yakıyor çıkan tütsü dumanı eve yayılıyor ve nazar varsa eğer, dumanla beraber uçup gittiğine inanılıyor. Çoğu zaman müşterilerden ücret bile talep edilmeden verilen nazarlık tütsüsü, Mısır Çarşısında bilhassa kadınlar tarafından en çok arananlardan.

Çeşitler, ürünler bitecek gibi değil mefruşatçıları, en azı 50-60 yıllık baharatçıları, butikleri, gıda dükkânlarını bir tarafa bırakalım, çarşıda döner, kebap çeşitleri, börek, piliç, tatlı yemek imkânı da var.
Tarihi çarşının Eminönü kapısı tarafında bulunan, Galata Köprüsü, Haliç, Karaköy,
Galata Kulesi, boğaz manzaralı ikinci katına çıkıp, tarihi Pandelli Lokantasının mönüsüne göz atmak ta var.
Hani zevk bu ya rezervasyon
yaptırdığınız masaya kuruldunuz. Siparişinizi gelene dek beklerken, tadımlık paçanga böreği, bir iki döner yaprağı gibi tatlarla başlayıp zeytinyağlı bir enginar ve sonrasında kâğıtta fırın levrek, unutulmaz tatlar olarak damağınızda kalacak, Mısır Çarşısı’nın hafızanıza kazınmasına sebep olacaktır.
Diğer bir restoran ise Mısır Çarşısının Bahçekapı tarafında kebapçı olarak hizmet veriyor.
Mısır Çarşı içinde girişlerin kesiştiği noktada, nazar boncuğu satan tezgâhın üstünde bulunan koyu kahverengi parmaklıklı ahşap balkon, bulunduğunuz renk cümbüşü, çarşı akustiği, kalabalık arasında dikkatinizi çekmeyebilir. Fakat Dua Meydanı’nda ki bu balkon tarih boyunca esnafa hayırlı işler dilenen, dua edilen, duyurular yapılan, günün mal fiyatları açıklanan anons balkonu olarak kullanılmış.
Son durum itibariyle belki 50’ye yakın dükkân baharat satıyor ve bu dükkânlar baharatın yanında lokum, kuruyemiş, hediyelik eşya, dokuma türü ürünler de bulunduruyorlar. Bu da görünüşte karmaşaya sebep oluyor. Mısır Çarşısı’nda bu yıl en çok ne satılıyor diye sormadan geçemedim. Nasıl önceki yıllarda kuşburnu çayı moda olmuşsa bu yılda çarşıda “Altın çilek” moda olmuş.
Tüm baharatçılara sadece altın çilek almak için gelenler oluyormuş.

Şimdi de şu satırlara lütfen dikkat buyurunuz. Çarşı esnafının % 80’i şişman ama neredeyse hepsi zayıflatıcı bitki çayları, otlar, baharatlar satıyorlar! Kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş dediğinizi duyar gibiyim.

Mısır Çarşı dükkanları sürekli kendini yeniliyor!
Mısır Çarşısı baharat çeşitlerinin en fazla rağbet gördüğü yer demiştik, tüm baharat çeşitleri günümüzde yabancılar için turistik halde sergileniyor. Mısır Çarşısına mutlaka uğrayan yabancı turistler tüm baharatları, üzerinde bulunan yabancı dillerde yazılı etiketleri okuyarak satın alıyorlar, bilmediklerini öğreniyorlar, satış görevlileri hepsini anlatıyorlar.
Çarşı dükkanlarında hızlı bir artış gösteren objelerden birisi de fincan zarfları.
Türk kahvesine yöresel bir hava ve şölen niteliği katan fincan zarfları, fincanı korumak, pişen kahvenin soğumadan konuğa ulaşmasını sağlamak ve kahve içenin elinin yanmasını önlemek için tasarlanıp, gümüş, pirinç, bakır, gibi madenlerden yapılarak Mısır Çarşısı dükkanlarını sergileniyor. Fincan zarfları, bakırcılığın gelişme gösterdiği Gaziantep, Kahraman Maraş, Urfa gibi Anadolu kentlerinde orjinaline sadık kalınarak yaptırılıp getiriliyor. Madenden yapılan zarfların yapımında kakma, kalem işi, telkâri ve tombaklama gibi teknikler kullanılıyor. Kakma ve kalem işli desenlerle taşıyan fincan zarfları hediyelik eşya ve baharat satan dükkanlarda özellikle turistlerin büyük ilgisini çekiyor.

Fincan zarfları satan dükkanlardaki artış gibi sabun çeşitleri satan dükkanlar da gün geçtikçe artıyor.
Kurdukları tezgahlarda değişik yörelere ait sabun kalıplarını ne olduklarını üzerlerine yazarak sergiliyorlar.
Mısır Çarşısında yeni yeni başlayan bu tür dükkan önü turistik sergilemede, zengin sabun çeşitleri arasında bir süre seçim yapmakta kararsız kalabilirsiniz. Keçi sütü sabunları, değişik kokular ve bitki özleri barındıran, meyveli, has zeytinyağlı, ısırganlı, kükürtlü, katranlı, defneli, ardıç, biberiye, fesleğen, gül, böğürtlen, karanfil, kantaron, kayısı kekik, kil, lavanta, limon, papatya, nane sabunu gibi çeşitler dikkat çekiyor.


