NASIL
GİDİLİR?
Abant,
Bolu'ya 32 km uzaklıkta. Ankara ve İstanbul'u birbirine
bağlayan uluslararası E-5 kara yolunun Bolu Dağı mevkiinden
sapıldığında Abant Yolu başlıyor. İstanbul'dan otoyolu kullanarak
çıkanlar Kaynaşlı yol ayrımına kadar gelebiliyor, daha sonra
ücretli otoyoldan ayrılıp tek yönlü yol ile Bolu Dağını
tırmanarak Abant sapağına ulaşıyorlar. İki yanı ağaçlarla
kaplı 21 km'lik yolun sonunda Abant Gölü Milli Park giriş
gişes i
var. Eğer özel aracınızla geldiyseniz ve Büyük Abant Oteline
gidiyorsanız sola, gölün çevresini aracınızla dolaşacaksanız
girişten itibaren sağ yönü takip ediyorsunuz. Kıyı boyunca
geniş yerlerde park yaparak mola verebilirsiniz. Otobüs
ile Bolu'ya geliyorsanız, kentten Abant'a minibüs seferleri
var. Abant yolu ,mevsim şartları ne olursa olsun sürekli
açık tutuluyor.
Göl çevresinde kiralık atlara binmek isteyenler mesafeye
göre 5-10 veya 20 TL ödüyorlar.
Abant'a yapacağınız gezi için tecrübeli elemanlar rehberliğinde
tur düzenleyen Nes Travel seyahat acentasını terçih edebilirsiniz.
ABANT’A TURLA GİDİŞ
Abant ve çevresine tur ile grup halinde gitmek isterseniz
her şirketin ayrı programı bulunuyor.
Geziye İstanbul’dan başlayanlar, kentin çeşitli noktalarından
belirlenen saatte alınarak 45 kişilik otobüsle yola çıkılıyor.
(Grup sayısı 25 kişi ile sınırlı kalırsa midi otobüsle,
10 kişilik gruplar için minibüsle ulaşım sağlanıyor). Abant’a
gelince göl çevresinde hava şartlarına göre yürüyerek yarım
veya tam tur yapılıyor.
Dağ havası etkisiyle kabaran iştahlar, acıkan mideler için
göl kenarında bulunan piknik çardaklarında mangallar yakılıyor
sucuklar pişiriliyor.
Açık hava sucuk partisi sonrası, bu defa hazım yürüyüşü
başlıyor.
Kar veya yağmur yağışı, yoğun sis yoksa, 45 dakikalık spor
amaçlı yürüyüşle tepeye çıkılıyor, bir başka değişle Abant’ın
çatısı sayılacak bir yükseltiden gölün kuş bakışı görünümü
seyrediliyor, anı fotoğrafları çekiliyor. Yarım saatlik
normal bir yürüyüşle tekrar göl kıyısına gelip, en yakın
otelin şömineli salonuna geçiliyor.
Burada odun ateşi başında sıcak çikolata, kahve, çay, salep
gibi içecekler içiliyor. Bu keyifli ortamda dinlenip otelden
ayrılan grup topluca köy ürünlerinin satıldığı tezgâhlara
gidiyorlar.
Genellikle dağ çileği, tarhana, köy peyniri, dağ meyveleri
gibi yiyecekler alanlar turun en eğlenceli bir başka etabına
başlıyorlar.
Abant dışında bulunan ve önceden telefon edilerek hazırlıkları
yapılmış olan karlı bir yamaçta, şişirilmiş şambriyeller
içine oturularak, sevinç çığlıkları, kahkahalar arasında
güle oynaya yamaç aşağı kayılıyor. Bol oksijen etkisiyle
pembe yanaklı olan gezi severler bol bol kar fotoğrafları
çekiyor, bu eğlence sonrası dönüşe geçiliyor. Sapanca Gölü
kenarında kurulu Yörük çadırında son mola veriliyor, gözleme
türü yiyeceklerin tadına bakılarak açlıklar bastırılıyor.
Günübirlik Abant turuna İstanbul’dan katılacak olanlar sucuk
partisi, ikramlar dâhil kişi başı ücret ödüyorlar. İki kişi
kendileri için özel fayton turu, at gezisi yapmak ve de
bir şeyler almak isterlerse 150-200 TL harcamayla gün boyu
güzel bir tatil yapabiliyorlar.
Konaklamalı Abant turlarında konaklama Mudurnu’da konaklarında
yapılıyor. Osmanlı kültürü izleri, yöre yaşantısı takip
ediliyor. Mudurnu, Göynük, Taraklı, Sünnet, Sülüklü Göllerine
uğranıyor. Osmanlı sivil mimarisi, arasta geleneği görülüp
bir tür foto safari, kültür ve doğa gezisi yapılıyor, hediyelik
ahşap eşyalar, köy ürünleri, saray helvası gibi yöresel
tatlar satın alınıp dönülüyor. |