Yazı ve Fotoğraflar: Haluk Özözlü
 
 
Çadır Kampı Karavan Dünyası
Tatilin, dinlenmenin bir başka türü de kamp ve karavan tutkusu olabilir.

Hiç şüphe yok ki yıl boyu apartmanlar, binalar arasında yaşayıp tatilde de yine beton binalar arasında odalarda konaklamak bazıları için sıkıcı olabilir. Kimi farklı bir yaşam şekli, kimi otel, motel, tatil köyü konaklamasına oranla, daha ekonomik olduğu için çadır kurup kamp yapmayı tercih edebilir. Kimi kendini daha özgür hissedebilir. Kimi kalabalık aileler komşuluğa önem verirler, dayanışma içinde, her yıl aynı dönemlerde hatta izine bile birlikte çıkar, beraber tatil yaparlar. Birbirlerinin çocuklarına göz kulak olurlar, birbirlerinin çadırlarını kollarlar. Çocukları uzun süre otel odasında tutabilmek aileler için neredeyse imkânsız olur. Koşup oynamak çevreye yayılmak ihtiyacı duyabilirler, kısacası tepinirler, bağırırlar, ağlarlar mümkün olabildiğince otelde konaklayanlar gibi açık alanlarda sessiz olma zorunluluğu pek yoktur. Gençler yeni arkadaşlıklar kurar, aile bireyleri kent alışkanlıklarını kamp alanlarında da birlikte sürdürürler, kâğıt oynayan, maç
seyreden, yorum yapanlar mekân değişse de partnerlerin değişmemesinden yanadırlar.

Bir de mecburiyetten kamp, karavan dünyasını seçenler vardır ki onların parayla pulla işleri yoktur. Ya kalp ameliyatı geçirmişler, doktorları temiz havada konaklayıp, stresten kent yaşamından uzaklaşmalarını sağlık vermiştir, ya da gerçekten doğa ile bütünleşmek onlar için kaçınılmazdır. Limuzinden iner, çadırda yatarlar!


Kamp tutkunlarının bir kısmı yaz boyunca tatil yapar. Okul çağında çocukları varsa eğer, okulların kapanmasıyla evlerini taşınır gibi toplar, çadırını kurduğu kamp alanına buzdolabını, tüplü ocağını, televizyonunu, kasetçaları, bisikleti, şişme botu, olta ta
kımı, masa, sandalye takımını bile getirir, yemeğini yapar, yatar, uyur, yüzer, yürür, balık tutar, kitap okur, tavlasını oynar…

Akşam olunca istediği kadar içer, gün boyu içen de olur, sabah olunca iki adımda denize girer. Bu özlediği hayattır, kelimenin tam anlamıyla dinlenir, kondisyon toplar. Başında kül tablasını değiştirmek için bekleyen papyon kravatlı garson yoktur. Ayağında şort, üzerinde ti-şort lekeli de olsa fark etmez, kimse ayıplamaz, orası kamp sahasıdır, böyle şeylere bakılmaz.

Kamçılığın başka avantajları da vardır. Bir kamptan sıkılan, bir başka dönem başka kampa gider. Yazlık sahibi olanlar gibi her yıl aynı yerde tatil yapmak şartlanması yoktur.

Hepsi bir yana psikolojik olarak rahatlatır insanı kampçılık. Ayağınız toprağa basar, günlerce sandaletle, hatta çıplak ayak dolaşabilir, üzerinizde ki tüm elektrikten soyutlanırsınız. Doğaya karşı bir tür mücadele şeklidir, hayatı sadeleştirmektir, ödeyeceğiniz bedel bellidir.

Kamp sahasının güvenliği, ortamın temiz havasını teneffüs etmek, doğanın kokusunu, kuşların, Ağustos böceklerinin yoğun sesini dinlemek, yıldızları seyretmek, çadırın balkonunda (Gölgeliğinde) keyif çatmak, hamakta şekerleme yapmak, dalga sesiyle uyuyup, uyanmak, rüzgâr sesi duymak, varsa eğer tulumbad
an su çekmek, büyük mutluluk verir.

