| |
 |
Ö |
yle
lezzetler vardır ki yöreler, kentler onlarla anılır; kendine
çeker, güzergah değiştirir, bulundukları yerle özdeşleşir, hatta
bazı yerlere heykelleri bile dikilir... |
| |
.
Türkiye'nin
ünlü yiyeceklerinin haritasını çıkarmaya kalksak sayfalara sığacak
gibi görünmüyor. Küçücük bir çerez tabağına göz atsak, ayçekirdeğinin
Edirne'den, leblebinin Çorum'dan, fındığın Giresun'dan yola
çıkıp minicik tabakta bir araya gelişlerine tanık oluyoruz.
Oysa birde birbirleriyle uzak yakın ilişkisi olmayan yiyecekler
var.
İzmit'ten pişmaniye, sarayhelvası almadan nasıl geçemiyorsak;
Bursa'dan da kestane şekeri almadan, iskender kebabı yemeden
yapamıyoruz çoğu zaman. Bir çok köy, ilçe ekmeğini şehirlerarası
yolculuk yapanlardan kazanıyor. Yol boyunca kurdukları tezgahlarda
yörenin simgesi olmuş ürünlerini pazarlıyorlar. Aslında satılanları
her yerde buluyorsunuz da, yerinden almanın veya orada tatmanın
anısı da, yaşattığı keyfi de bir başka oluyor. |
.
Doğal
soğuk hava depoları
Mevsime
göre değişiklik gösteren ürünler arasında
tüm
Akdeniz'in narenciye deposu olarak bilinen doğal soğuk hava depoları
Nevşehir Ortahisar'da yer alır. Turistik olmasa da, kapısında taze
portakal suyu satılmasa da, yer altında aylarca limon, portakal bozulmadan
saklanır.
Susurluk İlçesi kaptan kaba defalarca boşaltılarak içine hava girip
lezzetlenmesini ve köpürmesini sağladığı ayranı için yol boyunca "ayranevleri"
yapıp yolcuların mola vermesini sağlamış, Mihaliç peynirini, hoşmerim
tatlısını satmanın yollarını bulmuştur...
Tosya'dan geçenler pirinç, Selçuk-Aydın yolcuları incir, Kula'dan
geçenler nar, ilçe merkezine girenler ise acılı, soyalı, karanfilli,
tuzlu, şekerli çeşitleriyle leblebi satıcılarıyla tanışırlar.
Afyon'a uğrayanlar vişneli ekmek kadayıfının kaymaklısını yemeden
geçmez. Sucuklarından, lokumlarından tadarlar. Konya'nın peynir şekeri,
etli ekmeği dilden dile dolaşır. Gelibolu'nun ızgara sardalyası konserveleri
ağız sulandırır...
Tekirdağ deyince yeni rakı, karpuz, köfte akla gelir. İnegöl, Salihli,
odun köfte, Adapazarı ise ıslama köfteyi çağrıştırır. Balkabak satıcıları
ile patatesçilerin işgalindeki Adapazarı yollarından ayrılıp; Karacabey'e
dönsek soğancılar dikine dikine dizdikleri renkli soğan çuvalları
ile aklımızı çeler.
.
Zeytin'den
Ege'nin otlarına...
Mustafa Kemal Paşa aynı isimli tatlısı ve kasap köftesiyle, Edremit
Körfezi, Altınoluk zeytinyağları ve zeytinleri ile hem damakta hem
hafızada iz bırakır. Yağ satıcıları Ayvalık'ta da çoktur ama daha
ziyade Alibey Adası başta olmak
üzere yöre; Ege otları, radika, börülce, istifno, fava ve papalina,
Ege'nin kraliçesi çipura ile öne çıkar. Kütahya-Bilecek
arasını geçenler ise porsuk Baraj
Gölü yanında yayınsazan balıkları için mola verirler...
Gazipaşa sonrası muz denizi Kaledran Mevkii kangal kangal asılı muz
satıcılarıyla anılır. Yörenin muz tezgahları, portakalla da barışıktır.
Nevşehir Ürgüp'ün küçük ama lezzetli kabak çekirdekleri, testi kebabı,
Şirince'nin şarapları, Selçuk ve Ortaklar Kavşağı'nın kimyonlu çöp
kebabları yine yolcuların uğrak yerleri arasındadır.
