NASIL
GİDİLİR?
Mardin gezinizi İstanbul dan veya Akdeniz gezisi devamında
yapmayı tasarladıysanız Pozantı dan veya Mersin yönünden
Adana ya rahat bir yolculukla ulaşabilirsiniz.
Adana dan sonra karşınıza Avrupa otobanlarını aratmayacak
güzellikte Gaziantep'e kadar hava meydanı gibi geniş ve
düz bir güzergah çıkıyor ve yol araç kullanma zevki veriyor.
Otoyolu kullananlar bu bölümde Nurdağı'nı modern tüneller
ve viyadüklerle aşıyorlar. (Yakıt ikmalinin otoyola girilmeden
yapılması daha huzurlu olmanızı sağlayacak.) Oto yoldan
Gaziantep çıkışında ayrılacak olanlar düz rampası virajı
olmayan Urfa yoluna devam ediyorlar ve Birecik
 |
üzerinden Viranşehir geçilerek Mardin'e ayrılan Kızıltepe
yol ayırımına geliyorlar. Kavşaktan itibaren 21 km devamla
Mardin'e ulaşılıyor.
Kentin arkasından Kaleye doğru çıkanlar Midyat üzerinden
Hasankeyf'e gidebiliyorlar. Midyat çıkışında 4 km sonra
yol ikiye ayrılıyor. Sağa devam eden yol Dar Geçit tarafına
giderken tabela olmayan bu yol ayırımında sola devam edenler
Gergüş Batman yönünde Hasankeyf'e ulaşabiliyorlar.
Mardin Mazı Dağı çevresi bulunduğu konum itibari ile farklı
iklim yapısına sahip bitki örtüsü yok denecek kadar az..
Özellikle Urfa'dan sonra ovada yer alan kara yolunda seyir
halinde her iki taraftan kilometrelerce uzakları rahatlıkla
görebiliyorsunuz, tek sorun küçümsenmeyecek bir trafik yüküne
sahip bu güzergahta yol bakım çalışmalarının yeterli olmayışı
bir yana, Batman ve Nusaybin den gelen akaryakıt yüklü tankerlerin,
tırların, ağır tonajlı kamyonların yorgun sürücülerine büyük
sorumluluklar yüklemesi oluyor. Ayrıca trafik uyarı levhalarında
tasarrufa gidilmiş olması tehlike yaratıyor!
Bu tip yollarda ağır geçen mevsim şartları, yolun taşıdığı
araç tipi, yolun kalitesi sürücüye riziko getiriyor. Özellikle
asfaltın yüzeyinde oluşan çok sık rastlanan çukurlar, tekerleklerin
geçtiği ağırlık altında ezilen bölümlerde yolun şerit halinde
oturması gerek seyir halinde gerekse sollamalarda her zaman
dikkat gerektiriyor.
Bütün bunlara sadece iki şeritli bir güzergahta katlanmak
ise aşırı hızda rizikoyu artırıcı neden olabiliyor. Gece
yolculuklarında bu riziko katlanıyor.
Bir sonbahar günü Mardin'e geldiğimde simsiyah bir bulut
tepeme oturmuş, yağmuru aracın boyasını çıkarmaya azmetmiş
şiddette indirirken bardaktan boşanırcasına değil, adeta
kovayla boşaltıyordu!
Bu yağmur Midyat tan sonra Dar Geçit ayrımında doluya çevirmiş
ve her bir dolu tanesi aracın tavanında tepinircesine cam
bilye büyüklüğünde çarpıyordu.
Böylesi ani bastıran yağışlarda araçlar, yolun uygun tarafına
çekip sağanağın geçmesini bekliyorlar.
Gerçektende yol üzerinde biriken sert ve iri dolu taneleri
seyir güvenliğinizi etkiliyor, lastiklerin altına giren
dolu taneleri fren mesafenizin uzamasına neden oluyorlar,
direksiyon hakimiyetini zorlaştırıyorlar. Herhangi bir yerde
karşılaşma ihtimaline karşı tecrübe olması için nakletmek
istediğim bir başka deneyime ise Viranşehir Mardin arasında
tanık oldum. İki şeritli bozuk satıhlı yolda gece yol alıyorum
dolu tankerler, kamyonlar, traktörler, araçlar vs Nusaybin
Batman geliş gidişi, yol, yoğun kamyon trafiği taşıyamıyor.
Yazık yani..... Rampada ip gibi dizilip birbirlerinden bıkıp
usanan yüklü kamyonlar başlıyorlar sollamaya . Bazısı karşınızda
ortada kalıyor, yani aynı şerittesiniz yavaşlamasanız kafa
kafaya geleceksiniz! Karşınızdaki araç sağ şeritte girecek
yer bulamadığı için (yüklü kamyonlar vites düşmemek için
bazen yer vermeyebiliyorlar) kendini kurtarmak amacıyla
son çare sizin sağınızdaki emniyet şeridine geçiyor.
İnanamıyorsunuz.! Trafikte yok böyle bir kural ama, pratikte
yaşanıyor.! Bu olayda aniden durmak için çırpınan ve stop
lambaları cayır cayır yanan, önümde giden römorklu dolu
tankerin dehşete düşen sürücüsünü durmuş, saçını başını
yolarken görmüştüm.
İstanbul - Mardin arası 1460 kilometre. |