Pazardan veya kamp sahasına gelen satıcıdan alınan taze sebzeleri, meyveleri damak zevkine göre değerlendirmek, sahile yanaşan balıkçı kayığından henüz tutulmuş balıklardan seçip, satın almak, şezlonglara kurulup yiyip içmek başlı başına bir zevktir.



Kampta Konaklama

Belirli kamp alanlarında ya önceden rezervasyon yapıp çadır veya karavan yerinizi ayırtırsınız. Ya da gittiğiniz zaman gösterilen yerler arasında uygun yere çadırınızı kurarsınız. Kampçılar içinde aynı yere öylesine tutku ile bağlı olanlar vardır ki 20–30 yıl aynı alana aynı tarihte gelip, çadır kurmayı alışkanlık haline getirmişlerdir.

Kamp alanlarında konaklama seçenekleri arasında ya konuklar kendi çadır veya karavanlarını beraberinde
getirip kamp sahasında sadece çadır yeri kirası öderler, ya da kamp alanında bulunan çadırlardan, karavanlardan kalacakları süre boyunca kiralayabilirler.

Her iki şıkta da elektik kullanımı isterlerse belli bir ücret ödüyorlar.
Kamp konaklaması için sadece çarşafınızı alın gelin diyen kamp sahaları da bunuyor.
Birçok kamp alanı işletmecisi konukları için internet hizmeti de veriyorlar.
Çadır veya karavanda kalanlar, sürekli açık olan internetten mail kutularına gelen mesajlara bakabiliyor, mail atıp işlerini takip edebiliyorlar.

Çadırlar
Kampçılığın can damarı çadır. Eğer ki yatacağınız, yaşayacağınız yere çok önem veriyor, huzurlu olmak, ev ortamına yakın bir düzen arıyorsanız, ihtiyaca göre konforlu bir çadır yaptırmak bunların başında geliyor. Şimdi sihirlitur.com okurları için, İstanbul Unkapanı’nda çadır bezi satıcılarının yoğun olarak bulunduğu Manifaturacılar Çarşısında satılan veya özel sipariş diktirilen çadırlara bakıyoruz.

Tenteler, kameliye gölgelikleri, otomobil örtüleri, güneşlik, iftar çadırı gibi siparişleri karşılayan sektör temsilcileri, yaz gelirken gerek kamp alanı işletmecilerinden, gerekse müşterilerinden aldıkları özel siparişleri karşılıyorlar. Çin’den ithal edilen çadırların ve marketlerde satılan seri imalat çadırların piyasayı oldukça kırdığını belirtseler de, hala sipariş aldıklarını, farklı modeller yaptıklarını ekliyorlar. Kimi gelip, yurt dışında gördüğü modelin çekmiş olduğu fotoğrafını gösterip, benzerini diktiriyor, kimi kızılderilerin konik biçimli, çember tabanlı “Apaçi” çadırından istiyor veya internette gösterilen çadırlardan kendine en uygun olanı seçiyor.

Bunlar arasında en çok satılan iki tip çadır oluyor. Bunlardan biri 3x3 metre, diğeri 3x4 metre ebadında. Tek oda olan 3x3 lük çadır modelinde istenirse tek odayı ikiye bölme imkânı bulunuyor. Çadırların altından böcek, su girmemesi için kapalı yapılıyor ve “pilsa” denilen su geçirmez, çamura dayanıklı bir naylon dokuma zemin malzemesi kaplanıyor. Pilsa yerden 10 cm yüksek kıvrılarak çadıra dikiliyor. Yan yüzeylerde, hava alıp verme özellikli çadır bezi
kullanılan çadırların biri önde, diğeri yanda iki tane penceresi oluyor. Kapaklı, fermuarlı pencerelerin içi sineklik olarak tüllük kaplanıyor. Fermuarlı çadır kapısı önünde balkon diye tanımlanan ileri doğru 1.75 cm derinlikte gölgelik yapılıyor. Çadır tavanı için çift kat bez veya alev almaz branda kullanılıyor. Arzu edilirse yağmur için ayrıca çadır üstüne yağmurluk monte ediliyor. Yine arzu edenler çadır tavanı için çift kat bez dokuma arasına strafor döşeyerek, bir tür ısı izolasyonu yaptırabiliyorlar.