Mısır Çarşısı çevresini saranlar!
1660 yılında Turhan Sultan tarafından mimar Kazım Ağa’ya yaptırılan Mısır Çarşısı, İki büyük yangın atlatmış.
1940-43 yıllarında onarım görmüş. Son yıllarda ise Yeni Camii ye bakan cephesinde bulunan ve çarşının duvarına bitişik dükkânlarda faaliyet gösteren çiçek, tohum, fide, kuş, evcil hayvan, yem satan dükkânlar açığa yeni yapılan dükkânlara çekilerek, çarşının ortaya çıkması ve duvarlarının nefes alması sağlanmış. Çarşının Tahtakale Haliç
cephesi ise peynirciler, şarküteri, balıkçıların yaslandığı dükkânlar bulunuyor. Mısır çarşısına bitişik yaşayan bir de arka cephesi yani Mahmutpaşa yokuşu-Sultanhamam yönü var. Burada bulunan sokağa yerleşik tezgâh ve dükkânlarda mutfak eşyaları, satan dükkânlar, blucin, mont kıyafet satan tezgâhlar, plastik çiçek, plastik eşya satıcıları, fastfood büfeler yer alıyor.
Çiçek Pazarı ile Yeni Camii arasında kalan bölüme 2014 yılı başında hizmete giren beton zeminli yeni bir park yapıldı, ortasına da yıldız biçiminde mermerden bir süs havuzu kondu! Bahçekapı tarafına da sera gibi camekanlı bir kafe açıldı.
Epeyce dolaştık açık veya kapalı bölümde oturup bir çay, kahve içelim, diyenlere Mısır Çarşısı’nın Yeni Cami’ye bakan avlusunda mola verebilirler.

Kahve demişken ve de Mısır Çarşısına kadar gitmişken çarşının Tahtakale tarafı çıkışında Kuru Kahveci Mehmet Efendi’den henüz kavrulmuş küçük bir paket kahve’de alınır yani. Yukarda yazı başında belirttiğim gibi çarşıda yok yok, böyle olunca da bir şey almadan çıkmak ne mümkün. Eve dönerken keşke damla sakızı alsaydım, sakızlı muhallebi yapardık ya da tane karabiber alıp ihtiyaç durumunda el değirmeninde kendim çekerdim ya da havanda döverdim diyorsanız, uluslar arası ziyaretçisi olan çarşıyı zamanı unuturcasına, aheste aheste gezip, çarşı atmosferinin, alış verişin, İstanbul’un tadını çıkartınız. Daha fazlasını isteyenlere çok özel, son bir not eklemekte fayda var.

Mısır Çarşısını isteyen kiralayabiliyor.
Mısır Çarşısının Bahçekapı tarafında girişinde solda ki kapıdan girip üst kata çıkınca Mısır Çarşısı Esnaf Derneğinin Ofisi bulunuyor. Dernek müdürü Ali Ozan dükkân sahiplerinin meselelerine derman olmanın yanı sıra, çarşıyla ilgili gelen tüm telefonlara cevap verip yol gösteriyor. Çarşının restorasyonu, bakımı, ihtiyaçları bir yana, tur acenteleri ile de organizasyonlar için irtibat halinde.
Akşam saatleri olunca çarşı kapandıktan sonra, bazen turist grupları için etkinlikler düzenleniyor. Dükkânların bir kısmı açılıyor, çarşıyı ücretini ödeyip
kiralayan tur acentesi, 200-300 kişilik turist grubunu akşam yemeği ve etkinlikler için otobüslerle getiriyor. Çarşı, Yeni Cami külliyesi olması sebebiyle genellikle eğlencelerde geleneklere uygun hareket ediliyor, tasavvuf türü müzik, folklorik etkinlikler, klasik veya fasıl müzik grupları eşliğinde yiyip içip eğleniyorlar, bazen dans, bazen defile bile oluyor. Beş yıldızlı otel konforunu kanıksayan yabancı turistler, çarşının otantik mekânına bayılıyorlar. Saat 01.00’e dek süren eğlenceler sonrası çarşının kapısına gelen otobüsler turist kafilelerini kapıdan alıp otellerine bırakıyorlar. Farklı bir yerde düğün yapıp evlenmek, davet organizasyonları yapmak veya etkinlik düzenlemek isteyenler için eşi benzeri bulunmayan farklı atmosferde kocaman bir salon, rezervasyonlarınızı bekliyor.
Mısır Çarşısı Esnaf Derneği.
Tel no: 0(212) 513 65 97

Mısır Çarşısı Esnaf'ı ile yapılan Röportajlar




Kapalıçarşı gezisi için tıklayınız.


Ana Sayfaya dönmek için tıklayınız.


© Sayfadaki tüm yazılar ve fotoğraflar Haluk Özözlü'ye aittir, izinsiz kullanılamaz.