Çeşme'ye gidipte sakızlı dondurma yememek, Alaçatı'nın tatlı sert
kavununu veya sakız enginarını almamak olur mu? Marmaris'in çam veya
kekik balı, kekik suyu, defne yaprağı...
Amasya yolunda doğadan toplanan çilekler reçel için kaynatıldığında
çevreyi saran kokusuyla unutulmaz tadlar arasında yer alır. Isparta'yı
gül reçeli, Antalya'yı patlıcanı, karpuzu, bergamutu, turuncu ile
hatırlarız...
Mersin'in jumbo karidesleri, cezeryası; Adana'nın şalgam suyu, ayranı,
kebabı ve bicisi unutulur mu hiç? Bici nedir diyorsanız; üzerine pudra
şekeri, gülsuyu ve buz rendesi dökülmüş sütlü muhallebi olduğunu hatırlatalım...
.
Şakşak
helvasından otlu saç pidesine...
Giresun,
Değirmendere fındık, Rize-Arhavi
çay, Safranbolu cevizli yaprak helvası, Gerede Şakşak helvasıyla iştah
açar. Bodrum Gölköy'den geçip de Yalçın Usta'nın ev baklavasından
almamazlık etmeyin sakın! Bozcaada'da çavuş üzümü, ada şarapları,
Kayseri'de pastırma, Edirne'de beyaz peynir... Van deyince; otlu peynir,
Erzincan deyince,
tulum...
Ödemiş Gölcük çeşitli yöresel otlarla yapılan saç pidesi yayın balığı,
Eğirdir Gölü ise levrek yemek için gelenlerin tercihidir.
Karadeniz sahili peynirli, yumurtalı, tereyağlı pideleri ile ünlüdür.
Trabzon'un ekmeği, hamsisi ve mıhlamasını da unutmayın sakın!
Silifke'nin yoğurdu, ham çökeleği, Antakya'nın salatalara lezzet katan
nar ekşisi, Antep'in fıstıklı baklavası, Kahramanmaraş'ın dövme dondurması...
.
70
çeşidi ile rekora giden restoran!
İzmir'in çekirdeksiz sultaniye üzümü, bardacıki, kumru isimli sandviçleri,
Torbalı'nın şeftali tezgahları; yol kenarına duvar olmuştur. Malatya'nın
şekerpare kayısısı, Niğde'nin, Amasya'nın, Burdur'un elması, Ankara'nın
armutunu satanlar
yol boyunca dizilidir.
70 çeşidi ile dünyada eşi olmayan mantar restoran, Acıpayam yolu üzerinde
konuklarını kabul eder. Tandır ve şaraplarla ünlüdür Denizli. Erdek'te,
Marmara Adası'nda poğaçalar ün salmıştır. Edincik'in zeytinleri davetkar;
Maşukiye'nin kiremitte alabalığı iştah açıcıdır. İstanbul'da hiç mi
bir şey yok? Sadece Boğaza baksak yeter.
Kavaklar'ın midye tavası, balıkları, Çengelköy'ün çiçeği üzerinde
körpe salatalıkları, Beykoz'un paçası, Kanlıca'nın yoğurdu, numunelik
de olsa Arnavutköy çileği, Emirgan'ın çınaraltı demli çayı, Sarıyer'in
böreği...
Mecidiyeköy dutu, Alibeyköy mısırı, Yedikule marulu, Vefa'nın bozası;
sloganı olmuştur satıcıların. Birde Bursa'nın Güzeltepe Köyü'nde,
Uludağ suyu ile kurulup, Taksim Sıraselviler'de satılan yüze
yakın çeşidiyle turşuları vardır İstanbul'un... Susamlı
simitlerinin ise özlemini çeken çoktur...
.
Sıra geldi hazmetmeye...
"Eh,
bu
kadar yemekten, meyveden sonra bir kahve iyi gider..." diyerek Urfa'nın
"gümgüm" denilen ve yedi kapta kaynatılarak yapılan töresiyle ünlü
"mırra"sıyla yazımızı noktalayıp; soğuk pınarlar, hazmettirici şifalı
sular, sodalara selam edelim...
Ne dersiniz damak zevkine düşkün, gastronomiye meraklı olanlar için
tadım tadım Anadolu bir başka alternatif turizm çeşidi olamaz
mı?.. |