Her tür model için galvanizli alüminyum borular kullanılıyor. Çadır kurarken kazıklar çakılıyor, iplerle geriliyor. Bir çadır için sarı, lacivert, turuncu, yeşil gibi iki renk çadır bezi kullanılıyor, istenirse tek renkte yapılabiliyor. Sipariş sonrası 3–4 günde dikilip özel torbasında teslim edilen çadır, bir otomobilin bagajına sığabiliyor, 30 kilo civarında bir ağırlığı oluyor. Kuru ve nemsiz yede saklamak şartıyla 10 yıl kullanılabilen çadırların 3x3 m olanı 375 YTL, 3x4 m iki oda bir salon olanı nefes alan, pamuklu
sık dokuma iyi kumaş kullanılırsa 850 YTL den satılıyor. Çadır yüksekliği 2.05 cm oluyor. Çadırı aldıktan sonra kurup, içini portatif bez kaplı plaj şezlongları, açılır kapanır yatak, masa ile döşemek size kalıyor.
Küçük bir not: Çadır imalinde tenteler için kullanılan akrilik bezler kullanılmıyor.
Favori Çadır-Branda-Tente: Ahmet Göktaş 0(212) 520 03 26 - gsm: 0536 248 32 40 Vefa-İstanbul

Su geçirmemesi için akrilik bezin dokunuşunda kullanılan kimyevi maddeler içeren bu tür akrilik bezlerden çadır yapılıp içinde yatılırsa gözlerde yanma yapıyor.



Kamp Sahaları

Türkiye’de çadır kurup kamp yapacak olanlar, kamp alanları bakımından oldukça zengin seçeneklere sahip. Özellikle kampçılar çadır kuracakları yeri seçerken ilk önce güvenli bir yerde olmasına dikkat etmeliler. Milli Park sahası içinde belirli alanlarda korumalı, ihtiyaçların karşılanabildiği kamp sahaları tercih edilmeli, belirlenen kamp kurallarına mutlak riayet edilmeli.


Şüphesiz kamp alanları içinde en fazla rağbet görenler Akdeniz ve Ege sahilleri oluyor. Bunlar arasında Antalya sahilleri başta olmak üzere Muğla’nın, İzmir’e bağlı tatil yörelerinin kıyıları, koyları başta geliyor. Mersin, Anamur, Silifke’nin dantel koyları yaz mevsiminin uzun olması nedeniyle büyük ilgi görüyor. Muğla ilinin
gerek Datça sahilleri, gerekse Hisarönü Körfezi ve çevresi kampçıların vazgeçemedikleri kamp alanlarından sayılıyor. Fethiye-Katrancı, Kızlar Koyu, Küçükargı Orman Kampı, Ölüdeniz, Marmaris Datça yolu üzerinde bulunan, Hisarönü, İnbükü, Çubucak, Datça Mesudiye Köyü, Ovabükü kamp alanları, yıllardır gelen müdavimlerini ağırlıyorlar. Balıkesir'in Erdek, Avşa, Ayvalık-Cunda Adası her yıl çok sayıda kamp ve karavancıyı konuk ediyor. Bafa Gölü kıyıları, Köyceğiz Gölü kamp alanı,
Akyaka Orman Kampı, Ekincik, , Bodrum Koyları, Selçuk Pamucak mevkii, Gümüldür-Özdere sahilleri, Sığacık-Teos kamp alanları, Çeşme Koyları, Dalyan Ege ve Akdeniz’in ilk akla gelen kamp alanlarından bazıları. Karadeniz sahillerine bakacak olursak batı Karadeniz’den başlamak üzere İğneada, Kıyıköy, Çilingoz, Karaburun Trakya tarafında, İstanbul’ yakınlığı nedeniyle büyük rağbet görüyor. Anadolu yakası, Şile, Kabakoz, Akçakese, Ağva, Kerpe, Kovanağzı, Kefken, Cebeci ile başlayıp Akçakoca, Cide, Abana, Sinop, Giresun sahillerine dek uzanan koylar kampçıların gözdelerinden.

Saroz körfezi kıyıları, Enez, Erikli, Gelibolu, Çanakkale, Kepez, Tavaklı, Kumburnu, Yeşilyurt,, Küçükkuyu sahilleri
, Kazdağı Darıdere mesire yeri çadır kuracak uygun kamp alanlarına sahip. Belirli yerlerde bulunan motel, pansiyon benzeri tesisler, park sahalarına, bahçelerine ücretsiz çadır kurmaya, tesisin restoranında yemek yemek kaydıyla izin veriyorlar. Kampçılar tesisin imkânlarından bu şekilde yararlanabiliyorlar.
Ayrıca Amasya Borabay Gölü veya Burdur Antalya arasında bulunan Salda Gölü kıyılarında, Manisa Spil Dağı Kamp alanı, Adapazarı Poyrazlar Gölü, Bolu, Düzce gibi illere ait alanlarda Orman İşletmelerinin kamp sahaları bulunuyor. Belirli kamp alanları duş, wc, oyun sahası, büfe,
çamaşırhane, bulaşıkhane, lokanta gibi ortak kullanım üniteleri ile en ekonomik tatil imkânı sunuyorlar.

Diğer seçenekler arasında ise Kayseri Kapuzbaşı Şelalesi eteğinde bulunuyor. Aladağlar Yedigöller’e çıkan yerli yabancı kafileler beraberlerinde getirdikleri çadırlarını kurup, kısa süreli konaklama yapıyorlar. Beyşehir Gölü, Hazar Gölü kıyısı yine yaz boyunca ziyaretci ağarlayan kamp alanlarına sahip yerlerden bazıları.

Denize kıyısı olan sahiller, göl kıyıları ilk tercihler olarak akla gelse de ağaç gölgeli yaylalar, Kapadokya bölgesinde bulunan Uçhisar, Göreme, Ortahisar, Ürgüp, Avanos, Güzelyurt, Ihlara gibi mevkiiler, şelalelerin, göletlerin bulunduğu dağlar, nehir, dere, çay gibi akarsuların yakınları farklı mekân arayanların cenneti oluyor.

Kamp ve karavancılar, kamp sahalarının ilaçlanmış olmalarına rağmen, doğada bulunan sivrisinek, böcek, son günlerde artış gösteren kene sokmalarına karşı dikkatli olmaları tedbir olarak çadırların kapılarını açık bırakmamaları gerekiyor.


Yeniköy Papaz Koyu Kamp Alanı
Çanakkale Ezine ilçesine bağlı Yeniköy Köyü tam bir kamp cenneti. Dolaysıyla yaz tatilini burada geçirmek isteyenler çadırları veya karavanlarıyla birlikte gelip denize sıfır, sık ağaçların gölgesine sahip, denize 20 adım mesafede kamp sahasına yerleşiyorlar. Kamp sahası Papaz Plajı palamutluk olarak geçiyor, palamut ağaçları gölgesinde ki geniş alana çadırlar kuruluyor. Bir başka seçenek limana inen yolun sahilinde "Köyaltı" kamp alanında bulunuyor. Okulların kapanmasıyla birlikte çadırlarla tamamen dolan kamp alanında bir büfe ihtiyaçları karşılıyor. Çeşme, su, elektrik, duş, wc gibi ihtiyaçlar dışında başkaca hizmet bulunmuyor. Çadır yeri için Yeniköy Köyü Muhtarlığına günlük beş lira gibi çadır yeri kirası ödeniyor.
Liman'da bir de balık, köfte yenebilen kır lokantası var. Kamp alanlarında kalacak olanların ilk tercihleri yemek ihtiyaçlarını en ekonomik formülle karşılamak olduğundan Yeniköy bu konuda elverişli şartlara sunuyor.
Köy, sardalye başta olmak üzere balık, süt, yoğurt, yumurta, Ezine beyaz peyniri ve Çanakkale domatesi, bahçe ürünleri bakımından hayli zengin. Cumartesi pazar kuruluyor.
(Geniş bilgi sihirlitur gezi listesi Yeniköy Köyü sayfasında).


Düden Yaylası Özel Kamp Alanı
Altınoluk sahil çay bahçelerinde denize karşı oturanlar, dondurmalarını alıp yürüyüşe çıkanlar, dalgakıran boyunca sabah akşam spor yapanlar, Altınoluk çarşısında takılar hediyelik eşya tezgâhları arasında kaybolanlar bir yana, bir de günübirlik tekne gezilerine, Kaz dağına düzenlenen turlara, kamplara katılanlar var. Kaz Dağı Düden Mevkiine kurulan kamp alanında ise,
içinde türkuaz renkli çarşaf ve nevresimli karyolalar olan, kıl çadırlarda farklı bir konaklama sunuluyor.


Çadır turizmine gönül vermiş kamp sevdalılarının yanı sıra, tanınmış markaların fabrika çalışanları, gruplar halinde gelip, Düden Yaylasında aralarında düzenledikleri
yetenek sınavlarından geçerken hoş vakit geçiriyor, kısa kamp döneminde enerji topluyorlar. Oldukça eğlenceli geçen kamp günlerinde orman yürüyüşleri, ormanda ve arazide iz bulma, çeşitli müsabakalar, yarışmalar, dağ şartlarında yaratıcılıklarıyla, yemek çeşitlerini zorlayarak iştahlarına iştah katıyorlar. Mare&Monte tur acentesi tarafından düzenlenen turlarda Kaz Dağı Milli Park girişi kullanılarak 4x4 arazi tipte araçlarla Altınoluk çıkışlı konvoy 1,5 saatlik bir yolculukla Düden Yaylasına Şahinderesi Kanyonu yoluyla “Ağlayan Çam”ı görerek, Kazdağı köknarları arasından ulaşıyorlar.
Kaz Dağlarının tepesinde bulunan ve konaklamaya izin verilen Altınoluk-Düden Yaylası Kamp Alanına kurulu dört adet 3x3 m lik kıl çadırlar, gruplara ve çocuklu ailelere hizmet veriyor.
Her ne kadar bu tip özel yerlerde elektrik olmasa da, dağ sularından oluşan göletlerde, kar sularından oluşan şelalelerin altına girmek, deniz seviyesinden yüksekte, oksijen bolluğu içinde konaklamak, yıldızları daha çok ve yakından görmek, rüzgarın, doğanın sesini duymak bambaşka bir heyecan kazandırıyor.
Hiçbir işiniz olmuyor, tek düşünceniz doğal ürünlerle beslenip, olabildiğince dinlenmek, boş zamanı yaşamak noktasında toplanıyor. Ev, arsa edinmenin mümkün olmadığı bu özel yerlerin gününü, gecesini çadırda yaşamak bulunmaz nimet sayılıyor.
Rezervasyon mare & monte tur/Altınoluk. Tel: (0-266) 396 17 30 - 0 536 329 26 00


Kamp Kuralları
>> Her yerde olduğu gibi kamp alanlarının da uyulması gereken kuralları bulunuyor.
>> Genellikle 07 ila 01 saatleri dışında kamp kapısı kapalı tutuluyor. Bu zaman aralığında giriş çıkışlar güvenlik nedeniyle kontrol ediliyor.
>> Milli Park günübirlik girişlerde araç veya yolcu sayısına göre ücret ödeniyor.
>> Siparişler için görevli bulunuyor. Günlük gazete ve dergiler, ya da diğer özel istekler için ile ilçeye kalkan minibüs seferleri ile temin ediliyor.
>> Kamp alanında toz ve gürültü yoluyla çevreye rahatsızlık vermemek için motorlu taşıtlar azami 15 km hızı geçmiyorlar.
>> Ortak kullanım alanları temizlik, bakım ve doğal ortamın korunması açısından çevre kirliliğine neden olacak atıklar, bilhassa belirli yerlerdeki çöp bidonlarına bırakılmaya özen gösteriliyor.
>> Kamp sakinleri kendi aralarında düzenledikleri dans, müzik, yarışma gibi eğlencelerde çevreyi rahatsız etmemeye dikkat ediyorlar.
>> Orman yangınlarındaki artış önemle göz önüne alınarak mangal ve ateş ocakları dışında açık alanlarda çoban ateşi yakılması kesinlikle uyulması gereken yasaklardan sayılıyor.
>> Kamp sahasında konaklayacak olanlar çadır ve karavanlarını yerleştirmeden önce müdüriyet veya müracaata kayıt defterine kayıt bilgilerini işletiyor, kimlik kartı bırakıyorlar.
>> Denetim ve hizmet verilemeyecek yerlere kamp çadırı kurulmuyor.
>> Elektrik kullanımında tesisatın elverdiği ölçülere uymak gerekiyor. Bir adet lamba dışında aydınlatma, elektrikli ocak, fırın, ısıtıcı gibi sarfiyatı fazla cihazlar kullanılmıyor.
>> Günübirlik, 10–20–30 günlük, sezonluk gibi süreler için ödemeler genellikle peşin yapılıyor.

Gelişmiş Özel Kamp Alanları
Bazı kamp alanları işi biraz daha geliştirmiş, açık havada bungalov veya tekerlekli vagonlarla konaklama hizmet veriyorlar. Ortak kullanım alanları, restoran, bar, yüzme havuzu, su kaykayları, oyun odası, şömine başı yine vardır. Konaklama dıştan ahşap barakalar gibi görünen, içten bakınca yatak örtüleri, kliması, plazma TV banyosu ile otel odalarını, tatil köylerini aratmayacak kadar lüks döşenmiş, konforlu çiftlik evi gibidirler. Bunlarda kamp karavan alanlarında olduğu gibi merdiven çıkmadan, denize ulaşmak için çek çek arabası beklemeden, hem de ormanlık alanda konaklama yapmak isteyenler kalır. Her durumda kamp alanında ayağınız daha çok toprağa basar, üzerinizde stres, elektrik kalmaz, deprem olursa üzerime bir şey düşer mi, enkaz altında kalırmıyım korkusu olmadan, daha huzurlu yatılır, daha konforlu bir uyku çekip, daha dinlenmiş kalkılır.






Bu yılın gözde kamp alanları arasında Erikli Kamp alanı ve Erikli Danişment Orman Kampı, Gökçetepe Orman Kampı, Küçükkuyu, Ayvalık çadır kampı, Gümüldür koyları kamp alanları,
Akyaka Orman Kampı, Muğla İnbükü kamp alanı, Fethiye Katrancı kamp alanı, Kerpe, Kefken, Ağva, Şile, Çilingoz, Kıyıköy, ilk sırada yer alıyorlar.

İnbükü Kamp Alanı
İnbükü Kamp Alanı
İnbükü Kamp Alanı

Kamplarda Yaşam larda Yaşam
Erken saatlerde çevrede kurulan köy pazarlarına gidip, ilk elden ekonomik fiyatlı, seçilmeden, ellenmeden, dalından henüz koparılmış, sebze ve meyvelerden almak büyük haz uyandırır. Satın alınanlarla buzdolapları tıka basa doldurulur.
Aracı olanlar özel araçları, motosikletleriyle olmayanlar kamp alanından veya merkezlerden kalkan minibüs seferleri ile antik kentleri gezerler, gece diskoya gider son seferle merkezden hareketle kamp alanına dönerler.
Balık avlamaya meraklı olanlar gün boyu titizlikle hazırladıkları olta takımlarını toplar, erkenden kalkıp, balık avına giderler. Balık avının nasıl geçtiği, kaçan balıkların büyüklüğünü çadır sakinlerine, komşulara ballandıra ballandıra anlatmak, onlar için balık yemek kadar zevklidir.
Organize tekne turlarına katılmak, kimseciklerin olmadığı bakir koylarda yüzmek, yenilerini, keşfetmek kamp sahiline bağlı kalmak istemeyenlerin en büyük tutkularındandır.
Yazlık ev veya yat sahibi olmadığına üzülmez insan, klima, beş yıldızlı otel, açık büfe olmasa da olur kampçı için. Kimi deniz kenarına yakın çadır yerlerine imrenerek bakar, bir sonra ki yıl için erken yer kapmanın, rezervasyonun hayalini kurar, kimi ormanın derinliklerinde olmaktan mutlu olur. Sahil kesimi daha yoğun, çadırlar daha bir iç içedir.

Avşa Adası
Karaburun - Çatalca
Çilingoz - Çatalca

Çadırın hanımının yaptığı biber dolması öyle bir zeytinyağlı dolmadır ki, pişerken tencereden yayılan kokuyu çadırda zaptedemessiniz, kamp sahasını ablukaya alır. Bir başka çadırda kızaran balık tava ailenin çocuklarını yemeği beklemeden ilk kızaranları aşırmalarına neden olur. Bir başka çadırdan patlıcan, biber kızartma kokuları karışır diğer yemek kokularına. Tarla domatesli, bol soğanlı köy yumurtası ile yapılmış menemen hiç bu kadar lezzetli gelmez gibidir. Sadece bu kokularla içenler de olur, çay bardakları ile ağır ağır demlenerekten. Çocuklara spagetti, patates tava, dondurma yeter. Onların aklı kamp sahasında bulunan bilgisayar oyunlarında, internette, langırt masalarında, sahilde küçük yengeçleri kovalamaktadır. Kamp alanına gelen kavun karpuzcular iyi iş yaparlar, kamp alanında karpuzsuz gün geçmez adeta. Öğlen yemeğinde bir taze soğanı tuza banıp yemek ne kadar iştah açıcıysa, akşam yemeğine yapılan bir haydari, o kadar kışkırıcı olur! Bazılarının özellikle de gençlerin, öğrencilerin çadırları daha sadedir, onlar yemek yapmakla, bulaşıkla hiç uğraşamaz kamp alanında ki büfenin çayı, kahvesi, hamburgeri, sosisli sandviçleri, kamp lokantasının gözlemesi, pideleri, lahmacunu, Adana kebabı, buz gibi soğutulmuş birası onlar için yeterli olur.
Kumsalda toplanıp şarkı söylemek, gitar ya da saz çalmak, belki şiir okumak, birasına plaj voleybolu oynamaktan zevk alırlar. Bir şort, bir mayo, çıplak ayak, saçların doğal haliyle kızlar, özgür sakallı delikanlılar günlerini gecelerini geçirirler.

Cunda Adası
Cunda Adası
Cunda Adası

Kamplarda tanışmalar da olur, bazı arkadaşlıklar koyulaşır, yaz aşklarına dönüşenlerde rastlanır.
Kâh bulaşıkhanede evyelerin başında, kâh çamaşırhane sohbetlerinde haberler çabuk yayılır, her şeyden herkesin haberi olur, her şey ortadadır, göz önünde gelişir, kimsenin gizlisi saklısı kalmaz.
Sohbetlerde kamp sakinleri çoğu zaman tatlı tatlı kaşınır, sinek ısırıklarından şikayetci olurlar. Kulaklar Ağustos böceği sesine öylesine alışmıştır ki, susarlarsa tedirginlik bir boşluk olur.
Kampta erken yatılmaz. Ne kadar geç yatılırsa yatılsın, bol oksijenli ortamda gece boyunca dört ya da beş saatlik uyku çok bile gelir, uyanan, akşamdan kalan, duş yapmak yerine kendini durgun denize atar, güneşin dağların arkasından yükselmesini kendini göstermesini beklemeden yüzer, dinçleşir, zindeleşir, kendine gelir. Günün ilk önemli işi kahvaltı hazırlıklarıyla başlar. Domates, salatalık söğüşlü, demli çaylı, beyaz peynirlidir.

Kantrancı - Fethiye
Kefken - Kocaeli
Gümüldür

Kampçılıkta en üzüntülü an mevsim kapanmaya yüz tutunca, okulların açılma zamanı yaklaşınca, havalar iyi gitse bile çadırların bir bir sökülmesidir. Araçların bagajlarına katlanıp konur çadırlar, ta ki bir yıl sonrasına gelecek yaza kadar. Hüzünlüdür, hep “niye acele ettiniz, kalsaydınız biraz daha” der kalanlar. Kalanlara cevap malumdur, “okullar açılıyor, anca işte, seneye inşallah denir”. Gidenlerin arkasından su dökülür uğurlanır.

   

© 2011
, Sihirlitur'daki tüm yazılar ve fotoğraflar
Haluk Özözlü
'ye aittir, alıntı
yapılamaz, izinsiz kullanılamaz.
sorularınız için: hozozlu@sihirlitur.com